Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Kişisel Verileri Koruma Kurulundan Bir Alışveriş Merkezine 300.000 TL İdari Para Cezası
Veri sorumlusu bir alışveriş merkezi tarafından senetli alışverişler için ilgili kişilerden e-Devlet şifresi, internet sayfasında üyelik oluşturulması için ise T.C. kimlik numarası temin edilmesi suretiyle kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 17/02/2022 tarih ve 2022/137 sayılı Karar Özeti yayımlanmıştır.
Kuruma intikal eden ihbar dilekçesinde; veri sorumlusu bir alışveriş merkezinin internet sitesinde senet ile telefon satın alma başvurusu yapıldığı esnada ilgili kişilerden e-Devlet şifrelerinin istenildiği, bu durumun 6698 sayılı Kanuna aykırılık teşkil ettiği belirtilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir. İhbar dilekçesinde ayrıca; veri sorumlusunun internet sitesinde ‘Kasaya Git’ sekmesi altındaki sayfada “Senetli alışverişte onay sürecinizin başarıyla tamamlanmasını istiyorsanız aşağıdaki alana e-Devlet şifrenizi giriniz. Siparişi onaylıyorum butonuna basıldığında otomatik olarak doğrulama yapılacaktır.” şeklinde bilgilerin yer aldığı ekran görüntüsüne yer verildiği görülmüştür.
Konuya ilişkin başlatılan resen inceleme çerçevesinde veri sorumlusundan savunması istenilmiş olup alınan cevabi yazıda özetle;
- Kredilendirmeye esas olarak senetle yapılan alışverişler için sözleşmenin kurulması ve ifasıyla doğrudan ilgili olan ilgili kişilere ait kişisel, mali ve ekonomik verilerin işlendiği, ilgili kişilerden istenen bu verilerin işleme ilkelerine tam olarak uyumlu olduğu,
- Veri sorumlusu tarafından verilerin; kredilendirmeye esas teşkil etme, ilgili kişilerin kimlik bilgilerini, mali gücünü ve iletişim bilgilerini doğrulama, mal/hizmet satış süreçlerinin yürütülmesi, müşteri ilişkileri süreçlerinin yönetilmesi, sözleşme süreçlerinin yürütülmesi, talep/şikâyetlerin takibi, yetkili kişi, kurum ve kuruluşlara bilgi verilmesi, hukuk işlerinin takibi ve yürütülmesi amaçlarıyla işlendiği, saklandığı ve gerektiğinde imha edildiği,
- e-Devlet şifresinin istenmediği ve ilgili alanın başkaca bir görselin parçası olduğu, format olarak dahi girilip doldurabilen bir alan olmadığı, jpg formatında olan bir alan olduğu ve taraflarınca fark edilmesiyle ivedilikle kaldırıldığı, bu alanda yer alan e-Devlet şifresi girişi için internet sitelerinde teknik donanım dahi bulunmadığı,
belirtilerek kişisel verilerin korunmasına ilişkin taraflarınca alınan idari ve teknik tedbirlerle ilgili başkaca bilgilere ve açıklamalara yer verilmiştir.
Konuya ilişkin yapılan değerlendirme neticesinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 17/02/2022 tarih ve 2022/137 sayılı Kararı ile;
- Veri sorumlusu tarafından senetli alışverişler için ilgili kişilerden e-Devlet şifresinin, internet sayfasında üyelik oluşturulması için de T.C. kimlik numarasının temin edilmesinin zorunlu kılınması suretiyle gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerinin Kanunun 5 inci maddesinde yer alan veri işleme şartlarından herhangi birine dayanılmaksızın gerçekleştirildiği, öte yandan veri sorumlusunun internet sitesindeki üyelik başvurusu ile ilgili sayfada T.C. kimlik numarası girilmek suretiyle daha önce internet sayfasına üye olan kişilerin kişisel verilerinin üçüncü kişilerce görüntülenebilir olması hususunun veri güvenliği açığına işaret ettiği sonucuna varılmakta olup bu hususların Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, kişisel verilerin işlenmesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmeyen veri sorumlusu hakkında Kanunun 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 300.000 TL idari para cezası uygulanmasına,
- Veri sorumlusunun, bugüne kadar sözlü görüşmeler ve/veya internet sitesi aracılığıyla ilgili kişilerden temin ettiği e-Devlet şifrelerini ve T.C. kimlik numaralarını Kanunun 7 nci maddesine ve Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun bir biçimde imha etmesi ve imha işlemlerinin yapıldığını kanıtlar nitelikteki belgeler (log kaydı gibi) ile birlikte Kurula bilgi vermesi hususunda talimatlandırılmasına,
- Veri sorumlusunun internet sitesinde hesap oluşturma sayfasında sisteme daha önce üye olmuş kişilerin kişisel verilerinin görüntülenmesine sebebiyet veren güvenlik açığının ivedilikle giderilmesi, T.C. kimlik numarası temin edilmeksizin üyelik oluşturulabilmesi adına sistemin güncellenmesi ile bu işlemlere ilişkin Kurula en geç otuz gün içinde bilgi verilmesi yönünde veri sorumlusunun talimatlandırılmasına,
- Öte yandan, söz konusu güvenlik açığının veri sorumlusu nezdindeki kişisel verilere hukuka aykırı olarak üçüncü kişiler tarafından erişim sağlanmasına sebebiyet vermiş olduğu; ancak veri sorumlusu tarafından bu hususta Kanunun 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrası çerçevesinde Kurula bildirimde bulunma yükümlülüğünün yerine getirilmediği dikkate alındığında, konuya ilişkin olarak Kanunun 15 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası çerçevesinde resen inceleme başlatılmasına
karar verilmiştir.
Bahsi geçen kurul karar özetinin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
2.Kişisel Verilerin Korunmasını İsteme Hakkının İhlaline İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi’nin, başvurucunun kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesine yönelik şikâyet hakkında etkili bir ceza soruşturması yapılmaması nedeniyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin kararı 18 Mart 2022 tarihli ve 31782 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Başvurucu hastane kayıtlarının eşi tarafından ele geçirilip delil olarak mahkemeye sunulması nedeniyle görevi kötüye kullanma, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve verilerin paylaşılması suçlarının işlendiği iddiasıyla şikayetçi olmuştur.
Ancak başsavcılık tarafından, eşlerin diğer eş hakkında birinci dereceden yakını olması nedeniyle kişisel ve sağlık bilgilerine ulaşma hakkının bulunduğu, bu nedenle şüphelinin eyleminin mahremiyetin ve özel hayatın ihlali olarak değerlendirilemeyeceği şeklinde yasal dayanağı gösterilmeyen birtakım gerekçelerle sonuca ulaşılmıştır.
Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede başvurucunun gördüğü tedaviler ile sağlık durumuna ve geçirdiği hastalıklara ilişkin bilgilerin başvurucuya ilişkin kişisel veri niteliğinde olduğu belirtilerek kişisel veri mahiyetindeki bilgilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesinin ve açıklanmasının da mevzuatta suç olarak düzenlendiği vurgulanmıştır.
Kararda, başvurucunun evlenmeden önceki tedavisiyle ilgili bilgileri eşine daha önce açıklamadığı, bununla birlikte kişisel veri mahiyetindeki bu bilgilerin eşi dâhil üçüncü kişilere verilmesi yönünde açık bir rızasının da olmadığı ifade edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, başsavcılık tarafından sunulan gerekçenin keskin bir kabulden yola çıkılarak oluşturulduğunu, istisnasız bir kural yaklaşımıyla ele alındığını, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ve hasta hakları bakımından kişiyi korumasız bıraktığını, ayrıca benzer müdahaleler yönünden caydırıcılığı olmadığını ifade etmiştir. Açıklanan bu gerekçenin temel hakların içerdiği güvenceleri korumadığı ve bu yönüyle ilgili ve yeterli olmadığı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, olayın aydınlatılmasına yönelik esaslı iddiaların başsavcılık tarafından araştırılmaması, bu suretle soruşturmanın derinleştirilmemesi ve yasal dayanağı gösterilmeyen gerekçelerle sonuca ulaşılması nedeniyle anayasal hakların güvence altına alınacak şekilde etkili ve özenli bir soruşturma yapılmadığını ifade edilmiştir.
Sonuç olarak; soruşturmanın etkili ve özenli şekilde yürütülmesi konusunda kamusal makamlarca üstlenilmesi gereken pozitif yükümlülüğünün gerektirdiği şartların somut olayda yerine getirilmediği değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Bahsi geçen kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- AYM : Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Sorgulanması Meslekten Çıkarma Sebebidir
Anayasa Mahkemesinin (“AYM”), davacının, 2020/77 E., 2021/93 K., 16 Aralık 2021 tarihli Kararı 22 Mart 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Davacı, 31 Ocak 2008 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un (“Kanun”) 8. maddesinin meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerin düzenlendiği 6. fıkrasının (aa) bendi kapsamında: “Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek.” ifadesinde yer alan ”...sorgulama yapmak…” ifadesinin, bilgileri paylaşmak ve duyurmak kadar ağır olmamasına rağmen meslekten çıkarmak kadar ağır sonuçlara yol açması sebebiyle ölçülülük ilkesine dolayısıyla Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla, iptali için AYM’ye başvuruda bulunmuştur.
Değerlendirme
Kurala göre kişisel verilerle ilgili olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında sorgulama yapılması fiilinin disiplin suçu teşkil edebilmesi için personelin sistem üzerinden sorgulama yapma yetkisine sahip kılınmadığı halde hukuka aykırı olarak bu sorgulamayı yapmış olması gerekmektedir. Yürüttüğü görevin niteliği gereği haiz olduğu yetkiler kapsamında bir personele elektronik ortamda ya da bilgisayar loglarında bu tür bilgilere hukuk düzeninin onayladığı bir yöntemle erişebilme hakkı imkanının sağlanmış olması personelin bu bilgileri sorgulama konusunda yetkili olduğu anlamına gelecektir.
İlgili Kanun maddesinin meşru amacının olup olmadığının saptanması için kolluk personelinin kamu hizmetinden çıkarılması sonucunu doğuran ve disiplin suçunun konusunu oluşturan fiilin “görevin gerektirdiği niteliklerle” uygun olup olmadığının sorgulanması gerekmektedir.
Toplumda asayiş ve güvenliği sağlamakla görevli olan kolluk teşkilatının bu görevin yerine getirilmesi esnasında ihtiyaç duyulan kişisel verileri sorgulama yetkisine sahip olması hizmetin gereği gibi yerine getirilebilmesi için zorunlu ve kaçınılmazdır. Bununla beraber görevin kapsam ve yeteneği gösterilmeksizin ve görevin kapsam ve herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın tüm kolluk personelinin bireylerin kişisel verileri üzerinde sorgu yapabileceğinin kabulü anayasal güvenceye bağlanan kişisel verilerin korunması hakkının bizzat devlet tarafından ihlal edilmesi anlamına geleceği gibi toplumda kolluk personeline yönelik bu şekilde bir algının oluşması kolluk kuvvetlerine olan güvenin zedelenmesine yol açabilecektir.
Kişisel verilerin korunmasına yönelik olarak Anayasa’da sağlanan güvencelere uygun şekilde hareket etmenin genel kolluk personelinin hizmetin mahiyeti ve özelliği gereği haiz olması ve görevde bulunduğu sürece de koruması gerekmekte olan temel niteliklerdendir.
Hukuka aykırılıklarla mücadele temeli üzerine oluşturulan kolluk teşkilatlarında yürütülen hizmetin hassasiyeti ve burada görev yapan personelin toplumda uyandırdığı güven ve huzur adına taşıdığı önem gözetildiğinde , devletin korunmasına özel bir önem göstererek anayasal düzenleme güvence altına alınmış olan kişisel verileri, yetkili olmadığı halde mesleğin temel esaslarıyla bağdaşmayacak şekilde hukuka aykırı yöntemlerle elde eden bir kolluk personelinin meslekten çıkarılmasının yaptırım ile korunmak istenen hukuki değerler ve korunmak istenen kamusal yarar karşısında bireye makul olmayan bir külfet yüklediği söylenemeyecektir.
AYM ilgili kanun ifadesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.
İlgili AYM kararına buradan ulaşabilirsiniz
4.İletişim İş Birliği ve Bilgi Paylaşımı Kılavuzu TİTCK Tarafından Yayımlanmıştır
14 Mart 2022 tarihli, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“TİTCK” veya “Kurum”) İletişim İş birliği ve Bilgi Paylaşımı Kılavuzu (“Kılavuz”), TİTCK tarafından 15 Mart 2022 tarihinde Kurum’un internet sitesinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kılavuz, TİTCK’in sorumluluk alanına giren düzenleyici ve denetleyici faaliyetlere yönelik olarak kamu ile paylaşılan bilgilere iş birliği yapılan dış paydaşlara, faaliyet alanına giren konularda yapılacak her türlü başvuru görüşme ve diğer iletişim faaliyetlerine rehberlik etmek amacıyla yayımlanmıştır.
Kılavuz kapsamında TİTCK’in sorumluluk alanına giren düzenleyici ve denetleyici faaliyetlere taraf olan tüm paydaşlar ile Kurum tarafından değerlendirilen, üretilen, muhafaza edilen tüm bilgi ve belgeler düzenlenmiştir.
Kılavuzun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
- 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tebliğ Taslağı Görüşe Açılmıştır
5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği Taslak’ı (“Tebliğ”) Hazine ve Maliye Bakanlığı -Gelir İdaresi Başkanlığı- (“GİB” ya da “Kurum”) tarafından 15 Mart 2022 tarihinde Kurumun resmi internet sayfasında yayımlanmıştır.
Tebliğ 7346 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunu ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda, merkez veya bölge dışında çalışılan sürelerde gelir vergisi stopaj teşviki uygulanmasına yönelik olarak yapılan düzenlemelere açıklık getirmeyi amaçlamaktadır.
Tebliğ’e ilişkin ilgili görüş ve öneri bildirmek isteyen kişiler, 21 Mart 2022 tarihine kadar görüş ve önerilerini kozkan@gelirler.gov.tr posta adresine mail gönderebileceklerdir.
Söz konusu Tebliğ’e buradan ulaşabilirsiniz.
6.Teknolojik Ürün Yatırımlarında Teşviklerde Değişiklik Yapılmıştır
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan, Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 22 Mart 2022 tarihli ve 31786 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelikle birlikte ekonomik etki düzeyi yüksek ve birden çok sektörde gelişimi hızlandırma potansiyeline sahip mobilite alanında elektrikli araçlar için hızlı şarj istasyonlarının kurulmasına yönelik yatırımlar destek kapsamına alınmıştır.
Buna ek olarak teknolojik ürün yatırım destek programı; sanayiye yönelik ar-ge ve yenilik projeleri sonucunda ortaya çıkan teknolojik ürüne yönelik yatırım projeleri ile elektrikli araçlar için yüksek hızlı şarj istasyonlarının kurulmasına yönelik yatırım projelerinin desteklendiği program olarak tanımlanmıştır.
Yatırım projesi için alınması veya yaptırılması zorunlu olan her türlü kalıcı cihaz, donanım, kalıp ve bunlara ilişkin gümrük, nakliye ve sigorta ve benzeri satın alma giderleri destek kapsamındadır.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca, sözleşme imzalanacak yatırımcılardan destek tutarının %6’sına kadar kesin teminat mektubu alınabilecektir. Kesin teminat mektubu alınıp alınmayacağı ve teminat oranı çağrı duyurusunda belirtilecektir.
Teknolojik ürün yatırım destek programı kapsamında elektrikli araçlar için hızlı şarj istasyonlarının kurulmasına yönelik yatırımlar hariç desteklenecek yatırım projelerine, desteklemeye esas yatırım proje tutarını oluşturan harcamaların %60’ına; elektrikli araçlar için hızlı şarj istasyonlarının kurulmasına yönelik yatırımlar kapsamında desteklenecek yatırım projelerinde ise desteklemeye esas yatırım proje tutarını oluşturan harcamaların %75’ine kadar geri ödemesiz destek sağlanabilecektir.
Her bir yatırım projesi için işletmelere tüm destek unsurlarında sağlanacak geri ödemesiz destek tutarının toplamı, yerli malı ilave puanı dahil, elektrikli araçlar için hızlı şarj istasyonlarının kurulmasına yönelik yatırımlar hariç desteklenecek yatırım projelerinde 10.000.000 TL’yi; elektrikli araçlar için hızlı şarj istasyonlarının kurulmasına yönelik yatırımlarda 20.000.000 TL’yi geçemeyecektir.
Bahsi geçen Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
7.Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmıştır
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelikte (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”) 18 Mart 2022 tarihli ve 31782 sayılı Resmî Gazete’de Rekabet Kurumu tarafından yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Değişiklik Yönetmeliği ile Yönetmeliğin 'Uzlaşma nihai kararı' başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasındaki “Soruşturmanın en az bir teşebbüs veya teşebbüs birliği bakımından devam ettiği hallerde, gerekçeli uzlaşma nihai kararı, soruşturma sonunda verilecek nihai kararın alınmasından önce uzlaşma tarafına tebliğ edilmez.” hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.
Düzenleme sonucunda, Yönetmelik kapsamında gerçekleştirilen soruşturmanın gerekçeli uzlaşma nihai kararı, soruşturma sonucunun nihai kararın alınmasından önce uzlaşma tarafına tebliğ edilebilecektir.
Değişiklik Yönetmeliğine buradan ulaşabilirsiniz.
8. Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş. Bünyesindeki Çeşitli Tesisler Çimko Çimento ve Beton San. Tic. A.Ş. Tarafından Devralınmasına İlişkin İnceleme Başlatılmıştır
Rekabet Kurulu 24.02.2022 tarih ve 22-10/142-M sayılı kararı ile, Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş. bünyesindeki Kayseri Çimento Fabrikasının, Niğde Çimento Fabrikasının, Ankara Öğütme Tesisinin, Malatya Paketleme Tesisinin ve Ambar, Nevşehir, Aksaray, Kahramanmaraş, Ereğli, Başakpınar ve Cırgalan Hazır Beton Tesislerine ait varlıkların Çimko Çimento ve Beton San. Tic. A.Ş. tarafından devralınması işlemine ilişkin başvuruyu nihai incelemeye almıştır.
Bu kapsamda, bilindiği üzere, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 7. maddesi ile Rekabet Kurulu, piyasalarda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak birleşme ve/veya devralma işlemlerini denetlemekle görevlendirilmiştir.
Kurul, piyasadaki rekabetin yapısına etkileri bakımından incelemenin derinleştirilmesi ihtiyacı duyulan işlemleri, Kanun’un 10. maddesi çerçevesinde nihai incelemeye alabilme yetkisine sahiptir.
Rekabet Kurulunun ilgili kararına buradan ulaşabilirsiniz.
- Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde Değişiklikler Yapılmıştır
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) tarafından hazırlanan, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”), 22 Mart 2022 tarihli ve 31786 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelikte gerçekleştirilen değişiklikler kapsamında:
- Kullanıcıya bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında tahsis edilen kapasite, kullanıcının anlaşma gücünü oluşturmaktadır.
- İletim sistemine bağlantı noktasından alınan veya verilen elektrik enerjisi kapasitesinin azami değeri, bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında belirtilen anlaşma gücünü aşamayacaktır.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (“ Bakanlık”) tarafından talep edildiğinde ve Bakanlığın gerekçesi “arz güvenliği” olduğunda anlaşma gücünden fazla bir elektrik enerjisi verilebilecektir. Bu durumda anlaşma gücünün üzerindeki enerji “güç aşımı” olarak nitelendirilemeyecektir.
- Dağıtım sistemine bağlantı noktasından alınan veya verilen elektrik enerjisi kapasitesinin sayaçla ölçülen azami değerinin anlaşma gücünü aşmaması esas olacaktır.
- Arz güvenliği gerekçesiyle Bakanlık tarafından talep edilmesi durumunda, EPDK tarafından belirlenecek süre boyunca ve ilgili EPDK kararında belirtilen esaslar çerçevesinde, üretim tesisleri tarafından anlaşma gücünün üzerinde sisteme elektrik enerjisi verilebilecektir.
Bahsi geçen Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yürürlüğe Girmiştir
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in yürürlüğe konulmasına 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 407. maddesi gereğince 18 Mart 2022 tarihli ve 31782 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yapılan değişiklikler çerçevesinde küçük ve orta büyüklükte işletmelerin (“KOBİ”) sınıflandırılmasında mali bilançosundan herhangi biri 125 milyon Türk Lirasını aşmama şartı 250 milyon Türk Lirası olarak güncellenmiştir. Bu kapsamda:
- Mikro işletme olarak sınıflandırılan KOBİ’ler için, mali bilançosunun 3 milyon Türk Lirasını aşmama şartı 5 milyon olarak,
- Küçük işletme olarak sınıflandırılan KOBİ’ler için, mali bilançosunun 25 milyon Türk Lirasını aşmama şartı 50 milyon olarak,
- Orta büyüklükte işletme sınıflandırılan KOBİ’ler için, mali bilançosunun 125 milyon Türk Lirasını aşmama şartı 250 milyon olarak
arttırılmıştır.
Değişiklik Yönetmeliğinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
11.Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan, Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 19 Mart 2022 tarihli ve 31783 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelikle birlikte; Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarınca, ölçme ve değerlendirme faaliyetleri sonucunda başarılı olanlar için düzenlenen ve bireyin bilgi, beceri ve yetkinliğini ifade eden perakende kuyumcu ulusal yeterliliğine dayalı belge, mesleki yeterlilik belgesi olarak tanımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında yetki belgesi alamayan on binlerce kuyumcunun kapanma riski, mesleki yeterlilik belgesi imkanı tanınmasıyla ortadan kaldırılmıştır.
Kuyumcuların, ortaöğretim veya yükseköğretim kurumlarının kuyumculuk faaliyetleriyle ilgili alanlarından ya da bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olmaları durumunda birinci fıkranın (ç) bendinde belirtilen ustalık belgesi ve mesleki yeterlilik belgesi şartı aranmayacaktır.
Bahsi geçen Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
12. İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmıştır
İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (“Değişiklik Tebliği”) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 18 Mart 2022 tarihli ve 31782 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Değişiklik Tebliği ile İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinin Ek-1’indeki İşyeri Tehlike Sınıfları Listesinde değişiklikler yapılmıştır:
- Tıp doktorları dışında yetkili kişilerce sağlanan akıl sağlığı hizmetleri (psikoanalistler, psikologlar, psikoterapistler ve psikolojik danışmanlar tarafından sağlanan hizmetler) (hastane dışı) - Az Tehlikeli
- Fırınlanmış, ateşe dayanıklı olmayan kil ve topraktan baca künkleri ve başlıkları, şömine ve baca boruları, oluklar ve bağlantı parçaları ile karo vb. inşaat malzemeleri imalatı (seramikten oluklar, borular ve bağlantı parçaları dahil) (tuğla ve kiremit hariç) - Çok Tehlikeli
- Fırınlanmış, ateşe dayanıklı olmayan kil ve topraktan tuğla ve kiremit imalatı - Tehlikeli
- Motorlu kara taşıtlarının parçalarının belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda perakende ticareti (dorse ve damper dahil) (lastik ve camlar, aküler ile motosiklet parça ve aksesuarları hariç) - Az tehlikeli
- Motorlu kara taşıtlarının akülerinin belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda perakende ticareti - Az Tehlikeli
- Elektronik spor (e-spor) oyun merkezlerinin faaliyetleri - Az tehlikeli
olarak düzenlenmiştir.
Değişiklik Tebliğinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
13. 320 Seri No.lu Gelir Vergisi Tebliğ Taslağı Görüşe Açılmıştır
Gelir İdaresi başkanlığı tarafından basit usulde tespit olunan kazançlarda gelir vergisi istisnası uygulamasına ilişkin açıklamaların yer aldığı 320 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Taslağı hazırlanmıştır.
Mevcut taslağın geliştirilmesini teminen konu ile ilgili görüş ve öneriler, 21.03.2022 tarihine kadar mimren@gelirler.gov.tr posta adresine iletilebilecektir.
Bahsi geçen tebliğ taslağına buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English