Duyurular
Hizmet Sözleşmelerinde Rekabet Yasağına İlişkin Açılacak Davalarda Görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi Olduğu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Tespit Olunmuştur
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.06.2025 tarihli ve E:2023/1, K:2025/3 sayılı Kararı (“Karar”) 12.09.2025 tarihli ve 33015 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanmıştır.
Karar özetle aşağıdaki şekildedir;
· İşçi, sadakat borcunun gereği olarak Türk Borçlar Kanunu (“TBK”)’nun 396/3. maddesinde belirtildiği üzere “hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez”.
· Sadakat borcu kapsamında işçinin kaçınması gereken davranışlardan biri olarak düzenlenmiş olan rekabet etmeme borcu, iş sözleşmesinden kaynaklanan yan edim yükümlülüğüdür.
· Sadakat borcu ve bu borcun bir yansıması olan rekabet etmeme yükümlülüğü, iş sözleşmesi devam ettiği sürece geçerlidir ve iş ilişkisinin sona ermesiyle birlikte ortadan kalkmaktadır.
· Her ne kadar işçinin rekabet etmeme borcu kural olarak iş sözleşmesiyle sınırlı olsa da fiil ehliyetine sahip bir işçi, Türk Borçlar Kanunu'nun 444/1. maddesi gereğince, bu yükümlülüğü sözleşme sonrasını da kapsayacak şekilde genişletebilir. Bu, işçinin; sözleşme sona erdikten sonra işvereniyle rekabet etmemeyi, kendi adına rakip işletme kurmamayı, başka bir rakip işletmede çalışmamayı veya benzeri bir menfaat ilişkisine girmemeyi yazılı olarak üstlenmesiyle mümkündür.
· Rekabet yasağı, ister iş sözleşmesine dercedilen bir hükümle ister müstakil bir sözleşme ile tesis edilsin, hukuki sonuçlarını ancak iş ilişkisinin nihayete ermesiyle birlikte doğurur.
· Rekabet yasağı iş sözleşmesi ile yakın bir ilişki içinde bulunsa da ne iş sözleşmesinden doğan sadakat borcunun bir gereği ne de iş sözleşmesinin bir parçasıdır. Uygulamada genellikle karşılaşıldığı üzere rekabet yasağının iş sözleşmesine bir kayıt olarak konulması bu sonucu değiştirmeyecektir.
· Rekabet yasağı, hizmet (iş) ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zarara neden olacak nitelikteyse geçerli olacaktır.
· Rekabet yasağının geçerliliği için TBK'nın 444/2. maddesinde öngörülen “müşteri çevresi”, “üretim sırları” kavramları ile neyin kastedildiği, işçinin edindiği bilgilerin ticari sır niteliğinde olup olmadığı asliye ticaret mahkemelerince değerlendirilmesi gereken, piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konu olup öz ticaret hayatını ilgilendirmektedir.
· 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)’nun 4/1-c maddesinde TBK’nın 444-447. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerden kaynaklanan davaların mutlak ticari dava olduğu belirtilmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına, işlem veya fiilin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalardır.
· 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu TTK’dan sonra 2017 yılında yürürlüğe girmiş olmakla TTK karşısında sonraki kanun niteliğindedir ve TTK’nın 4/1-c maddesindeki hükmün aksini öngören bir düzenleme yapmamıştır.
Bu kapsamda;
· Türk Borçlar Kanunu'nun 444-447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması gerektiğine dair 13.06.2025 tarihinde yapılan görüşmede üçte ikiyi aşan oy çokluğu ile KESİN olarak karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
info@zumbul.av.tr
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English