Duyurular
İİK’nın “Beyandan Sonra Mal ve Kazançta Olan Tezayüdü Bildirmeyen Borçlunun Cezası” Başlıklı 339. Maddesinin İptali Talebinin Reddine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı Yayımlanmıştır
Anayasa Mahkemesi’nin 2022/130 E. 2023/14 K. sayılı ve 25.01.2023 karar tarihli kararı (“Karar”), 8 Mart 2023 tarihli ve 32126 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
İtirazın konusu 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 31.05.2005 tarihli ve 5358 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen 339. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa’nın 2., 13., 19. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
İptali İstenen Kanun Hükmü:
“Beyandan sonra mal ve kazançta olan tezayüdü bildirmeyen borçlunun cezası:
Madde 339
Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.”
Anayasa Mahkemesi’nin incelemesine sonucunda:
- Borçlunun mal varlığında veya gelirinde meydana gelen artışı bildirmemesi dolayısıyla verilecek disiplin hapsine ilişkin kuralın şekli anlamda bir kanun hükmü olduğu ve erişilebilir olduğu anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belirli olduğu, yaptırıma tabi fiillerin öngörülebilir olduğu, kararın bir idari makam tarafından değil Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının gereklerine uygun olarak bir mahkeme tarafından verildiği, yargılamadaki usul ve esaslar ile verilecek karara karşı başvurulacak kanun yollarının 2004 sayılı Kanun’da açıkça belirtildiği, bu kapsamda kuralın kanunilik şartını taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Kural olarak bir kimsenin mülkünü yetkili otoritelere bildirme yükümlülüğü altına sokulması mülkiyet hakkına müdahale teşkil etmez. Ancak hakkında icra takibi başlatılan borçlunun mal varlığını icra dairesine bildirmekle yükümlendirilmesi mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder.
- Cebri icra düzenine aykırı davranış nedeniyle disiplin hapsi uygulanması suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin mülkiyetin kontrolü kapsamında görülmesi gerekmektedir.
- Borçlunun sonradan kazandığı malları veya kazancındaki ve gelirindeki artışı bildirmekle yükümlendirilmesinin ve bu yükümlülüğün ihlali halinde yaptırım uygulanmasının amacı alacaklının mülkiyet hakkının ve cebri icra düzeninin korunmasıdır. Bu yükümlülüğün ve bu yükümlülüğün ihlali halinde yaptırım uygulanmasının kamu yararına dönük olduğu ve anayasal açıdan meşru bir amaca dayandığı anlaşılmıştır.
- Düzenlemenin elverişli, orantılı ve gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.
- Açılamalar neticesinde kuralın, Anayasa’nın 13., 35. ve 38. maddelerine aykırı olmadığı ve itirazın reddinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bahsi geçen Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
Türkçe
English