Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı’na İlişkin Görüş Talepleri Hakkında Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından, Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı’na ilişkin görüş taleplerine yönelik hazırlanan Kamuoyu Duyurusu (“Duyuru”), 27 Ağustos 2026 tarihinde Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.

Duyuru kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) 6’ncı maddesinde özel nitelikli kişisel verilerin sınırlı sayıda düzenlendiği, biyometrik verilerin de bu kapsamda yer aldığı ve Kanun’da sayılan özel nitelikli kişisel veri kategorilerinin kıyas yoluyla genişletilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
  • Ulusal mevzuatta biyometrik veriye ilişkin kapsamlı bir tanım bulunmamakla birlikte, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 3’üncü maddesinde biyometrik verinin; elektronik sistemler aracılığıyla kimlik tespiti ve kimlik doğrulaması amacıyla alınan parmak izi, damar izi ve el ayasından elde edilen kişiye özgü veriler olarak tanımlandığına dikkat çekilmiştir.
  • Kuruma iletilen görüş taleplerinde, avuç içi taraması veya parmak izi alınması gibi yöntemlerle elde edilen verilerin biyometrik veri olarak değerlendirilmemesi gerektiği yönünde görüşler ileri sürülmesine rağmen, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün 51 numaralı gerekçesinde (Recital 51) belirli bir teknik yöntem kullanılarak gerçek kişiyi benzersiz şekilde tanımlamaya veya doğrulamaya elverişli hâle getirilen verilerin biyometrik veri niteliği taşıdığına ilişkin değerlendirmeye atıf yapılmıştır. Bu çerçevede, söz konusu verilerin matematiksel bir koda çevrilerek veri tabanında saklanmasının, verilerin biyometrik veri niteliğini ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir.
  • İşverenlerin çalışma sürelerini takip etme ve belgelendirme yükümlülüğü bulunmakla birlikte, bu yükümlülüğün biyometrik tanımlama sistemleri kullanılarak yerine getirilmesini öngören açık bir kanuni düzenlemenin bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle, çalışanların mesai takibinin biyometrik veri işlenmesi yoluyla gerçekleştirilmesinin hukuka aykırılık teşkil edebileceği belirtilmiştir.
  • 2026/921 sayılı İlke Kararı ile yalnızca mesai takibi amacıyla gerçekleştirilen biyometrik veri işleme faaliyetlerinin Kanun’un 6’ncı maddesinde öngörülen işleme şartlarından herhangi birine dayanmadığı; ayrıca geçerli bir açık rıza bulunsa dahi söz konusu işleme faaliyetinin Kanun’un 4’üncü maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesini sağlamayacağı değerlendirilmiştir.
  • Bazı tesis ve faaliyet alanlarının, taşıdıkları güvenlik riski ve olası ihlallerin doğurabileceği sonuçlar nedeniyle genel değerlendirmeden ayrılabileceği ifade edilmiştir. Bu alanlarda biyometrik tanımlama sistemlerinin, yalnızca mesai takibine hizmet eden bir araç olmaktan çıkarak kimlik doğrulama, yetkilendirme ve kritik alanlara erişimin kontrolü gibi çok katmanlı güvenlik süreçlerinin bir parçası hâline gelebildiği açıklanmıştır. Bu tür alanlarda biyometrik veri işlenmesinin amacının, personelin çalışma saatlerinin izlenmesinden ziyade somut olayın özelliklerine göre güvenliğin ve kritik altyapıların güvenliğinin sağlanması olabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, bu kapsamda gerçekleştirilecek biyometrik veri işleme faaliyetlerinin de yalnızca gerekli kritik alanlar ve kişilerle sınırlı tutulması, alternatif yöntemlerin yetersiz kalması ve işleme faaliyetinin somut güvenlik ihtiyacıyla ölçülü olması gerektiği vurgulanmıştır.
  • Kanun’un 28’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca, millî savunma, millî güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni veya ekonomik güvenliğin korunmasına yönelik gerçekleştirilen veri işleme faaliyetlerinin belirli şartlar altında Kanun kapsamı dışında kalabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, söz konusu istisnanın biyometrik veri kullanımını sınırsız hâle getirmediği; her somut olay bakımından güvenlik riskinin ağırlığı, alternatif yöntemlerin yetersizliği ve işleme faaliyetinin amacı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) anılan İlke Kararı’na uyum bakımından belirleyici kabul ettiği hususun, biyometrik veri işlemenin “mesai takibi” amacını aşarak kamu güvenliğinin sağlanmasına yönelik bir amaçla kullanılıp kullanılmadığı olduğu belirtilmiştir.
  • Çalışan devam takibi (mesai takibi) amacıyla gerçekleştirilen biyometrik veri işleme faaliyetleri bakımından veri sorumlularının, 29.04.2026 tarihli ve 2026/921 sayılı Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı doğrultusunda hareket etmeleri gerektiği ifade edilmiştir.
  • Mesai takibi dışında kalan biyometrik veri işleme faaliyetlerinin anılan İlke Kararı kapsamında değerlendirilmediği; bu faaliyetlerin hukuka uygunluğunun veri işleme amacı, işin niteliği ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak veri sorumluları tarafından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda Kuruma intikal edecek ihbar veya şikâyetlerin ise Kurul tarafından her somut olay özelinde ayrıca değerlendirileceği ifade edilmiştir.

 

Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.