Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Seçim Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Rehber Kamuoyuyla Paylaşılmıştır
24 Ocak 2024 tarihinde Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından Kurum’un internet sitesinde yayınlanan Seçim Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunması Rehberi (“Rehber”) ile Yüksek Seçim Kurulu’na (“YSK”), YSK’yla ilgisi bulunan kamu idarelerine, siyasi partilere, adaylara ve seçmenlere 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) kapsamında seçim faaliyetleri esnasında işlenen kişisel verilere ilişkin yükümlülükleri hatırlatılmıştır.
Kurum tarafından söz konusu Rehber’de:
- Seçmen kütüğünün düzenlenmesi, güncellenmesi, askıya çıkartılması, aday adaylığı, aday gösterme, kesin aday listelerinin ilanı, seçim propagandası, kamuoyu araştırmaları, oy verme gibi seçim faaliyetleri esnasında kamu kurumları ve siyasi partilerce kişisel verilerin işlenmesinin kaçınılmaz olduğu,
- YSK, siyasi partiler ve bağımsız adayların veri sorumlusu olarak ele alındığı,
- Seçimlerin yönetim ve denetiminden sorumlu olan YSK’nın yetkisinin, 6698 sayılı Kanun’un 28 inci maddesinin 2 nci fıkrasının “denetleme veya düzenleme görevlerinin yürütülmesi” hükmü uyarınca kısmi istisna kapsamına girdiği ve bunun sonucunda;
- Kanun’un aydınlatma yükümlülüğünü düzenleyen 10’uncu,
- Zararın giderilmesini talep etme hakkı hariç, ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11’inci,
- Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünü düzenleyen 16’ncı
maddelerinden muaf olduğu,
- Rehber kapsamında ilgili kişilerin, seçmenler başta olmak üzere seçim süreçlerinde kişisel verileri işlenen gerçek kişiler olduğu
belirtildikten sonra seçim süreçlerinde ilgili veri sorumluları bakımından kişisel verilerin hangi işleme şartları kapsamında işlenebileceği alt başlıklar halinde sıralanmıştır:
a) Yüksek Seçim Kurulu ve İlgili Kamu Kurum Kuruluşları Tarafından İşlenen/Aktarılan Kişisel Verilere İlişkin İşleme Şartları:
YSK tarafından ilgili mevzuat hükümlerine göre işlenen ve aktarılan kişisel verilerin bir bölümünün Kanun’un “kanunlarda açıkça öngörülme” kapsamına girdiği ve ilgili kişilerin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerin işlenmesi mümkün olduğu ifade edilmiş ve kişisel verilerin işlendiği haller şu şekilde sayılmıştır:
- Seçmen kütüğünde işlenen seçmenin adı, soyadı, baba adı, ana adı, doğum yılı, doğduğu ilçe adı, oturduğu yer adresi gibi kişisel bilgiler,
- Seçmen kütüğünün adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilgileri esas alınarak her yıl yeniden düzenlenmesi, güncellenmesi,
- Seçmen kütüklerinin muhtarlıklarda iki hafta süreyle askıya çıkarılması,
- Seçmen bilgi kâğıdı,
- Seçime ilişkin belgelerin ilgililere teslimi,
- Seçim evrakının saklanması,
- Yurt dışı seçmenlerin elektronik ortamda oy vermesi,
- Engelli seçmenlerin oy kullanmalarının kolaylaştırılması.
b) Siyasi Partiler Tarafından İşlenen Kişisel Verilere İlişkin İşleme Şartları:
Siyasi Partiler tarafından ilgili mevzuat hükümlerine göre işlenen ve aktarılan kişisel verilerin bir bölümünün Kanun’un “kanunlarda açıkça öngörülme” ve ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verisi olan “siyasi düşüncesi” nin işlenmesine neden olan kişisel veri işleme faaliyetleri bakımından ise “sağlık ve cinsel hayat dışındaki verilerin, Kanunlarda öngörülen hallerde ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenmesi mümkündür” şeklindeki uygunluk sebepleri gereği ilgilinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerin işlenmesi mümkün olduğu ifade edilmiş ve kişisel verilerin işlendiği hallerin bazıları şu şekilde sayılmıştır:
- Seçimlerin yapılması,
- Parti adaylarının tespiti,
- Parti seçmen listesi,
- Basın, iletişim araçları ve internette propaganda faaliyetleri kapsamında kişisel verilerin işlenmesi: “Vatandaşların, elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajlarla, taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılamaz. Ancak, siyasi partilerin kendi üyelerine gönderdiği sesli, görüntülü veya yazılı mesajlar her zaman serbesttir.”
c) Bağımsız Adaylar ve Kişisel Verilerin İşlenme Şartları:
Bağımsız adaylar tarafından muhtelif amaçlarla kişisel verilerin işlenmesi halinde söz konusu işlemenin Kanun’un 5’inci ve varsa özel nitelikli kişisel veriler bakımından Kanun’un 6’ncı maddesinde yer alan işleme şartlarına uygun olarak işlenmesi gerekmekte olup “Seçim Propagandası” kapsamında siyasi partiler için geçerli olan kuralın burada da geçerli olduğu ve bağımsız adayların vatandaşlara sesli, görüntülü veya yazılı mesajlar gönderemeyecekleri ve vatandaşların kişisel verilerini bu amaçla işlemeyecekleri anlaşılmaktadır.
Bağımsız adaylar propaganda yasağı dışında başka amaçlarla kişisel veri işlemeleri halinde, veri işlemenin amaç ve vasıtalarının belirlenmesinden, veri kayıt sisteminin kurulması ve yönetilmesinden veri sorumlusu olarak sorumlu olmaktadır.
Rehber’de ayrıca;
- Siyasi partiler ve bağımsız adayların Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca veri işleme faaliyetinde aydınlatma yükümlülüğünün bulunduğu,
- YSK ve 02.04.2018 tarih ve 2018/32 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararı uyarınca siyasi partilerin VERBİS’e kayıt yükümlülüğünden istisna tutulduğu,
- Seçim süreçlerinde işlenen kişisel verilerin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması durumunda resen veya ilgili kişinin talebi üzerine ilgili veri sorumluları tarafından uygun yöntemler ile imha edilmesi gerektiği,
- Kanun’un ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11 inci maddesi gereği “zararın giderilmesini talep etme hakkı” hariç YSK’nın söz konusu madde hükümlerinden muaf olduğu,
- Siyasi partiler ve seçim süreçlerinde kişisel veri işlemeleri halinde veri sorumlusu olan bağımsız adayların Kanun kapsamında kendilerine yapılan başvurulara Kanun’un 13 ve 14’üncü maddeleri ile ikincil düzenlemelere uygun olarak cevap vermekle yükümlü olduğu,
- Hakları ihlal edilen kişilerin genel hükümlere ve Kurum’un “İlgili Kişinin Hak Arama Yöntemleri” rehberine göre, tazminat hakkı saklı olmak üzere yargı yoluna başvurabileceği
ifade edilmiştir.
Söz konusu Rehber’e ilişkin Kurum’un duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
Seçim Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunması Rehberi’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu Bir Şirket Tarafından Sunulan Yurt Dışına Veri Aktarımı Taahhütnamesini Onayladı
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) 29 Ocak 2024 tarihinde resmi internet sayfasında paylaştığı duyurusunda, Celltrion Healthcare İlaç Sanayi ve Limited Şirketi tarafından yurtdışına kişisel veri aktarımı yapılması hususundaki Taahhütname başvurusunu, Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) tarafından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (“Kanun”) 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının[1] (b) bendi kapsamında değerlendirdiğini ve 25.01.2024 tarihinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından söz konusu veri aktarımına izin verildiğini açıklamıştır.
Söz konusu kamuoyu duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
- Enerji Sektöründe Siber Güvenlik Yetkinlik Modelinin Kapsamı Genişletilmiştir
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“Kurum”) tarafından 28 Ocak 2024 tarihli ve 32443 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Enerji Sektöründe Siber Güvenlik Yetkinlik Modeli Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 6 Haziran 2023 tarihli ve 32213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Enerji Sektöründe Siber Güvenlik Yetkinlik Modeli Yönetmeliği’ne (“Yönetmelik”) “black-start”, “seri tabanlı iletişim” gibi uygulamalar eklenmiştir.
Söz konusu değişiklikler ile;
- Yönetmeliğin kapsamı; elektrik iletim lisansı sahibi, elektrik dağıtım lisansı sahibi, kabulü yapılmış ve işletmedeki kurulu gücü 100 MWe ve üzeri lisansa sahip her bir elektrik üretim tesisi sahibi, boru hattı ile iletim yapan doğal gaz iletim lisansı sahibi, sevkiyat kontrol merkezi kurmakla yükümlü doğal gaz dağıtım lisansı sahibi, doğal gaz depolama lisansı sahibi (LNG, yer altı), ham petrol iletim lisansı sahibi ile rafinerici lisansı sahibi tüzel kişiler, “Kabulü yapılmış, Black-Start özelliğine sahip olup ulusal şebekeye katkı verebilecek olan elektrik üretim tesisi sahibi tüzel kişiler” ve “Kabulü yapılmış, TEİAŞ SCADA/EMS Sistemi ile seri tabanlı iletişim yöntemlerini kullanmadan haberleşmekte olan elektrik üretim tesisi sahibi tüzel kişiler” olmuştur.
- Yönetmelik’te;
- Black-Start, “bir elektrik santralinin veya bir elektrik şebekesinin bir bölümünün, tamamen veya kısmen kapandığında, harici elektrik güç iletim şebekesinin desteği olmadan yeniden başlatılması”,
- EMS, “elektrik yönetim sistemi”,
- Seri tabanlı iletişim, “veri aktarımında bir iletişim kanalı veya bilgisayar veriyolu üzerinden sırayla, her seferinde bir bit veri gönderme işlemi”
olarak tanımlanmıştır.
Yayımı tarihinde yürürlüğe giren Enerji Sektöründe Siber Güvenlik Yetkinlik Modeli Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kur Koruması Uygulanan Hesaplar İçin Zorunlu Karşılık Oranları TCMB Tarafından İndirilmiştir
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”, “Merkez Bankası”) tarafından hazırlanan Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2024/2) (“Tebliğ”) 30 Ocak 2024 tarihli ve 32445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak miktarsal sıkılaştırma yoluyla Türk lirası mevduata geçişe yönelik adımlar atılmıştır.
Tebliğ ile;
- Kur/fiyat koruma desteği sağlanan hesaplar için zorunlu karşılık oranının, 6 aya kadar olan vadelerde yüzde 30'dan yüzde 25'e indirilmesine,
- Döviz cinsinden mevduat/katılım fonu hesapları için Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılık oranının yüzde 4’ten yüzde 8’e yükseltilmesine
karar verilmiştir.
19 Ocak 2024’ten itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Merkez Bankası’nın konuya ilişkin duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
- TCMB Tarafından Bankaların Karşılıksız Çeklerde Ödemekle Yükümlü Olduğu Çek Yaprağı Miktarları Artırılmıştır
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından hazırlanan Çek Defterlerinin Baskı Şekline ve Bankaların Hamile Ödemekle Yükümlü Olduğu Miktarın Belirlenmesine İlişkin Tebliğ (Sayı: 2010/2)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2024/1) (“Tebliğ”) 27 Ocak 2024 tarihli ve 32442 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak muhatap bankalar açısından çeşitli değişiklikler getirmiştir.
Tebliğ ile muhatap bankaların;
- Süresinde ibraz edilen karşılıksız her bir çek yaprağı için sorumlu olduğu miktar 6.000 Türk Lirası’ndan 9.270 Türk Lirası’na,
- 2010/2 Sayılı Çek Defterlerinin Baskı Şekline ve Bankaların Hamile Ödemekle Yükümlü Olduğu Miktarın Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’den önce yayınlanan Tebliğlere göre düzenlenen fakat sonradan süresinde ibraz edilen karşılıksız her bir çek yaprağı için ise sorumlu olduğu miktar 6.000 Türk Lirası’ndan 8.650 Türk Lirası’na
yükseltilirken ikinci düzenleme kapsamında kısmen karşılığı bulunan çekler için, muhatap bankanın, her bir çek yaprağı için miktarı 8.650 Türk Lirası’na tamamlayarak ödeme yapması gerekmektedir.
Söz konusu değişiklikler 31 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından Ödeme ve Elektronik Para İhracı Hizmeti Sağlayan Kuruluşların Asgari Özkaynak Tutarları Güncellenmiştir
27 Ocak 2024 tarihli ve 32442 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ (“Tebliğ”) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca (“TCMB”) Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik’in (“Yönetmelik”) “Asgari özkaynak yükümlülüğüne” ilişkin tutar sınırları 30 Haziran 2024’ten itibaren geçerli olmak üzere artırılmıştır.
Tebliğ ile özkaynak yükümlülüklerinin son hali aşağıdaki şekildedir:
|
KURULUŞLAR |
30 HAZİRAN 2024 ÖNCESİ İÇİN |
30 HAZİRAN 2024’TEN İTİBAREN |
|
Fatura ödemelerine aracılık eden hizmet kuruluşları |
7.000.000 Türk Lirası |
10.000.000 Türk Lirası |
|
Ödeme hesaplarına ilişkin bilgileri çevrimiçi platformlarda sunan ödeme kuruluşları hariç diğer ödeme kuruluşları (POS cihazı vb.) |
15.000.000 Türk Lirası |
20.000.000 Türk Lirası |
|
Elektronik para kuruluşları |
41.000.000 Türk Lirası |
55.000.000 Türk Lirası |
Tebliğ’in Resmi Gazete’de yayımlanan tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Gelir İdaresi Başkanlığı’nca İptal Edilen Kamu İhalelerine Yönelik Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No:69) Yayımlanmıştır
27 Ocak 2024 tarihli ve 32442 sayılı Resmi Gazete’de, Hazine ve Maliye Bakanlığı (“Bakanlık”) Gelir İdaresi Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından yayımlanan Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 69) (“Tebliğ”) ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun (“Kanun”) “II. Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümünde, iptal edilen ihale kararı ve bu ihaleye ilişkin düzenlenen sözleşmelerin damga vergisi tabiyetinde değişiklikler yapılmıştır.
Tebliğ’e göre;
- 28/12/2023 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonrası Kanun’un “II. Kararlar ve mazbatalar” başlıklı hükmünde yer alan ve damga vergisi ile İhale Kanunlarına tabi sözleşmeler için: “4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararı ve ihaleye ilişkin olarak ihale makamı ile düzenlenen sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur” hükmü getirilmiştir.
- İhale kararlarına ait damga vergisinin hangi durumlarda iade edileceğine ilişkin açıklamalar 29/9/2016 tarihli ve 29842 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 60)’nde yapılmıştır ve bu Tebliğ’e göre ret ve iade işlemleri yapılacaktır.
- İhale kararı ve ihaleye ilişkin olarak ihale makamı ile düzenlenen sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iade işlemi için;
- 488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunan mükelleflerce mükellefiyetlerinin bulunduğu vergi dairelerine,
- 488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunmayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine,
- Ödemenin vergi daireleri dışındaki muhasebe birimlerine yapılmış olması durumunda, yukarıda belirtilen ilgili vergi dairesine
başvurulacaktır.
- Mükelleflerin iade başvurularında, damga vergisinin ödendiğine dair makbuz/vergi dairesi alındısı ve ihalenin iptal edildiğine ilişkin tevsik edici belge ile ihale makamından ihale konusu işin ne kadarının gerçekleştiğine ilişkin yazının bulunması şarttır.
- Damga vergisinde vergiyi doğuran olay olan kağıtların düzenlenmesinden ve hukuken tekemmül etmesinden sonra kağıda konu muamelelerin iptal edilmiş olması vergilendirmeyi etkilemeyecektir.
- Başkanlık tarafından Tebliğ’e sunulan örnek olay şu şekildedir:
“(K) Belediyesi tarafından ihalesi yapılan "12 Ay Süreli Yemek Hizmeti Alımı İşi" (Y) Yemek Hizmetleri Ltd. Şti. uhdesinde kalmış, söz konusu işe ilişkin olarak 1/6/2023 tarihli ihale kararına ve 16/6/2023 tarihinde imzalanan sözleşmeye ait damga vergisi ödenmiştir. Daha sonra ihalenin diğer katılımcılar tarafından dava konusu yapılması neticesinde, mahkeme tarafından 15/1/2024 tarihli kararla ihalenin iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine, (Y) Yemek Hizmetleri Ltd. Şti. ihale kararı ve sözleşme için ödediği damga vergisinin iadesini talep etmiştir.
Söz konusu ihalenin mahkeme kararına istinaden iptali nedeniyle, ihale kararının ve ihaleye ilişkin olarak ihale makamı ile düzenlenen sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergileri iade olunacaktır.”
28 Aralık 2023’ten itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Tebliğ’e ilişkin Başkanlık’ın duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
- Helal Akreditasyon Kurumu Tarafından 2024 Yılı İdari Para Ceza Tutarları Belirlenmiştir
Helal Akreditasyon Kurumu (“Kurum”) tarafından 26 Ocak 2024 tarihli ve 32441 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2024 Yılı Helal Akreditasyon Kurumu İdari Para Cezalarının Yeniden Değerlemesine İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”) ile akredite olmadan uygunluk değerlendirme alanlarına göre ürün ve hizmet veren kuruluşların 1/11/2017 tarihli ve 7060 sayılı Helal Akreditasyon Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun (“Kanun”) hükümlerine uymamaları halinde ödenecek olan idari para cezası tutarları güncellenmiştir.
Tebliğ ile;
Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına[1] aykırı hareket edenler ile ikinci fıkrasına[2] aykırı olarak akredite olmaksızın helal uygunluk değerlendirme hizmeti veren kuruluşlara, Kurum’un Yönetim Kurulu tarafından uygulanacak olan idari para cezasının;
- Alt limiti 100.000 Türk lirasından 158.460 Türk lirasına,
- Üst limiti ise 1.000.000 Türk lirasından 1.584.600 Türk lirasına
çıkarılmış olup söz konusu hükümler 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli olacaktır.
Yayımı tarihinde yürürlüğe giren Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Tarafından Yapılan Ön Araştırma Sonucunda Beyaz Et Sektöründe Faaliyet Gösteren Teşebbüsler Hakkında Soruşturma Açılmıştır
Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından yayınlanan 25 Ocak 2024 tarihli duyuruya göre, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesinin ihlaline yönelik bulguların ciddi ve yeterli bulunması sonucunda, aralarında Banvit Bandırma Vitaminli Yem Sanayi A.Ş. ve Şenpiliç Gıda Sanayi A.Ş.’nin de bulunduğu 10 teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
Kurum tarafından 4 Ocak 2024 tarihli toplantı ve 24-01/8-M (1) sayılı kararla hakkında soruşturma açılmasına karar verilen teşebbüsler şu şekildedir:
- Abalıoğlu Lezita Gıda Sanayi A.Ş.,
- As Tavukçuluk Tarım İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.,
- Banvit Bandırma Vitaminli Yem Sanayi A.Ş.,
- Beypi Beypazarı Tarımsal Üretim Paz. San. ve Tic. A.Ş.,
- CP Standart Gıda San. ve Tic. A.Ş.,
- Erpiliç Entegre Tavukçuluk Üretim Pazarlama ve Tic. A.Ş.,
- Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Tic. San. A.Ş.,
- Hastavuk Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
- Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşl. San. Tic. A.Ş.,
- Şenpiliç Gıda Sanayi A.Ş.
Yapılan açıklamalar soruşturma açılan teşebbüslerin Kanun’u ihlal ettikleri anlamına gelmemekle birlikte konuya dair Kurum’un duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumunca Elektronik ve Beyaz Eşya Sektöründe Faaliyet Gösteren Electrolux Şirketi Hakkında 27 Milyon Türk Lirası Civarında İdari Para Cezası Uygulanmasına Karar Verilmiştir
Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından 26 Ocak 2024 tarihinde Kurum’a ait internet sitesinden Electrolux Dayanıklı Tüketim Mamülleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Teşebbüs”) hakkında yürütülen soruşturmanın tamamlandığı duyurulmuştur.
Kurum tarafından verilen 18.01.2024 tarihli ve 24-05/83-33 sayılı karar ile;
- Soruşturma neticesinde teşebbüsün yeniden satıcıların satış fiyatlarını tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 4. maddesinin ihlal ettiğine karar verilmiştir.
- Teşebbüs hakkında Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) uyarınca, teşebbüs hakkında 27.475.570,39-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Kurum’un konuya ilişkin duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
Kurum’un 18.01.2024 tarihli ve 24-05/83-33 sayılı kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmıştır
Kültür ve Turizm Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından 26 Ocak 2024 tarihli ve 32441 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile turizm amaçlı kiralanan mevcut müstakil konutların başvuru ve izin şartları belirlenmiştir.
28/12/2023 tarihli ve 32413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik’e eklenen “Mevcut müstakil konutlar” başlıklı Geçici Madde 2 ile 1 Ocak 2024 tarihinde turizm amaçlı kiralama faaliyetine konu olan müstakil konutlarda;
- Başvurunun konut ibaresi içermeyen tapuyla yapılması halinde tapunun değerlendirmeye alınması için taşınmaz üzerinde konut bulunduğuna ilişkin yazılı beyanın ve Yönetmelik’in 5 inci maddesinde sayılan izin başvurusu belgelerinin bulunması gerekmektedir.
- Buna göre yapılacak başvurular için 31/12/2024 tarihine kadar geçerli olmak üzere izin belgesi düzenlenecektir.
Söz konusu yenilikleri getiren Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
28/12/2023 tarihli ve 32413 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ön Alım Hakkı Bedelinin Yargılama Süresince Depo Edilmesi Sonucu Enflasyon Karşısında Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine Dair Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından (“AYM”) 25 Ocak 2024 tarihli ve 32440 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2018/17652 başvuru numaralı ve 19/10/2023 tarihli bireysel başvuru kararı (“Karar”) ile başvurucunun, aleyhine açılan ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescili davası yargılamasının gereksiz uzaması sonucu yaklaşık 6 yıldır ön alım bedelinin depo edildiği ve satış bedeli ile ön alım bedeli arası oluşan enflasyon farkı nedeniyle maddi ve manevi zarara uğrayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası incelenmiştir.
Karar’a göre;
- Başvurucu, 22/05/2012 tarihinde dava konusu taşınmazın satış bedelini ödemiş olup başvurucu aleyhine aynı yıl içinde kanuni ön alım hakkına dayalı bedelde muvazaa iddiasıyla tapu iptali ve tescili davası açılmıştır.
- Yerel Mahkeme’nin kararı uyarınca başvurucu, 05/11/2015 tarihinde ön alım hakkını kullanmak isteyen davacıya satış bedeli ve tapu masraflarından oluşan 718.502,72 TL önalım bedelini vezneye depo etmiştir.
- Yerel Mahkeme yargılama sonunda davanın kabulüne karar vererek başvurucuya ait payın iptaline ve davacı adına depo edilen bedelin hüküm kesinleştiğinde başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir.
- Kararın temyiz edilmesi ve karar düzeltme talebinde bulunulması sonucu başvurucu, söz konusu ön alım bedelini 21/05/2018 tarihinde tahsil etmiş ve bunun sonucunda bireysel başvuruda bulunmuştur.
- AYM tarafından yapılan değerlendirme sonucunda;
- Mülkiyet hakkına yönelik özel kişiler arası uyuşmazlık söz konusu olduğundan devletin pozitif yükümlülüğünün incelendiği,
- Ön alım hakkının kullandırılmasının ve ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında bedelin geç depo edilmesinin ve depo edilen bedelin vadeli hesapta nemalandırılmamasının başvurucuya aşırı ve olağan bir külfet yükleyip yüklemediğinin önemli olduğu,
- Yerel Mahkeme’nin yargı sürecinin hızlı işlememesinin kişiler üzerinde oluşturduğu etkileri asgari seviyeye indirme yükümlülüğünün bulunduğu ve bu tedbirleri almamış olmasının, mülkiyet hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülüğü ihlal ettiği,
- Başvurucunun bedelin depo edilmesinde ve yargılamanın uzamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı,
- İlk derece mahkemesinin makul süre içinde depo kararı ve sonrasında depo edilen parayı vadeli hesapta tutulması kararı verme imkanına sahipken bu yollara başvurmadığından alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğramasına yol açtığı ve Anayasa’nın 35. maddesinde yer alan mülkiyet hakkının ihlal ettiği
ifade edilerek başvurucunun uğradığı zararın, alacağın uğradığı değer kaybı bedeli olduğu belirtilmiş ve başvurucuya 436.983 TL maddi tazminat ve yargılama giderlerinin ödenmesine karar verilmiştir.
Karar’ın Resmi Gazete’de yayımlanan tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Tutulacak Defterlere İlişkin Değişiklikler Yapılmıştır
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından 26 Ocak 2024 tarihli ve 32441 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği (“Yönetmelik”) hükümlerinde değişiklik yapılarak idari işlerin yürütümü amacıyla tutulan defter ve dosyaların kapsamı yeniden belirlenmiş ve bazı hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.
Yeni hükümler ile 19/6/2002 tarihli ve 24790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’te yapılan değişiklikler şu şekildedir:
- Başkanlık divanı ve yönetim kurulu tarafından CMK konusunda defter tutulması zorunlu olmuştur.
- Başkanlık, defter kayıtları ve dayanak belgelerin düzenli bir şekilde saklanması için gerekli tedbirleri almakla sorumlu tutulmuştur.
- Yönetmelik’in 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası “Barolar, defter kayıtlarını ve dayanağı belgeleri, elektronik ortamda da tutabilirler. Başkanlık, sistemin güvenliğini sağlamak suretiyle defter kayıtları ve dayanağı belgelerin elektronik ortamda tutulması, yedeğinin alınması ve düzenli bir şekilde saklanması için gerekli tedbirleri alır.” şeklinde değiştirilerek konuya ilişkin dördüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.
- Adalet Müfettişlerine idari denetimin fiziksel veya elektronik olarak yapılması imkanı getirilmiştir.
Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English