Duyurular
Yapı Kayıt Belgelerinde Yapının Dayanaklılığı Hususunun Malikin Sorumluluğunda Olmasının Anayasa’ya Aykırı Olduğuna İlişkin Anayasa Mahkemesi
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”), 3194 sayılı İmar Kanunu’nda (“Kanun”) yer alan yapı kayıt belgelerinde yapının dayanaklılığı hususunun malikin sorumluluğunda olmasına ilişkin 2063/74 E. numaralı ve 23/07/2024 tarihli kararı (“Karar”), 03/12/2024 tarihli ve 32741 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar’a göre;
- Danıştay 6. Dairesi tarafından;
- Devletin sağlıklı ve dengeli çevrenin oluşturulması bakımından pozitif yükümlülüğünün bulunduğu,
- Yapı kayıt belgesi verilen yapıların can ve mal güvenliğini temin eden belirli bir standartta yapılıp yapılmadığına yönelik denetim yükümlülüğü getiren yasal düzenleme bulunmadığı,
- Depreme dayanıklılık konusunda sorumluluğun yapı malikine bırakıldığı
Sebeplerinin devletin pozitif yükümlükleriyle bağdaşmadığı ve Anayasa’nın 5., 1., 47., 56. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
- 3194 sayılı İmar Kanunu’nun itiraz konusu kuralında yer aldığı geçici 16. maddesinde ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasına ve imar barışının sağlanmasına yönelik usul ve esaslar düzenlenmiştir.
- Söz konusu madde 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılardan gerekli şartları sağlayanlara yapı kayıt belgesi verilmesini, belgeye konu yapının ve arsanın mülkiyet durumunun, yapı sınıf ve grubunun ve diğer hususların yapı kayıt sistemine, yapı sahibinin beyanına göre kaydedilmesini öngörmektedir.
- Kuralda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının depreme dayanıklılığı hususunun malikin sorumluluğu olduğu ifade edilerek ilgililerin, idarenin yapı denetimi görevini ifa etmemesinden doğan zararlarından devletin sorumlu olmayacağı hüküm altına alınmaktadır.
- Yapı kayıt belgesi verilen yapıların, insan yaşamı açısından tehlike arz edip etmediğinin ve depreme dayanıklılığının denetlenmesi yükümlülüğünün idare tarafından yerine getirilmediğinde idarenin bundan sorumluluğunun doğmaması idarenin Anayasal yükümlülüklerinin kanunla ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir.
- İdarenin gözetim ve denetim yükümlülüğünün devam ettiği bir konuda idare aleyhine tazminata hükmedilmesinin önlenmesinin Anayasa’nın 40. maddesiyle güvence altına alınan etkili başvuru hakkının gerekleriyle uyumlu olmadığı sonucuna varılmıştır. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkıyla bağdaşmamaktadır.
- Açıklanan bu nedenlerle kural, Anayasa’nın 17. ve 40. maddelerine aykırı olup iptali gerekmektedir.
- Kural Anayasa’nın 17. ve 40. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 5. ve 6. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
Türkçe
English