Duyurular
Anayasa Mahkemesi’nin Kooperatif Mallarının Devlet Malı Sayıldığı Gerekçesiyle İcra ve İflas Takiplerinin Sonuçsuz Bırakılması Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Kararı Yayımlandı
Anayasa Mahkemesi’nin, Başvurucunun, alacağın tahsili için başlatılan icra ve iflas takiplerinin kooperatif mallarının devlet malı sayıldığı gerekçesiyle sonuçsuz bırakılması ve alacağın başka türlü tahsiline imkan kalmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin 2018/3296 numaralı başvurusu neticesinde verdiği karar 6 Ekim 2021 tarihli ve 31620 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Olayın Özeti
03.02.2002 tarihinde Afyonkarahisar’a bağlı Sultandağı ve Çay ilçelerinde meydana gelen depremler neticesinde 42 kişi hayatını kaybetmiş ve çok sayıda bina hasar görmüştür. 02.03.1983 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca, yıkılan ve ağır hasar gören binaların yapılması için afetzedelerin kuracağı kooperatiflere Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından arsa tahsis edilmesi ve binaların yapımı için Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (“TOKİ”) kredi verilmesi kararlaştırılmıştır.
Faaliyet merkezi Afyonkarahisar’da bulunan ve bir limited şirket olan başvurucu; inşaat, taahhüt, gıda, maden sanayi ve ticaret işleri ile ilgilenmektedir.
Başvurucu 14.01.2008 tarihinde Ankara 13. İcra Dairesi’nde S.S. Merkez Afyonkarahisar Depremzedeleri Konut Yapı Kooperatifi (“Kooperatif”) ve B.A. Plastik İnşaat Yapı Makine Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatmıştır. Takip dayanağı olarak 27.07.2006 tanzimli ve 15.01.2007 tarihli 200.000 TL bedelli bono gösterilmiştir.
Takibin kesinleşmesi üzerine icra dairesi, Kooperatif taşınmazlarının üzerine haciz şerhi koymuştur. Bunun üzerine Kooperatif, haczedilmezlik şikayetinde bulunmuştur. Ankara 16. İcra Dairesi, söz konusu taşınmazların kamuya tahsisli mal hükmünde olması sebebiyle haczedilemeyeceği gerekçesiyle hacizlerin kaldırılmasına karar vermiştir. Bu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından 08.09.2009 tarihinde onanmıştır.
Başvurucu, ödeme yapılmaması ve haciz yoluyla tahsilin mümkün olmaması üzerine Kooperatif ve B.A. Plastik İnşaat Yapı Makine Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine başlattığı icra takibini iflas yoluyla takibe dönüştürmüştür. Ardından Başvurucu, 05.02.2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
Başvurucu, alacaklı olduğu bedelin tahsili için başlattığı icra ve iflas takiplerine ilişkin süreçler sonunda borçlu Kooperatif’in mallarının devlet malı sayıldığı ve iflas masasında başka haczi kabil mal bulunmadığı gerekçesiyle tasfiyenin tatiline karar verilmesi nedeniyle alacağın tahsil imkanı kalmadığını belirtmiştir. İflas Dairesince iflas şerhlerinin kaldırılması sonunda banka hesaplarına aktarılan paraların iflas masasına aktarılmayarak müflisin eline geçtiğini ifade etmiştir.
Devlet kuruluşu olmayan Kooperatifin iflasa tabi olduğuna işaret eden Başvurucu, taşınmazların devlete değil Kooperatife ait olduğu halde hacizlerin kaldırılıp iflasın tatiline karar verilmesinin haksız olduğunu vurgulamıştır.
Sonuç olarak, Başvurucu, haklılığını ortaya koyarak alacağını tahsil etme imkanının ortadan kaldırıldığını belirtip hak arama hürriyeti, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Anayasa Mahkemesi verdiği karar ile Anayasa’nın 35. maddesi kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri süren Başvurucunun, böyle bir hakkın varlığını kanıtlamak zorunda olduğuna vurgu yapmıştır.
Somut olayda derece mahkemeleri Başvurucunun Kooperatiften alacağı olduğuna yönelik tespitte bulunmuştur. Akabinde ilgili kararda, uyuşmazlığa konu bedel yönünden Başvurucunun mülkünün mevcut olduğu belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, 7269 sayılı Kanun hükümleri ile Kooperatifin Kanun’da yazılı vazife ve hizmetlere tahsis edilmiş mallarına devlet malı statüsü tanındığı vurgulanmış ve yine 2004 sayılı Kanun’la devlet mallarına haczedilmezlik ayrıcalığı tanındığı belirtilmiştir.
7269 sayılı Kanun’da Kooperatif mallarının haczedilemeyeceğini ilişkin açık hüküm bulunmamakla birlikte bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereğince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanması derece mahkemelerinin takdirinde olduğundan açık bir keyfilik veya bariz takdir hatası içermediği takdirde derece mahkemelerinin takdir yetkisine müdahale edilemeyeceği belirtilmiştir.
Derece mahkemelerinin Kooperatif mallarının haczedilmezlik ayrıcalığına sahip olduğuna ilişkin yorumunda açık bir keyfilik olmadığı veya bariz bir takdir hatası bulunmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince bu yorum esas alınarak değerlendirme yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesi yasal düzenlemeler çerçevesinde kamu makamlarının meydana gelen doğal afet sonrası ortaya çıkan barınma ihtiyacının karşılanmasına öncelik verdiğini, ayrıca kooperatfilere ücretsiz arsa tahsis edilmesini ve kredi verilmesini kararlaştırdığını vurgulamıştır.
Buna karşılık, devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında alacaklının menfaatlerinin de tamamen gözardı edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, ilgili kararda Başvurucunun alacağının beton satımına ilişkin olduğu ve betonun anılan konutların inşası sırasında kullanıldığının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.
Söz konusu kararın devamında depremde zarar gören kişilerin konut ihtiyacının karşılanması amacıyla toplumun fedakarlık göstermesi yolunda bazı düzenlemeler yapılmasının sosyal devlet ilkesinin bir yansıması olduğu belirtilse de bu fedakarlığın sadece kooperatiflere inşaat malzemesi satan veya hizmet sunan kişilere yüklenmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği vurgulanmıştır.
Netice itibariyle, Anayasa Mahkemesi toplumun tamamı tarafından üstlenilmesi gereken sorumluluğun kanuni düzenlemeler nedeniyle tek başına Başvurucu üzerinde bırakılmasının Başvurucuyu öngörülemezin ötesinde ağır bir yük altına soktuğunu ifade ederek Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Söz konusu karar doğrultusunda Başvurucuya net 350.000 TL maddi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Söz konusu kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
Türkçe
English