Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Veri İhlali Bildirimlerine İlişkin 6 Adet Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır

 

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından veri ihlali bildirimlerine ilişkin 6 adet kamuoyu duyurusu, 9 Eylül 2026 tarihinde Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu veri ihlalleri, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası kapsamında veri sorumluları tarafından Kurum’a bildirilmiştir.

Yayımlanan veri ihlali bildirimleri toplu olarak değerlendirildiğinde özetle aşağıdaki hususlar öne çıkmaktadır:

  • Bildirimlerin bazılarında, veri sorumlularına ait kişisel verilerin bulunduğu veri işleyen sistemlerindeki sunuculara yetkisiz erişim sağlanması sonucunda veri ihlallerinin gerçekleştiği belirtilmiştir.
  • Bu ihlallerde ağırlıklı olarak kimlik, iletişim ve işlem güvenliği kategorilerinde yer alan ad, soyad, e-posta adresi, adres, telefon numarası ve hash’lenmiş kullanıcı giriş bilgilerinin etkilendiği açıklanmıştır.
  • İhlallerden birinin fidye yazılımı saldırısı sonucunda verilerin şifrelenmesiyle gerçekleştiği; bir diğerinde ise veri işleyen nezdinde gerçekleşen siber saldırının ardından ele geçirilen iletişim bilgilerinin kullanılması suretiyle müşterilere tehdit ve oltalama mesajları gönderildiği belirtilmiştir.
  • İhlallerden çalışanlar, müşteriler ve aboneler/üyelerin etkilendiği; bildirimlerin tamamında etkilenen kişi veya kayıt sayısının henüz net olarak belirlenemediği görülmüştür.
  • Bu çerçevede, veri sorumlularının kendi sistemlerinin yanı sıra hizmet aldıkları veri işleyenlerin sistemlerinde uygulanan teknik ve idari tedbirleri de gözden geçirmeleri önem arz etmektedir.

Veri ihlali bildirimlerinin tam metinlerine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Reklam Kurulu Tarafından Yetkisiz Hukuki Danışmanlık Faaliyetlerine İlişkin Reklamlar Hakkında İdari Yaptırım Uygulanmıştır

 

Reklam Kurulu (“Kurul”) tarafından bir danışmanlık şirketine ait internet sitesinde yayımlanan ve hukuki danışmanlık hizmeti sunulduğu izlenimi oluşturan reklam ve tanıtımların 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında mevzuata uygunluğunu değerlendiren 2026/2451 dosya numaralı karar (“Karar”) 16 Temmuz 2026 tarihinde Ticaret Bakanlığının resmî sitesinde yayımlanmıştır.

Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • İncelemeye konu internet sitesinde, “Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler”, “Devremülk Mağdurlarının Dikkatine”, “Dava Nasıl Açılmalıdır?”, “Hangi Noktalarda Dikkat Edilmelidir?” ve “Haklarınızı Bize Teslim Edin, Mağduriyetinize Son Verelim” şeklindeki ifadelerle reklam ve tanıtımlar yapıldığı tespit edilmiştir.
  • Bahsi geçen tanıtımlarda; hukuki ihtilaflarda mütalaa vermek, dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek ve bu işlere ait evrakı düzenlemek gibi 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Yalnız Avukatların Yapabileceği İşler” başlıklı 35. maddesi uyarınca yalnızca avukatların gerçekleştirebileceği faaliyetlerin şirket tarafından yürütüldüğünün ifade edildiği belirtilmiştir. Şirketin söz konusu faaliyetleri yürütme konusunda herhangi bir yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
  • İncelemeye konu tanıtımların, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 7/1, 7/2, 7/3, 7/4, 7/5-c, 9/1, 9/5 ve 32/1. maddeleri ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61. maddesine aykırı olduğuna karar verilmiştir.
  • Reklam veren hakkında, 6502 sayılı Kanun’un 63. ve 77/12. maddeleri uyarınca 1.083.706 TL idari para cezası ve anılan reklamları durdurma cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlarda Vergi İstisnası Rehberi Yayımlanmıştır

 

Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından hazırlanan Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlarda Vergi İstisnası Rehberi (“Rehber”) 7 Eylül 2026 tarihinde GİB’in resmi internet sitesinde yayımlanmıştır.

Rehber kapsamında, Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesi ile Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, belirli şartları sağlamaları hâlinde yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratların 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilmesine ilişkin düzenlemeye yönelik açıklamalara yer verilmiştir.

Rehber kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4’üncü maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesi uyarınca; belirli şartları taşıyan Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratların 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna tutulmasına yönelik yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği hatırlatılmıştır. 
  • İstisnadan, 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerden, Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan ve Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin yararlanabileceği belirtilmiştir. 
  • Kurumlar vergisi mükelleflerinin istisnadan yararlanamayacağı açıkça belirtilmiştir. 
  • Söz konusu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esasların 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği (“Tebliğ”) ile belirlendiği ve Rehber’in Tebliğ kapsamında hazırlandığı ifade edilmiştir. 
  • İstisnadan yararlanmak isteyenlerin, “Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin İstisna Belgesi” almak üzere tarha yetkili vergi dairesine başvurmaları gerektiği açıklanmıştır. 
  • Başvuru zamanı bakımından, Türkiye’de yerleşmiş sayılan takvim yılının sonuna kadar başvuru yapılabileceği; takvim yılının son iki ayında Türkiye’de yerleşmiş sayılanların ise takip eden takvim yılının ikinci ayının sonuna kadar başvurabileceği belirtilmiştir. 
  • İstisna kapsamındaki yurt dışı kazanç ve iratlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyeceği; ayrıca Türkiye’de elde edilen diğer gelirler nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekse dahi, istisna kapsamındaki yurt dışı kazanç ve iratların beyannameye dâhil edilmeyeceği açıklanmıştır. 
  • İstisna kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde edilen gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyet tesis edilmiş olmasının, tek başına istisnadan yararlanmaya engel olmayacağı belirtilmiştir. 
  • İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetlerin vergiye tabi kazançların tespitinde dikkate alınamayacağı; söz konusu kazançlar nedeniyle yurt dışında ödenen vergilerin ise Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyeceği açıklanmıştır. 
  • İstisna şartlarının sonradan taşınmadığının tespit edilmesi hâlinde, tahakkuk ettirilmeyen vergilerin vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edileceği ve istisna belgesinin iptal edileceği belirtilmiştir. 
  • Rehber’de ayrıca, istisna belgesi düzenlenmeden önce vergi dairelerince gerçekleştirilecek kontrol ve denetimler, istisna şartlarının değerlendirilmesi ve şartların ihlal edilmesi hâlinde ortaya çıkabilecek vergisel sonuçlara ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarafından Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği Yayımlanmıştır

 

Tarım ve Orman Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği (“Yönetmelik”) 14 Eylül 2026 tarihli ve 33370 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile ilgili Avrupa Birliği mevzuatına uyum çerçevesinde hazırlanan Yönetmelik ile 29 Aralık 2011 tarihli önceki Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
  • 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile Avrupa Birliği mevzuatı dikkate alınarak hazırlanan Yönetmelik ile gıdalarda kullanılan aroma vericiler, aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri ve bunların üretiminde kullanılan kaynak materyallerin kullanım koşulları ile etiketleme esasları yeniden düzenlenmiştir.
  • Gıdalarda yalnızca mevcut bilimsel kanıtlar temelinde tüketici sağlığı açısından güvenilirlik riski doğurmayan ve kullanımları tüketiciyi yanıltmayan aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenlerinin kullanılabileceği hüküm altına alınmıştır.
  • Domuz ve böcek kaynaklı aroma vericilerin, aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenlerinin ve bunların üretiminde kullanılan kaynak materyallerin gıdalarda kullanılamayacağı düzenlenmiştir.
  • Yönetmelik kapsamındaki ürünlerin, perakende gıda işletmelerinde tüketici talebi doğrultusunda servis edilen veya ambalajlanan gıdalarda tüketiciyi yanıltıcı şekilde kullanılamayacağı ve herhangi bir alkollü içki adı veya alkollü içki kategori adıyla piyasaya arz edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
  • Belirli aroma vericiler ve kaynak materyaller bakımından Bakanlık’ın değerlendirme ve izni aranmış; izin verilen aroma vericiler ve kaynak materyallerin EK-1’de listelenmesi ve kural olarak yalnızca EK-1’de yer alan ürünlerin Yönetmelikte öngörülen kullanım koşullarına uygun olarak piyasaya arz edilebilmesi ve gıdalarda kullanılabilmesi esası getirilmiştir.
  • Bazı aroma verici preparatlar, gıdadan elde edilen belirli ısıl işlem aroma vericileri, gıdadan elde edilen aroma öncülleri ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri bakımından, belirlenen şartların sağlanması kaydıyla ayrıca bir değerlendirme ve onay gerekmeksizin kullanım imkânı tanınmıştır.
  • Risk değerlendirmesi devam eden aroma verici maddelerin, değerlendirme tamamlanıp listeye ekleninceye veya listeden çıkarılıncaya kadar piyasaya arz edilebilmesi ve gıdalarda kullanılabilmesi düzenlenmiştir. Bu maddeler bakımından EK-1’de belirli dipnotlarla gösterilen özel bir statü öngörülmüştür.
  • Gıdalarda kullanılan aroma vericilerin ve kaynak materyallerin Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik kapsamına girmesi halinde, ilgili GDO mevzuatı uyarınca gerekli izinlerin alınmış olması şartı getirilmiştir.
  • Aroma vericilerin satış tanımlarında “doğal” ibaresinin kullanımına ilişkin ayrıntılı koşullar belirlenmiştir. Buna göre, “doğal” ibaresinin bir gıda, gıda grubu veya bitkisel ya da hayvansal aroma verici kaynak ile birlikte kullanılabilmesi için, aroma vericiyi oluşturan bileşenlerin tamamının veya ağırlıkça en az %95’inin referans gösterilen kaynaktan elde edilmiş olması gerekmektedir. Yönetmelikte ayrıca “doğal aroma verici madde/maddeler”, “doğal aroma verici” ve diğer ilgili ifadelerin hangi şartlarda kullanılabileceği düzenlenmiştir.
  • Son tüketiciye sunulmayacak aroma vericilerin etiketlerinde; aroma vericinin adı veya tanımı, “Gıdada kullanım içindir” veya “Gıdada kullanımı sınırlıdır” ibaresi, gerekli depolama ve kullanım koşulları, parti bilgileri, bileşen bilgileri, üretici/ambalajlayıcı/ithalatçı/dağıtıcı bilgileri, kullanım miktarı sınırlamalarına ilişkin bilgiler, net miktar ve tarih bilgileri ile gerektiğinde alerjenlere ilişkin bilgilerin yer alması öngörülmüştür. Ayrıca belirli koşullarda bazı bilgilerin sevkiyata eşlik eden belgelerde verilmesine izin verilmiştir.
  • FL 16.133 numaralı aroma verici maddeyi veya bu maddeyi içeren aroma vericileri içeren ambalaj veya kaplarda, foto dönüşümünü önlemek amacıyla ışıktan korunmasına ilişkin özel uyarıların bulunması zorunlu tutulmuştur.
  • Aroma vericilerin üretimi, depolanması ve kullanımı için gerekli katkı maddeleri, taşıyıcılar ve çözücülerin Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olması gerektiği düzenlenmiştir.
  • Aroma verici maddelerin üreticileri ve kullanıcıları bakımından çeşitli bilgi ve raporlama yükümlülükleri getirilmiştir. Bu kapsamda Bakanlık talebi üzerine, kullanıma izin verilen veya değerlendirmesi devam eden aroma verici maddelerin gıdaya eklenen miktarına ilişkin bilgilerin on iki aylık süre içinde Bakanlık’a sunulması; üretim yöntemleri veya başlangıç materyallerinde risk değerlendirmesinde kullanılanlardan önemli değişiklikler olması halinde gerekli belgelerin piyasaya arzdan önce Bakanlığa iletilmesi ve güvenilirlik değerlendirmelerini etkileyebilecek yeni bilimsel veya teknik bilgilerin derhal Bakanlık’a bildirilmesi öngörülmüştür.
  • Yönetmelik hükümlerine aykırılık halinde 5996 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca idari yaptırım uygulanacağı düzenlenmiştir.
  • Yönetmelik kapsamında faaliyet gösteren gıda işletmecilerinin Yönetmelik hükümlerine 31 Aralık 2026 tarihine kadar uyum sağlaması gerekmektedir. Yönetmelik’in yayımından önce faaliyet gösteren işletmeciler tarafından bu tarihten önce piyasaya arz edilen ürünler ve bu ürünleri içeren gıdalar, raf ömrü sonuna kadar piyasada bulunabilecektir.

Yönetmelik Resmî gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Sermaye Piyasası Kurulu Tarafından Fiili Dolaşımdaki Payların Belirlenmesine İlişkin İlke Kararı Yayımlanmıştır

 

Sermaye Piyasası Kurulu (“Kurul”) tarafından i-SPK.81.1 (03.09.2026 tarihli ve 54/1626 sayılı Kurul kararı) sayılı İlke Kararı (“Karar”) 8 Eylül 2026 tarihinde 2026/57 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni’nde yayımlanmıştır.

Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • Fiili dolaşımdaki pay teriminin, payları Borsa İstanbul AŞ Pay Piyasası’nda işlem gören şirketlerin halka açıklık oranlarını gösterir bir kavram olduğu belirtilmiştir.
  • Fiili dolaşımdaki pay oranının, Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK) tarafından izlenebilen paylar üzerinden hesaplanan fiili dolaşımdaki pay adedinin MKK’nın izleyebildiği toplam pay adedine bölünmesi suretiyle hesaplanacağı düzenlenmiştir.
  • Kamu tüzel kişiliğinin mülkiyetindeki, şirketin kurucuları ile ilişkili kuruluşlarının (konsolidasyona tabi şirketlerin) sahip olduğu, II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği ve pay geri alımlarına ilişkin Kurul İlke Kararları uyarınca gerçekleştirilen geri alım işlemleri ile alınan, şirket sermayesinin %10’una ve daha fazlasına sahip olan ortakların sahip olduğu, şirket yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri, genel müdür veya yetki ve görevleri itibarıyla genel müdüre denk veya daha üst konumlarda görev yapanlar, genel müdür veya yetki ve görevleri itibarıyla genel müdüre denk kişilere doğrudan bağlı olarak çalışan üst düzey yöneticilerin (genel müdür yardımcısı ve benzeri unvanlara sahip) sahip olduğu, şirketlerin sandık ve vakıflarının mülkiyetindeki, sermaye piyasası mevzuatı kapsamında özkaynak olarak verilenler, kredili işlemle alınarak teminata konu edilenler veya İstanbul Takas ve Saklama Bankası AŞ piyasaları için teminata konu edilenler dışında teminat olarak verilen, hukuken kısıtlı olan ve alım satıma konu edilemeyen, yasaklı, hacizli payların fiili dolaşımdaki pay tanımı dışında tutulacağı düzenlenmiştir.
  • Fiili dolaşımdaki pay hesaplanmasına dâhil edilmeyen paylara sahip olanların, sahip oldukları serbest ve/veya serbest özel fon katılma payları ile sahip oldukları borsada işlem gören halka açık şirket payları nedeniyle, ilgili fondaki katılma payı veya borsada işlem gören ilgili halka açık şirketteki pay sahipliği oranına isabet eden ihraççı paylarının da fiili dolaşım kavramı dışında tutulacağı belirtilmiştir.
  • Şirket sermayesinin %10 ve daha fazlasına sahip ortakların belirlenmesinde, bu ortakların serbest ve/veya serbest özel fon katılma payları ile borsada işlem gören halka açık şirket payları aracılığıyla sahip oldukları payların da, ilgili fon ve/veya borsada işlem gören halka açık şirketteki sahiplik oranları nispetinde dikkate alınacağı düzenlenmiştir.
  • Yurt dışı piyasalarda işlem gören payların bulunması durumunda, söz konusu payların fiili dolaşımdaki pay tanımının dışında tutulacağı düzenlenmiştir.
  • Öngörülen değişiklikler kapsamında; fiili dolaşımdaki pay adedi ve fiili dolaşımdaki pay oranı verilerinin, 11.09.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere MKK tarafından günlük olarak hesaplanacağı ve kamuya duyurulacağı belirtilmiştir.
  • Payları borsada işlem gören tüm şirketlerin, fiili dolaşımdaki pay kriterleri kapsamına giren gerçek ve tüzel kişilerin kimlik ve ünvan bilgilerini, her ayın ilk iş günü MKK’ya bildirecekleri ve bu konuda MKK’nın görevlendirileceği düzenlenmiştir.
  • Fiili dolaşıma ilişkin Kurul Karar Organı’nın 23.07.2010 tarihli ve 21/655 sayılı, 19.08.2010 tarihli ve 24/729 sayılı, 17.02.2011 tarihli ve 5/157 sayılı, 30.10.2014 tarihli ve 31/1059 sayılı ile 04.06.2026 tarihli ve 34/1044 sayılı kararlarının yürürlükten kaldırılmasına karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Sermaye Piyasası Kurulu Tarafından Özel Durumlar Tebliğine (II-15.1 Sayılı) İlişkin Kurul İlke Kararı Yayımlanmıştır

 

Sermaye Piyasası Kurulu (“Kurul”) tarafından Özel Durumlar Tebliğine (II-15.1 Sayılı) İlişkin Kurul İlke Kararı (“Karar”) 8 Eylül 2026 tarihinde 2026/57 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni’nde yayımlanmıştır.

Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • 11.09.2026 gün sonundan itibaren, II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği’nin (Tebliğ) 12 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası kapsamında payları borsada işlem gören bir ihraççının sermayesindeki payların veya oy haklarının belli oranlara ulaşması veya söz konusu oranların altına düşmesi halinde yapılması gereken açıklamalara ilişkin alt sınırın yüzde üçten (%3) başlatılacağı düzenlenmiştir.
  • Payları borsada işlem gören ihraççıların sermayesinde doğrudan %3 veya daha fazla paya veya oy hakkına sahip gerçek ve tüzel kişileri gösteren tablo ile payları borsada işlem gören ihraççıların sermayesinde, serbest fonlar (serbest özel fonlar dâhil) ile borsada işlem gören diğer halka açık şirketler vasıtasıyla dolaylı olarak sahip olunan paylar dikkate alınmak suretiyle %10 veya daha fazla paya sahip olan gerçek ve tüzel kişileri gösteren tablonun, söz konusu tablolarda değişiklik olması durumunda MKK tarafından derhâl güncelleneceği düzenlenmiştir.
  • MKK tarafından açıklanan dolaylı pay sahipliği verileri, pay alım teklifi yükümlülüğü gibi dolaylı pay sahipliğinin değerlendirildiği düzenlemeler açısından doğrudan esas alınabilecek nitelikte olmayıp malvarlıksal hakların oranına ilişkin bilgi sunma amacı taşımaktadır.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Sermaye Piyasası Kurulu Tarafından Borsa İstanbul A.Ş. Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır

 

Sermaye Piyasası Kurulu (“Kurul”) tarafından Borsa İstanbul A.Ş. Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 10 Eylül 2026 tarihli ve 33366 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • Borsa Repo ve Ters Repo Pazarında merkezi takas hizmeti verilmeyen işlemlerin söz konusu repo işlemlerine konu menkul kıymetlerin işlem tarihinde Takasbank tarafından belirlenen saate kadar bildiriminin yapılmaması ve fon adına ilgili hesapta bloke edilmemesi durumunda geçersiz sayılacağı ve Takasbank’ın bildirimi çerçevesinde Borsa tarafından iptal edileceği düzenlenmiştir.

Yönetmelik, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.