Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Yargıtay Tarafından Dava Dilekçesinde Belirtilmeyen Faiz Türünün Islah Yoluyla Değiştirilmeyeceğine Hükmedilmiştir
30 Mart 2024 tarihli ve 32505 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2023/6597 Esas ve 2024/448 Karar sayılı ilamına (“Karar”) göre bankacılık işleminden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin davada dava dilekçesinde “işleyecek faiz” ile tazminat talebinde bulunan davacının, faiz türü belirtmediğinden yasal faiz talebinde bulunduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu kararda;
- Davacı vekili dava dilekçesinde; şimdilik 1.000,00 TL tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile müvekkilinin kullanmak zorunda kaldığı kredi için ise 100,00 TL’nin kredi kullanma tarihinden itibaren işlemiş faizi ile tahsilini talep etmiştir.
- Davacı vekili daha sonrasında ıslah dilekçesi ile talebini 14.263,36 TL'ye yükseltmiş ve bu miktar için en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsilini istemiş; kullanılan kredi için ise talebini 3.780,40 TL'ye yükselterek işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
- İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile davacının toplam 14.263,36 TL ana para alacağının 1.000,00 TL'sinin dava, 13.263,36 TL 'sinin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar vermiştir.
- Adalet Bakanlığı’nın (“Bakanlık”) kanun yararına bozma yoluna başvurusu üzerine kararı inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi;
- Davacı vekilinin dava ve ıslah dilekçesinde, kredi kullanma tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinde bulunmasının ve Mahkemece talep aşımı oluşturacak şekilde haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı,
- Davacının dava dilekçesinde tazminat talebini "işleyecek faizi" ile talep ederken faiz türünü belirtmediğinden yasal faiz talebinde bulunduğu,
- Her ne kadar ıslah dilekçesinde en yüksek banka mevduat faizi ile tahsil talebinde bulunulmuş ise de ıslahla faiz türünün değiştirilemeyeceği
belirtilmiş ve hükmün KANUN YARARINA BOZULMASINA karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2023/6597 Esas ve 2024/448 Karar sayılı ilamının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- TCMB Tarafından Vadesine En Çok 3 Ay Kalan Senetler İçin Uygulanan Reeskont ve Avans Faiz Oranları Yükseltilmiştir
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından hazırlanan ve 1 Nisan 2024 tarihli ve 32507 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ’e (“Tebliğ”) göre reeskont işlemlerinde uygulanan iskonto faiz oranı yıllık yüzde 50,75’e, avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı ise yıllık %51,75’e yükseltilmiştir.
TCMB tarafından en son 23 Aralık 2023’te ilan edilen faiz oranlarına göre; reeskont işlemlerinde uygulanan iskonto oranı yüzde 43,25, avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı ise yüzde 44,25 olarak uygulanmaktaydı.
Tebliğ, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) İşlem Tutarı Limitlerinin Artırılacağı Duyurulmuştur
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“Merkez Bankası” veya “TCMB”) tarafından paylaşılan 2 Nisan 2024 tarihli ve 2024-16 sayılı basın duyurusuna göre 4 Nisan 2024 tarihi itibarıyla FAST işlem tutar limitleri;
- para transferlerinde 50.000 TL’den 100.000 TL’ye,
- FAST-TR karekod kullanılarak gerçekleştirilecek dinamik doğrulamalı işyeri ödemelerinde ise 100.000 TL’den 250.000 TL’ye
yükseltilecektir.
Merkez Bankası tarafından ilgili artırımların kullanıcıların FAST sistemine gösterdikleri ilgi ve ödemeler ekosisteminin dinamik gereksinimleri sonucu yapıldığı belirtilmiştir.
TCMB’nin ilgili basın duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Gelir İdaresi Başkanlığınca Kurumlar Vergisi Beyan Rehberi Yayımlanmıştır
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (“GİB” veya “Başkanlık”) 29 Mart 2024 tarihli duyurusuna göre kurumlar vergisi mükelleflerinin 2023 hesap döneminde elde ettikleri kurum kazançlarının vergilendirilmesine yönelik Kurumlar Vergisi Beyan Rehberi (“Rehber”) hazırlanmıştır.
Rehber’de;
- Kurumlar vergisinin konusu ve mükellefleri,
- Kurumlar vergisinde muafiyet ve istisnalar,
- Kurum kazancının tespitinde yapılan indirim ve giderler,
- Kurumlar vergisinde zarar mahsubu,
- Kurumlar vergisinde mahsup ve iadeler,
- Vergiye uyumlu mükelleflere yapılan %5 indirim,
- Kurumlar vergisi oranı,
- Geçici verginin beyanı ve ödemesi,
- Kurumlar vergisinin beyanı ve ödemesi,
- Kurumlar vergisi beyanına ilişkin örnekler
gibi hususlar yer almıştır.
Mart/2024 tarihli ve 517 yayın numaralı Kurumlar Vergisi Beyan Rehberi’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Başkanlığın konuya ilişkin duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
- 2023 Takvim Yılı Gelir Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Süreleri Uzatılmıştır
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (“GİB” veya “Başkanlık”) 28 Mart 2024 tarihli ve 166 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri (“Sirküler”) ile 1 Nisan 2024 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2023 takvim yılına ait Yıllık Gelir Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 5 Nisan 2024 Cuma günü sonuna ertelenmiştir.
Aynı Sirküler ile elektronik defter uygulamasına dâhil olanlar tarafından 1 Nisan 2024 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi de aynı tarihe ertelenmiştir.
Başkanlığın 28/3/2024 tarihli ve VUK-166/ 2024-4 sayılı Sirküler’inin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Başkanlığın söz konusu Sirküler’e ilişkin 28 Mart 2024 tarihli duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
- Avrupa Komisyonu Tarafından AliExpress Hakkında Avrupa Birliği-Dijital Hizmetler Yasası’nı İhlal İddiasıyla Resmi İşlem Başlatılmıştır
Avrupa Birliği Komisyonu’nun (“Komisyon”) 14 Mart 2024 tarihli basın duyurusuna göre Dijital Hizmetler Yasası (“DSA”) bağlamında içerik denetimi ve şikayet işleme mekanizması, reklam ve tavsiye sistemlerinin şeffaflığı, satıcıların izlenebilirliği ve veri erişimi ile bağlantılı alanlarda AliExpress incelenecektir.
Duyuruya göre, resmi süreç aşağıdaki alanlara odaklanacaktır:
- Tüketicilerin sağlığına risk oluşturan belirli ürünlerin (sahte ilaçlar, gıda ve besin takviyeleri gibi) ve özellikle küçükler için yasaklanması gereken ürünlerin (pornografik materyallere erişim gibi) platformdaki yeri,
- Yasadışı içeriğin yayılmasını önlemeye yönelik etkili önlemlerin eksikliği,
- Çevrimiçi platformun "gizli bağlantılar" aracılığıyla alıcıların manipülasyonunu önlemeye yönelik etkili önlemlerin eksikliği,
- Etkileyicilerin "AliExpress İş Ortağı Programı" aracılığıyla yasadışı veya zararlı ürünleri tanıtmasının özel risklerini önlemeye yönelik eksikliği,
- Etkili bir iç şikayet sistemi yükümlülüğüne uyum,
- Sunulan reklamlar için aranabilir ve güvenilir bir veritabanı sağlama yükümlülüğüne uyum,
- DSA'nın 40. maddesi uyarınca talep edilen bilgilere erişim uyumu
Komisyon tarafından resmi süreçlerin sona ermesi için herhangi bir tarih belirlenmemiş olup Komisyon ayrıca AliExpress'in soruşturulan hususları aydınlatmak için taahhütlerde bulunmasına izin vermiştir.
AliExpress 25 Nisan 2023 tarihinde DSA uyarınca çok büyük çevrimiçi platform (VLOP) olarak belirlenmesinin ardından AB'de 104.3 milyon aylık aktif kullanıcıya sahip olduğunu duyurmuştur.
Konuyla ilgili Komisyonun İngilizce basın bültenine buradan ulaşabilirsiniz.
17 Şubat 2024’ten itibaren AB'deki tüm çevrimiçi aracılar için geçerli olan Dijital Hizmetler Yasası’nın İngilizce tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurulu Tarafından Ünlü Bir Temizlik Markasına Yaklaşık 4.6 Milyon TL İdari Para Cezası Verilmiştir
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) 24.01.2024 tarihli ve 24-06/93-M sayılı kararı uyarınca alıcılarının yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 4. maddesini[1] ihlal eden ABC Deterjan Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında yürütülen soruşturma kapsamında teşebbüse 4.635.094,32 TL idari para cezası verilmiştir.
Kurul tarafından ilgili kararın uzlaşma uygulaması kapsamında alındığı ve idari para cezasında %25 oranında indirim uygulandığı belirtilmiştir.
Kurul’un kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Sıfır Atık Projesine İlişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (2024/4) Yayımlanmıştır
2 Nisan 2024 tarihli ve 32508 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2024/4 sayılı “Sıfır Atık” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (“Genelge”) ile iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında bina ve yerleşkeler ile mahalli idarelerde oluşturulacak sıfır atık yönetim sistemine ve 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ne ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
Genelge’ye göre;
Uygulanacak olan “Sıfır Atık Projesi” döngüsel ekonomiye dayalı kaynak ve atık yönetimini ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını, israftan kaçınılmasını ve atıkların yeniden kullanımını desteklemektedir.
Ülkemiz tarafından Birleşmiş Milletler (“BM”) Genel Kurulu’na sunulan “Sürdürülebilir Kalkınma İçin 2030 Gündemini ilerletmek amacıyla sıfır atık girişimlerinin teşvik edilmesi” başlıklı karar tasarısının kabul edildiği gün olan 30 Mart tarihi, “Uluslararası Sıfır Atık Günü” kabul edilmiştir.
30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından belirlenen usul ve esaslarla Cumhurbaşkanlığı himayesinde etkinlikler düzenlenecektir.
Söz konusu sıfır atık yönetim sistemi, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu (“Kanun”), 12/7/2019 tarihli ve 30289 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliği (“Yönetmelik”) ve diğer ilgili mevzuatlar esas alınarak kurulacaktır.
Yükümlülükleri getirmekten kaçınanlara ilgili mevzuat hükümleri uyarınca idari yaptırım uygulanacaktır.
Genelge’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Avrupa Komisyonunun Talebi Uyarınca Belirli Tıbbi Cihazlarda Kanserojen ve Toksik Maddelerin Değerlendirildiği Rehber Kamuoyu Görüşüne Açılmıştır
Türkiye Tıbbi İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (“TİTCK” veya “Kurum”) duyurusuna göre Avrupa Birliği’nin (“AB”) tıbbi cihazlara ilişkin 2017/745 sayılı Tüzüğü (“MDR”) uyarınca 18.6.2019 yılında kabul edilen “Belirli tıbbi cihazlarda kanserojen, mutajen, üreme için toksik (CMR) veya endokrin bozucu (ED) özelliklere sahip ftalatlar dâhil ftalatların mevcudiyetinin fayda-risk değerlendirmesi hakkında rehber” SCHEER (“Sağlık Riskleri, Çevresel Riskler ve Ortaya Çıkan Riskler Hakkında Bilim Kurulu”) tarafından kamuoyu görüşüne sunulmuştur.
Avrupa Komisyonu’nun (“Komisyon”) ilgili duyurusunda, rehberin;
- İlgili paydaşlar (imalatçılar, onaylanmış ve düzenleyici kuruluşlar) tarafından kullanılmak üzere tasarlandığı,
- Tıbbi cihazlarda kullanılan ftalatlar için alternatif malzemeler, tasarımlar veya tıbbi tedaviler de dâhil olmak üzere olası alternatiflerin değerlendirilmesini açıkladığı,
- CMR kategori 1A veya 1B ve/veya endokrin bozucu ftalatların (CMR/ED ftalatlar) tıbbi cihazlarda ve/veya bunlarda kullanılan parça veya malzemelerde ağırlıkça (w/w) %0,1'in üzerindeki yüzdelerde bulunmasını gerekçelendiren bir fayda riski değerlendirmesi gerçekleştirme metodolojisini tanımladığı,
- Aynı zamanda tıbbi cihazlardaki diğer CMR/ED maddelerinin fayda risk değerlendirmesi için de kullanılabileceği
belirtilmiştir.
Komisyon ilgili taraflara 28 Nisan 2024 tarihine kadar söz konusu taslak dokümana ilişkin yorumlarını sunması için süre vermiştir.
Tıbbi Cihazlara ilişkin (AB)2017/745 sayılı Tüzük (MDR), Ek I, Bölüm II Kısım 10.4.3 uyarınca rehberlerin en güncel bilimsel kanıtlara dayanarak asgari beş yılda bir güncellenmesi gerekmekte olup Avrupa Komisyonu’nun ilgili duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
TİTCK’in konuya ilişkin duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Yapılan Denetimler Sonucunda Beşeri Tıbbi Ürünler İmalathaneleri İyi İmalat Uygulamaları Kılavuzu Güncellenmiştir
Türkiye Tıbbi İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“TİTCK” veya “Kurum”) tarafından yayınlanan 27 Mart 2024 tarihli duyuruya göre Beşeri Tıbbi Ürünler İmalathaneleri İyi İmalat Uygulamaları (GMP) Kılavuzu (“Kılavuz”), PIC/S’in yayınladığı PE 009-17 numaralı GMP Kılavuzunun son versiyonuna uyumlaştırılarak güncellenmiştir.
Bu kapsamda Kılavuzun Ek-1 (Steril Tıbbi Ürünlerin İmalatı), Ek-13 (Tıbbi Araştırma Ürünlerinin İmalatı) ve Ek-16 (Mesul Müdür Tarafından Sertifikasyon ve Seri Serbest Bırakma) bölümlerinde güncellemeler yapılmıştır.
Kılavuz yayınlandığı tarihte yürürlüğe girmiş olup Ek-1, Ek-13 ve Ek-16 geçiş süresi kapsamında 1 Ocak 2025’ten itibaren yürürlüğe girecektir.
Kılavuz’un son halinin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Tıbbi Cihazların Test, Kontrol ve Kalibrasyon Faaliyetlerine İlişkin Kılavuzda Değişiklik Yapılmıştır
Türkiye Tıbbi İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (“TİTCK” veya “Kurum”) 25 Mart 2024 tarihli duyurusuna göre Tıbbi Cihazların Test, Kontrol ve Kalibrasyonu Hakkında Yönetmelik Kapsamında Yürütülecek Test, Kontrol ve Kalibrasyon Faaliyetlerine İlişkin Kılavuz (Versiyon No:3) (“Kılavuz”) yayınlanmıştır.
Söz konusu değişiklik doğrultusunda;
- Metrolojik izlenebilirlik maddesine üretici kriterleri hususu eklenmiştir.
- Madde atıflarında düzenleme yapılmıştır.
- Standartların güncel versiyonlarına yer verilmiştir.
İlgili Kılavuz’un yürürlük tarihi 22/03/2024 olup tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Telsiz Ekipmanlarının Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik Yürürlüğe Girmiştir
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (“BTK” veya “Kurum”) hazırladığı Telsiz Ekipmanlarının Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 27 Mart 2024 tarihli ve 32502 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile;
- BTK’nın görev ve sorumluluğunda bulunan ve fiziksel ya da uzaktan iletişim araçları vasıtasıyla piyasaya arz edilen telsiz ekipmanları için alınacak önlemler düzenlenmiştir.
- Yasal olmayan yollarla piyasaya arz edilen, piyasada bulundurulan veya IMEI numarası da dâhil olmak üzere teknik özelliklerinde yasal olmayan değişiklikler yapılan cihazlar kapsam dışı bırakılmıştır.
- Yazılı ve görsel basın, radyo ve televizyon, internet ve benzeri her türlü uzaktan iletişim aracı vasıtasıyla veya fiziksel olarak pazarlama, reklam ve promosyonla satış ve kiralaması yapılan cihaz, piyasaya arz edilmiş sayılacaktır.
- Cihaza ilişkin bir teknik düzenlemenin bulunmadığı veya insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler içermediği veya belirli risklere yahut risk kategorilerine ilişkin hükümler içermediği durumlarda, referans numaraları Avrupa Birliği Resmî Gazetesi’nde yayımlanan cihazın güvenliğine ilişkin Avrupa standartlarına karşılık gelen ulusal standartlara uygun cihaz güvenli kabul edilecektir.
- Piyasa gözetimi ve denetimi kapsamında, Kurum’un görevlendirdiği kişiler mevzuata uygun incelemenin yanında duyusal inceleme, numune alma, alınan numuneyi muayene veya teste tabi tutma gibi yollara başvurabilecektir.
- Kurum, gerekli görülen hallerde cihaza ait teknik belgeleri imalatçı, ithalatçı veya yetkili temsilciden talep edebilecektir.
- Cihazın ciddi risk taşıdığının tespit edilmesi ve ciddi riski ortadan kaldıracak başka bir yöntemin bulunmaması halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (“Kurul”) ciddi risk taşıyan cihazların piyasadan çekilmesini sağlayabilecektir.
- İnsan sağlığı veya güvenliğinin korunmasına ilişkin acil müdahale gereken ciddi riskin bulunduğu durumlarda, Kurul tarafından iktisadi işletmecinin savunması talep edilmeden idari yaptırım kararı alınacaktır.
- Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil eden bir fiilin bir suç veya daha ağır idari para cezası ile cezalandırılmayı gerektiren bir kabahat oluşturmaması halinde, 5/3/2020 tarihli ve 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununda (“Kanun”) öngörülen ve iktisadi işletmecilere uygulanacak idarî para cezaları bir katından dört katına kadar artırılarak uygulanacaktır.
- Bu Yönetmelik hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihe kadar denetim süreci tamamlanmış olmakla birlikte hakkında herhangi bir idari yaptırım uygulanmasına gerek olmayan cihazlar ile denetim süreci Kanun yürürlüğe girdikten sonra ve bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce başlamış olan cihazlar bu Yönetmelik hükümlerine tabi olacaktır.
Yayımı tarihi olan 27 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Veri Sorumlusu Allianz Sigorta A.Ş. Sisteminde Yer Alan Acente Verilerinin Siber Saldırıya Uğradığına İlişkin Veri İhlali Bildirimi
Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) internet sayfasında yayınlanan kamuoyu duyurusuyla Allianz Sigorta A.Ş.’nin siber saldırıya uğradığı paylaşılmıştır.
Söz konusu ihlal, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesinin[2] (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumlusu tarafından Kuruma bildirilmiştir.
Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Allianz Sigorta A.Ş. tarafından Kuruma gönderilen yazıda özetle;
- İhlalin 07.03.2024 tarihinde başladığı ve 18.03.2024 tarihinde sona erdiği,
- Veri sorumlusuna ait bazı bilgilerin siber saldırgan/saldırganlar tarafından internette satışa sunulduğu ve bunun Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (“USOM”) tarafından bildirildiği, ihlalin bu sayede 21.03.2024 tarihinde tespit edildiği,
- Siber saldırgan/saldırganlarca veri sorumlusu acentelerin, talep ve şikâyetlerini veri sorumlusuna ilettiği “Hizmet Masası” isimli platforma yetkisiz erişim sağlandığı,
- İhlalden etkilenen kişisel verilerin kimlik, görsel ve işitsel kayıtlar, iletişim ve finans (kredi kartı bilgisi dahil) verileri ile özel nitelikli kişisel verilerden felsefi inanç, din, mezhep ve diğer inançlar, sağlık bilgileri ve dernek üyeliği verilerinin olabileceği,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi gruplarının çalışanlar, iş ortakları, müşteriler ve potansiyel müşteriler olduğu,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi ve kayıt sayısının henüz tespit edilemediği,
- İlgili kişilerin, veri sorumlusunun e-postası ve çağrı merkezi aracılığıyla veri ihlali hakkında bilgi alabileceği
ifade edilmiştir.
Konuya ilişkin inceleme devam etmekle birlikte, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 28.03.2024 tarih ve 2024/557 sayılı Kararı ile söz konusu veri ihlali bildiriminin Kurumun internet sayfasında ilan edilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusu metnine buradan ulaşabilirsiniz.
[1] “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
Bu haller, özellikle şunlardır:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,
Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”
[2] “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler
MADDE 12- (1) Veri sorumlusu;
a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek,
b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek,
c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak,
amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.
(2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.
(3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır.
(4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.
(5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.”
Türkçe
English