Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Tarafından Eski Tebligat Pusulasına İlişkin İçtihat Aykırılığı Giderilmiştir
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından 13 Mayıs 2026 tarihinde alınan 2026/1 Esas ve 2026/8 Karar sayılı Bölge İdare Mahkemeleri Kararları Arasındaki Aykırılığın Giderilmesi İstemi Hakkında Karar (“Karar”) 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (“VUK”) 102. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kapıya yapıştırma usulüyle yapılan tebligatlarda kullanılan tebligat pusulasının (18.01.2024 tarihli ve 558 Sıra No.lu Tebliğ ile değiştirilmeden önceki eski hâlinin) mükellefler yönünden yeterli güvence sağlayıp sağlamadığı ve tebligatın usule uygun olduğunun ispatına elverişli olup olmadığı hususunda Bölge İdare Mahkemeleri arasında ortaya çıkan içtihat aykırılığı incelenmiştir.
- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesi tarafından, kapıya yapıştırma suretiyle yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu kabul edilerek davalar süre aşımı yönünden reddedilmişken; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dava Dairesi tarafından, tebligat pusulasının idarede kalan nüshasında ("adrese ikinci kez gelindiği", "evrakın idareden alınabileceği" vb.) yasal şerhlerin bulunmaması gerekçesiyle tebliğin usulsüz olduğuna karar verilmiş ve bu durum içtihat aykırılığına sebep olmuştur.
- Tebligat pusulasının "idare nüshası" ve "muhatap nüshası" olmak üzere iki kısımdan oluştuğu; muhatabın kapısına yapıştırılan "muhatap nüshasında" VUK'un 102. maddesi kapsamında bildirilmesi gereken tüm yasal uyarıların eksiksiz olarak yer aldığı saptanmıştır. İlgili yasal uyarıların sadece dava dosyasına sunulan "idare nüshasında" bulunmamasının, işlemin hukuki güvenceleri sağlamadığı anlamına gelmeyeceği vurgulanmıştır.
- Muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle gerçekleştirilen tebliğ usulünün mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirmediği ve yeterli güvenceleri içerdiği yönündeki Anayasa Mahkemesinin 22 Eylül 2021 tarihli, 2021/37 E. ve 2021/63 K. sayılı kararı dayanak olarak gösterilmiştir.
- Danıştay, tebligatın temel fonksiyonlarının "muhatabın bilgilendirilmesi" ve "tebliğ işleminin belgelendirilmesi" olduğunu; eski tebligat pusulası örneğinin bu iki fonksiyonu yerine getirmeye elverişli olduğunu ve bu nedenle hukuki güvence bakımından yeterli kabul edilmesi gerektiğini değerlendirmiştir.
- 558 Sıra No.lu Tebliğ ile değiştirilmeden önceki tebligat pusulası örneği kullanılarak yapılan tebligatların, VUK'un 7061 sayılı Kanun ile değişik 102. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen usule uygun olduğuna oyçokluğuyla kesin olarak hükmedilmiştir. Böylece, Bölge İdare Mahkemeleri arasındaki içtihat aykırılığı, söz konusu tebligatların usulüne uygun olduğu yönündeki Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda giderilmiştir.
Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2026-2030) Hakkında Genelge Yayımlanmıştır
Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan Türkiye'de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2026-2030) ile İlgili 2026/7 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (“Genelge”) 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Genelge kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:
- Küresel finansal sistemi olumsuz etkileyen suçlarla mücadelede, Türkiye'nin üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü (FATF) standartlarına uyum sağlanmasının ve bu kapsamda aklama ve terörizmin finansmanı suçlarıyla mücadelede ulusal bir strateji oluşturulmasının zorunluluğu ifade edilmiştir.
- 2021-2025 dönemini kapsayan önceki belgenin süresinin dolması üzerine, tüm paydaşların katkılarıyla hazırlanan “Türkiye'de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2026-2030)”nin Malî Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının resmî internet adresinde (www.masak.hmb.gov.tr) yayımlanacağı duyurulmuştur.
- Strateji Belgesinde; adli ve idari süreçlerin etkinliğinin artırılmasının, ulusal risk değerlendirmesi bulgularının politikalara yön vermesinin ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin temel eksen olarak benimsendiği tespit edilmiştir. Ulusal risk değerlendirmesi çalışmalarının, ilgili diğer kurumların katılımıyla MASAK koordinasyonunda yürütülmeye devam edileceği kararlaştırılmıştır.
Genelge'nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029) Hakkında Genelge Yayımlanmıştır
Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029) ile İlgili 2026/8 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (“Genelge”) 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Genelge kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:
- Ülkemizin iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde, ulusal kalkınma öncelikleri ile küresel iklim gündemi arasındaki uyumu güçlendirmeye yönelik geliştirilen politikaların finansal sistemin dönüşümünü de kapsayacak şekilde genişletildiği vurgulanmıştır.
- Birleşmiş Milletler iklim rejimi başta olmak üzere uluslararası platformlara katılım sağlandığı; 7552 sayılı İklim Kanunu, Orta Vadeli Program (2026-2028), On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028) ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı (2021) gibi üst politika belgeleri aracılığıyla yeşil finansa özgü stratejiler için gerekli hukuki ve kurumsal çerçevenin oluşturulduğu belirtilmiştir.
- Finansal sistemin yeşil dönüşümünün; kaynakların sürdürülebilir ve iklim dostu yatırımlara yönlendirilmesinde, Türkiye'nin uluslararası iklim finansmanından etkin şekilde yararlanmasında ve ülkenin küresel değer zincirlerindeki rekabet gücünün artırılmasında kritik bir role sahip olduğu ifade edilmiştir.
- İlgili kamu ve özel sektör kurum/kuruluşları ile iş birliği içerisinde hazırlanan “Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029)”nın Hazine ve Maliye Bakanlığının resmî internet adresinde yayımlanacağı duyurulmuştur.
Genelge'nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tarafından Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik Yayımlanmıştır
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) 2 Temmuz 2026 tarihli ve 33298 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik’te özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- Başvuru mercii tanımı güncellenerek açıkça "e-Devlet kapısı" olarak tayin edilmiştir.
- Dışişleri Bakanlığınca vergi muafiyeti tanındığı belirlenen Yabancı Misyon Kimlik Kartı hamili kişilerin, kimlik kartlarının geçerli olduğu süre içerisinde gerekli belgeleri tamamlayarak e-Devlet kapısı üzerinden başvuru yapabilecekleri belirtilmiştir. Bu kişilere ait cihazların IMEI numaralarının, kimlik kartının geçerlilik süresi boyunca beyaz listede tutulacağı kurala bağlanmıştır.
- Kimlik kartının geçerlilik süresinin sona ermesini müteakip ise 120 günlük kullanım süresinin sonunda ilgili cihazların IMEI numaralarının siyah listeye alınacağı ve cihazın elektronik haberleşme bağlantısının kesileceği hüküm altına alınmıştır.
- Elektronik kimlik bilgisi siyah listeye alınan bir cihazın bir abone numarası ile tekrar kullanılması hâlinde, cihaz kullanıcısının elektronik haberleşme hizmetlerinden faydalanma talebinin, ilgili abone numarası bilgisi ile birlikte işletmeci tarafından derhal Kurum’a bildirilmesi zorunlu kılınmıştır.
Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu Tarafından Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu ("Kurum") tarafından hazırlanan Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 3 Temmuz 2026 tarihli ve 33299 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- 15/5/2014 tarihli ve 29001 sayılı Yönetmeliğin 26. maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle, kontakt lens ürünlerinin internet ortamında tüketiciye yönelik satış usulleri sınırlandırılarak yeniden belirlenmiştir.
- Değişiklik uyarınca, kontakt lenslerin tüketiciye hitaben internet üzerinden satışının bundan böyle yalnızca optisyenlik müesseselerinin Kurum tarafından özel olarak izin verilen internet siteleri üzerinden ve zorunlu olarak reçeteli bir şekilde yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
- Kurum’a ait olan söz konusu internet sitelerine yetki ve izin verme işleminin Kurum tarafından ilgili müdürlüklere devredilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) Tarafından Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 26) Yayımlanmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 26) (“Tebliğ”) 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Tebliğ kapsamında özetle aşağıdaki kapsamlı düzenlemelere yer verilmiştir:
- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarının Kurumlar Vergisi Kanunu'ndaki muafiyet hükmünden yararlanamayacağına ilişkin yasal değişikliğe paralel olarak; genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi etmek amacıyla vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren hastane, poliklinik, tıp merkezi, diyaliz merkezi ve rehabilitasyon merkezi gibi iktisadi işletme niteliğindeki kurumların 1/1/2027 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi muafiyetlerinin ortadan kalkacağı ve bu tarihten itibaren mükellefiyet kayıtlarının tesis edilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
- Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançlara yönelik istisnanın kapsamı genişletilmiştir.
- 1/1/2026 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere; söz konusu imalatçıların ürünlerini sadece yurt dışına değil, aynı zamanda serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançlar da kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. Ancak, bu ürünlerin yurt içine satışından elde edilen kazançlar istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.
- Kurumların, yurt dışından satın alınan malları Türkiye'ye getirmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazançların %95'inin kurum kazancından indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kurumların 4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan uygun endüstri bölgelerinde veya 7412 sayılı Kanun kapsamında katılımcı belgesi ile İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunmaları durumunda indirim oranı %100 olarak uygulanacaktır. İndirimden faydalanılabilmesi için söz konusu kazancın, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması gerekmektedir.
- Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95'ine kurum kazancından indirim uygulanacaktır. Bu indirim, kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin beyanname verme süresine kadar Türkiye'ye transfer edilmesi kaydıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap dönemi dâhil yirmi hesap dönemi boyunca uygulanacaktır.
- Sanayi sicil belgesini haiz olan ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 12,5 puan indirimli olarak uygulanacaktır. Bu düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlar (özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2027 takvim yılında başlayan özel hesap döneminden itibaren) için geçerli olacaktır.
- Tebliğ ile ayrıca; üretim faaliyetinden elde edilen kazancın tespiti, fason imalat kapsamında elde edilen kazançların indirimli kurumlar vergisi uygulaması karşısındaki durumu, üretim ve ihracat faaliyetlerinden elde edilen kazançlara ilişkin indirimli kurumlar vergisi uygulamasının esasları, ilk defa halka arz edilen kurumlarda üretim ve ihracat kazançlarına ilişkin indirimlerin uygulanması ile yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında dikkate alınacak istisna ve indirimlere ilişkin açıklama ve örneklere yer verilmiştir.
Tebliğ, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Sağlık Bakanlığı Tarafından Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemelere yer verilmiştir:
- 21/6/2019 tarihli asıl Yönetmeliğin dördüncü bölümünün başlığı, içeriğe eklenen yeni usuller doğrultusunda “Kişisel Sağlık Verilerinin Gizlenmesi, Düzeltilmesi, Yeniden Değerlendirilmesi, İmha Edilmesi ve Aktarılması” şeklinde değiştirilmiştir.
- Kişisel sağlık verilerin düzeltilmesi başvurusuyla sınırlı kalmak üzere Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen düzeltme veya gizleme gibi işlemlerin, sağlık hizmeti sunucusunun kendi veri tabanında da gerçekleştirileceği kurala bağlanmıştır. Ayrıca, bahse konu veriyi işleyen diğer kurum ve kuruluşların kendi veri tabanlarında gerçekleştireceği işlemlerin, ilgili kurum ve kuruluş tarafından özel mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır.
- Mevzuata eklenen 13/A maddesi ile ilgililere, önceden konulmuş tıbbi tanılarının güncel sağlık durumları esas alınarak yeniden değerlendirilmesi için sağlık hizmeti sunucularına başvuru yapma hakkı tanınmıştır. Yapılacak bu başvurularda; tek hekim tarafından konulan tanıların üç hekimli sağlık kurulu tarafından, üç hekimli sağlık kurulu veya tam teşekküllü sağlık kurulu tarafından konulan tanıların ise yalnızca tam teşekküllü sağlık kurulu tarafından yeniden değerlendirilerek durum bildirir sağlık kurulu raporu düzenleneceği kararlaştırılmıştır.
- Yeniden değerlendirme sonucunda düzenlenen durum bildirir sağlık kurulu raporu doğrultusunda eski tanının kişinin güncel durumunda bulunmadığının tespit edilmesi hâlinde, bundan sonraki iş ve işlemlerde anılan güncel raporun esas alınacağı belirtilmiştir. İlgili mevzuatlardaki özel düzenlemeler (istisnalar) saklı kalmak kaydıyla, işe giriş süreçleri başta olmak üzere tüm süreçlerde kişinin geçmişte almış olduğu tanıların artık esas alınamayacağı ve güncel durum bildirir sağlık kurulu raporunun dikkate alınacağı açıkça düzenlenmiştir.
Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurulu Tarafından Haribo Hakkında Geçici Tedbir Kararı Verilmiştir
Rekabet Kurumu tarafından Haribo Şekerleme San. ve Tic. Ltd. Şti. (HARIBO) hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddelerinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla yürütülen soruşturma kapsamında geçici tedbir kararı alındığına ilişkin kamuoyu duyurusu ("Kamuoyu Duyurusu") 3 Temmuz 2026 tarihinde Kurumun resmî internet sayfasında yayımlanmıştır.
Kamuoyu Duyurusu kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Yumuşak şeker pazarında meydana gelebilecek olası rekabet ihlallerinin ve bunların yol açabileceği telafi edilemeyecek nitelikteki zararların önüne geçilmesi amacıyla, 04.06.2026 tarihli ve 26-20/605-241 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile nihai karar verilinceye kadar geçici tedbir uygulanmasına hükmedilmiştir.
- 200 metrekare ve altındaki geleneksel satış noktalarında yer alan tüm HARIBO stantlarının görünür kısmında, dikey düzlemde ve tek blok hâlinde olmak koşuluyla, stant hacminin %30'una tekabül eden alanın, ilgili satış noktasında yumuşak şeker standı bulunmayan rakip marka ürünlere tahsis edilmesine karar verilmiştir. Ayrıca bu alanda “Bu alan rakip ürünlere ayrılmıştır.” ibaresini içeren bir etiketin bulundurulması zorunlu kılınmıştır.
- Alınan geçici tedbir kararı kapsamında öngörülen yükümlülüklerin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde yerine getirilerek Rekabet Kurumuna tevsik edilmesi gerektiği bildirilmiştir. Aksi takdirde HARIBO'ya 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir.
Kamuoyu Duyurusu'nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurulu Tarafından Coca-Cola Satış Dağıtım A.Ş. Hakkında Yürütülen Soruşturma Taahhütle Sonuçlandırılmıştır
Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından Coca-Cola Satış Dağıtım A.Ş. (“Coca-Cola”) hakkında yürütülen soruşturmanın, teşebbüs tarafından sunulan kapsamlı taahhütlerin kabul edilmesiyle sonlandırıldığına ilişkin kamuoyu duyurusu (“Kamuoyu Duyurusu”) 1 Temmuz 2026 tarihinde Rekabet Kurumunun resmî internet sayfasında yayımlanmıştır.
Kamuoyu Duyurusu kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:
- 2026 yılı sonuna kadar bakkal, büfe, küçük market, restoran ve lokanta gibi tüm satış noktalarındaki Coca-Cola soğutucularının %35'lik alanının rakip ürünlere açılacağı belirtilmiştir. Bu alana rakip firmaların kendi ürünlerini ve fiyat etiketlerini yerleştirebileceği, alanın dikey bir seperatör ile ayrılacağı ve ilgili bölümün rakip ürünlere ayrıldığına dair uyarı etiketleri bulundurulacağı ifade edilmiştir.
- Soğutucu erişim kuralına uymayan satış noktalarının Coca-Cola tarafından uyarılacağı, uyumsuzluğun devamı halinde ise sipariş miktarında kademeli olarak %10 kesinti uygulanacağı düzenlenmiştir.
- Soğutucu temini karşılığında satış noktalarına asgari yıllık koli alım koşulu getirilemeyeceği ve bayilere bu kriterin karşılanmaması sebebiyle kesilen tamamlama faturası uygulamasına son verileceği kararlaştırılmıştır.
- Coca-Cola alan satış müdürleri için prim uygulamasının tamamen kaldırılacağı, saha satış yöneticileri ve temsilcileri için ise primlerin sınırlandırılacağı kurala bağlanmıştır. Ayrıca bayilere çalışanları için finansal destek verilmeyeceği ve bayi çalışanının performans raporlaması uygulamasına son verileceği kararlaştırılmıştır.
- Şirketin yıllık yatırım bütçesinin, bir önceki yıl gerçekleşen net satış cirosunun belli bir oranı ile sınırlandırılacağı ifade edilmiştir. Satış noktalarına sağlanan tente, tabela ve raf yatırımları gibi desteklerin ürün alımından bağımsız, objektif kriterlere dayalı olacağı ve rakip ürünlerin ya da soğutucuların kaldırılması şartına bağlanamayacağı belirtilmiştir.
- Bayilere uygulanacak indirimlerin ürün kategorileri bazında bağımsız ve nesnel kriterlere göre belirleneceği; bir kategorideki indirimin, başka bir kategorideki ürünlerin alımına veya sergilenmesine bağlanmayacağı düzenlenmiştir. Su ve soda kategorilerinde bedelsiz ürün desteğinin tamamen kaldırılacağı, diğer ürünlerde ise yalnızca yıllık alımı belli bir hacmi aşan noktalara uygulanacağı vurgulanmıştır.
- Coca-Cola'nın geçmiş Kurul kararları çerçevesinde; satış noktalarıyla yalnızca kendi ürünlerinin bulundurulmasına yönelik münhasırlık anlaşmaları yapamayacağı, sözleşmelerin "Kolalı İçecekler", "Diğer Gazlı Ürünler" ve "Gazsız Ürünler" olarak ayrı ayrı düzenlenmesi ve indirimlerin kendi kategorisi içinde verilmesi zorunluluğu gibi yükümlülüklerinin devam ettiği hatırlatılmıştır.
Kamuoyu Duyurusu'nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu Tarafından Özel Tıbbi Amaçlı Gıdalar Ruhsatlandırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (“TİTCK”) tarafından hazırlanan Özel Tıbbi Amaçlı Gıdalar Ruhsatlandırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 2 Temmuz 2026 tarihli ve 33298 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- Özel tıbbi amaçlı gıdalardaki pestisit kalıntı limitlerinin değerlendirme usulü güncellenmiştir. Buna göre değerlendirme işlemleri pestisitlerin toplam kalıntı miktarına göre değil, her bir pestisitin kalıntı limitine göre ayrı ayrı yapılacaktır.
- TİTCK’in özel tıbbi amaçlı gıdalar ile ilgili değerlendirmelerde gerektiğinde komisyon kurabileceği ve bilimsel danışma komisyonlarından görüş alabileceği düzenlenmiştir.
- Özel Tıbbi Amaçlı Gıdalar Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nin geçici 1. maddesinde yer alan mevcut ürünler için öngörülen ruhsatlandırma başvuru süresi 1 Temmuz 2026'dan 1 Temmuz 2027 tarihine uzatılmıştır.
- Uzatılan bu süre içerisinde ruhsat müracaatında bulunulan ürünler için, ruhsatlandırma işlemi sonuçlandırılıncaya kadar ürünlerin mevcut izinler ile piyasaya arz edilmesinin 7. maddeye aykırılık oluşturmayacağı belirtilmiştir. Buna karşılık, belirlenen 1 Temmuz 2027 tarihine kadar ruhsat müracaatında bulunulmayan ürünlerin izinlerinin ise geçersiz sayılacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.
Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu Tarafından Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (“TİTCK”) tarafından hazırlanan Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 2 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- Yapılan değişiklikle birlikte “tıbbi bitki çayları” ve “aromaterapötik ürünler” (aromaterapide kullanılan beşeri tıbbi ürünler) kapsamdan çıkarılarak ayrı düzenlemelere tabi tutulmuştur.
- “Etkin madde”, “geleneksel bitkisel tıbbi ürün” ve “Öncelik Değerlendirme Kurulu” tanımları yeniden düzenlenmiştir. Mevzuata ilk kez dâhil edilen "iyi bilinen kullanım" kavramı; bir etkin maddenin Avrupa Birliği ülkelerinde ve/veya Türkiye'de on yıldan uzun süredir kullanılıyor olması ile etkililiği ve güvenliliğinin bilimsel verilerle kanıtlanmış olmasını ifade edecek şekilde tanımlanmıştır.
- Daha önce yalnızca tıp alanı uzmanlarına açık olan başvuru yetkisi genişletilmiştir. Ziraat mühendisliği, beslenme ve diyetetik, biyoloji, moleküler biyoloji ve genetik, biyomühendislik ile kimya mühendisliği mezunları da artık başvuru sahibi olabilecektir.
- Bilimsel değerlendirme raporlarının, ilgili alanda uzmanlığı, yüksek lisansı, doktorası veya Sağlık Bakanlığınca onaylı fitoterapi sertifikası bulunan tıp fakültesi mezunları tarafından hazırlanabileceği kuralı getirilmiştir.
- Kısaltılmış başvuru tanımına, TİTCK veya Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından yayımlanan “iyi bilinen kullanım” monograflarını referans alarak yapılan başvurular da eklenmiştir.
- Türkiye florasına özgü veya endemik bitkilerden elde edilen bitkisel drog ve preparatların ruhsat başvurularında; taksonomik kayıt, endemik statü bilgisi, sürdürülebilir faydalanma planı, üretim veya kültüre alma belgesi, ormanlık alanlardan temin edilen bitkiler için Orman Genel Müdürlüğü izin ve ödeme belgesi ile nesli tehlike altında olan türlerde CITES Sözleşmesine uygunluk beyanının başvuru dosyasında sunulması zorunlu hâle getirilmiştir.
- Ruhsat sahiplerinin, ruhsat tarihini takip eden ilk beş yılın sona ermesinden en az üç ay önce gerekli farmakovijilans, kalite, güvenlilik ve etkililik verilerini TİTCK’e sunması gerektiği düzenlenmiştir. Yenileme başvurusu Kurumca uygun bulunmayan ve 30 gün içinde itiraz edilmeyen (veya itirazı reddedilen) ürünlerin ruhsatının yenilenmeyeceği hükme bağlanmıştır.
- İki yıllık geçiş süresi beş yıla çıkarılmıştır. Ayrıca, üretim yeri izin belgesi işlemlerine dair kılavuz yürürlüğe girene kadar Beşeri Tıbbi Ürünler İmalathaneleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- 7587 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kapsamında Gerçekleştirilen Mevzuat Değişiklikleri
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 24 Haziran 2026 tarihinde kabul edilen 7587 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Birçok farklı alanda düzenleme içeren Kanun ile yapılan değişiklikler özetle aşağıdaki şekildedir:
- 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Eklenen Geçici 94. madde uyarınca ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, işbu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden tamamen müstesna tutulmuştur.
- Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan, bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın taksi mali cihazla tespit edip belgelendirenlerin, talep etmeleri hâlinde en fazla üç yıl süreyle hasılat esaslı kazanç tespit usulünden yararlanabilmesine imkân tanınmıştır.
- 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olanlar listelenmiştir. Buna göre; 4760 sayılı ÖTV Kanunu II sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek ve tüzel kişiler, kurumlar vergisi mükellefleri, ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri, kollektif şirketler ile adi komandit şirketlerin elektronik tebligat kullanması zorunludur.
- Engellilik oranı %90 ve üzeri olan malul ve engelliler elektronik tebligat zorunluluğu kapsamı dışında bırakılmıştır. Ayrıca 65 yaşını dolduranlar ile mükellefiyeti sona erenlere, belirlenen şartlar dâhilinde sistemden çıkma hakkı getirilmiştir.
- Sisteme iletilen elektronik tebligatların, muhataba iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.
- 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- KDV Kanunu'nun geçici 45. maddesinde yer alan KDV istisnaların uygulanma süresini belirten "31/12/2025" tarihi, yapılan değişiklikle "31/12/2028" olarak güncellenmiş ve istisna süresi uzatılmıştır.
- 195 Sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun'da Yapılan Değişiklikler
- Resmî ilan ve reklam verilen internet haber sitelerinin sağlaması gereken haber sayısı, içerik kalitesi, asgari kadro, okur sayısı ve asgari yayın hayatı süresi gibi temel vasıfların doğrudan Basın-İlan Kurumu Genel Kurulunca belirleneceği düzenlenmiştir.
- Belirlenen vasıfları taşımayan veya yasal ödevlerini yerine getirmeyen gazete, dergi ve internet haber siteleri hakkında Kurum Yönetim Kurulunca bir günden on güne kadar resmî ilan ve/veya reklam kesme müeyyidesi uygulanabilecektir. Bu ihlallerin tekrarlanması halinde cezalar kademeli olarak (örneğin ilk tekrarda 5-15 gün, ikinci tekrarda 10-20 gün, üçüncü ve sonraki tekrarlarda 15-25 gün) artırılacak olup bir defada uygulanabilecek toplam yaptırım altmış günü aşamayacaktır.
- 1211 Sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Merkez Bankası personeline uygulanacak disiplin cezaları yasal bir zemine kavuşturularak kademelendirilmiştir. Bu kapsamda; uyarma, kınama, kısa süreli ücret kesintisi (3 ay %15), uzun süreli ücret kesintisi (6 ay %30) ve işe son verme cezaları ihdas edilmiştir. Düzenleme ayrıca disiplin soruşturması, savunma hakkı, itiraz süreçleri ve görevden uzaklaştırmaya ilişkin yasal usulleri de içermektedir.
- 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Biletle girilen eğlence mekânlarında; 18 yaşını doldurmamış kişilere ve eğitimine devam edip 25 yaşını doldurmamış öğrencilere düzenlenen biletler üzerinden belediyelerce eğlence vergisi alınmayacağı kurala bağlanarak gençlere yönelik vergi muafiyeti sağlanmıştır.
- 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- İl özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin kurduğu mahalli idare birliklerine ait taşınmazların satış bedelinin sadece peşin değil, taksitle de ödenebilmesinin önü açılmıştır. Taksitli ödeme seçeneğinin tercih edilmesi halinde, ihale bedelinin en az %25'inin peşin alınması ve kalan tutarın en fazla iki yıl içinde, en çok 12 taksitle kanuni faiziyle birlikte ödenmesi şartı getirilmiştir.
- 3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Emniyet teşkilatı içerisindeki emniyet hizmetleri sınıfındaki rütbelere ilişkin terfi oranları yeniden revize edilmiştir.
- Ayrıca, eğitim kurumlarında sağlık şartlarını taşımadığı için ilişiği kesilen ancak yargı kararıyla mezun olan ve sonradan aynı gerekçeyle memuriyetten çıkarılanlara, Genel İdare Hizmetleri Sınıfında uygun bir unvana atanabilmeleri için altı aylık başvuru imkânı tanınmıştır.
- 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Vergi Usul Kanunu 359. maddesi (a) ve (b) fıkraları kapsamında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge veya sahte belge düzenleme/kullanma suçlarının işlendiği vergi incelemesiyle tespit edilen tesisler için, Kuruma bildirim yapılması halinde, bu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans verilmemesi şeklinde ağır bir idari tedbir uygulaması getirilmiştir.
Kanun'un KDV süresinin uzatımına ilişkin 18. maddesi 31 Aralık 2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, diğer tüm maddeleri Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Kanun'un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- Tüketicilerin çevrimiçi davranışları analiz edilerek sunulan hedefli reklam uygulamalarında, reklamın hangi kriterlere göre gösterildiği ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceği hususunda tüketiciye doğrudan ve kolay erişilebilir bilgi sunulması şartı getirilmiştir. Ayrıca, çocuklara yönelik olarak kişisel verilere dayalı profilleme yöntemiyle hedefli reklam yapılması tamamen yasaklanmıştır.
- Kamuoyunda influencer olarak bilinen sosyal medya etkileyicileri tarafından yapılan paylaşımlarda herhangi bir menfaat elde edilmesi halinde, açıkça reklam niteliğinin anlaşılmasını sağlayacak “reklam” veya “tanıtım” ibarelerinin kullanılması zorunlu kılınmıştır.
- Tüketicilere indirim veya fayda sağlanmasını bir şarta bağlayan koşullu satış reklamları da indirimli satış kurallarına tabi tutulmuştur. İndirimli satış reklamlarında, indirimin başlangıcından önceki son on gün içinde uygulanan en düşük fiyatın üzeri çizilerek önceki fiyat olarak gösterilebileceği belirtilmiştir. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallarda ise bir önceki fiyat esas alınacaktır.
- Yasa dışı bahis ve kumar oyunlarına yönelik reklam yasağına yasadışı şans oyunları da dâhil edilmiştir. Ayrıca falcı, medyum, astrolog ve benzerleri tarafından verilen hizmetlerin reklamı yasaklanmıştır.
- Tüketici şikâyet platformlarında, şikâyetlerin yayımlanmasından önce satıcı veya sağlayıcılara açıklama yapma hakkı için tanınan süre 72 saatten 48 saate düşürülmüştür.
- Reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde, bu durumun açık ve anlaşılır şekilde belirtilmesi zorunludur. Ayrıca gerçek bir kişinin yapay zekâ ile oluşturulmuş dijital kopyasının ürünü bizzat deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimi veren reklamlar yasaklanmıştır.
- Reklamlarda “çevre dostu” gibi genel kavramların açıklama yapılmaksızın kullanılması yasaklanmıştır.
- Takviye edici gıdaların normal beslenmenin yerine geçtiği izlenimi yaratan reklamları yasaklanmış olup sağlık beyanı dışındaki hususlarda karşılaştırmalı reklamlarına imkân tanınmıştır. Ticari reklamlarda akademik unvanların yanıltıcı ve aldatıcı şekilde kullanımı engellenmiştir.
- Satın alım süreci doğrulanamayan mecralardan alınan tüketici değerlendirmelerinin yayınlanması yasaklanmıştır
Yönetmelik 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kişisel Verileri Koruma Kurulu Tarafından Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerinin İşlenmesine İlişkin İlke Kararı Yayımlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından alınan 20.05.2026 tarihli ve 2026/1095 sayılı Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerinin İşlenmesine İlişkin İlke Kararı (“İlke Kararı”) 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
İlke Kararı kapsamında özetle aşağıdaki kapsamlı değerlendirmelere yer verilmiştir:
- Hasar danışmanlık şirketi adı altında faaliyet gösteren kuruluşların veya kendilerini avukat olarak tanıtan ancak baro kaydı bulunmayan yetkisiz kişilerin, iş ve trafik kazası mağdurlarıyla kendi rızaları dışında iletişime geçtikleri tespit edilmiştir. Bu kişilerin, mağdurlara ait kimlik ve iletişim bilgilerini barındıran kaza tutanaklarına kaza sonrasındaki süreçte farklı kanallardan yetkisiz şekilde eriştikleri anlaşılmıştır.
- Mağdurlara tazminat vaadinde bulunularak vekâletname talep edildiği, ısrarlı aramalar ve "hak kaybı yaşanacağı" yönündeki korkutmalarla baskı kurulduğu, hatta kimi durumlarda hiçbir talimat olmaksızın mağdur adına işlem yapıldığı görülmüştür.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca yalnızca avukatların yürütebileceği işler ve reklam yasağı hatırlatılarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun Ek 6. maddesi gereği tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödenebileceği açıkça vurgulanmıştır. Bu alacakların üçüncü kişi veya kurumlara devredilemeyeceği, hasar danışmanlık şirketleri ile yapılacak aksine her türlü sözleşme veya devir işleminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında kesin olarak hükümsüz olduğu belirtilmiştir. Hasar danışmanlık şirketlerinin yasal olarak ancak doğrudan veya dolaylı şekilde avukatlar eliyle faaliyet gösterebileceği ifade edilmiştir.
- İlgili hükümlere aykırı şekilde gerçekleştirilen bu kişisel veri işleme faaliyetlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde düzenlenen "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçunu ve 137. maddesinde düzenlenen nitelikli hâlini oluşturabileceği değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, mağdurların söz konusu suç teşkil eden fiiller için Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunabilecekleri, idari yönden ise konunun ilgili Bakanlıklara ve baro başkanlıklarına şikâyet edilebileceği belirtilmiştir.
- Kaza mağdurlarına ait kişisel verileri (kaza tutanakları vb. formlar aracılığıyla) uhdesinde bulunduran veya işleyen yetkili veri sorumlularının, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında veri güvenliğini sağlamak amacıyla tedbirler alması zorunlu kılınmıştır. Bu çerçevede;
- Çalışanlara kişisel verilerin korunması konusunda eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenmesi,
- Kişisel verilere erişimde "asgari yetki prensibi" çerçevesinde yetki sınırlaması getirilmesi,
- Rol tabanlı erişim kontrolleri sağlanması ve sistemlerde düzenli takip mekanizmalarının kurulması emredilmiştir.
- İlke Kararı’nda belirtilen hususlara uymayan, gerekli idari ve teknik tedbirleri almayarak hukuka aykırı kişisel veri işleme faaliyetlerine devam eden veri sorumluları hakkında 6698 sayılı Kanun'un 18. maddesi hükümleri çerçevesinde idari para cezası uygulanacağı hatırlatılmıştır.
İlke Kararı'nın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English