Bultenler
Haftaya Dair Gelişmeler Bülteni
1. Spor Kulüplerinin Birleşmesi ve Mal Varlığı Devri Yapmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır
Gençlik ve Spor Bakanlığı (‘Bakanlık’) tarafından hazırlanan Spor Kulüplerinin Birleşmesi ve Mal Varlığı Devri Yapmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (‘Yönetmelik’), 14 Eylül 2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmeliğin amacı, spor kulüplerinin birleşmesi ile faaliyet gösterdikleri spor dallarından bir veya birkaçını aktif ve pasif varlıklarıyla bir bütün olarak başka bir spor kulübüne veya spor anonim şirketine devrine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre;
- Spor kulüpleri, yalnızca bir başka spor kulübünü devralmak suretiyle birleşebilir. Spor kulüpleri genel kurul üye tam sayısının en az dörtte üçünün katılacağı genel kurul toplantısında, toplantıya katılanların en az salt çoğunluğunun oyu ile alınacak kararla başka bir spor kulübü ile birleşebilir. Birleşme sadece aynı ilde bulunan spor kulüpleri arasında gerçekleşebilir.
- Birleşmenin tarafını oluşturan spor kulüplerinin yönetim organları tarafından ayrı ayrı veya birlikte birleşme hakkında ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor hazırlanır. Birleşme raporunda; birleşmenin amacı, sonuçları, birleşme sözleşmesinin hukuki ve ekonomik yönleri açıklanır ve birleşme sonrası tahmini bilançoya yer verilir.
- Birleşme, Bakanlık tarafından spor kulüpleri siciline tescil ile geçerlilik kazanır.
Birleşmeyle devrolunan spor kulübünün tescil anındaki bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan spor kulübüne geçer. Birleşme ile devrolunan spor kulübünün üyeleri kendiliğinden devralan spor kulübünün üyesi olur. Birleşme ile devrolunan spor kulübüne ait sportif tarihçe ve sportif başarı devralan spor kulübüne geçmiş sayılır.
Devralan spor kulübü, lig ve benzeri müsabakalara katılımda veya tescil edilen isminde devrolunan spor kulübü izlenimini verecek herhangi bir değişiklik yapamaz. Devrolunan spor kulübünün müsabakalara katılım ismi veya unvanı yeniden tescil edilmez. Birleşme ile devrolunan spor kulübünün tüzel kişiliği tasfiye edilmeksizin sona erer ve spor kulüpleri sicilinden silinir.
- Yönetmeliğin “Mal varlığının devri” başlıklı bölümüne göre;
- Spor kulüplerinin faaliyet gösterdikleri spor dallarından bir veya birkaçı aktif ve pasif varlıklarıyla bir bütün olarak genel kurul üye tam sayısının en az dörtte üçünün katılacağı genel kurul toplantısında toplantıya katılanların salt çoğunluğunun oyu ile alınacak kararla başka bir spor kulübüne veya spor anonim şirketine devredilebilir.
- Mal varlığı devrinin tarafını oluşturan spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinin yönetim organları tarafından ayrı ayrı veya birlikte mal varlığının devri hakkında ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor hazırlanır. Mal varlığının devri raporunda; mal varlığı devrinin amacı, sonuçları, devir sözleşmesinin hukuki ve ekonomik yönleri açıklanır ve devir sonrası tahmini bilançolara yer verilir.
- Mal varlığının devri başvurusunda veya eklerinde mevzuata aykırılık veya noksanlık bulunmaz ya da bu aykırılık veya noksanlık süresinde giderilmiş bulunursa mal varlığının devri başvurusu kabul edilerek ilgisine göre spor kulüpleri veya spor anonim şirketleri sicilinde gerekli tescil işlemleri gerçekleştirilir.
- Mal varlığının devri, devrin Bakanlık tarafından ilgisine göre spor kulüpleri sicili veya spor anonim şirketleri siciline tescili ile geçerlilik kazanır. Devrolunan spor dalının tescil anındaki bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan spor kulübüne veya spor anonim şirketine geçer.
- Yönetmeliğin “ Ortak Hükümler” başlıklı bölümüne göre;
- Birleşme veya malvarlığının devri sözleşmesinin; spor kulüplerinde üyelerin, spor anonim şirketlerinde ise sermayenin en az dörtte üçünün temsil edileceği genel kurul toplantısında spor kulüplerinde toplantıya katılanların salt çoğunluğunun, spor anonim şirketlerinde ise toplantıya katılan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin sahip oldukları sermayenin salt çoğunluğunu oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyu ile onaylanması zorunludur.
- Birleşme işlemleri, spor kulübünün faaliyette bulunduğu spor dallarının bünyesinde yer aldığı spor federasyonu tarafından belirlenen sezonun sona erdiği ve tescil edildiği tarihten itibaren yeni sezon başlangıcına kadar yapılabilir.
- Bakanlık tarafından birleşme ve mal varlığının devrine ilişkin talepler hakkında, birleşme veya mal varlığının devrinin taraflarını oluşturan spor kulübü veya spor anonim şirketi tarafından bir önceki sezonda aktif olarak faaliyette bulunulan ve birleşme veya mal varlığının devrine konu spor dallarının bünyesinde yer aldığı spor federasyonlarından yazılı görüş alınır.
- Yönetmeliğin “Çeşitli ve Son Hükümler” başlıklı bölümüne göre;
- Spor anonim şirketleri arasındaki birleşme, bölünme ve mal varlığının devri işlemleri ile spor anonim şirketlerinden spor kulüplerine yapılacak mal varlığı devirleri hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 202 ve 203 üncü maddeleri ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 134 ilâ 194 üncü maddeleri uygulanır.
- Payları borsada işlem gören spor anonim şirketleri de dâhil olmak üzere tüm halka açık spor anonim şirketleri sermaye piyasası mevzuatına tabidir. Bu Yönetmelikte halka açık spor anonim şirketleri için getirilen hükümler, sermaye piyasası mevzuatının halka açık şirketler için getirdiği düzenlemelerden ayrılmadığı sürece uygulanır. Aynı konuda Farklı hükümler olması durumunda halka açık spor anonim şirketlerine sermaye piyasası mevzuatı hükümleri uygulanır.
Bu Yönetmelik yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Bahsi geçen Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
2. Dahilde İşleme Rejimi Tebliği (İhracat: 2006/12)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2022/6) Yayımlanmıştır
Ticaret Bakanlığı (‘Bakanlık’) tarafından hazırlanan Dahilde İşleme Rejimi Tebliği (İhracat: 2006/12)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2022/6) (‘Tebliğ’), 14 Eylül 2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.
Tebliğe göre, 20/12/2006 tarihli ve 26382 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan Dahilde İşleme Rejimi Tebliği (İhracat: 2006/12)’nin bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır.
İlgili değişikliklerden bir kısmı şu şekildedir;
- “Elektronik Ortam” tanımı, “Bilgisayarlı veri işleme tekniği kullanılarak, Bakanlık web sayfası üzerinden ulaşılan ve dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni ile ilgili tüm işlemlerin yapılabildiği ortam”, “Bakanlık” tanımı ise “Ticaret Bakanlığı”, “Onaylanmış kişi statü belgesi” ibaresi ise “Gümrük mevzuatı çerçevesinde Bakanlıkça verilen belge” olarak değiştirilmiştir.
- Tebliğin 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “1 (bir) ay” ibaresi “3 (üç) ay” şeklinde değiştirilmiştir.
- Aynı Tebliğe 38 inci maddeden sonra gelmek üzere 38/A maddesi eklenmiştir. “Belge Kapsamında İşlem Görmüş Ürün Bünyesinde Kullanılan İthal Eşyasına İlişkin Hak ve Yükümlülüklerin Devri” başlıklı madde şu şekildedir; “ (1) Dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihracı taahhüt edilen işlem görmüş ürünün, başka bir belgenin ithalat bölümünde belirtilen eşya arasında yer alması şartıyla süresi geçerli belge sahibi firma bu ürün bünyesinde kullanılan ithal eşyasına ilişkin hak ve yükümlülüklerini Bakanlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) belirlenen usul ve esaslara göre söz konusu rejimden yararlanma koşullarını taşıyan başka bir belge sahibi firmaya devredebilir. (2) Hak ve yükümlülüklerin Bakanlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) belirlenen usul ve esaslara göre başka bir belge sahibine devredildiğinin ve devre konu işlem görmüş ürün bünyesinde kullanılan ithal eşyası için verilmesi gereken teminatın devralan firma tarafından üstlenildiğinin tevsiki kaydıyla, devreden belge sahibi firmanın belgesi Bakanlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kapatılabilir. (3) Devreden firmanın, belge süresi içerisinde dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki işlem görmüş ürün bünyesinde kullanılan ithal eşyasına ilişkin hak ve yükümlülüklerin Bakanlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) belirlenen usul ve esaslara göre başka bir belge sahibine devredildiğini ve devredilen ürünün bünyesinde kullanılan ithal eşyası için verilmesi gereken teminatın devralan firma tarafından üstlenildiğini tevsik eden belgeler ile birlikte ilgili gümrük idaresine başvurması durumunda, devredilen ürünün bünyesinde kullanılan ithal eşyası için alınan teminat, ilgili gümrük idaresince devreden firmaya iade edilebilir. (4) Devir durumunda varsa ödenmesi gereken telafi edici verginin ödenmemesi veya eksik ihracat gerçekleştirilmesi halinde, tüm mali ve hukuki sorumluluk devralan firmaya geçer. (5) Bakanlık (İhracat Genel Müdürlüğü) bu madde kapsamında kısıtlama getirmeye yetkilidir.”
Bu Tebliğ yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Bahsi geçen Tebliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
3. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır
Ticaret Bakanlığı (‘Bakanlık’) tarafından hazırlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik (‘Yönetmelik’), 14 Eylül 2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Buna göre, 23/8/2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 18. maddesi değiştirilmiştir. Değişiklikle 18. maddede belirtilen yürürlük tarihinde değişikliğe gidilmiştir. Yönetmeliğe göre “Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in 18. maddesinde ilgili hükümlerin yürürlük tarihleri 1/1/2023 ve 1/10/2022 şeklindedir. Değişiklikle bu Yönetmeliğin; 3 üncü maddesi ile değiştirilen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendi, 9 uncu maddesi, 10 uncu maddesi ile eklenen 12/A maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi, 11 inci maddesi ve 13 üncü maddesi 1/1/2024 tarihinde, diğer hükümleri ise 1/10/2022 tarihinde, yürürlüğe girer.” ifadelerine yer verilmiştir.
Yönetmelikte belirtilen değişiklikler neticesinde, özet olarak;
- Cayma hakkının kullanımında malın iade süresi 10 gün iken 14 güne uzatılmıştır.
- Kredi kartı ile yapılan alışverişlerde tüketiciye 14 güne kadar işlem bedelinin iadesinin yapılmasının yanı sıra, kart çıkaran kuruluşlara işlem bedelinin aktarılmasıyla birlikte toplam bedelin kart limitine tek seferde yatırılması zorunlu hale getirilmiştir. Böylelikle cayma hakkının alanı genişletilmiş, tüketicilerin kredi limitlerinin haksız bir şekilde azaltılmasının önüne geçilmek istenmiştir.
- Standart nitelikli sınırlı sayıda ürün hakkında tüketicilerin cayma hakkı kısıtlanmıştır.
Söz konusu değişiklik ile cayma hakkının kullanılmasıyla yeniden satışının hukuka aykırı kullanıma sebebiyet vereceği ve yeniden yapılan satışın tüketicilerin adli ve idari açıdan güvenliğini tehlikeye atacağı bazı ürün gruplarının 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundaki haklara aykırılık teşkil etmeyecek şekilde cayma hakkının kullanımı kısıtlanmıştır.
Yönetmelikte yapılan düzenlemeyle birlikte yukarıda ifade edilen hükümlerin 01.01.2024 tarihi itibariyle; cayma hakkının kullanımı haricindeki hükümlerin ise 01.10.2022 tarihi itibariyle yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
Bahsi geçen Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.
İlgili Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
4. Elektronik Mühre İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (‘Kurum’) tarafından hazırlanan Elektronik Mühre İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (‘Yönetmelik’), 14 Eylül 2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik; elektronik mühür sertifika başvurularının alınması, elektronik mühür sertifikasının oluşturulması, kullanılması, iptali ve yenilenmesine yönelik süreçlere, elektronik mühür oluşturma ve doğrulama verileri ile araçlarına, elektronik mühür sahibinin yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır.
Bu Yönetmelikte geçen elektronik mühür, başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve elektronik mühür sahibinin bilgilerini doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veriyi ifade etmektedir.
Yönetmelik, elektronik mührün hukuki ve teknik yönleri ile uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeyi amaçlamaktadır. Buna göre;
- Elektronik mühür, elektronik belgenin veya verinin elektronik mühür sahibi tarafından oluşturulduğunu, belgenin veya verinin kaynağını ve bütünlüğünü garanti eden delil kaydıdır. Güvenli elektronik mühür, resmî mühür dâhil her türlü fiziki mühür ile aynı hukuki niteliği haizdir.
- Güvenli elektronik mühürler, elektronik mühür sahibinin kimliğinin doğrulanması ve mühürlenen verinin bütünlüğünün sağlanması için kullanılır. Gelişmiş elektronik mühürler, elektronik mühür sahibinin herhangi bir dijital varlığının kimlik doğrulaması için kullanılabilir. Nitelikli elektronik mühür sertifikası, güvenli elektronik imza oluşturmak amacıyla kullanılamaz.
- Gelişmiş elektronik mühür; elektronik mühür sahibi ile benzersiz bir şekilde bağlantılı olan, elektronik mühür sahibinin kimliğinin tespit edilmesini sağlayan ve onun tasarrufunda bulunan elektronik mühür oluşturma verisiyle oluşturulan, veride sonradan meydana gelen herhangi bir değişikliğin tespit edilmesini sağlayacak şekilde ilişkili olduğu veri ile bağlantılı olan elektronik mühürdür.
- Nitelikli elektronik mühür sertifikası almak isteyen taraflar ESHS’ye başvuruda bulunur. Geçerlilik süresinin sona ermesinden önce elektronik mühür sahibinin talebi doğrultusunda nitelikli elektronik mühür sertifikası ESHS tarafından yenilenir. Nitelikli elektronik mühür sertifikasının iptaline ilişkin talepler; ESHS, elektronik mühür sahibi ve sözleşme veya taahhütname ile belirlenen kişiler tarafından yapılabilir.
Yönetmeliğin uygulanmasında bazı temel ilkeler göz önünde bulundurulmaktadır. Başlıca ilkeler ise şu şekildedir;
- Objektif nedenler aksini gerektirmedikçe kaynakların düzenli, verimli ve etkin kullanılması.
- Niceliksel ve niteliksel devamlılık, güvenilirlik, ayrımcı olmama, açıklık ve şeffaflığın sağlanması.
- Etkin ve sürdürülebilir rekabet ortamının sağlanması ve devamına yönelik uygulamaların teşvik edilmesi.
- Elektronik mühür kullanımının yaygınlaşması için yeni yatırımların ve uygulamaların özendirilmesi.
- Elektronik mühür sahibinin, talep ettiği hizmet ya da ürünler dışında herhangi bir hizmeti ya da ürünü satın almak zorunda bırakılmaması.
- Bir hizmetin ya da ürünün diğer bir hizmetin ya da ürünün ücreti yoluyla desteklenmesinden veya karşılanmasından kaçınılması.
İlgili Yönetmeliğin genel hükümler kısmına göre ise;
- Elektronik mühürler için nitelikli elektronik mühür sertifikaları veren ESHS’ler, nitelikli elektronik mühür sertifikası alan elektronik mühür sahibini temsil eden gerçek kişinin kimliğini doğrulayabilmek için adli veya idari süreçler bağlamında gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
- ESHS; geçerlilik süresi sona eren nitelikli elektronik mühür sertifikalarını, nitelikli elektronik mühür sertifika başvurusunda talep edilen bilgi, belge ve elektronik verileri, nitelikli elektronik mühür sertifika yönetimine ilişkin tüm işlemlere, bu işlemlerin yapıldığı zamana ve işlemleri yapan kişiye veya kişilere ait bilgileri içeren kaydı; güvenliğini, gizliliğini, bütünlüğünü ve erişilebilirliğini sağlayarak en az yirmi (20) yıl süreyle saklar.
Kurum, ESHS’lerin bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin faaliyet ve işlemlerini Kanun kapsamında resen veya şikâyet üzerine 14/12/2011 tarihli ve 28142 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Denetim Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik uyarınca denetleyebilir veya denetletebilir.
Kurum, sürdürülebilir rekabet ortamının sağlanmasını ve tüketici haklarının korunmasını teminen, gerektiğinde ESHS’nin elektronik mühür sertifikalarına ilişkin sunduğu hizmetlerin ücretlerine alt ve üst sınır getirebilir. Kurum, ESHS’den elektronik mühür ve elektronik mühür sertifikalarına ilişkin bir önceki yıla ait net satışlarının binde dördü (%0,4) kadar idari ücret alır.
Bu Yönetmelik ile belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 5070 sayılı Kanunun 18 inci ve 19 uncu maddeleri ile 15/2/2014 tarihli ve 28914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği hükümleri uygulanır.
İlgili Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.
Bahsi geçen Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
5. 14/9/2022 tarih ve 6036 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 15/9/2022 Tarihli Resmi Gazete’de Yayımlanmıştır
6036 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 15/09/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu karara göre:
- Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine ve (ç) bendine “Darphane sertifikaları” ibaresi eklenerek, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından ihraç edilen Darphane sertifikalarından elde edilecek kazançlara uygulanacak tevkifat oranları %0 olarak belirlenmiştir.
Cumhurbaşkanı Kararı’nın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın konuyla ilgili açıklayıcı bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.
6. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tarafından İlaç Takip Sistemi (İTS) Kullanan Firmalara Duyuru Yapılmıştır
İlaç Takip Sistemi (‘İTS’) kullanan ruhsatlı firmalara yönelik duyuru (‘Duyuru’) 20.09.2022 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (“TİTCK/Kurum”) internet sitesinde yayımlanmıştır.
Duyuruya göre ruhsat sahibi firmaların İlaç Takip Sistemi (İTS) paydaş ekranlarında "Aylık Arz ve Maksimum Üretim Kapasitesi" veri giriş alanları oluşturulmuştur.
Ruhsat sahibi firmalar tarafından ruhsatına sahip oldukları her bir ilaç için İTS portaldan ilgili alanlara 27 Eylül 2022 Salı gününden itibaren veri girişi yapılabilecektir.
Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
7. Biyoyararlanım ve Biyoeşdeğerlik Çalışmalarının Yürütüldüğü Merkezler Hakkında Kılavuz Yayımlanmıştır
Biyoyararlanım ve Biyoeşdeğerlik Çalışmalarının Yürütüldüğü Merkezler Hakkında Kılavuz (“Kılavuz”) 15.09.2022 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (“TİTCK/Kurum”) internet sitesinde yayımlanmıştır.
Kılavuz, biyoyararlanım ve biyoeşdeğerlik çalışmalarının yürütüldüğü merkezler için asgari standartları belirlemek ve bu merkezlerin denetimleri için rehberlik sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
İlgili kılavuzun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
8. Yurt Dışı Üretim Tesislerinin GMP Denetimleri İçin Yapılacak Müracaatlara Dair Kılavuz Güncellenmiştir
04.07.2018 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (‘TİTCK/Kurum’) Resmi internet sitesinde yayımlanan Yurt Dışı Üretim Tesislerinin GMP Denetimleri İçin Yapılacak Müracaatlara Dair Kılavuz (‘Kılavuz’) güncellenerek 20.09.2022 tarihinde kurumun internet sitesinde yayımlanmıştır.
Söz konusu güncelleme ile birlikte ürünlere ait başvuru formunda istenen bilgiler değişikliğe uğramıştır. Aynı zamanda GMP denetim ile ilgili başvuru süreci, denetim kapsamı, denetim sonrası süreçler hakkında daha detaylı bilgilendirme yapılmıştır.
20.09.2022 tarihinden önce yapılan başvurularda eski kılavuz, 20.09.2022 tarihinde ve sonraki tarihlerde yapılan başvurularda ise yeni kılavuz esas alınacaktır. Aynı zamanda TİTCK tarafından yayımlanan 03.12.2021 tarihli “Yurt Dışı GMP Denetimleri ve Sertifikasyon Süreçleri Hakkında Pandemi Sürecinde Uygulanacak Ek Tedbirler” isimli duyuru geçerliliğini koruyacaktır.
Yayımlanan yeni kılavuzun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
9. Beşeri̇ Tıbbi̇ Ürünleri̇n Ruhsatlandırma ve Ruhsat Sonrası İşlemleri̇nde İyi̇ Değerlendi̇rme Uygulamalarının İlkeleri̇ ve Süreçleri̇ Hakkında Kılavuz Yayımlanmıştır
Beşeri̇ Tıbbi̇ Ürünleri̇n Ruhsatlandırma ve Ruhsat Sonrası İşlemleri̇nde İyi̇ Değerlendi̇rme Uygulamalarının İlkeleri̇ ve Süreçleri̇ Hakkında Kılavuz (“Kılavuz”) 15.09.22 tarihinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (“Kurum”) internet sitesinde yayımlanmıştır.
Kılavuz, Kurum içinde kullanılmak üzere iyi değerlendirme uygulamasının ilkeleri ve süreçleri hakkında rehberlik sağlamak ve değerlendirmelerin içeriği ve yönetiminde zamana riayetini, öngörülebilirlik, tutarlılık, şeffaflık, netlik, verimlilik ve yüksek kalite elde edilmesine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
İlgili Kılavuzun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
10. Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Rehberi ile Varlık Barışı’na İlişkin Soru ve Cevaplar Broşürü Yayınlanmıştır
Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Rehberi ile Varlık Barışı’na İlişkin Soru ve Cevaplar Broşürü, 14 Eylül 2022 tarihinde, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanmıştır.
7417 sayılı Kanunun 50 nci maddesiyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 15 inci madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, 1 Seri No.lu Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (‘Tebliğ’) ile belirlenmiştir.
Genel Tebliğ ile birlikte:
- Yurt içinde bulunan madde kapsamındaki varlıkların gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlarca beyan edilmesi imkânı getirilmiştir.
- Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymetler, diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınması imkanı getirilmiştir.
- Yurt içinde bulunan madde kapsamındaki varlıkların gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlarca beyan edilmesi imkanı getirilmiştir.
- Gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında ve yurt içinde bulunan bazı varlıklarını 31 Mart 2023 tarihine kadar bildirim veya beyanda bulunmak suretiyle Varlık Barışı uygulamasından yararlanabileceklerdir.
Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Rehberine buradan,
Varlık Barışı’na İlişkin Soru ve Cevaplar Broşürüne buradan,
1 Seri No.lu Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğine buradan,
Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
11. 2018 – 2021 Yılları Arasında Yayınlanan Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları Kitapçık Olarak Yayınlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, 2018-2021 yıllarında yayımlanmış Kurul kararlarını resmi internet sitesinde bir doküman halinde yayımlamıştır.
6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun ilk maddesine göre, bu Kanunun hedefi kişisel verilerin işlenmesinde, özel hayatın gizliliği başta gelmek üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumaktır.
6698 sayılı Kanunun 19. maddesi ile birlikte bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere, idari ve mali özerkliğe sahip ve kamu tüzel kişiliğini haiz Kişisel Verileri Koruma Kurumu kurulmuştur. Kurumun karar organı ise Kuruldur.
Bu çerçevede Kişisel Verileri Koruma Kurulu, bu Kanunla verilen görev ve yetkilerini bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. Kişisel verilerle ilgili haklarının ihlal edildiğini ileri sürenlerin şikâyetlerini karara bağlamak, Kanunla Kurula tanınan görev ve yetkiler arasındadır.
Kurulun paylaştığı kararlar ise adeta uygulamaya yön veren bir kılavuz niteliğindedir. İlgili kararlar Kurumun resmi internet sayfasında yayımlanmaktadır. “2022 yılının Nisan ayı itibarıyla 7 İlke Kararı, 225 Kurul Kararı yayımlanmıştır[1].”
İlgili dokümanda 2018-2021 yılları arasında yayımlanmış Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları yer almaktadır. Bahsi geçen dokümana buradan ulaşabilirsiniz.
12. Avrupa Birliği Adalet Divanı (Mahkeme- EuGH), Komisyonun Kararını Büyük Ölçüde Onadı
Mahkeme'nin 14 Eylül 2022 tarihli T-604/18 (Google ve Alphabet v Commission (Google Android)) sayılı kararı yayınlanmıştır.
Mahkeme, geçen hafta açıklamış olduğu kararıyla, Google'ın arama motorunun hakimiyetini pekiştirmek için Android mobil cihaz üreticilerine ve mobil ağ operatörlerine yasa dışı kısıtlamalar getirdiği yönündeki Komisyon kararını genel olarak onamıştır.
Komisyon, Google' ı bir rekabet otoritesi tarafından Avrupa'da şimdiye kadar verilen en büyük para cezası niteliğini taşıyan 4.343 milyar Euro para cezası ile cezalandırmıştı. Ancak, Mahkeme, bazı noktalarda Komisyon’dan farklı değerlendirmelerde bulunmuş ve Google'a 4,125 milyar € para cezası verilmesini uygun görmüştür.
Google'ın mobil internetteki bazı ticari uygulamalarıyla ilgili olarak Komisyon'a çeşitli şikayetler ulaşmış ve bu şikayetler 15 Nisan 2015’te Google’a karşı dava süreci başlatılmasına yol açmıştır.
Komisyon, 18 Temmuz 2018 tarihli kararıyla, Google'a, hakim konumunu kötüye kullandığı için belli başlı yaptırımlar uygulamıştır. Bu yaptırımların;
i."Dağıtım Sözleşmeleri"ndeki kısıtlamalar,
ii."Parçalanmayı Önleme Sözleşmeleri"ndeki kısıtlamalar ve
iii."Gelir Paylaşım Sözleşmeleri"ndeki kısıtlamalar olmak üzere üç tür olduğu gözlemlenmiştir.
Komisyon'a göre, tüm bu kısıtlamalar, Google'ın genel arama hizmetlerine ilişkin hakim konumunu ve dolayısıyla Google'ın arama reklamları yoluyla elde ettiği geliri korumaya ve güçlendirmeye hizmet etmekteydi. Bu nedenle Komisyon, bu ihlalleri Avrupa Birliği'nin İşleyişine İlişkin Antlaşma (TFEU- AEUV)’nın 102. maddesini ve EWR’nin 54. maddesinin ihlali olarak nitelendirdi. Sonuç olarak, Komisyon Google'a yaklaşık 4.343 milyar Euro'luk bir para cezası verdi.
Mahkeme tarafından yapılan önemli değerlendirmeler ise kısaca şu şekildedir:
- İlk olarak Mahkeme, Google’ın pazarlardaki hakim durumunu incelemiştir. Bu doğrultuda Mahkeme dört tane ilgili pazar belirlemiştir. Komisyon, Google’ın sadece üç pazarda hakim durumda olduğu tespitinde bulunmuştu ki Mahkeme tarafından da Komisyon’un bu tespiti doğru olarak teyit edilmiştir.
- Mahkeme, Komisyon’un, Google'ın bu pazardaki hakim konumunun, Apple tarafından sunulan lisanssız işletim sistemi tarafından orada uygulanan dolaylı rekabet baskısından kaynaklandığını belirtmekte de haklı olduğu kanaatine varmıştır.
- Ayrıca Mahkeme, Komisyonu, Android kaynak kodunu kullanma lisansının açık kaynak niteliğinin (Open-Source-Charakter der Lizenz zur Nutzung des Android-Quellcodes), bu hakim durumu dengelemek için yeterli rekabet kısıtlaması yaratmadığı konusunda haklı bulmuştur.
- Google, Google'ın uygulama mağazasını (Play Store) lisanslamak için üreticilerin Google Arama uygulamasını ve tarayıcı uygulamasını (Chrome) önceden yüklemelerini şart koşmuştur. Komisyon, Google tarafından mobil cihaz üreticilerine dayatılan kurulum öncesi koşulları, rekabeti kısıtladığı için suistimal edici bulmuştur. Ayrıca Komisyon, ön kurulum sonucunda ortaya çıkan rekabet avantajının ve bunun yarattığı çelişkilerin bir “statüko tercihine (Status-quo-Präferenz)” neden olabileceği yönünde tespitte bulunmuştur. Mahkeme, Komisyonun bu yöndeki tespitlerini de doğru bulmuştur.
- Mahkeme daha sonra, Google'ın rakiplerine sunduğu araçların, söz konusu “kurulum öncesi koşullar” yoluyla Google tarafından elde edilen önemli rekabet avantajını telafi etmelerine izin vermediği sonucuna karşı yapılan şikayetleri değerlendirmiştir.
Sonuç olarak Mahkeme, Google'a verilecek cezanın 4.125 milyar Euro olarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varmış ve bu cezayı belirlerken Google’ın kasıtlı ihlalini ve ihlalleri işlediği son yılda Google'ın ilgili satışlarının değerini dikkate almayı uygun görmüştür.
Bahsi geçen Kararın İngilizce tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English