AYM Tapu Kaydı İptal Edilerek Orman Vasfıyla Tescil Edilen Taşınmaz İçin Hükmedilen Tazminat Miktarının Yetersizliği Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine Karar Vermiştir

Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı (“AYM”) tarafından 2019/19126 başvuru numaralı Hasan Durmuş Başvurusu hakkında 23.01.2025 tarihli karar (“Karar”) 21 Mayıs 2025 tarihli ve 32906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Karar'da özetle şu hususlara yer verilmiştir;

  • Başvuru konusu tapu kaydı iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmaz için hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıdır.
  • Başvurucu, yerleşik içtihada uygun olarak taşınmazın dava tarihindeki değerine hükmedilmişken temyiz aşamasında içtihat değişikliğine gidilerek zararın doğduğu tarihe göre tazminat miktarının belirlenmesi sonucunda tazminat miktarının düştüğünü bu nedenle hak ihlalinin ortaya çıktığını ileri sürmüştür.
  • Somut olayda tazminat bedelinin belirlenmesi ile vekâlet ücretinin tazminat bedeline etkisine yönelik iddialara ilişkin başvuru mülkiyet hakkı kapsamında incelenmelidir. Benzer nitelikte Sadettin Ekiz (B. No: 2016/9364, 9/5/2019) kararında da kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin şikâyet mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.
  • Somut olayda iptale konu taşınmaz tapu sicilinde başvurucu adına tescil edildiğinden mülkiyet hakkı sabittir.
  • Anayasa'da mülkiyet hakkına müdahaleyle ilgili üç önemli kural düzenlenmiştir. İlk kural Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten barışçıl yararlanma hakkıdır. Maddenin ikinci fıkrasında, genel olarak mülkiyet hakkının hangi koşullarda sınırlanabileceği belirlenerek mülkten yoksun bırakmanın koşullarına da yer verilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise devletin mülkiyetin kullanımını kontrol etmesine ve düzenlemesine yer verilmiştir.
  • Taşınmazın tapu kaydının yargı kararıyla iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmesi mülkiyet hakkına müdahaledir. Başvurucuya ait taşınmazın devlet ormanı vasfını koruduğundan tapusunun hukuki geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle tapu kaydının iptal edildiği gözetildiğinde müdahalenin mülkten yoksun bırakmaya ilişkin bir müdahaledir.
  • Cemile Gökhan ve Diğerleri başvurusunda belirtildiği gibi tapuya tescil edilen bir taşınmazın yargı kararıyla Hazine adına tescil edilmesi ormanların korunması bağlamında kamu yararına dayalı meşru bir amacı içerse de mülkten yoksun bırakılan başvurucuya herhangi bir tazminat ödenmemesi idarenin hatasından doğan zarara bütünüyle başvurucunun katlanmasına neden olacaktır.
  •  Başvurucu, taşınmazın değerinin dava tarihi esas alınarak belirlenmemesi ve aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle tazminat bedelinin düşük kaldığını, aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiğini iddia etmiştir.
  • Lehine tazminata hükmedilen başvurucunun somut olayın koşullarında iyi yönetişim ilkesine aykırı harekete eden idareye, adil dengeyi sağlaması gereken mahkemelerce belirlenmiş taşınmazın değeriyle uyumlu tazminat miktarını önemli ölçüde azaltacak tutarda vekâlet ücreti ödemek zorunda bırakıldığı tespit edilmiştir. Bu uygulama nedeniyle taşınmazın müdahale anındaki gerçek değerinde önemli ölçüde azalma ortaya çıkmıştır. Müdahalenin kaynağı olan kamu yararı ve mülkiyet hakkı arasındaki adil denge kurulamadığı başvurucunun mülkiyet hakkına ölçülülük ilkesine aykırı bir müdahale yapıldığı anlaşılmıştır.
  • Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE karar verilmiştir

Karar’ın tem metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

 

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.