Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Tıbbi Cihaz Yönetmelikleri Kapsamında Değerlendirilmeyen Ürünler Hakkında Duyuru
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tıbbi Cihaz Onaylanmış Kuruluş ve Klinik Araştırmalar Daire Başkanlığı (“TİTCK”) tarafından Tıbbi Cihaz Yönetmelikleri (“Yönetmelik”) kapsamında değerlendirilmeyen ürünler hakkında duyuru resmi internet sitesinden yayınlanmıştır.
İlgili duyuruda hangi ürünlerin Yönetmelik kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği saptanmıştır. Buna göre;
- AB’nin 2017/745 ve 2017/746 sayılı Tüzükleri ile yürürlükten kaldırılan mevzuat kapsamında yer alan bazı ürünler tıbbi cihaz yönetmelikleri kapsamı dışında bırakılırken bazı ürün grupları ise yeni mevzuat kapsamına dahil edilmiştir.
- Bu doğrultuda üreticisi tarafından tıbbi amaçlı kullanımı öngörülerek bir sağlık beyanı eşliğinde piyasaya arz edilen ve etkisini Tıbbi Cihaz Yönetmeliğindeki tıbbi cihaz tanımında ifade edilen etki mekanizması doğrultusunda gösteren ürünler Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmekte olup üreticisi tarafından herhangi bir tıbbi amaç öngörülmeden genel kullanıma yönelik olarak piyasaya arz edilen ürünler ise Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmemektedir.
- Bu kapsamda meri mevzuat doğrultusunda üreticisi tarafından yukarıda anılan tanıma uygun olarak piyasaya arz edilen tıbbi cihazların Ürün Takip Sistemi’ne (ÜTS) kaydedilmesi gerekmekte olup, tıbbi cihaz yönetmelikleri kapsamında yer almayan ürünler için ise ÜTS kayıt bildirimi yapılma zorunluluğu bulunmamaktadır. ÜTS’de yapılan ürün kayıtlarının sorumluluğu kaydı yapan satış merkezine aittir.
- Aynı üretim teknolojisine sahip olup aynı tasarım ile piyasaya arz edilen ürünlerin farklı kullanım amacı, kullanım yeri, kullanım yöntemi ve şekli olması bu ürünlerin farklı mevzuat kapsamında ele alınmasını gerektirmektedir. Örneğin; genel kullanım amacı ile piyasaya arz edilen lateks eldivenler tıbbi cihaz yönetmelikleri kapsamında değerlendirilmezken aynı tasarıma sahip lateks eldivenlerin cerrahi eldiven ya da muayene eldiveni olarak piyasaya arz edilmesi durumunda tıbbi cihaz yönetmelikleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
- Bu kapsamda; tıbbi cihaz yönetmeliklerinde yer alan tıbbi cihaz / in-vitro tanı cihazı tanımına uymayan:
- Sağlık hizmet sunucularında kullanılsa dahi büro ve mefruşat malzemeleri ( koltuk, dolap, yatak koruyucu alez, tek/çok kullanımlık yatak/sedye örtüleri, çarşaf vb.),
- Hasta ve bebek kol bantları,
- Muayene paravanları veya perdeleri, radyasyon koruyucu paravanlar, eskabolar,
- İlaç ya da tıbbi cihazların taşınması, korunması amacıyla piyasaya arz edilen taşıma arabaları, acil müdahale arabaları, saklama dolapları (kan saklama dolabı hariç),
- Tıbbi cihazların temizliği, sterilizasyonu veya dezenfeksiyonu amacıyla piyasaya arz edilmeyen el-vücut veya yer yüzey dezenfektanları, deterjanlar,
- Sterilizasyon işlemini doğrudan etkilemeyen maruziyet bandı, bowie dick testi, kimyasal indikatörler ve biyolojik indikatörler, sterilizasyon mühür ve güvenlik etiketleri ile sterilizasyon örtüleri (dokuma olanlar),
- Diş beyazlatma ürünleri ( macun, pasta, jel, ışınlı cihaz vb.),
- Güneş kremleri,
- Kemoterapi ilaç hazırlama üniteleri,
- Kullanım amacını gerçekleştirmek veya desteklemek amacıyla, yaşayan mikro organizmalar, bakteriler, mantarlar veya virüsler dâhil canlı biyolojik materyal ya da canlı organizmalar içeren veya bunlardan oluşan ürünler (probiyotik vb.),
- Adli ya da idari faaliyetler kapsamında bağımlılık yapan maddelerin tespitine yönelik piyasaya arz edilen alkolmetre, uyuşturucu tespit kitleri vb. ürünler,
- İn-vitro olarak kullanılmasına rağmen bir teşhis veya tedavinin parçası olarak kullanımı öngörülmeyen, sadece araştırma amaçlı (RUO) piyasaya arz edilen ürünler
Tıbbi Cihaz Yönetmelikleri kapsamında değerlendirilmemekte olup bu ürünlerin tıbbi cihaz olarak piyasaya arz edilmemesi gerekmektedir.
Bu minvalde yukarıda bahsi geçen ürünlerin ÜTS kayıt bildirimlerinin yapılmaması gerekmektedir.
Bahsi geçen duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Klinik Değerlendirme Birimine Yapılacak Bitmiş Ürünün Ambalaj Büyüklüğünde Değişiklik Başvurusuna İlişkin TİTCK Duyurusu
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“TİTCK”) İlaç Ruhsatlandırma Dairesi Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından yayımlanan 04.11.2023 tarihli duyuruya göre 27.10.2023 tarihli ve RD/2023/10/7 kodlu “Sıkça Sorulan Sorular” kısmının “Klinik Değerlendirme Birimi (“Birim”)” başlığı altında yer alan “Soru 5” güncellenmiştir.
Başkanlıkça yürütülen ruhsatlandırma süreçlerini ve ruhsatlandırılmış ürünlerde yürütülen süreçlerin daha verimli hale getirilmesinin amaçlandığı belirtilirken “İlaç Ruhsatlandırma Süreçlerine İlişkin Sıkça Sorulan Sorular” Soru 5’te yer alan "Klinik Değerlendirme Birimine yapılacak bitmiş ürünün ambalaj büyüklüğünde değişiklik başvurusu kılavuzun hangi maddesine göre yapılmalıdır?" sorusunun 27 Ekim 2023 tarihli duyurusunun cevabında yer alan “dünyada” hükmü kaldırılarak değerlendirme sürecinde ruhsatlı ürünlerin ambalaj büyüklüklerinin sadece ülkemizdeki ambalaj büyüklükleriyle karşılaştırılması şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.
İlgili cevabın son hali şu şekildedir: “Talep edilen ambalaj büyüklüğü ülkemizde ruhsatlı ürünlerin ambalaj büyüklüğü dışında ise yeni ambalaj büyüklüğü değişikliği için, ürünün onaylı KÜB’ünde yer alan kullanım şekli, dozu ve tedavi süresi ile uyumlu olmak kaydı ile Ruhsatlı Beşeri Tıbbi Ürünlerdeki Değişikliklere 65 / 100 Dair Kılavuz B.II.e.5 Bitmiş ürün ambalaj büyüklüğündeki değişiklik a2,b,c,d,z göre göre Klinik Değerlendirme Birimine başvuru yapılması gerekmektedir. Başvuru ekinde verilen KÜB-KT’de ambalaj büyüklüğü renkli olarak belirtilmelidir.”
Söz konusu duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Saç Ekimi Birimleri Hakkında Yönetmeliğe Dair Yenilikler İçeren Yönetmelik Yayımlandı
Sağlık Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından, Saç Ekimi Birimleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 03.11.2023 tarihli ve 32358 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelikle, özellikle güzellik merkezleri ve yeni tip sağlık merkezleriyle son dönemin popüler turizm konularından biri haline gelen ve merdiven altı işletmelerle oldukça mağduru bulunan saç ekim sektörünün daha sağlıklı ve güvenli bir ortamda yapılması amaçlanmıştır.
Değişikliklere göre;
- Eski düzenlemedeki kapsamlı bir ifade olan “tabip dışı sağlık meslek mensubu” ifadesi kaldırılarak yerine Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının e bendinde sağlık mesleği mensupları sayılmış ve sadece belirli kişilerin (hemşire, sağlık memuru (toplum sağlığı), toplum sağlığı teknisyeni, acil tıp teknisyeni veya teknikeri, anestezi teknisyeni veya teknikeri) yetkili olması sağlanmıştır.
- Sadece saç ekimi olarak geçen uygulama işleminin aşamaları anestezi, saç foliküllerinin toplanması, kanal açılması ve saç foliküllerinin kanallara yerleştirilmesi olarak detaylandırılmıştır.
- Uygulama koşullarına dair “yarı steril bir alan” ibaresi kaldırılarak uygulama odasının duvar, tavan ve zeminlerinin dezenfekte edilebilir, uygun havalandırma koşullarına sahip, yeterli aydınlatmaya sahip olması şart koşulmuştur.
- Saç ekimi konusunda eğitimle ilgili Bakanlıkça yetkilendirilmiş merkezlerde Bakanlıkça verilen sertifikalı eğitim alma şartı getirilmiştir.
- Uygulama sırasında yapılacak olan saç foliküllerinin toplanması ve kanal açılması aşamalarının sadece sertifikası bulunan belli alanlarda uzman tabipler (plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi, deri ve zührevi hastalıkları uzman tabipleri ile medikal estetik sertifikasına sahip tabipler/uzman tabipler) tarafından yapılmasına karar verilmekle birlikte diğer aşamaların bu tabiplerin gözetiminde ve sorumluluğunda yapılacağı düzenlenmiştir.
- Sertifikası bulunan tabiplerin sorumluluk görevi en fazla beş adet uygulama odasıyla sınırlı tutulmuş ve her uygulamada en az iki sağlık mesleği mensubu bulunacağı belirtilmiştir.
- Saç ekimi birimi bulunan sağlık kuruluşlarının fiziki uyumuyla ilgili olarak, 6/5/2023 tarihinden önce ilgili mevzuatına göre saç ekimi uygulama yapma izni olan tüm sağlık kuruluşları 6/5/2024 tarihine kadar mevcut halleriyle çalışmaya devam edebileceklerdir. 6/5/2024 tarihinden sonra bu Yönetmelikte belirlenen fiziki şartları sağlayamayan sağlık kuruluşlarının saç ekimi birimi faaliyet izinleri iptal edilecektir.
Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
İlgili Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği Yayımlandı
Tarım ve Orman Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, 29/12/2011 tarihli ve 28157 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği yürürlükten kaldırılarak Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği (“Yönetmelik”) 05.11.2023 tarihli ve 32360 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun (“Kanun”) 22 nci, 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ve Gıdalarda Belirli Bulaşanların Maksimum Limitlerini Belirleyen 25/4/2023 tarihli ve (AB) 2023/915 sayılı Avrupa Birliği Komisyon Tüzüğüne (“Tüzük”) dayanılarak hazırlanan Yönetmeliğin amacı gıdalarda bulunan belirli bulaşanların maksimum limitlerinin ve bulaşanların kaynağının belirlenip azaltılması veya ortadan kaldırılması olarak belirtilmiştir.
Yönetmeliğe göre;
- Bulaşan; gıdaya kasten ilave edilmemekle birlikte birinci üretim aşaması dahil gıdanın üretimi, işlemi, ambalajı, nakliyesi veya çevresel bulaşması sonucu gıdaya geçen her türlü maddeyi (hayvan tüyü, böcek parçası gibi yabancı maddeler hariç) ifade etmektedir.
- Ek-1’de yer alan maksimum limitleri aşan ve bulaşan içeren gıdalar piyasaya arz edilmeyecek, hammadde veya gıda bileşeni olarak kullanılmayacaktır.
- Ek-1’de tarihi belirlenmiş maksimum limitli gıdalar için önceki maksimum limitleri (varsa) geçersiz olacaktır.
- Gıda işletmecisinin piyasaya arz tarihiyle ilgili geçerli belge sunamadığı halde resmi kontrol tarihindeki geçerli maksimum limit uygulanacaktır.
- Bakanlığın resmi kontrolleri sırasında; kurutma, seyreltme veya işleme işlemleri ya da bu işlemler sonucunda elde edilen kurutulmuş, seyreltilmiş, işlenmiş ve/veya birden fazla bileşen içeren gıdalar için konsantrasyon, seyreltme veya işleme faktörü ve karıştırma söz konusu olduğunda bileşenlerin oranını gıda işletmecisi temin edip doğrulayacaktır.
- Bakanlık, bebek ve küçük çocuklara ilişkin gıdalarda maksimum limit belirlenmemişse özel önlemler alabilecektir.
- Fındık, yerfıstığı, diğer yağlı tohumlar, bunlardan türetilen ürünler ve tahılların her bir ambalajının etiketinde ve bunlara eşlik eden orijinal dokümanın üzerinde kullanım amacına ilişkin açık bir ibare yer alacaktır.
- Fındık, yerfıstığı ve diğer yağlı tohumlar için maksimum limitlerin uygulanması ile ilgili olarak rafine bitkisel yağ üretiminde kullanılacaklarda getirilen istisna ürünlerin son varış noktasının bir yağ fabrikası olması halinde geçerli olacaktır.
- Bu Yönetmeliğe aykırı durumlarda 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun (“Kanun”) ilgili idari yaptırımları uygulanacaktır.
- Geçiş hükümleri kapsamında;Bu Yönetmeliğe göre faaliyet gösteren gıda işletmecileri, dördüncü fıkra saklı kalmak kaydıyla 31/12/2023 tarihine kadar bu Yönetmelik hükümlerine uymak zorundadır.
- Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri, bu Yönetmeliğe uyum sağlayana kadar 5996 sayılı Kanun kapsamında yapılan Bakanlık uygulamalarına uymak zorundadır.
- Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri tarafından 31/12/2023 tarihinden önce piyasaya arz edilen ürünler dördüncü fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla 31/12/2024 tarihine kadar piyasada bulunabilecektir.
Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
İlgili Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Radyoaktif Atıklara İlişkin Yönetmelik Yayımlandı
Nükleer Düzenleme Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Radyoaktif Atık Ve Kullanılmış Yakıt Yönetimi Yönetmeliği (“Yönetmelik”) 07.11.2023 tarihli ve 32362 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
2004 tarihli Radyoaktif Madde Kullanımından Oluşan Atıklara İlişkin Yönetmelik, 2009 tarihli Yüksek Aktiviteli Kapalı Radyoaktif Kaynakların ve Sahipsiz Kaynakların Kontrolü Yönetmeliği ve 2013 tarihli Radyoaktif Atık Yönetimi Yönetmeliğini ortadan kaldıran yeni düzenleme, radyasyon faaliyetleri sırasında ortaya çıkan radyoaktif atıklarla kullanılmış yakıtların güvenli bir şekilde yönetimini ve çevreye salınmadan imhasını amaçlamaktadır.
Yeni düzenlemeye göre;
- Nükleer tesislerin faaliyetinde yetkilendirilen kişi, Kuruma sunulmak üzere 7381 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen Ulusal Radyoaktif Atık Yönetim Planına uygun bir radyoaktif atık ve kullanılmış yakıt yönetimi planı hazırlamak zorundadır. Yönetim planının içereceği asgari bilgiler Yönetmelikte belirtilmiştir.
- Kuruma başvuran yetkilendirilen kişiler ayrıca ulusal radyoaktif atık ve kullanılmış yakıt envanterine ilişkin bilgileri sonu (4) ve (9) ile biten yılların sonuna kadar hazırlayıp TENMAK’a (Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu) sunmak zorundadır.
- Sahipsiz radyoaktif madde sebebiyle ortaya çıkan zarar ve masrafların TENMAK tarafından tespit edilen son sahibi tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.
- Radyoaktif atıklar ve kullanılmış yakıtların sahadaki yönetimi, radyoaktif atıkların radyasyon uygulaması, diğer faaliyetlerin yürütüldüğü yerlerdeki yönetimi veya başka bir tesise taşınmasından faaliyet için yetkilendirilen kişi sorumlu tutulmuştur.
- Yetkilendirilen kişinin işi bırakması, yetkisinin kısıtlanması, askıya alınması veya iptal edilmesi bu sorumluluklarını ortadan kaldırmayacaktır.
- Radyoaktif atıkların işlenmesinde ön muamele, muamele ve uygunlaştırma süreçlerinden geçilecek ve daha sonrasında Yönetmeliğin 22.maddesine uygun şekilde paketlenecektir.
- Radyoaktif atık bertaraf tesislerinde yalnızca katı veya katı forma dönüştürülmüş radyoaktif atıklar bertaraf edilecektir.
- Radyoaktif atıklar uygun yöntemle açılmış kuyularda bertaraf edilebilecektir.
- Kurumun denetlemesi sonucu karar ve talimatlara aykırı davrananlara idari yaptırım uygulanacaktır.
- Yönetmeliğin yürürlüğünden önce radyasyon tesislerini işletmek veya radyasyon uygulamalarını yürütmek üzere yetkilendirilen kişiler lisansın yenilenmesi veya lisans değişikliğine ilişkin ilk başvurusunda bu Yönetmeliğe uygun bir plan oluşturarak Kuruma sunmak zorundadır.
- Yönetmeliğin yürürlüğünden önce nükleer tesis kuranlar veya nükleer tesis veya radyoaktif atık tesisi işletmek üzere yetkilendirilen kişiler bu Yönetmeliğe uyum sağlayan bir plan oluşturarak Yönetmeliğin yayımından itibaren 1 yıl içinde Kuruma sunmak zorundadır.
- İthal edilecek metal hurdaların yurda girişinde radyoaktivite tespit edildiği takdirde çıkış ülkesinde hurdalar gemi veya nakil aracına yüklenmeden önce Kurum tarafından yetkilendirilen tüzel kişiler radyasyon kontrolü yapacak ve kontrol sonucu radyoaktif madde içermediği tespit edilirse bunu gösteren belgeye dayanarak metal hurdalar, sahipsiz radyoaktif madde olarak işlem görecektir. Bunun sonucunda metal hurdaların atık yönetimi ve taşınmasına ilişkin masraflar söz konusu hurdaların ithalatçısı tarafından karşılanacaktır.
Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
İlgili Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ticaret Bakanlığı Tarafından Filmaşin İthalatına İlişkin Damping Soruşturması Başlatıldı
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2023/6) (“Tebliğ”), 03.11.2023 tarihli ve 32358 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Çivi, cıvata, tel gibi birçok sanayi ürününün üretiminde kullanılan filmaşinin ithalatında son dönemlerde nispi ve mutlak artış yaşandığını ve yerli üretimde ekonomik dalgalanmalar olduğunu belirten Bakanlık, yerli üreticinin başvurusu üzerine ön inceleme yapmış ve toplantıya katılan üyelerin oy birliğiyle soruşturma açılmasına karar vermiştir.
Söz konusu Tebliğe göre;
- İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu, soruşturma kapsamında yapılan başvuruyla ilgili olarak, 8/6/2004 tarihli ve 25486 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği (“Yönetmelik”) hükümleri çerçevesinde ithalat artışının yerli üretime zararının araştırılmasını istedi.
- Soruşturma sırasında Türkiye’de yerleşik firma, kurum ve kuruluşlardan ilgili taraf olmak isteyenlerin soru formlarına cevaplarını ve resmi görüşmelerini resmi KEP adreslerinden Bakanlığa iletebilecekleri belirtildi. (“ilgili taraf” olmak isteyenlerin Bakanlığın internet sitesindeki (http://www.ticaret.gov.tr) “İthalat” başlığı altında “Ticaret Politikası Savunma Araçları” sayfasında bulunan “Korunma Önlemleri/Soruşturmalar” bağlantısında ilgili soru formunu Tebliğin yayımı tarihinden (03.11.2023) itibaren otuz gün içinde doldurarak indirdikten sonra Genel Müdürlüğe göndermesi gerekmektedir.)
- İlgili taraflar ayrıca soruşturmanın herhangi bir aşamasında sözlü olarak dinlenme taleplerini de bu soru formunda belirtebilir.
- İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek soruşturma toplam 9 ay sürecek olup gerektiğinde 6 ay daha uzatılabilecektir.
Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Tebliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına Dair Kanun Yayımlandı
Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 02.11.2023 tarihli ve 32357 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Özellikle kamuoyunda Airbnb gibi kuruluşlar aracılığıyla gerçek ve tüzel kişilere yapılan turizm amaçlı, uzun süreli konut kiralamalarını düzene sokmak amacıyla getirilen Kanun’da bahsi geçen hukuki ilişkinin iki tarafını da ilgilendiren önemli düzenlemeler bulunmaktadır.
Söz konusu Kanun’a göre;
- Söz konusu turizm amaçlı kiralama faaliyeti, kiraya veren haricinde münhasıran belgelendirilmiş (A) grubu seyahat acentaları aracılığıyla da yapılacaktır.
- Kiraya veren, turizm amaçlı en fazla 100 gün süreli kiralama yapabilmesi için kiralama izin belgesine sahip olmak zorundadır. Kiraya verenlerin bu izin belgesini alırken kiralanacak bağımsız bölümün bulunduğu binadaki tüm kat maliklerinden oybirliğini içeren kararını ibraz etmesi zorunludur. (Yönetim planında kısa süreli kiralama faaliyetine izin verildiğine dair hüküm bulunan; resepsiyon, güvenlik ve günlük temizlik servisi mekânlarının bulunduğu; sağlık hizmetleri, kuru temizleme gibi hizmetleri bulunan birden fazla bağımsız bölümlü yüksek nitelikli konutlarda bu şart aranmamaktadır.)
- Kiraya verenler ayrıca Bakanlıkça belirlenen plaketi, kiralanan konutun girişine asmakla yükümlüdür.
- Kanun’da izin belgesi bulunmaksızın faaliyette bulunanlar için her bir konut için 100.000 TL ile 1.000.000 TL arası idari para cezaları öngörülmektedir. Aynı zamanda kiralamaya aracılık edenler için de her sözleşme için 100.000 TL idari para cezası uygulanacaktır.
- İzin belgesi olmayan konutların kiralanması için elektronik ticaret ve tanıtıma imkan sağlayanların, yapılan uyarıya rağmen 2 saat içinde içeriği çıkarmaması halinde bu aracı hizmet sağlayıcılarına da her konut için 100.000 TL idari para cezası uygulanacaktır.
- Tek seferde 100 günden fazla süreli turizm amaçlı kiralamalara Kanun kapsamında izin verilmediği gibi her defasında 100 günden fazla süreli kira sözleşmesi yapmasına rağmen ilk sözleşme tarihinden itibaren 1 yıl içinde aynı konutu 4 defadan fazla kiraya verenlere 1 milyon Türk lirası idari para cezası uygulanacaktır.
- Turizm amaçlı kiralanan konutun kullanıcısının kendi nam ve hesabına üçüncü kişilere kiraya vermek amacıyla veya mesken olarak kiralanan konutun kiracısının kendi nam ve hesabına üçüncü kişilere alt kira olarak turizm amaçlı kiralanması yasaklanmıştır.
- Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte turizm amaçlı kiralama faaliyetinde bulunanlar için Kanun’un Geçici 1. Maddesiyle yürürlük tarihinden itibaren 1 ay içinde izin belgesi almak için başvuru zorunluluğu getirilmiştir.
Kanun’un yürürlük tarihi 01.01.2024 olarak belirlenmiştir.
Söz konusu Kanunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- MASAK Genel Tebliği (Sıra No:19)’nde Uzaktan Kimlik Tespitine Dair Değişiklik Öngören Tebliğ Yayımlanmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19)’nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 25) (“Tebliğ”), 06.11.2023 tarihli ve 32359 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Mevcut Tebliğ’e eklenen “Ödeme ve elektronik para kuruluşları tarafından yürütülen işlemlerde uzaktan kimlik tespiti” başlıklı MADDE 5/C’ye göre Belbim Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş., Papara Elektronik Para A.Ş. ve Turkcell Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. gibi ödeme ve elektronik para kuruluşlarının müşterileriyle kurduğu sürekli iş ilişkisinde uzaktan kimlik tespiti yapılması, 1/12/2021 tarihli ve 31676 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarının Bilgi Sistemleri ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcılarının Ödeme Hizmetleri Alanındaki Veri Paylaşım Servislerine İlişkin Tebliğ’de belirlenen yöntem ve tedbirlere bağlı kılınmıştır.
Tebliğ Resmi Gazete’de yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Bazı Maddelerin Uygulaması Ertelendi
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 04.11.2023 tarihli ve 32359 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Yönetmelik’e eklenen Geçici Madde 1’e göre, 23/8/2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişen ve daha öncesinde yürürlük tarihi 14 Eylül 2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik ile “Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in 18. maddesinde ilgili hükümlerin yürürlük tarihleri 1/1/2023 ve 1/10/2022 şeklindedir. Değişiklikle bu Yönetmeliğin; 3 üncü maddesi ile değiştirilen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendi, 9 uncu maddesi, 10 uncu maddesi ile eklenen 12/A maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi, 11 inci maddesi ve 13 üncü maddesi 1/1/2024 tarihinde, diğer hükümleri ise 1/10/2022 tarihinde, yürürlüğe girer.” şeklinde 01.01.2024 olarak belirlenen aşağıdaki hükümlerden;
- Tüketicinin mesafeli sözleşmenin kurulmasından önce satıcı veya sağlayıcı tarafından bilgilendirilmesine ilişkin olan madde 5/1-g’nin,
- Satıcı veya sağlayıcının, tüketiciye karşı sözleşmesel yükümlülüklerini içeren madde 12’nin,
- 23/8/2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile eklenen aracı hizmet sağlayıcının satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi halinde tüketicinin cayma hakkını düzenleyen 12/A maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendinin,
- Tüketicinin cayma hakkı bildirimini yöneltmesinden itibaren on dört gün içinde malı satıcı veya sağlayıcıya ya da yetkilendirdiği kişiye geri göndermesini ve ayıplı mallar hariç tüketicinin iade masraflarından sorumlu olduğunu söyleyen madde 13’ün birinci ve üçüncü fıkrasının,
- Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tüketici tarafından cayma hakkının kullanılamayacağı sözleşmelerin sayıldığı 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı), (i), (j) ve (k) bentlerinin
01.01.2025’e kadar uygulanmasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Yönetmelik 1/1/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Söz konusu Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
14 Eylül 2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik ile ilgili duyurumuza buradan ulaşabilirsiniz.
Söz konusu değişiklerin tablo halinde karşılaştırmasına buradan ulaşabilirsiniz.
- Türkiye Barolar Birliğince Verilen Uyarma Disiplin Cezasının Avukatların İfade Özgürlüğünü İhlal Ettiğine Dair AYM Kararı
Anayasa Mahkemesinin (“AYM”) 2019/8563 başvuru numaralı ve 8/6/2023 tarihli kararı 2 Kasım 2023 tarihli ve 32357 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Başvuru, bir doktor tarafından Türk Tabipleri Birliğine (“TTB”) sundukları şikayet dilekçesinde kullandıkları ifadeler nedeniyle avukat olan başvuruculara Türkiye Barolar Birliğince (“TBB”) uyarma disiplin cezası verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Avukat başvurucular, müvekkilleri hakkında sağlık raporu düzenleyen doktora yönelik Türk Tabipleri Birliğine sundukları şikayet dilekçelerinde kullandıkları ifadelerden dolayı Türkiye Barolar Birliğince aldıkları uyarma disiplin cezasının ifade özgürlüklerini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Başvurucular, müvekkillerini hastane odası önünde beklerken şikayete konu doktorun ve polis memurunun özel bir şekilde görüştüğünü ve doktorun kendilerine hakaret içerikli ifadelerde bulunduğunu söylemiş ve müvekkillerinin doktorun taraflı yaklaşımından dolayı muayene olmadığını, bunun üstüne doktorun gerçeğe aykırı sağlık raporu düzenlediğini belirtmiştir.
Başvurucuların TTB’ye şikayet ettiği doktor, iddiaların kesinlik arz eden delillerle ispatı gerektiğini ifade ederek başvurucuların şikayet dilekçesindeki “gerektiğinde mesleğini başka amaçlar uğruna alet edebileceğini, ... sübjektif nedenlerle peşkeş çektiğini” ifadelerinden dolayı Eskişehir Barosuna şikayette bulunmuştur.
Bunun sonucunda Eskişehir Barosu başvuruculara disiplin soruşturması sonucunda uyarma disiplin cezası vermiş, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu, başlangıçta ifadeleri iddia ve savunma hakkı kapsamında değerlendirip kararı kaldırsa da Bakanlık’ın amaca başka ifadeler kullanılmak suretiyle ulaşılması mümkün olduğu gerekçesiyle kararı bir daha görüşülmek üzere geri göndermesiyle Eskişehir Barosu Disiplin Kurulunun kararını onamıştır.
Başvurucular onama kararının iptali için Ankara İdare Mahkemesine başvuruda bulunmuş, mahkeme iddia ve savunma dokunulmazlığı hakkının sınırlarının aşıldığını ileri sürerek ulaşılmak istenen amaca başka ifadelerle ulaşılabileceğini belirtmiş ve davayı reddetmiştir. Devamında Ankara Bölge İdare Mahkemesi de başvurucuların istinaf talebini, kararların kanuna uygun olduğunu söyleyerek reddetmiştir.
Anayasa Mahkemesinin, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile TBB Meslek Kuralları ilgili yerel ve Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne Dair Temel İlkeler Bildirgesi gibi uluslararası mevzuatı göz önüne alarak incelediği başvuruda, avukatların toplum önünde yer alan kişiler olmasından dolayı mesleğe uygun şekilde özenli davranmaları gerektiğini ancak şikayetçi doktorun şeref ve itibarının korunmasıyla ifade özgürlüğü arasında adil bir denge kurulmasını gerektiğini ifade etmiştir.
Mahkeme “peşkeş çekmek” ifadesinin tahkir edici niteliğini kabul etmekle birlikte ifade özgürlüğüyle adil bir denge kurulmadan verilen disiplin cezasının onanma kararında gerekçenin tekrar edilmesini ilgisiz ve yetersiz bulmuş ve müdahalenin hukuki bir zemine oturtulmadığını önemle belirtmiştir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, verilen uyarma disiplin cezasının müvekkillerinin çıkarını savunan başvuruculara caydırıcı etki doğuracağını ifade ederek Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English