Mahpusların Yazdıkları Dilekçelerin Denetlenmesine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı

07 Temmuz 2023 tarihli ve 32241 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 2019/14946 başvuru numaralı ve 10.05.2023 tarihli Anayasa Mahkemesi (“AYM”) kararında (“Karar”), Ceza İnfaz Kurumunun mevzuat gereği okumaya yetkisi olmayan bir dilekçe üzerinden başvurucuya disiplin cezası vermesinin Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun yazmış olduğu dilekçelerde yer alan ifadeler nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

Olayda başvurucu, resmi bir kuruma yazdığı dilekçedeki sözleri nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Eğer alınan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları sağlamıyorsa burada Anayasa’nın 26. maddesi olan “VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” ihlali söz konusu olacaktır.

Anayasa madde 13’e göre,

Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

İfade özgürlüğü mutlak bir hak değildir, nitekim Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında bu hakkın bazı hallerde sınırlanabileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda ceza infaz kurumunda bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplin sağlanması gibi kurumda güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahpusların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebilecektir.

5275 sayılı Kanun’un (“Kanun”) 68. maddesinin (4) numaralı fıkrasında mahpuslar tarafından resmi makamlara gönderilen faks, mektup ve telgrafların denetime tabi olmadığı açıkça düzenlenmiştir. Böylece mahpusların resmi makamlara yazdığı dilekçelere ayrıca bir önem verilmiştir.

Söz konusu Kanun hükmü ile her hükümlünün ceza infaz kurumlarının merkez idaresine, adli makamlara veya diğer yetkili makamlara kapalı zarfla istek veya şikâyette bulunmasına izin verilmesi amaçlanmaktadır. Bu düzenleme ile hüküm giymiş kimselerin herhangi bir baskı ve etki altında kalmadan düşüncelerini resmi makamlara rahatça iletmesinin sağlanmaya çalışıldığı görülmüştür.

Nitekim başvurucu, resmi makam olan Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine itiraza ilişkin bir dilekçe göndermek istemiş fakat Ceza İnfaz Kurumu 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (4) numaralı fıkrasının açık hükmüne ve yetkisi olmamasına rağmen başvurucunun resmi makama gönderdiği dilekçeyi denetlemiş, başvurucuya disiplin cezası uygulamıştır.

Başvurucunun resmi makama yazığı dilekçeyi denetleyerek dilekçenin içeriği nedeniyle başvurucu hakkında disiplin cezası uygulanmasının kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Ayrıca başvurucuya 18.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Bahsi geçen kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr