Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. Rekabet Kurumu Tarafından Zirai İlaç ve Tohumculuk Sektöründe Faaliyet Gösteren Bazı Teşebbüsler Hakkında Soruşturma Başlatılmıştır

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından zirai ilaç ve tohumculuk pazarlarında faaliyet gösteren teşebbüslerin rekabeti sınırlayıcı eylemleri hakkında yürütülen ön araştırma sonucunda, 22.05.2025 tarihli ve 25-20/482-M sayılı Kurul kararı ile bazı teşebbüsler hakkında soruşturma başlatılmasına karar verilmiştir.

Bu kapsamda;

  • Zirai ilaç pazarına yönelik olarak teşebbüsler arasında rekabete hassas bilgi değişiminin gerçekleştirildiği,
  • Zirai ilaç ve/veya tohumculuk pazarlarında faaliyet gösteren teşebbüs ve teşebbüs birlikleri arasında iş gücü piyasasına yönelik rekabete hassas bilgi değişimi yapıldığı,
  • Çalışan ayartmama yönünde anlaşmalar akdedildiği iddiaları üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla soruşturma başlatıldığı duyurulmuştur.

Kurum tarafından yayınlanan duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. TİTCK Tarafından Klinik Araştırmalarda Görevlendirme Bildirimleri Hakkında Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Klinik Araştırmalarda Görevlendirme Bildirimleri Hakkında Kamuoyu Duyurusu 02.07.2025 tarihinde Kurum’un resmi internet sitesinde kamuoyuna duyurulmuştur.

27.05.2023 tarihli ve 32203 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 35'inci maddesinin dördüncü fıkrası 05.06.2025 tarihli ve 32921 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

“(4) Araştırma ekibinde görevlendirilmelerinden önce; araştırmacılara ait bilgiler etik kurul ve Kuruma, yardımcı klinik araştırma personeline ait bilgiler ise etik kurula bildirilir. Yardımcı klinik araştırma personeline ait bilgiler Kurum tarafından talep edilmesi durumunda ayrıca Kuruma da sunulur.”

Değişiklik sonrasında Klinik Araştırmalar Daire Başkanlığı tarafından başlama izni verilen klinik araştırmalarda aşağıda belirtilen usullere göre hareket edilmesi gerekmektedir:

  • Yalnızca araştırmacı görevlendirme bildirimleri Klinik Araştırmalar Modülü üzerinden, akademik araştırmalarda ise posta yoluyla Kurum’a iletilmelidir.
  • Araştırmacı dışındaki görevlendirmeler (örneğin: araştırma hemşiresi, araştırma eczacısı, saha görevlisi, izleyici, yardımcı araştırma personeli vb.) bildirim niteliğinde olup mevcut durumda Kuruma bildirim yapılması gerekmemektedir. Ancak Kurum tarafından yapılacak ayrı bir talep halinde bu bilgiler de Kurum’a iletilmelidir.
  • Klinik Araştırmalar Modülü’nde yer alan araştırmacı dışındaki bildirim alanlarının kapatılmasına ilişkin çalışmalar halen sürdürülmektedir.
  • Son olarak etik kurullara yapılacak görevlendirme bildirimlerinde herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Araştırma ekibine ilişkin tüm görevlendirmelerin etik kurullara bildirilmesi zorunluluğu devam etmektedir.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Tarafından Teknogirişim Rozeti Verilmesine İlişkin Yönetmelik Yayımlanmıştır

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Teknoloji ve Yenilik Odaklı Girişimlerin Belirlenmesi ve Belgelendirilmesine Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 03.07.2025 tarihli ve 32945 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik ile teknoloji ve yenilik tabanlı, ölçeklenebilir iş modellerine sahip girişimlerin belirlenmesi ve bu girişimlere “teknogirişim rozeti” verilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Yönetmelik ile öne çıkan hususlar aşağıda özetlenmiştir:

  • Teknogirişim rozeti başvurusu yapabilmek için girişimlerin; Türkiye’de kurulmuş şahıs veya sermaye şirketi olması, KOBİ niteliğini taşıması, bağımsız işletme statüsünde bulunması, kuruluş tarihinden itibaren 15 yılı geçmemiş olması ve teknoloji/yenilik odaklı, ölçeklenebilir bir iş modeline sahip olması gerekmektedir.
  • Başvuru, Bakanlık tarafından oluşturulan portal üzerinden yapılacaktır. Başvurular Genel Müdürlükçe değerlendirilecek; gerekli durumlarda değerlendirici kuruluşlardan veya komitelerden görüş alınabilecektir.
  • Girişimin teknoloji ve yenilik tabanlı, ölçeklenebilir bir iş modeline sahip olduğu aşağıdaki kriterlerden herhangi biriyle ispatlandığında teknogirişim rozeti verilebilecektir:
    • Teknoloji geliştirme bölgesinden kabul alınması,
    • TEKMER kabulü,
    • TÜBİTAK 1512 veya 1812 destek programlarından yararlanılması.
  • Girişim, bu şartları sağlamıyorsa değerlendirme Genel Müdürlük komitesi veya yetkilendirilen değerlendirici kuruluş komitesi tarafından yapılacaktır.
  • Rozet geçerlilik süresi üç yıl olarak belirlenmiş olup yenileme başvurusunun belirlenen sürede yapılmaması halinde belge iptal edilecektir.
  • Girişimin yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya rozete esas kriterleri kaybetmesi durumunda teknogirişim rozeti Genel Müdürlük tarafından iptal edilebilecektir.
  • Rozet başvurularına dair itirazlar bir kereye mahsus olmak üzere yapılabilecek ve itiraz değerlendirme komisyonu tarafından verilen kararlar kesin olacaktır.
  • Tütün, alkol, kumar, gayrimenkul yatırımı, siyasi ve hukuka aykırı faaliyetler yürüten girişimlere teknogirişim rozeti verilmeyecektir.

Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir. 

Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. 

  1. Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından ÖTV Kanunu’na Ekli (I) Sayılı Liste Hakkında Güncellemeye İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun (“Kanun”) 12.  maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Kanun’a ekli (I) sayılı listedeki maktu vergi tutarlarının güncellenmesine ilişkin olarak kamuoyu duyurusu (“Kamuoyu Duyurusu”) 03.07.2025 tarihinde yayınlanmıştır.

Kamuoyu Duyurusu’na göre;

  • Kanun’un 12. maddesinin beşinci fıkrasında, (I) sayılı listede yer alan maktu vergi tutarları ile Cumhurbaşkanınca belirlenen en son maktu vergi tutarlarının, Türkiye İstatistik Kurumu (“TÜİK”) tarafından ocak ve temmuz aylarında ilan edilen yurt içi üretici fiyat endeksinde son altı ayda meydana gelen değişim oranında, bu değişimin ilanı gününden geçerli olmak üzere yeniden belirlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.
  • TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, son altı ayda meydana gelen değişim oranı %15,71 olarak hesaplanmıştır.
  • Kanun’un ekli (I) sayılı listedeki mallar için maktu ÖTV tutarları %15,71 oranında artırılmıştır.
  • Güncellenmiş maktu tutarlara GİB tarafından paylaşılan tablo aracılığıyla ulaşılabilecektir.

Kamuoyu Duyurusu’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Sermaye Piyasası Kurulu Tarafından 46 Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısına Erişim Engeli Getirilmiştir

Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK”) tarafından hazırlanan 2025/38 sayılı ve 3.07.2025 tarihli Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni (“Bülten”) SPK’nın resmi internet sayfasında yayınlanmıştır.

SPK tarafından Türkiye'de yerleşik kişilere yönelik kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde bulunduğu ve yurt dışında kaldıraçlı işlem yaptırdığı tespit edilen 46 adet internet sitesi hakkında Sermaye Piyasası Kanunu’nun 99/A maddesinin üçüncü fıkrası ile 99’uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erişim engeli getirilmiştir.

Söz konusu Bülten’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Genetik Verilerin İşlenmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlara İlişkin Rehber Güncellenmiştir

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Genetik Verilerin İşlenmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlara İlişkin Rehber (“Rehber”) güncellenerek Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır. 

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (“General Data Protection Regulation – GDPR”) kapsamında kişisel verilerin korunması alanında önemli değişiklikler yapılmış olup Tüzüğün 4. maddesinin (13) numaralı fıkrasında genetik veri; bir gerçek kişinin fizyolojisi veya sağlığı hakkında eşsiz bilgiler sağlayan ve özellikle ilgili kişiden alınan biyolojik bir numunenin analizinden elde edilen, kalıtım yoluyla alınmış ya da sonradan kazanılmış özelliklere ilişkin kişisel veriler olarak tanımlanmıştır. Genetik verilerin günümüzde birçok alanda kullanılabildiği, bu alanlar arasında özellikle teşhis ve tedavi amaçlı genetik analizlerin uygulandığı sağlık sektörünün öne çıktığı belirtilmiştir. 

Bu kapsamda, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) 6. maddesinde özel nitelikli kişisel veri olarak açıkça düzenlenmiş olan genetik verilerin işlenmesine ilişkin esasların belirlenebilmesi amacıyla Kurum tarafından söz konusu Rehber hazırlanmıştır. 

Rehber’e göre Genetik Verilerin İşlenmesine yönelik Kurum tarafından belirlenen ilkeler kısaca aşağıdaki şekildedir; 

  • Genetik verilerin ancak Kanun’un 4. maddesinde yer alan genel ilkelere ve 6. maddesinde düzenlenen şartlara uygun olmak kaydıyla, belirlenen ilkeler çerçevesinde işlenebileceği belirtilmiştir.  
  • Genetik veri işleme faaliyetlerinin, ölçülülük ilkesine aykırı olmamak, hakkın özüne dokunmamak ve veri güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınması suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Veri işleme yönteminin, ulaşılmak istenen amaç açısından uygun ve elverişli olması gerektiği, bununla birlikte daha az müdahaleci alternatif bir yöntem veya daha az veri ile aynı amaca ulaşmanın mümkün olması hâlinde, genetik veri işleme faaliyetinin hukuka uygunluk taşımayacağı vurgulanmıştır.  
  • Genetik verilerin niteliği gereğince genetik veri işleyecek veri sorumluları veya yetkilendirdikleri kişiler Kanun’un 10. maddesi uyarınca hangi genetik verilerin hangi hukuki sebeple ve hangi amaçla toplandığı, bu verilerin önemi, ihlâl durumunda ortaya çıkabilecek sonuçların neler olabileceği, genetik verilerin işlenmesine yönelik riskler hususlarına ilişkin olarak ilgili kişileri ayrıca aydınlatmalıdır.  
  • Veri işleme yöntemi ile ulaşılmak istenilen amaç arasında orantılılık bulunması gerektiği; bu bağlamda, kullanılan araç ile ulaşılmak istenen sonuç arasında ölçülü bir ilişki kurulması gerektiği ifade edilmiştir. İşlenen genetik verilerin, yalnızca gerektiği süre boyunca muhafaza edilmesi, gerekliliğin sona ermesi hâlinde ise veri saklama ve imha politikalarına uygun şekilde, gecikmeksizin imha edilmesi gerektiği belirtilmiştir.  
  • Genetik verilerin içerdiği bilgi niteliği bakımından son derece hassas olduğu ve yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamını etkileyebilecek ulusal stratejik sonuçlara yol açabileceği vurgulanmış ve genetik veri işleyen veri sorumluları tarafından alınması gereken idari tedbirlere ilişkin tavsiyeler verilmiştir. 

Bu çerçevede Rehber’in, veri sorumlularının hukuka uygun veri işleme faaliyetlerinde bulunabilmeleri ve Kanun kapsamındaki yükümlülüklerini doğru hukuki sebeplere dayanarak yerine getirebilmeleri amacıyla yönlendirici nitelik taşıdığı ifade edilmiştir. 

İlgili Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. 

  1. KVKK Tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numaralarının İşlenmesi Hakkında Rehber Güncellenerek Yayınlanmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numaralarının İşlenmesi Hakkında Rehber (“Rehber”) güncellenerek Kurum’un resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.

Rehber’de özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir;

  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) 3. maddesinin (d) bendinde kişisel veri, “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanmıştır.
  • T.C. kimlik numarası, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca kişilerin tanımlanmasında esas alınan, yalnızca bilgisayar aracılığıyla oluşturulan, bireye özgü ve sabit bir sayı dizisi olup kişisel veri niteliği teşkil etmektedir.
  • T.C. kimlik numarası özel nitelikli kişisel veri kapsamında olmamakla birlikte; diğer kişisel verilere erişimi kolaylaştırması nedeniyle genel nitelikli kişisel veriler içinde özel öneme sahip olduğu değerlendirilmiştir.
  • Rehber’de örnek olarak;
    • Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılara (“ETAHS”) yapılacak şikâyet başvurularında, Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, başvuru sahibinin gerçek kişi olması hâlinde T.C. kimlik numarasına yer verilmesinin zorunlu olduğu, özellikle fikri ve sınai mülkiyet hakkı ihlallerine ilişkin başvurularda kimlik tespiti amacıyla bu bilginin sunulması gerektiği belirtilmiştir.
    • Noterlik işlemlerinde ise, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca noterlerin işlem yapan kişilerin kimlik ve ifadelerini tespit etmekle yükümlü olduğu, işlem yapacak kişilerin kimliklerinin tam ve doğru şekilde öğrenilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
  • Kanunu’nun 4. maddesinde yer alan genel ilkelere uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, “amacla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma” ilkesi gözetilmeden yapılan veri işleme faaliyetleri hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
  • Bir kişisel veri işleme faaliyetinin ölçülülük ilkesine uygun olabilmesi için;
    • Elverişlilik (veri işleme faaliyetiyle amaca ulaşılabilir olması),
    • Gereklilik (amacın daha az müdahaleci yollarla da gerçekleştirilememesi),
    • Orantılılık (araç ile amaç arasında makul bir dengenin bulunması) kriterlerinin birlikte sağlanması gerekmektedir.
  • Örneğin, bir mobil uygulamada kimlik doğrulama işlemi için T.C. kimlik numarası işlenebilecekse de aynı doğrulama işlemi telefon numarasıyla da yapılabiliyorsa daha az müdahale içeren telefon numarası tercih edilmelidir.
  • Avrupa Birliği düzenlemelerinde de benzer şekilde ulusal kimlik numarası gibi bireyleri benzersiz tanımlayan verilere özel önem atfedilmekte ve bu verilerin işlenmesine ilişkin özel koşullar üye devletlerce belirlenebilmektedir.
  • Bu doğrultuda, veri sorumlularının T.C. kimlik numarası işlenmesi faaliyetlerinde mümkün olan en az müdahale içeren yöntemi tercih etmesi ve kişisel veri koruma yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği vurgulanmıştır.

​Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Rekabet Kurumu Tarafından Çevrim İçi Müzik Akış Hizmetleri Pazarında Faaliyet Gösteren Bir Ekonomik Bütünlük Hakkında İnceleme Başlatılmıştır

Rekabet Kurulunun 28.06.2025 tarihli toplantısında, çevrim içi müzik akış hizmetleri pazarında faaliyet gösteren bir ekonomik bütünlüğün 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği yönündeki iddialar değerlendirilerek söz konusu iddialara ilişkin olarak inceleme başlatılmasına karar verilmiştir.

Geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olan ve müzik içeriğinin önemli dağıtım kanallarından biri haline gelen ilgili teşebbüs tarafından Türkiye’de uygulandığı ifade edilen strateji ve politikalarının, müzik endüstrisinde rekabet karşıtı etkilere yol açtığı yönündeki iddiaların kapsamlı şekilde ele alınması amaçlanmaktadır.

Bu doğrultuda; çevrim içi müzik akış hizmetleri pazarında faaliyet gösteren rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırıcı nitelikte uygulamalarda bulunulup bulunulmadığı, lisans ilişkileri kapsamında hak sahiplerine ödenen telif ücretlerinin dağılımını etkileyen davranışların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve platformda yer alan sanatçılar ile içerik üreticileri arasında başta görünürlük olmak üzere çeşitli yönlerden ayrımcılık yapılıp yapılmadığı hususlarının detaylı şekilde incelenmesi öngörülmektedir.

Kurum tarafından yayınlanan duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Ticaret Bakanlığı Tarafından Haksız Fiyatlandırma Yapan Süt Şirketlerine 58,3 Milyon TL Ceza Uygulandığına İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından Haksız Fiyatlandırma Yapan Süt Şirketlerine 58,3 Milyon TL Ceza Uygulandığına İlişkin Kamuoyu Duyurusu 08.07.2025 tarihinde Bakanlığın resmi sosyal medya hesaplarında yayınlanmıştır.

2024 yılında yürürlüğe konulan düzenlemeler[1] doğrultusunda “haksız ticari uygulamalar” tanımlanmış ve bu uygulamaların yasaklanmasına yönelik hükümler getirilmiştir.

Söz konusu düzenlemeler çerçevesinde, süt sektöründe faaliyet gösteren üretici ve tedarikçilerin haksız ticari uygulamalara maruz kaldığına ilişkin şikâyetler değerlendirmeye alınmış; özellikle küçük ölçekli süt üretici ve tedarikçilerinin korunmasını teminen Ticaret Bakanlığı tarafından denetim faaliyetleri başlatılmıştır.

Gerçekleştirilen denetimler sonucunda toplam 58,3 milyon Türk lirası tutarında idari para cezası uygulanmıştır.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Ticaret Bakanlığı Tarafından Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun 2025 Yılı İlk Yarıyıl-6 Aylık Denetim Bilançosu Kamuoyuna Duyurulmuştur

Ticaret Bakanlığı tarafından Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun (Kurul”) 2025 Yılı İlk Yarıyıl-6 Aylık Denetim Bilançosuna ilişkin kamuoyu duyurusu 7.07.2025 tarihinde Bakanlığın resmi sosyal medya hesaplarında yayınlanmıştır.

Kurul’un 2025 yılının ilk 6 aylık dönemine ilişkin denetim sonuçları, ilgili kurumlar tarafından değerlendirilmiş ve aykırılık tespit edilen işletmelere toplamda yaklaşık 7,38 milyar TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Söz konusu kamuoyu duyurusunda yer alan hususlar özetle aşağıdaki şekildedir:

2025 yılı Ocak–Haziran döneminde; İç Ticaret Genel Müdürlüğü, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ve 81 ilde faaliyet gösteren Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla 287.752 firma ve 18.073.112 ürün denetlenmiştir.
Bu denetimlerde aykırılık tespit edilen 49.791 firmaya toplam 1,5 milyar TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.

Rekabet Kurumu tarafından yürütülen incelemeler sonucunda ise 129 firmaya toplam 5,8 milyar TL tutarında idari para cezası kesilmiştir.

Haziran ayı özelinde 48.654 firma denetlenmiş, aykırılık tespit edilen 7.587 firmaya 322,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.

İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde, 2.310 gerçek ve tüzel kişiye toplam 643,2 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.
Bu doğrultuda:

  • Fahiş fiyat uygulamaları kapsamında 405 kişi ve kuruluşa 254,6 milyon TL,
  • Haksız ticari uygulama ve ödeme süresi ihlalleri kapsamında 6 kişi ve kuruluşa 232,2 milyon TL,
  • Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren 140 gerçek ve tüzel kişiye80,1 milyon TL,
  • Emlak sektöründe faaliyet gösteren 226 gerçek ve tüzel kişiye 43,3 milyon TL,
  • Kuyum sektöründe faaliyet gösteren 83 gerçek ve tüzel kişiye 16,7 milyon TL

idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimlerde, 1.089 gerçek ve tüzel kişiye toplam 289 milyon TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.
Bu kapsamda:

  • Tüketici sözleşmelerine ilişkin aykırılıklar nedeniyle 123,7 milyon TL,
  • Reklam ve haksız ticari uygulamalara ilişkin aykırılıklar nedeniyle 141,1 milyon TL,
  • Ürün güvenliği ihlalleri kapsamında ise 24,2 milyon TL 

idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

81 ilde faaliyet gösteren Ticaret İl Müdürlükleri tarafından 213.160 firma denetlenmiş; 46.392 firmaya toplam 616,2 milyon TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.
İstanbul, 35.859 firma ve 5.432.844 ürün denetimi ile denetimlerde ilk sırada yer almıştır ve bu denetimler sonucunda toplam 429,4 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.

Rekabet Kurumu tarafından yürütülen denetimlerde, 2025 yılının ilk 6 ayında gıda endüstrisi sektörü, 3 milyar TL ceza ile ilk sırada yer almıştır.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1.  Rekabet Kurulu Tarafından Çikolata Sektöründe Faaliyet Gösteren Şirket Hakkında Yürütülen Soruşturma Sonuçlandırılmıştır

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından çikolata sektöründe faaliyet gösteren bir şirket hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin kamuoyu duyurusu 7.07.2025 tarihinde Kurum’un resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.

Duyuruda yer verilen hususlar özetle aşağıdaki şekildedir:

  • Şirket hakkında yürütülen soruşturma 07.03.2024 tarihli Rekabet Kurulu (“Kurul”) kararı ile sunulan taahhütlerin kabul edilmesi suretiyle sonlandırılmıştır.
    Akabinde söz konusu Kurul kararına ilişkin olarak Ankara 15. İdare Mahkemesi nezdinde iptal davası açılmış ve dava sonucunda Kurul kararı mahkeme tarafından iptal edilmiştir.
  • Kurul tarafından yürütülen soruşturmada teşebbüs tarafından sunulan ve kabuklu fındık alım miktarının azaltılması, iç fındık alım miktarının artırılması, alımların pazarın işleyişini bozmayacak şekilde gerçekleştirilmesi ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin referans fiyatının altında alım yapılmaması yönündeki taahhütlerin, rekabet sorunlarını giderebilecek nitelikte olduğu değerlendirilerek dosya taahhüt yoluyla sonuçlandırılmıştır. Ancak Ankara 15. İdare Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; söz konusu taahhütlerin, teşebbüsün hâkim durumunu kötüye kullanma riskini ortadan kaldırmaya yönelik yeterli güvence sunmadığı, fındık piyasasına etkilerinin bütüncül ve ekonomik bir analizle değerlendirilmediği gerekçesiyle Kurul kararı iptal edilmiştir.
  • Mahkeme kararında yalnızca taahhüt kararının iptaline hükmedilmiş; teşebbüse yönelik herhangi bir idari yaptırıma ya da ceza uygulamasına gidilmemiş olup ilgili karara ilişkin hukuki süreç halen devam etmektedir.
  • Mahkeme kararının ardından, kabul edilen taahhütlere uyum yükümlülüğü ortadan kalkmış olmakla birlikte fındık piyasasında rekabetin etkin şekilde işlemesini sağlamak amacıyla konunun yeniden Kurul gündemine alınması ihtiyacı doğmuştur. Bu doğrultuda Kurul tarafından yeni bir karar tesis edilinceye kadar teşebbüsün 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında hâkim durumu kötüye kullanmama yükümlülüğü devam etmektedir.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.