Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması ve Gerçek Kaynak Fiyat Değişikliklerinin Bildirilmesi Süreçlerine İlişkin Değişiklik Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılması ve gerçek kaynak bildirimine ilişkin değişiklikler 5 Ağustos 2022 tarihinde Kurum’un internet sitesinde yayımlanmıştır.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen COVID-19 pandemisi nedeniyle beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılması ve gerçek kaynak fiyat değişikliklerinin bildirilmesi süreçlerinde 2020 ve 2021 yılı içerisinde, apostilli veya konsolosluk onaylı belge sunulamadığında, apostil tasdiki veya konsolosluk onayı olmadan ilgili belgelerin firma taahhüttü yeterli kabul edilmiştir.
Bu duruma ilişkin olarak yayımlanan değişiklikle 2022 yılı gerçek kaynak fiyat değişikliklerinin bildirilmesi süreçlerinde, apostil veya konsolosluk onaylı belgenin firma tarafından daha sonra sunulacağına dair verilen taahhütlü belgelerin kabul edilmeyeceği bildirilmiştir.
Onaylı belge asıllarının Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ’in 10 uncu maddesi dördüncü fıkrasında yer alan başvuru tarihlerinde içerisinde Kurum’a sunulması gerekmektedir.
Buna ek olarak, herhangi fiyat değişikliği içermeyen ürünlerin topluca tek bir başvuru altında tablo şeklinde bildirimi kabul edilmeyecek olup, fiyat değişikliği içermeyen ürünlerin firma tarafından ayrı ayrı başvurusu yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ek olarak, fiyat değişikliği olmayan ürünlerin başvurularında da apostilli veya konsolosluk onaylı belgelerin eklenmesi gerekmektedir.
Konuya ilişkin detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
- Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi ile Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürü Yayınlanmıştır
Veraset yoluyla veya ivazsız (karşılıksız) olarak malların bir şahıstan diğer şahsa intikalinde veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ne zaman ve nasıl verileceğine dair açıklamaların yer aldığı Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi (“Rehber”) ile Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürü (“Broşür”) Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından 3 Ağustos 2022 tarihinde yayımlanmıştır.
Söz konusu Rehber ve Broşür’de;
- Veraset ve intikal vergisinin konusu ve vergiyi doğuran olay,
- Muafiyetler ve istisnalar,
- Veraset ve intikal vergisinin beyanı, beyannamenin verilme şekilleri ve zamanı,
- Beyannameye eklenecek belgeler,
- Veraset ve intikal vergisi matrahının tespitinde indirilebilecek borç ve giderler,
- Vergi oranı, ödeme yeri ve zamanı,
gibi konularda açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir.
Bahsi geçen Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmıştır
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (‘’Yönetmelik’’) 4 Ağustos 2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan değişiklikle birlikte ön ödemeli konut satışında sözleşme tarihinden itibaren en fazla 36 ay olan azami teslim süresi 48 ay olarak uzatılmıştır.
Bahsi geçen Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Gider Vergileri Genel Tebliğ Taslağı (Seri No:92) Hazırlanmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından hazırlanan, 92 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğ Taslağı (“Tebliğ Taslağı”), 3 Ağustos 2022 tarihinde yayımlanmıştır.
Tebliğ Taslağı, sigorta şirketlerince rücu ve sovtaj işlemleri sonucunda lehe alınan paraların banka ve sigorta muameleleri vergisi (“BSMV”) yönünden vergilendirilmesine ilişkin olarak hazırlanmıştır.
Tebliğ Taslağı’nın geliştirilmesi ve yayımlanmaya hazır hale getirilmesi için GİB tarafından gerçekleştirilen çalışmalar devam etmektedir. Tebliğ Taslağı’nda yer alan konuların geliştirilmesi, değiştirilmesi veya katkıda bulunulması ile ilgili görüş ve öneriler 11.08.2022 tarihine kadar sufelek@gelirler.gov.tr e-posta adresine iletilebilecektir.
İlgili Tebliğ Taslağı’nın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan, Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 4 Ağustos 2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik’in getirdiği değişiklikler uyarınca;
- Yönetmeliğin kapsamından: 213 sayılı Vergi Usul Kanunun (“Kanun”) 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza ile Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç tutulmuştur.
- Buna ek olarak ile 5.000 Türk Lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları bu Yönetmeliğin kapsamındadır. Yapılan ekleme ile birlikte uzlaşma kapsamına alınan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tutarı her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle belirlenecek olup belirlenen tutarlar Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete’de ilan edilecektir.
- Genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin uzlaşma taleplerinin incelenmesi için üç kişilik vergi dairesi uzlaşma komisyonları ile Merkezi Uzlaşma Komisyonuna ek olarak defterdarlık uzlaşma komisyonu, vergi dairesi başkanlığı uzlaşma komisyonu ve vergi daireleri koordinasyon uzlaşma komisyonunun kurulacağı düzenlenmiştir.
- Uzlaşma talebi dilekçesinin interaktif vergi dairesi üzerinden gönderilmesi de mümkün hale getirilmiştir.
İlgili Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ödeme Emrini Durduran Zamanaşımı Def'inin İtirazın İptali Davasında İleri Sürülmesinin Gerekli Olmadığına Dair Karar
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/180 E., 2021/170 K. sayılı ve 02/02/2022 tarihli kararı 3 Ağustos 2022 tarihli ve 31912 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.
Davacı, davalının 2011 ila 2016 yılları arasında kullandığı kaynak bedellerini ödemediği için takip başlatmıştır. Davalı taraf yasal süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde borca itiraz ederek zamanaşımı def’ini ileri sürmüş, davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davalının sulama bedellerinden sorumlu olduğu ve yasal süre içerisinde borca itiraz ederek zamanaşımı defi’nin ileri sürülmesi gerektiğini belirtmiş, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Adalet Bakanlığı’nın 2/03/2022 tarihli yazısında; ödeme emrine itiraz da zamanaşımı def'i ileri sürüldüyse, itirazın iptali davasında def’inin ileri sürülmemesinin olumsuz sonuç doğurmayacağı, borca itiraz aşamasında zamanaşımı def’ini ileri süren davalının itirazın iptali davasında davaya cevap sürecinde yeniden zamanaşımı def’inde bulunmasının gerekli olmadığı ileri sürülerek hükmün bozulması talep edilmiştir.
Yargıtay konuya ilişkin olarak ödeme emrine itiraz ederken zamanaşımı def’ini ileri süren ve icra takibini durdurmuş olan borçlunun, itirazın iptali davasında bu def’iyi tekrardan ileri sürmesinin gerekli olmadığı sonucuna varmıştır.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Haksız Çıkma Zammının Mülkiyet Hakkını İhlal Ettiğine Dair Karar
Anayasa Mahkemesinin 2019/4408 başvuru numaralı ve 18/05/2022 tarihli kararı 3 Ağustos 2022 tarihli ve 31912 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.
Başvurucu, ödeme emrine karşı açılan dava reddedildiği için uygulanan haksız çıkma zammının tahsilinden vergi borcu yeniden yapılandırıldığı hâlde vazgeçilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi yaptığı incelemede somut olayın mülkiyet hakkına müdahalede bulunup bulunmadığını “kamu yararı” çerçevesinde değerlendirmiştir. Mahkeme, 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olduğuna dikkat çekerek söz konusu müdahalenin erişilebilir, belirli ve öngörülebilir bir kanuna dayandığı sonucuna varmıştır.
Buna karşılık ödeme emrine karşı dava açılması tahsilatı durdurmayacağından Mahkeme hızlandırma amacına ulaşması bakımından elverişli olmadığı sonucuna varmıştır. Diğer taraftan haksız çıkma zammının uygulanabilmesi için vergi aslıyla ilgili yargısal sürecin kesinleşmesinin gerekmediği anlaşılmıştır. Ayrıca haksız çıkma zammının hesaplanmasında borcun aslı ve ferileriyle birlikte değerlendirildiğinde feri alacakların tutarına göre kamu borçlularının, kamu alacağının kıyasla önemli bir tutarda haksız çıkma zammı ödemek durumunda kaldığı vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesince yapılan değerlendirmede başvurucu hakkında uygulanan haksız çıkma zammı mülkiyet hakkına yönelik ölçüsüz bir müdahale teşkil ettiği ve bunun 6183 sayılı Kanun’un 5. Maddesinin beşinci fıkrasından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.
6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin beşinci fıkrası Anayasa Mahkemesinin 21/4/2022 tarihli ve Esas No: 2021/119, Karar No: 2022/48 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesince vurgulandığı üzere bu kuralın iptal edilmiş olması başvurucunun bireysel mağduriyetini gidermemiştir. Yapılan açıklamalar ışığında iptal edilen kuralın başvurucunun mülkiyet hakkına yaptığı müdahalenin ölçülü olmadığı sonucu varılmış ve başvurucunun mağduriyetinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği belirtilmiştir.
Netice itibariyle başvurucunun Anayasa’nın 35.maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Kararların İcrasını Kesinleşme Şartına Bağlayan Kuralların İptali Kararı
Anayasa Mahkemesinin 2017/127 esas sayılı ve 30/06/2022 tarihli kararı 4 Ağustos 2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.
Mahkemeler 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 16. maddesinin Anayasa’ya aykırılığını ileri sürerek bu maddenin iptalini talep etmişlerdir. İtiraz konusu kurallarda; kamulaştırmasız el atmadan dolayı hak sahiplerince açılan bedel ve tazminata ilişkin davalarda verilen kararların kesinleşmedikçe yerine getirilmemesi, daha önce başlatılmış ve hâlihazırda devam etmekte olan icra takiplerinin de kesinleşmiş mahkeme kararı ibraz edilinceye kadar durdurulması öngörülmektedir.
Mahkemeler tarafından yapılan başvuru kararlarında özetle; itiraz konusu kurallar uyarınca kararların icrası için kesinleşme şartının aranmasının alacağın tahsilini geciktirdiği, malike aşırı bir külfet yüklediği, ölçülü olmadığı, kamu yararı ile kişisel yarar arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi malik aleyhine bozduğu, mahkeme kararlarının uygulanma imkanının geçmişe etkili olacak şekilde zorlaştırılmasının hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığı, daha önce aynı konuyu düzenleyen hükümlerin Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasına rağmen benzer düzenlemelerin yeniden öngörülmesinin adil yargılanma hakkını ve hukuk devleti ilkesini zedelediği belirtilerek kuralların Anayasa’nın 13, 35, 36, 46 ve 153. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede kuralların Anayasa’nın 13, 35, 36, 43 ve 46. maddelerine aykırı olduğu bu sebeple 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 16. maddesinin iptaline karar verilmiştir.
Bahsi geçen kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Elektronik Ortamda Tebliğ Hükümlerinin Kanunilik İlkesini İhlal Ettiğine Dair Karar
Anayasa Mahkemesinin 2017/33714 başvuru numaralı ve 25/05/2022 tarihli kararı 3 Ağustos 2022 tarihli ve 31912 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.
Başvurucu, elektronik ortamda tebliğe ilişkin zorunluluklara uyulmadığı gerekçesiyle vergi dairesince uygulanan özel usulsüzlük cezasının kanuni dayanağının bulunmaması nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Anayasa Mahkemesi yaptığı inceleme neticesinde kanuni dayanak olmaksızın düzenleyici işlemle vergi kabahati ve ceza ihdas edilmesinin Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesiyle bağdaşmayacağı sonucuna varmıştır.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
info@zumbul.av.tr
Türkçe
English