Rekabet Kurumu Tarafından Hazırlanan İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu Yayımlanmıştır

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu (“Ön Rapor”) 10.08.2026 tarihinde Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.

Rekabet Kurulunun 08.12.2021 tarihli ve 21-59/844-M sayılı kararıyla, ilaç sektöründeki yapısal rekabet sorunlarının tespit edilmesi ve rekabetçi çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla sektör incelemesi başlatılmıştır.

Ön Rapor’da; ilaç sektörünün genel görünümü ve sektöre ilişkin sayısal verilerin yanı sıra Kurum’un son 10 yıllık dönemde sektöre yönelik faaliyetleri ele alınmış; üretim, pazara giriş ve dağıtım aşamalarındaki rekabet koşulları ayrıntılı olarak incelenmiştir.

Ön Rapor’da özetle:

  • Üretim aşamasında, patent koruması ile rekabet hukuku arasındaki ilişki değerlendirilmiş; patent haklarının elde edilmesi veya kullanılmasına ilişkin bazı uygulamaların rekabet karşıtı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekilmiştir. Bu kapsamda patent otoritelerine yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi, patent kümeleri ve bölünmüş patent uygulamaları, rakiplerin pazara girişini geciktirebilecek patent uyuşmazlıkları ve patent uzlaşma anlaşmaları incelenmiştir. Yaklaşık 350 patent davası değerlendirilmiş ve belirli davalar yönünden ayrıntılı incelemeler gerçekleştirilmiş olmakla birlikte, Türkiye’de pazara girişin ertelenmesi karşılığında ödeme yapılmasına dayanan “pay-for-delay” anlaşmalarının bulunduğuna ilişkin bir emareye ulaşılamadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte, söz konusu alanın Kurum tarafından yakından takip edilmesi gereken öncelikli konulardan biri olduğu değerlendirilmiştir.
  • Referans ve eşdeğer ilaç üreticileri arasında gerçekleştirilecek patent uzlaşmalarının, patent süresi ve uyuşmazlığın niteliğiyle açıklanamayan şekilde pazara girişi erteleyici koşullar veya olağan yargılama giderleriyle açıklanamayacak nitelikte değer transferleri içermemesinin rekabet hukuku bakımından önem taşıdığı belirtilmiştir. Ayrıca patent uyuşmazlıklarına ilişkin bilgilerin sektör genelinde daha şeffaf hâle getirilmesi ve Türk Patent ve Marka Kurumu ile yargı makamları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi gündeme getirilmiştir.
  • Pazara giriş aşamasında, sektörel düzenlemelerin meşru ve gerekli amaçlara hizmet etmekle birlikte teşebbüsler tarafından rakiplerin pazara girişini veya pazarda büyümesini zorlaştıracak şekilde stratejik olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir. Özellikle ruhsatlandırma mevzuatının “ürün yenileme” stratejileri kapsamında rakiplerin pazara girişini engellemek amacıyla kullanılmasının önüne geçilmesi için ilgili düzenlemelerin gözden geçirilmesi önerilmiştir.
  • Geri ödeme listesine hızlı giriş ve iç referans fiyatlandırma sistemi bakımından, fiilen piyasada bulunmayan bir ilacın en düşük fiyatlı ürün olarak dikkate alınmasının diğer ilaçların hızlı geri ödeme sürecine girişini engelleyebileceği değerlendirilmiştir. Bu nedenle en düşük fiyatın belirlenmesinde ilacın fiilen piyasada bulunurluğunun dikkate alınması ve ilgili mevzuatın fiili erişilebilirliği esas alacak şekilde gözden geçirilmesi önerilmiştir. Ayrıca iç referans fiyatlandırma sistemindeki %1 pazar payı kriterinin, ilaca gerçek ve sürdürülebilir erişimi göstermekte tek başına yeterli olmadığı değerlendirilmiştir.
  • Dağıtım aşamasında, serbest eczane kanalında faaliyet gösteren ecza depoları bakımından yüksek bir yoğunlaşma bulunduğu tespit edilmiştir. Ön Rapor’a göre, bu kanalda faaliyet gösteren 92 ecza deposu içerisinde ilk iki depo pazarın yaklaşık üçte ikisine, ilk beş depo ise yaklaşık %90’ına sahiptir. Eczacı kooperatifleri ve bölgesel depoların ise büyük ölçekli depolar karşısında rekabetçi baskının ve hizmet kalitesi rekabetinin korunması bakımından önemli bir denge unsuru oluşturduğu değerlendirilmiştir.
  • Kamu ilaç alımlarında kullanılan Sağlık Market Uygulaması kapsamında öngörülen tek yetkili satıcılık yapısı da rekabet açısından ele alınmıştır. 2022 ve 2023 yıllarında gerçekleştirilen 53 binden fazla alım kalemine ilişkin incelemelerde, ihalelerdeki katılımcı sayısının artmasıyla indirim oranlarının da yükseldiği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, tek yetkili satıcılık yerine birden fazla yetkili satıcının ihaleye katılımına imkân sağlayan ve ihalelere en az iki, en fazla beş katılımcının katılabileceği “paylaşımlı münhasırlık” modelinin daha rekabetçi sonuçlar sağlayabileceği değerlendirilmiştir.
  • İlaç üreticileri ile ecza depoları arasındaki münhasır dağıtım anlaşmaları bakımından, münhasırlığın doğurduğu etkinliklerin ve tüketici faydasının somut ve ayrıntılı verilerle ortaya konulması gerektiği; yalnızca genel veya varsayımsal etkinlik gerekçelerine dayanılarak bu tür anlaşmalara muafiyet tanınmasının yeterli olmayacağı belirtilmiştir.
  • Perakende dağıtım seviyesinde ise Kamu Kurum İskontosu (“KKİ”) uygulamasındaki belirsizlikler Ön Rapor’un öne çıkan konularından biri olmuştur. KKİ yükümlülüğünün hangi aktör tarafından ve tedarik zincirinin hangi aşamasında yerine getirileceğine ilişkin belirsizliğin giderilmesi amacıyla; KKİ’nin yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu (“SGK”) tarafından geri ödenen ve MEDULA sistemi üzerinden onaylanan reçetelerde uygulanması, mali sorumluluğun KKİ’yi taahhüt eden sağlayıcıya ait olduğunun açıkça düzenlenmesi ve KKİ’ye tabi ilaçların doğrulanması bakımından MEDULA ile İlaç Takip Sistemi (“İTS”) arasında entegre bir veri paylaşım altyapısı kurulması önerilmiştir.
  • KKİ’nin hiç veya eksik uygulanması hâlinde oluşabilecek zararların giderilmesine yönelik olarak ise SGK nezdinde bir teminat hesabı oluşturulması ve söz konusu hesabın eczanelerin uğrayabileceği zararları karşılayacak şekilde işletilmesi ile yaptırım ve teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi önerilmiştir.

Ön Rapor’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.