Duyurular
Şirkete Sermaye Olarak Yatırılan Paranın İadesi Talebiyle Açılan Davada Alacağın Tahsil İmkanının Ortadan Kalkması Sonucu Mülkiyet ve Etkili Başvuru Hakkının İhlal Edildiğine Dair AYM Kararı
Şirketler Hukuku, Anayasa Mahkemesi, Mülkiyet Hukuku
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı (“AYM”) tarafından 7 Şubat 2024 tarihli ve 32453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/21022 başvuru numaralı, Turgay Kılıç bireysel başvuru kararında (“Karar”) başvurucunun şirket ortaklığından ayrılması sonucu ortaklık sırasında sermaye olarak konulan hisse bedellerinin iadesi talebine dayanan yargılaması mülkiyet ve etkili başvuru hakkı bağlamında incelenmiştir.
Karara göre;
- Başvurucu; yüksek getiri sağlayacağı ve talep edildiğinde geri ödeneceği garantisi ile holding şirkete hisse senetlerini teslim etmiş olup holdingin usulsüz işlemlerle kendisini ortak göstermesi nedeniyle mevzuata aykırı ortaklık ilişkisi kurulduğunu, borsaya girmeye zorlandığını ve paralarının her an iade edileceği taahhüdünde bulunulduğu halde parasını tahsil edemediğini iddia ederek yerel mahkemede şirket ortağı olmadığına dair tespit davası açmış ve sonradan arttırmak üzere 15.000 TL’nin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
- Yerel mahkeme tarafından anonim şirket ortaklarının şirkete sermaye olarak koydukları hisse bedellerini geri isteyemeyeceği ancak davanın şirket ortağı olunmadığı iddiasına dayandığı, söz konusu şirketin tahsil ettiği paraları muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak iade taleplerini reddettiği ve taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığından bahisle şirketin paraları iade etmesine gerektiğine hükmedilmiştir.
- Tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine istinaf mahkemesi tarafından, yerel mahkemenin kararının kaldırılması sonucu başvurucu, bireysel başvuruda bulunmuştur.
- AYM tarafından başvurunun incelendiği 14/12/2023 tarihli toplantıda;
- Somut olayda holding şirketine yatırılan paraların mülk teşkil ettiği,
- Anayasa’nın 5. ve 35. maddeleri gereği devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında özel kişiler arası uyuşmazlık olsun veya olmasın kişilerin alacaklarına kavuşması için etkili bir icra sistemi kurma sorumluluğunun bulunduğu,
- Kişilerin mağduriyetinin giderilmesi için öngörülen yargı yollarının mevzuatta yer almasının tek başına yeterli olmadığı ve pratikte de başarı şansı sunması gerektiği,
- Aynı nitelikte başka bir davada Yargıtay’ın, grup şirketlerin fiili ve hukuki irtibatta kalarak ortaklık durum belgesi ve hisse senedi gibi belgeler karşılığında istendiğinde derhal ve işlemiş kar payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıklarını ve ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdiklerini ve tahsil ettikleri parayı muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iadesi taleplerini reddettiklerini belirttiği,
- Benzer nitelikteki birçok davanın davacılar lehine sonuçlanmasına rağmen aralarında başvurucunun da olduğu bazı davacıların açtığı davalarda 7194 sayılı Kanun’un (“Kanun”) yürürlüğe girmesinden ve bu düzenlemede de ortaklıklara yapılan ödemelerin pay karşılığı yapılmış kabul edileceği ve kaydileştirilmemiş payların ortaklık haklarını etkilemeyeceği, bu hususta açılan davaların karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek sonuçlandırılacağı ifade edildiğinden istinaf mahkemesinin bu sebeple kararı kaldırdığı,
- AYM’nin anılan Kanun kuralını Anayasa’nın 5.,13. ve 35. maddesine aykırılık sebebiyle iptal ettiği,
- Etkili bir giderim yolu olan dava yoluna başvuran başvurucu lehine verilen yerel mahkeme kararının, yargılama sırasında yapılan kanuni değişiklik ile etkisiz bırakılması ve yapılan kanun değişikliğinin AYM tarafından iptal edilmesi sonucu dava yolunun başarı şansı sunma kapasitesini yitirdiği
belirtilerek Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ve Anayasa’nın 40. maddesinde yer alan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
İlgili AYM kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
Türkçe
English