Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmıştır
7420 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 9/11/2022 tarihli ve 32008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
- Kısa Çalışma Ödeneği ile Nakdi Ücret Desteği Ödemeleri Hakkında Değişiklik
Kanun’un 14. maddesi ile geçici madde eklenmiştir. Buna göre, Koronavirüs (Covid-19) sebebiyle işverenlerin yaptıkları zorlayıcı sebep gerekçeli kısa çalışma başvurularının alınması, değerlendirilmesi ve ödenmesine ilişkin işlemler ile nakdi ücret desteği işlemleri hakkında Bakanlık ve Kurum personeline herhangi bir sorumluluk yüklenemeyecektir.
Bu kapsamda Covid-19 sebebiyle ödenen kısa çalışma ödeneği ile nakdi ücret desteği ödemelerinde hatalı işlemlerden kaynaklanan fazla ve yersiz ödemeler ile nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin başvuruda bulunduğu işveren tarafından fiilen çalıştırıldığının tespiti hâlinde işverene uygulanan idari para cezalarından bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsil edilmemiş olanlar terkin edilecektir. Ancak tahsil edilenler iade veya mahsup edilmeyecektir.
Söz konusu alacaklarla ilgili başlatılmış takip ve tahsil işlemlerine devam edilmeyecek, yargı mercilerine intikal etmiş olan dosyalarda Kurum ve Bakanlık aleyhine yargılama giderine hükmedilmeyecektir.
Kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan haklı sebepler hariç olmak kaydıyla, işveren tarafından işçi çıkarılmasına istinaden oluşan fazla ve yersiz ödemeler ile ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına konu olmuş kısa çalışma ödeneği ile nakdi ücret desteği ödemeleri bu madde kapsamı dışındadır. Ceza soruşturması veya kovuşturması sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya beraat kararı verilenler hakkında bu madde uyarınca terkin hükümleri uygulanacaktır.
- Çalışanlara Sağlanan Yemek Bedelinin Gelir Vergisinden İstisnasına İlişkin Değişiklik
Kanun uyarınca, işverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 51 Türk lirasını aşmayan kısmı istisna kapsamındadır.
Ödemenin bu tutarı aşması halinde aşan kısım ile bu amaçla sağlanan diğer menfaatler ücret olarak vergilendirilecektir. Dolayısıyla hizmet erbabına işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda, yemek bedelinin nakit olarak verilmesi suretiyle sağlanan menfaatler de istisna kapsamına alınmıştır.
Böylece, çalışanlara ödenen yemek bedellerinde gelir vergisi için aranan ödemenin yemek verme hizmeti sağlayan mükelleflere yapılması şartı kaldırılmıştır.
- Çalışanlara Sağlanan Fatura Yardımlarına İlişkin Ödemelerin Gelir Vergisinden İstisnası
Kanun’da yer alan geçici madde 1 uyarınca, söz konusu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işverenler tarafından çalışanlara elektrik, doğalgaz ve diğer ısınma giderlerine karşılık olmak üzere 30/6/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) mevcut ücretlerine/prime esas kazançlarına ilave olarak yapılan aylık 1.000 Türk lirasını aşmayan ödemeler, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre prime esas kazanca dâhil edilmeyecektir ve bu tutar üzerinden 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca gelir vergisi hesaplanmayacaktır.
Fatura yardımına ilişkin işbu düzenleme yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup söz konusu tarihten 30.06.2023 tarihine kadar çalışanların mevcut ücretlerine ek olarak sağlanan fatura desteklerini kapsamaktadır.
Bahsi geçen Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- İş Telefonunun İşçiye Aydınlatma Yapılmadan Denetlenmesi Hakkında Özel Hayata Saygı Hakkı ile Haberleşme Hürriyetinin İhlaline İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı
İşyeri tarafından işçiye verilen telefonun incelenmesi sırasında fark edilen yazışmalara dayalı olarak işçinin iş akdinin feshedilmesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine ilişkin 21.09.2022 tarihli ve 2019/25604 başvuru numaralı Anayasa Mahkemesi kararı 15 Kasım 2022 tarihli ve 32014 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Özel bir şirkette çalışan başvurucunun iş sözleşmesi, daha önceden aynı iş yerinde çalışan başka bir işçinin telefonunun işten çıkması sonrasında incelenmesi ile elde edilen mesaj içerikleri gerekçe gösterilerek 31.10.2017 tarihinde feshedilmiştir. Daha sonrasında başvurucu tarafından söz konusu yazışmaların kişisel veri niteliğini haiz olduğu ve bu sebeple feshin haksız olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinde açılan dava İş Mahkemesi tarafından, telefonun işveren tarafından verilmesi nedeniyle işverenin telefonu incelemesi neticesinde elde ettiği mesajların feshe dayanak olabileceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Daha sonrasında başvurucu tarafından yapılan kanun yolu başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından söz konusu telefonun, işçinin özel hayatında kullanmasının yasaklanması sebebiyle mesaj içeriklerinin, incelenmesi akabinde feshe dayanak yapılmasının özel hayatın gizliliğinin ihlaline sebep olmayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Anayasa Mahkemesi öncelikle somut olayın işverenin yönetim yetkisi ile işçinin temel hak ve özgürlükleri arasında bir çatışmadan meydana geldiği tespitini yapmıştır. Mahkeme işverenin, işlerin etkili yürütülmesi, verimliliğin ölçülmesi gibi haklı ve meşru nedenlerin varlığı halinde kural olarak işçiye sunduğu iletişim araçlarını denetleyebileceğini ve kullanımlarını sınırlandırabileceğini belirtmiştir. Mahkeme işverenin yönetim yetkisinin işyerinde işlerin yürütülmesi, işyerindeki düzen ve güvenliğin sağlanması ile sınırlı olduğunu belirtmiştir.
Anayasa Mahkemesi, yapılan başvuruyu daha önce de benzer bir olay üzerine vermiş olduğu bir kararda olduğu gibi aşağıda ifade edilen 6 güvencenin sağlanıp sağlanmaması bağlamında incelemiştir.
- İşverenin bu denetlemeyi yapabilmek için haklı olduğunu gösterir bir meşru gerekçesinin olması gerekir.
- Demokratik toplumun bir gereği olarak kişisel verilerin incelenmesi şeffaf bir süreç gerektirir ve ayrıca işçiler bilgilendirilmelidir.
- İşveren tarafından yapılan müdahale ulaşılmak istenen sonuç bakımından elverişli olmalıdır.
- Daha hafif bir müdahale ile aynı sonuca ulaşılamayacak olmalıdır.
- İletişimin denetlenmesi ile elde edilecek veriler ulaşılmak istenen amaçla sınırlı olmalıdır.
- Yapılan incelemenin çalışan üzerindeki etkisi ile işverenin bu müdahaleden dağlayacağı menfaat orantılı olmalıdır.
Yukarıda sayılı ilkeleri somut uyuşmazlığa uygulayan Anayasa Mahkemesi işçilere verilen iletişim araçlarının kullanımına ilişkin sınırları, işverenin denetleme yetkisini içerir bir aydınlatma yapılmadığı, yapılan incelemenin inceleme amacı ile sınırlı olmadığı tespitlerini yapmıştır. Mahkeme işçilerin cep telefonunun incelenmesinin özel hayatın korunması hususundaki makul beklentisine de aykırı olduğunu belirtmiştir.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi daha önceki başvurularda olduğu gibi başvurucunun özel hayatına ilişkin olarak yapmış olduğu yazışmaların denetlenmesi ve bu yazışmaların feshe gerekçe gösterilmesini özel hayata saygı hakkı ile haberleşme hürriyetine aykırı bulmuş ve ihlal kararı vermiştir.
Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararına buradan ulaşabilirsiniz.
- Slovenya Denetleme Kurumu Tarafından Çalışanların Sistematik Bir Şekilde GPS ile Takip Edilmesi Hakkında Karar
Slovenya Denetleme Kurumu (SA) tarafından yapılan bir incelemede işverenin çalışanlarını GPS ile sürekli, sistematik ve otomatik olarak takip ettiği hususunda GDPR'nin 6. Maddesi kapsamında kişisel verilerin işlenmesi için yasal bir temel olup olmadığı araştırılmıştır. Buna göre;
- Slovenya SA, mülk güvenliğinin sağlanmasının veri kontrolörünün meşru menfaatine olabileceğini doğrulamış, ancak veri sorumlusunun veri işleme faaliyetinin ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığını vurgulamıştır.
- Slovenya SA, veri sorumlusunun GDPR madde 6.1 (f) uyarınca meşru menfaatinin bulunmadığına ve GPS takibinin veri minimizasyonu ilkesine uygun olmadığına (GDPR'nin 5.1 (c) Maddesi) karar vermiştir.
- Slovenya SA, veri sorumlusunun; sürekli, sistematik ve otomatik GPS izleme yöntemiyle toplanan çalışan verilerini işlemeyi durdurmasına karar vermiştir.
Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
- Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmıştır
Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı (“Karar”) 9 Kasım 2022 tarihli ve 32008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Değişiklik öngören Kararda, 06.02.2017 tarihli ve 2017/9901 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararın ‘Fiyatların belirlenmesi’ başlıklı 2. maddesine 11. fıkradan sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklenmiştir.
Buna göre;
- Ürünün, satışa sunulduğu ülke/ülkelerde geçici fiyat değişikliklerine sebep olan iskonto uygulamaları ile ürün sınıflandırılmasına ilişkin özel uygulamalar ve özel vergilendirme uygulamaları gerçek kaynak fiyat hesaplamasına dikkate alınmayacaktır.
- Satışa sunulduğu ülke/ülkelerde perakende satışı olmayan ve sadece hastane kanalıyla kullanıma sunulan ürünler ülkemizde perakende satışı olan ürünlerin gerçek kaynak fiyat hesaplamasında dikkate alınmayacaktır.
- Başvuru yapan firmalar bu hususu tevsik eden belgeleri başvuruyla birlikte kuruma sunacaklardır.
Karar yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun kurumsal internet sayfası üzerinden yapılan duyuru ile de söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı sonucu etkilenen; satışa sunulduğu ülke/ülkelerde perakende satışı olmayan ve sadece hastane kanalıyla satılan ürünler için başvuruların 14.11.2022-18.11.2022 tarihleri arasında kabul edileceği açıklanmıştır.
İlgili Cumhurbaşkanı Kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ilgili duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Vergilerde Pişmanlıkla Beyan Uygulaması Rehberi Yayımlanmıştır
7338 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesinde yapılan düzenlemeye istinaden Vergilerde Pişmanlıkla Beyan Uygulaması Rehberi (“Rehber”), Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından güncellenerek kullanıma sunulmuştur.
Rehber’de;
- Pişmanlık ve ıslah uygulamasının kapsamı,
- Pişmanlık hükümlerinden kimlerin yararlanabileceği,
- Pişmanlık ve ıslah kapsamına giren vergiler,
- Pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanma şartları,
- Yapılmakta olan vergi incelemesi ya da takdire sevk işlemine ilişkin vergi türünden farklı vergi türü için pişmanlıkla beyanname verilip verilemeyeceği,
- KDV uygulamasında olumsuzluğun giderilmesi ve işlemlerin gerçekliğini ispat için davet edilen mükelleflerin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı,
- Pişmanlık zammı oranı ve nasıl hesaplanacağı gibi konularda açıklayıcı bilgilere ve örneklere yer verilmiştir.
Bahsi geçen Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 11 Kasım 2022 tarihli ve 32010 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik uyarınca, “İşyerinde veya müştemilatında yemek verilmemesi şartıyla yemek bedeli adı altında sigortalılara veya sigortalılar için üçüncü kişilere yapılan her türlü ödemelerin, günlük asgari ücretin Kurum Yönetim Kurulunca belirlenen oranının fiilen çalışılan gün sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacak tutarın primden muaf tutulabileceği” konusunda düzenleme yapılmıştır. Yemek istisnasında "her türlü ödemelerin" ibaresiyle nakdi ödemeler de istisna kapsamına alınmıştır.
Bahsi geçen Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Spor Kulüplerinin Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Toplantılarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır
Spor Kulüplerinin Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Toplantılarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Usul Esaslar Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”), 10 Kasım 2022 tarihli ve 32009 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik uyarınca ilgili mevzuat ve spor kulüplerinin tüzüklerinde yer alan genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının fiziki ortamda gerçekleştirilmesine yönelik bütün usul ve esaslar, Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla elektronik ortamda yapılan toplantılar için de geçerlidir.
Buna ek olarak, fiziki ortamda gerçekleştirilen genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının ilgili mevzuata aykırı yapılması durumunda uygulanan yaptırımlar elektronik ortamda yapılan toplantılar için de geçerlidir.
Elektronik sistemin asgari olarak; bu Yönetmelikte belirtilen tüm işlemlerin yapılabilmesini sağlayan tasarım ve kapasiteye, yedekleme ve felaketten kurtarma planlarına, yetkisiz erişimlere ve saldırılara karşı gerekli ağ ve sistem güvenliğine sahip olması zorunludur.
Elektronik sistemin; sisteme güvenli elektronik imza veya en az iki faktörlü kimlik doğrulama sistemi kullanılarak giriş yapılmasını sağlayacak, toplantı yerinden elektronik ortamda ses ve görüntü aktarımını sağlayacak, mesajlaşma gerçekleştirecek, birden çok güvenli elektronik imzanın seri ve paralel olarak atılabilmesini destekleyecek, sisteme erişim taleplerine mümkün olan en kısa sürede cevap verebilecek, elektronik sisteme yapılacak kayıtların gizliliğini, bütünlüğünü ve erişilebilirliğini sağlayacak ve bu Yönetmelikte yer alan güvenli elektronik imzayla imzalanacak işlemleri destekleyecek altyapıya sahip olması gerekmektedir.
Yönetmelik yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Bahsi geçen Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- 7420 Sayılı Kanun ile Sermaye Azaltımında Vergilemeye İlişkin Değişiklik Yapılmıştır
7420 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 9/11/2022 tarihli ve 32008 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Kanun ile birlikte 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa 32/B hükmü eklenmiştir. Buna göre, Kurumlar tarafından sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinin, sermayeye eklendiği tarihten itibaren beş (5) tam yıl geçtikten sonra herhangi bir şekilde sermaye azaltımına konu edilmesi durumunda, nakdî veya ayni sermaye ile sermayeye eklenen diğer unsurların toplam sermayeye oranlanması suretiyle azaltıma konu edilen tutar içerisindeki sermaye unsurları tespit olunacaktır. Söz konusu oranın tespitinde;
- Sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya sermaye hesabından başka hesaplara aktarımı kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye kalemlerinin,
- Sadece kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye kalemlerinin,
- Başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdî sermayenin toplam sermaye içindeki payları dikkate alınacaktır.
Buna ek olarak, sermaye azaltımında, öncelikli olarak sermayeye ilave edilen öz sermaye kalemlerinden, sermayeye eklenme tarihi beş tam yıllık süreyi geçmemiş olanların işletmeden çekildiği kabul edilecektir.
Geçmiş yıl zararlarının mahsubu suretiyle sermaye azaltılması durumunda, bu şekilde azaltıma konu edilen sermaye unsurları yukarıda belirtildiği şekilde tespit edilecektir ancak söz konusu tutardan vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Bahsi geçen Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde Planlamaya ve Uygulamaya İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmıştır
Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde Planlamaya ve Uygulamaya İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 12 Kasım 2022 tarihli ve 32011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Söz konusu Yönetmelik ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri, Turizm Merkezleri, Nazım İmar Planı, Uygulama Planı tanımları değiştirilmiştir. Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda her ölçekteki plan tekliflerinin sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulacağı düzenlenmiştir.
Ayrıca söz konusu bölgelerde yapılacak planlamaya ilişkin olarak verilerin toplanma usulüne ilişkin hükümler getirilerek Bakanlığın planlamaya ilişkin olarak ilgili kamu kurum/kuruluşlarından talep ettiği verilerin otuz (30) gün içinde verilmemesi halinde 30 gün ek süre verebileceğini bu süre sonunda da ilgili verilerin iletilmemesi durumunda ilgili işin Bakanlık tarafından yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Yönetmelik yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kozmetik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır
Kozmetik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 14 Kasım 2022 Pazartesi tarihli 32013 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan değişiklikle 23/5/2005 tarihli ve 25823 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kozmetik Yönetmeliğinin ekinde yer alan Ek I/A, EK II, EK III, EK IV, EK V, EK VI ve Bildirim Formu Doldurulurken Kullanılacak Sınıflandırma değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu eklere buradan ulaşabilirsiniz.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kadastro Güncelleme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır
Kadastro Güncelleme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 12 Kasım 2022 tarihli ve 32011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan değişiklikle taşınmazlara ilişkin olarak Tapu Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılacak sınırlandırma ve tespitler sırasında taşınmazın zeminde kullanıcısı olan maliklerden yazılı muvafakat sağlandığı takdirde dış sınırları çekişmesiz belirlenen bir alan içerisinde taşınmaz malikleri ile diğer ilgililerin nizasız kullanım durumuna göre oluşturulmuş sınırlar esas alınacaktır.
Tapulama ve kadastro sonrası açılan, özel mülkiyete konu olmasına rağmen kamunun kullanımında bulunan yol, dere, ark vb. nitelikteki yerlerin aynı niteliği ve güzergâh boyunca kesintisiz bağlantı sağlanması koşulu ile parsel ilgililerinin muvafakatiyle kamuya terk edileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir.
Ayrıca Tapu Kadastro işlemleri sırasında tapu kütüğünde tescilli bir muhdesatın zeminde mevcut bulunmaması halinde taşınmazın fiili durumunun tutanağın edinme sebebi kısmında ve askı ilan cetvelinin açıklamalar sütununda açıklanacağı ve askı ilan sonucunun kesinleşmesi halinde tapu kütüğünden terkin edileceği düzenlenmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Yabancı Para Net Genel Pozisyon/Özkaynak Standart Oranının Bankalarca Konsolide ve Konsolide Olmayan Bazda Hesaplanması ve Uygulanması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı Yayımlanmıştır
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK/Kurum”) tarafından Yabancı Para Net Genel Pozisyon/Özkaynak Standart Oranının Bankalarca Konsolide ve Konsolide Olmayan Bazda Hesaplanması ve Uygulanması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı (“Yönetmelik Taslağı”) yayımlanmıştır.
Yönetmelik Taslağı uyarınca, yabancı para net genel pozisyon/özkaynak standart oranı, bankalarca, Kurulca belirlenen bildirim cetvelleri ile ikinci fıkrada belirtilen açıklamalara uygun olarak, her iş günü itibarıyla hesaplanacaktır. İş günleri üzerinden hesaplanan yabancı para net genel pozisyon/özkaynak standart oranının mutlak değerlerinin haftalık basit aritmetik ortalaması yüzde yirmiyi aşamayacağı düzenlenmiştir. Bankalara iş günleri üzerinden hesaplanan standart oranları içerecek şekilde haftalık olarak Kurum’a gönderme yükümlülüğü getirilmiştir.
Ayrıca Kurul iki aydan az olmamak üzere belirleyeceği bir süre sonrasında uygulanmak üzere konsolide olan ve olmayan bazda hesaplanmaya ilişkin oranları dörtte birine kadar indirmeye yetkili kılınmıştır.
Yönetmelik Taslağı’na buradan ulaşabilirsiniz.
- Vergi İşlemi Sonuçlanıp Tarhiyat Yapıldıktan Sonra Borçlu Aleyhine İhtiyati Haciz Tesis Edilemeyeceği Hakkında Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı Yayımlanmıştır
Vergi İşlemi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu aleyhine ihtiyati haciz tesis edilemeyeceği hakkında 2022/2 Sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı (“Karar”), 12 Kasım 2022 tarihli ve 32011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Danıştay Başkanı tarafından vergi incelemesi ve tarhiyat sonrasında borçlu hakkında ihtiyati haciz tesis edilip edilemeyeceği konusunda Danıştay Üçüncü ve Dokuzuncu Daireleri kararları ile Dördüncü ve Yedinci Daireleri ve Vergi Dava Daireleri Kurulu kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istemi üzerine Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu söz konusu Kararı yayımlamıştır.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, kararında teminat istenebilmesi için kamu alacağının tahsili için gerekli işlemlere başlanmış olması, ayrıca vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre teminat altına alınacak alacak konusunda bir miktar belirlenmesi ve bu miktarla sınırlı olarak inceleme elemanının talepte bulunması gerektiğini belirtmiştir.
Kurul, inceleme elemanının vergi incelemesini tamamlayıp vergi inceleme raporunu tarhiyatı yapacak olan vergi dairesine göndermekle bu hususlara ilişkin görev ve yetkilerinin sona erdiğini bu sebeple inceleme bittikten sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.
Sonuç olarak Danıştay tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu aleyhine ihtiyati haciz tesis edilemeyeceğine karar vermiştir.
Karar’a buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English