Anayasa Mahkemesi Tarafından 1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nun 162. Maddesinin İkinci Fıkrasına İlişkin İptal Kararı Verilmiştir

Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesi ("AYM") tarafından verilen 1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nun 162. maddesinin ikinci fıkrasının iptaline ilişkin 2025/209 E. ve 2025/276 K. sayılı, 25.12.2025 tarihli karar ("Karar")  1 Nisan 2026 tarihli ve 33211 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

İptale konu 1512 sayılı Kanun’un 162. maddesi şöyledir:

Noterlerin Hukuki Sorumlulukları

Madde 162 – Stajiyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterler, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar.

(Ek fıkra: 23/6/2022-7413/13 md.) Taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden dolayı oluşan zarardan noterler de sorumludur. Bu zararın Devlet tarafından ödenmesi hâlinde Devlet, sözleşmeyi düzenleyen notere rücu eder. Notere karşı açılacak davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Noter, birinci ve ikinci fıkralar gereğince ödediği miktar için, işin yapılmaması, hatalı yahut eksik yapılmasına sebep olan stajiyer veya noterlik personeline rücu edebilir.”

Karar'da özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • İptal konusu ek fıkranın birinci cümlesinde taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden dolayı oluşan zarardan noterlerin de sorumlu olduğu; ikinci cümlesinde ise bu zararın devlet tarafından ödenmesi hâlinde devletin sözleşmeyi düzenleyen notere rücu edeceği hüküm altına alınmıştır.
  • AYM'nin yerleşik içtihadı uyarınca noterliğin bir kamu hizmeti, noterlerin ise kamu görevlisi niteliğinde olduğu vurgulanmıştır.
  • Anayasa'nın 40. maddesinin üçüncü fıkrası ile 129. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken ilgililere verdikleri zararlardan dolayı doğrudan bu görevlilere karşı dava açılmasının mümkün olmadığı; tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği belirtilmiştir.
  • İptal konusu birinci cümlenin söz konusu anayasal güvencelerle bağdaşmadığı sonucuna varılmış ve Anayasa'nın 40. ve 129. maddelerine aykırı olduğu tespit edilmiştir.
  • Birinci cümlenin iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan ikinci cümle ile 162. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...ve ikinci..." ibaresinin de 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptaline karar verilmiştir.
  • İptal konusu kurallara yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.