Duyurular
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun Kısmi Islah Yoluyla Davaya Yeni Talep Eklenemeyeceğine İlişkin Kararı Yayımlanmıştır
Karar kapsamında özetle aşağıdaki kapsamlı değerlendirmelere yer verilmiştir:
- Yargıtay Hukuk Daireleri ve Hukuk Genel Kurulu kararları arasında, hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan maddi vakıa ve hukuki ilişki ile bağlantılı olmayan bir talebin, yargılama sürecinde kısmen ıslah yoluyla mevcut davaya dâhil edilip edilemeyeceği hususunda ortaya çıkan içtihat aykırılıklarının giderilmesidir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) ile medeni usul hukukunda yargılamanın sistematiği köklü biçimde yeniden düzenlenmiş ve "ön inceleme" aşaması getirilmiştir. Ön inceleme aşamasında tarafların uyuşmazlık konuları tam olarak tespit edilmekte olup bu aşama yargılamanın yol haritasını oluşturmaktadır.
- Ön inceleme duruşmasından sonra, dava dilekçesinde hiç yer almayan tamamen yeni bir talebin sonradan ıslah ile davaya eklenmesi, tahkikatın sınırlarını sonradan genişleteceğinden ön inceleme kurumunu tamamen işlevsiz hâle getirecek ve HMK sistematiğine açıkça aykırılık teşkil edecektir.
- Islah kurumu, tarafların yapmış oldukları usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesine imkân veren istisnai bir usul hukuku çaresidir.
- Kısmi ıslah; dava dilekçesinde hâlihazırda yer alan bir talebin artırılması, genişletilmesi veya değiştirilmesi amacıyla yapılabilir. Ancak kısmen ıslah yoluyla, dava dilekçesinde yer almayan tamamen yeni bir talebin sonradan dava konusu yapılması, ıslah kurumunun yasal düzenlemelerin cevaz vermediği bir biçimde mevcut devam eden davada "yeni/ikinci bir ek dava açma" yoluna dönüştürülmesi anlamına gelmektedir.
- Dava dilekçesinde yer almayan bir talebin sonradan ıslah yoluyla davaya dâhil edilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesi ve Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan "adil yargılanma hakkı" ile bu hakkın en temel unsurlarından olan "silahların eşitliği" ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Davalı taraf, tüm savunma stratejisini ve hazırlıklarını davacının dava dilekçesinde talep ettiği ve sınırlarını çizdiği hususlara göre kurmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında davalının sürpriz bir taleple karşı karşıya bırakılması, onu davacı karşısında dezavantajlı konuma düşürecektir.
- Adil yargılanma ilkesinin vazgeçilmez parçası olan hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, kişilerin hangi talep ve sınırlarla yargılanacaklarını önceden bilmelerini gerektirir. Yeni bir talebin ıslah yoluyla davaya eklenmesi, yargılamanın sınırlarını belirsiz hâle getirerek ve uyuşmazlığı uzatarak hukuki güvenliğe aykırı bir durum oluşmasına sebep olacaktır.
- Açıklanan gerekçeler ışığında hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin, sonradan kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemeyeceğine oy çokluğu ile kesin olarak karar verilmiştir.
Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English