Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. Sigorta Tahkiminde İtiraz, Temyiz ve Heyet Zorunluluğuna İlişkin Parasal Sınırların Güncellenmesine Dair Tebliğ Yayımlanmıştır

 

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan, Sigortacılık Kanununun 30. Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (“Tebliğ”) 21.05.2025 tarihli ve 32906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 

Tebliğ’e göre;

  • Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurular bakımından parasal sınırlar yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda:
    • 28.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda verilen hakem kararları kesin niteliktedir ve bu kararlara karşı herhangi bir itiraz yolu öngörülmemektedir.
    • 28.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararlarına karşı, Komisyon nezdinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilecektir.
    • 300.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen hakem kararlarına karşı ise temyiz yoluna başvurulabilecektir.
    • 96.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise hakem heyeti teşekkülü zorunlu hale getirilmiştir.
  • Parasal sınırların uygulanmasında hakem kararının verildiği veya heyetin teşkil edildiği tarih esas alınacaktır. Söz konusu parasal sınırlar, TÜİK tarafından belirlenen yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) oranında her takvim yılı başında artırılarak uygulanacaktır.

Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Tıbbi Cihazların Tedarikinin Kesintiye Uğraması veya Durdurulması Durumunda İktisadi İşletmecilerin Yükümlülükleri Hakkında Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

 

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Tıbbi Cihazların Tedarikinin Kesintiye Uğraması veya Durdurulması Durumunda İktisadi İşletmecilerin Yükümlülükleri Hakkında Kamuoyu Duyurusu 21.05.2025 tarihinde Kurum’un resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.

Tıbbi cihazlarla ilgili olarak Avrupa Birliği müktesebatına uyum çalışmaları kapsamında hazırlanan yönetmelikler ile Tıbbi Cihaz Yönetmeliği madde 10/A ve İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği madde 11/A ile getirilen yeni düzenlemeler uyarınca tedarik kesintisi beklenen veya tedarik edilemeyecek olan ürünler için ürün piyasaya arz eden firmalar tarafından yetkili otoritelere bu durumun Kurum tarafından belirlenen usul ve esaslara göre bildirilmesi şartı aranmaktadır.

İşbu nedenle;

Piyasaya arz edilen ve tedarik kesintisinin veya durdurulmasının, Türkiye’de veya bir ya da daha fazla Avrupa Birliği üyesi ülkede hastalara veya kamu sağlığına ciddi zarar ya da ciddi zarar riski ile sonuçlanabileceği makul olarak öngörülebilir olan tüm cihaz modelleri veya türleri için (Ismarlama imal edilen cihazlar hariç);

 

  1. Ülkemizde faaliyet gösteren imalatçı firmalar tarafından "İmalatçı Bilgi Formu"nda istenilen bilgiler sağlanmalıdır. Bu bilgiler istisnai durumlar hariç imalatçının öngördüğü kesinti veya durdurmanın gerçekleşmesinin beklendiği tarihten en az 6 ay önce:
    • İmalatçı Bilgi Formu ve
    • Ürün Excel Tablosu’nu

kbb2@titck.gov.tr e-posta adresi aracılığıyla Kurum’un EBS sistemi üzerinden yapılmış başvuru ile Kurum’a iletmelidir.

 

  1. AB üyesi olmayan ülkelerde yerleşik imalatçılar adına ülkemizde faaliyet gösteren AB Yetkili Temsilcileri tarafından da aynı şekilde "İmalatçı Bilgi Formu"nda gerekli olduğu belirtilen bilgiler sağlanmalı ve bu bilgiler istisnai durumlar hariç öngörülen kesinti veya durdurmanın gerçekleşmesinden en az 6 ay önce, yukarıda belirtilen usule uygun olarak Kurum’a sunulmalıdır.

 

  1. AB üyesi ülkelerde yerleşik imalatçıların bu tür bildirimleri kendi ülkelerindeki yetkili otoritelere yapmaları gerektiğinden söz konusu imalatçının ürünlerini ülkemizde piyasaya arz eden ithalatçı firmaların ayrıca bir bildirimde bulunmasına gerek bulunmamaktadır. İstinai olarak ilgili ürünün tedarik kesintisi veya piyasaya arzının durdurulmasının sadece Türkiye’de gerçekleşecek olması söz konusu ise bu durumda ürünün ithalatçısı olan firmalar tarafından aynı şekilde "İmalatçı Bilgi Formu"nda gerekli olduğu belirtilen bilgiler sağlanmalı ve bu bilgiler istisnai durumlar hariç öngörülen kesinti veya durdurmanın gerçekleşmesinden en az 6 ay önce, yukarıda belirtilen usule uygun olarak Kurum’a sunulmalıdır.

Söz konusu kamuoyu duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmıştır

 

Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 23.05.2025 tarihli ve 32908 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 

Yönetmelik’e göre:

  • Ruhsatlı radyofarmasötik ürünün piyasaya sunulmasına rağmen piyasada tedarik sorunu yaşanması halinde, izin talebinde bulunulması ve Kurum tarafından uygun bulunması şartıyla majistral radyofarmasötikler ve majistral radyofarmasötiklerin hazırlanmasında kullanılan bileşenler için ruhsat aranmaksızın kullanımının ilgili sağlık kuruluşunda sınırlı kalması şartıyla on iki ay süreye kadar izin verilebilecektir.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Yönemelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Ölümle Sonuçlanan Ciddi Advers Olay Bildirimi Hakkında Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

 

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından “Ölümle Sonuçlanan Ciddi Advers Olay Bildirimi” Hakkında Kamuoyu Duyurusu 22.05.2025 tarihinde Kurum’un resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.

Kurum tarafından güncellenen Klinik Araştırmalarda Güvenlilik Bildirimlerine İlişkin Kılavuz’da yer alan yeni bir başvuru doküman tipi olan ölümle sonuçlanan ciddi advers olay bildirimine ilişkin üst yazı örneği kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Söz konusu kamuoyu duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Nükleer Düzenleme Kurumu Tarafından Nükleer Güvence Denetimlerine İlişkin Usul ve Esasların Onaylanmasına Dair Karar Yayımlanmıştır

 

Nükleer Düzenleme Kurumu (“Kurum”) tarafından 15 Mayıs 2025 tarihli, 2025-28/3 sayılı ve nükleer güvence denetimlerine ilişkin usul ve esasların onaylanmasına dair kararı 24.05.2025 tarihli ve 32909 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Getirilen düzenleme özetle aşağıdaki gibidir:

  • Düzenleme, Kurum ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (“UAEA”) tarafından gerçekleştirilen nükleer güvence denetimleri ile ek erişim faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektedir.
  • Düzenlemenin kapsamı Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara dayanmakta olup; nükleer tesisler, nükleer maddeler, ekipmanlar ve ilgili faaliyetleri içermektedir.
  • Ulusal denetimler, Kurum tarafından yıllık program dâhilinde veya gerektikçe programsız olarak yürütülmektedir.
  • Denetimler, en az biri Kurum denetçisi olmak üzere iki kişilik ekip tarafından gerçekleştirilmekte; gerektiğinde resmi tatil günleri ve günün herhangi bir saatinde yapılabilmektedir. Her tesisin yılda en az bir kez denetlenmesi zorunlu kılınmıştır.
  • İşletme ve sayım kayıtlarının incelenmesi, fiziksel ve tasarım doğrulamaları, kapama ve gözetim sistemlerinin kontrolü ile önceki bulguların takibi gibi unsurlar denetim kapsamına dahil edilmiştir. UAEA denetimlerinde ayrıca çevresel örnek alma, ölçüm cihazlarının kalibrasyonu ve rastgele seçilen yakıt elemanları üzerinde görüntüleme yapılması gibi özel yöntemler uygulanabilmektedir.
  • Denetlenenin yükümlülükleri arasında, kayıtların güncel tutulması, ekipmanların güvenli kullanımı için gerekli altyapının sağlanması ve denetimlerin planlandığı şekilde yürütülmesine yönelik idari/teknik hazırlıkların yapılması yer almaktadır. Ayrıca, her yıl aralık ayına kadar bir sonraki yıla ait işletme programının Kurum’a bildirilmesi zorunlu kılınmıştır.
  • Denetim sonucunda tespit edilen bulgular, Sınıf-A, Sınıf-B ve Sınıf-C olarak sınıflandırılmaktadır.
  • Kurum tarafından yapılan denetimler sonucunda denetlenenlere bildirilen bulgulara ilişkin olarak, ilgili kişi veya kuruluş, bu bulguların giderilmesi ve tekrarının önlenmesine yönelik düzeltici ve önleyici faaliyetleri süresi içinde yerine getirmekle yükümlü kılınmıştır.
  • Uygunsuzluk olarak belirlenen Sınıf-A bulgular hakkında Kurum tarafından
  • yapılacak değerlendirme sonucuna göre gerek görülmesi halinde idari yaptırım süreci başlatılacaktır.
  • Denetim görevlilerinin görevlerini yapmasının engellenmesi, gerçeğe aykırı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi durumunda Kurum tarafından idari yaptırın süreci başlatılacaktır.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kapsamında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan Yapılan Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmıştır

 

Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kapsamında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan Yapılan Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 22.05.2025 tarihli ve 32907 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 

Yönetmelik’e göre;

 

  • Destek ödemelerine ilişkin iş ve işlemlerin doğrudan Bakanlık tarafından yürütülmesinin öngörüldüğü durumlarda, başvurular ilgili destek mevzuatında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlık’a yapılacaktır.
  • Bakanlık’ın ilgili genel müdürlükleri veya incelemeci kuruluşlar tarafından düzenlenen tahakkuk listeleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından şekil şartları ve maddi hata yönünden kontrol edilecektir. Kontrol edilen listelere göre, ilgili genel müdürlüklerden hak sahiplerine ödenecek nihai tutarların Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (“DFİF”) hesaplarına aktarılması talep edilecektir.
  • Gerçekleştirme görevlisi tarafından imzalanan ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından imzalanmadan önce; harcama talimatı, ödenek durumu ve DFİF karar bazlı icmal listesi ile birlikte Strateji Geliştirme Başkanlığına gönderilecek ve burada bütçe ödeneğine uygunluk ile maddi hata açısından kontrol edilecektir. Uygun görülen belgeler, ilgili genel müdürlüğe iletilecektir.
  • TCMB tarafından ödeme yapılırken, hak sahiplerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borç durumu da dikkate alınacaktır. Borç tespit edilmesi hâlinde ödeme, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilecektir.
  • TCMB, DFİF hesabına ilişkin gelir-gider bilgilerini aylık raporlar hâlinde ilgili genel müdürlüklere bildirecektir.
  • DFİF’ten yapılan destek ödemelerine ilişkin olarak; Türkiye İhracatçılar Meclisi, İhracatçı Birlikleri, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve Bakanlıkça yetkilendirilen diğer kuruluşlar, hak sahipleri ve destek tutarları ile tahakkuk listelerinin mevzuata uygun şekilde düzenlenerek Bakanlık’a sunulmasından mali açıdan sorumlu olacaktır.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Yönemelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. İtalyan Veri Koruma Otoritesi Tarafından Replika Adlı Sohbet Robotunu Geliştiren Şirkete Para Cezası Verilmiştir

 

İtalyan Veri Koruma Otoritesi (“Otorite”) tarafından 10 Nisan 2025 tarihinde verilen karar uyarınca, yapay zeka tabanlı sohbet robotu Replika’nın geliştiricisi olan Luka Inc. hakkında Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (“GDPR”) madde 5(1)(a), madde 6, madde 12, madde 13, madde 5(1)(c), madde 24 ve madde 25(1) hükümlerinin ihlâl edildiği gerekçesiyle 5 milyon Euro tutarında idari para cezası uygulanmıştır.

  • Replika adlı sohbet robotu, kullanıcının bir güvenilir dost, terapist, romantik partner veya mentor rolünü üstlenen “sanatî bir arkadaş” oluşturmasına imkân tanımaktadır.
  • Yapılan soruşturma sonucunda, Şubat 2023'te uygulamanın engellenmesine yol açan iddia edilen ihlallerin gerçekleştiği tespit edilmiştir.
  • Luka Inc. tarafından Replika üzerinden gerçekleştirilen veri işleme faaliyetleri için 2 Şubat 2023 tarihine kadar herhangi bir hukuki dayanak belirlenmemiştir.
  • Otorite tarafından şirketçe sunulan gizlilik politikası birçok yönden yetersiz bulunmuştur. 
  • Şirket tarafından küçük yaştaki bireylerin hizmetten yararlanamayacağını beyan edilmesine rağmen yaş doğrulama mekanizmaları, ne kayıt aşamasında ne de kullanım sırasında uygulanmamıştır. 
  • İtalyan Veri Koruma Otoritesi tarafından Luka Inc. hakkında 5 milyon Euro tutarında idari para cezası uygulanmıştır. 

İtalyan Veri Koruma Otoritesi tarafından verilen kararın tam metnine (İngilizce) buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. KVKK Tarafından Bir Spor Malzemeleri Satış ve Pazarlama Şirketinin Veri İhlali Bildirimine İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

 

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) 22.05.2025 tarih ve 2025/930 sayılı Kararı ile bir spor malzemeleri satış ve pazarlama şirketinin veri ihlali bildirimi Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sayfasında ilan edilmiştir.

Söz konusu ihlal, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumlusu tarafından Kurum’a bildirilmiştir.  

Veri ihlali bildiriminde özetle;

  • İhlalin 17.05.2025 tarihinde tespit edildiği,
  • İhlalin nasıl gerçekleştiğine ve kaynağına ilişkin soruşturmanın halen devam ettiği,
  • Yapılan incelemeler sonucunda, üçüncü bir şahsın ilgili şirkete ait müşteri verilerine sahip olduğunu iddia ettiği bir e-posta  ile bir dosya paylaştığı ve  ilgili şirket tarafından üçüncü şahsın paylaştığı dosyada yüksek olasılıkla müşteri verilerinin bulunduğunun doğrulandığı,
  • Veri ihlali kapsamında:
  • Etkilenen kişi sayısının 544.395 olduğu,
  • Etkilenen kişisel verilerin isim, e-posta adresi, cinsiyet, doğum tarihi, telefon numarası olduğu (Bununla birlikte, her müşteri için tüm veri tiplerinin etkilenmediği)

bilgilerine yer verilmiştir.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. KVKK Tarafından Lüks Bir Moda Şirketinin Veri İhlali Bildirimine İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

 

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) 22.05.2025 tarih ve 2025/879 sayılı Kararı ile lüks bir moda şirketinin veri ihlali bildirimi Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sayfasında ilan edilmiştir.

Söz konusu ihlal, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumlusu tarafından Kurum’a bildirilmiştir.  

Veri ihlali bildiriminde özetle;

  • İhlalin 26 Ocak 2025 tarihinde gerçekleştiği,
  • İhlalin veri sorumlusunun küresel CRM veritabanında yer alan aktif, pasif ve potansiyel müşterilere ait kişisel verilere yetkisiz erişim sağlanarak gerçekleştirildiği,
  • Dışarı aktarıldığı öne sürülen verilerin ifşası tehdidiyle veri sorumlusundan fidye talep edildiği,
  • Veri ihlali kapsamında İhlalden müşteriler, potansiyel müşteriler, satış danışmanları ve müşteri asistanlarının etkilendiği ve etkilenen kişi sayısının henüz tespit edilemediği,
  • İhlal kapsamında etkilenen kişisel verilerin; ad, cinsiyet, doğum tarihi, yaş, posta veya e-posta adresi, sabit hat ya da cep telefonu numarası, şifre, müşteri numarası, pasaport bilgileri, kimlik belgeleri, genel tercihlere ilişkin veriler (yeme-içme, etkinlik, hobiler vb.), satın alma geçmişi (ürün segmentleri, nihai tutar vb.), satın alma tercihi ve ölçü bilgileri (renk, beden, ölçü vb.), meslek bilgisi, dolandırıcılık şüphesi verileri, yasal yükümlülükler gereği tutulan yaptırım kapsamındaki numaralar, bazı ülkelerde zorunlu olan vergi numarası, imza ve bazı müşteri hizmetleri çalışanlarına ait kimlik doğrulama bilgileri olduğu,
  • Yetkisiz erişimin engellendiği ancak verilerin kötüye kullanılması veya ifşa edilmesi riskinin halen mevcut olduğu

bilgilerine yer verilmiştir.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. KVKK Tarafından Demir-Çelik ve Liman İşletmeciliği Alanında Faaliyet Gösteren Şirkete Ait Veri İhlali Bildirimine İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

 

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) 22.05.2025 tarih ve 2025/934 sayılı Kararı ile demir-çelik ve liman işletmeciliği alanında faaliyet gösteren şirkete ait veri ihlali bildirimi Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sayfasında ilan edilmiştir.

Söz konusu ihlal, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumlusu tarafından Kurum’a bildirilmiştir.  

Veri ihlali bildiriminde özetle;

  • Bir süre önce bir kısım çalışan ve eski çalışanın kimlik ve iletişim bilgilerini içeren tehdit ve şantaj içerikli e-postalar alınmaya başlandığı,
  • E-postaların, öncelikle güvenlik duvarına takıldığı için geç fark edildiği; 08.05.2025 tarihinde gönderilen e-postada yer alan bağlantıya tıklandığında çalışanlara ait, fotoğraf, kimlik, adres, anne adı, baba adı bilgilerinin bulunduğunun görüldüğü,
  • İlgili log kayıtlarından 03.05.2025 tarihinden itibaren yetkisiz girişler olduğunun tespit edildiği,
  • İhlalden etkilenen ilgili kişi grubunun çalışanlar ve eski çalışanlar olduğu,
  • İhlalden etkilenen ilgili kişi sayısının, demir–çelik sektöründe faaliyet gösteren şirket için tahmini olarak 1080, liman işletmeciliği alanında faaliyet gösteren şirket için ise tahmini 135 olduğu,
  • İhlalden etkilenen kişisel verilerin ad, soyad, vesikalık fotoğraf, telefon numarası, doğum tarihi, e-posta adresi, anne adı, baba adı, adres bilgisi, medeni hal, cinsiyet, işe giriş tarihi, görev ve şirket bilgileri olduğu

bilgilerine yer verilmiştir.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

 

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 24.05.2025 tarihli ve 32909 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik ile özetle aşağıdaki hususlarda düzenlemeler yapılmıştır;

1. İade Kargo Ücretinden Tüketici Sorumlu Tutulamayacaktır
Daha önce yapılan bir düzenlemeyle cayma hakkı kapsamında ürün iadesi yapan tüketicilere iade kargo ücretinin yansıtılması öngörülmüşse de bu uygulama kaldırılmıştır. Buna göre, cayma hakkını kullanan tüketicilerin iade kargo bedeli satıcı veya sağlayıcı tarafından karşılanacaktır.

2. Elektronik Ürünlerde Cayma Hakkı Devam Edecektir
Cep telefonu, akıllı saat, tablet ve bilgisayar gibi elektronik ürünlerde cayma hakkının sınırlandırılması yönündeki düzenleme tüketici talepleri göz önünde bulundurularak yürürlükten kaldırılmıştır. Bu doğrultuda söz konusu ürünlerde de tüketiciler teslim tarihinden itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin cayma hakkını kullanabilecektir.

3. Arabuluculuk Bilgisi Ön Bilgilendirme Formuna Eklenecektir

Belirli parasal sınırların altındaki tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuğa başvuru zorunluluğu hakkında bilgi, mesafeli satış sözleşmesi yapılmadan önce tüketiciye sunulan ön bilgilendirme formunda yer almalıdır.

Yönetmelik 1.01.2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurumu Tarafından World Kredi Kartı Programı İşbirliği Sözleşmelerine Yönelik Yürütülen Muafiyet İncelemesi Sonuçlandırılmıştır

 

Rekabet Kurulunun (“Kurul”) 09.05.2025 tarihli ve 25-18/421-197 sayılı Kararı (“Karar”) ile Kurulun muhtelif kararlarıyla bireysel muafiyet tanınan World Kredi Kartı Programı İşbirliği Sözleşmeleri hakkında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 13. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyetin geri alınıp alınmaması gerektiğine yönelik yürütülen inceleme sonuçlandırılmıştır.

Karar’a göre;

  • World bankalarının, birbirlerinin World Programı kapsamındaki üye işyerlerine hizmet sunmasının, World Programına üye olan bankaların başka bir ortak markalı kart programına dâhil olmasının ve World bankalarının programa üye diğer bankaları doğrudan hedef alacak şekilde reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmasının yasaklanmasına ilişkin hükümlerin bireysel muafiyetten yararlanabileceğine hükmedilmiştir.
  • Ancak World Kredi Kartı Programı İşbirliği Sözleşmelerinde yer alan bazı hükümlerin ise Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında rekabeti zorunlu olandan fazla kısıtladığı gerekçesiyle sözleşmelerin bir bütün olarak bireysel muafiyetten yararlanamayacaktır.
  • Bu kapsamda, ilgili sözleşmelere bireysel muafiyet tanınması için;
  • Başka bir banka ile World üye işyeri ilişkisi devam eden üye işyerlerine World Programı kapsamında hizmet sunmak için teklifte bulunma yasağının kapsamının, hizmet aldığı sağlayıcıyı değiştirmek amacıyla teklif almak isteyen üye işyerleri ile yapılacak görüşmeleri içermeyecek şekilde daraltılması,
  • World üye işyeri ilişkisi sona ermiş işyerlerine başka bir bankanın World Programı kapsamında hizmet sunması için geçmesi gereken “bekleme sürelerinin” kaldırılması,
  • World Programına üye bankaların, kart ve yıllık üyelik ücretleri ile azami kredi kartı akdi faiz oranlarını belirleme serbestinin sınırlandırılmaması,
  • World Programından ayrılma durumunda geçerli olan kart çevirme sürelerinin en az 9 ay olarak belirlenmesi

gerektiğine karar verilmiştir. 

  • Bireysel muafiyetten yararlanamayacağına karar verilen sözleşmelerin, 9 ay içinde tadil edilerek Rekabet Kurumuna bildirilmesine veya aynı süre zarfında ilgili sözleşmelerin ve World Programı kapsamındaki iş birliğinin sonlandırılmasına; aksi takdirde ilgili Kanun uyarınca sözleşme tarafları hakkında işlem başlatılmasına karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. AYM Tapu Kaydı İptal Edilerek Orman Vasfıyla Tescil Edilen Taşınmaz İçin Hükmedilen Tazminat Miktarının Yetersizliği Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine Karar Vermiştir

 

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı (“AYM”) tarafından 2019/19126 başvuru numaralı Hasan Durmuş Başvurusu hakkında 23.01.2025 tarihli karar (“Karar”) 21 Mayıs 2025 tarihli ve 32906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Karar'da özetle şu hususlara yer verilmiştir;

  • Başvuru konusu tapu kaydı iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmaz için hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıdır.
  • Başvurucu, yerleşik içtihada uygun olarak taşınmazın dava tarihindeki değerine hükmedilmişken temyiz aşamasında içtihat değişikliğine gidilerek zararın doğduğu tarihe göre tazminat miktarının belirlenmesi sonucunda tazminat miktarının düştüğünü bu nedenle hak ihlalinin ortaya çıktığını ileri sürmüştür.
  • Somut olayda tazminat bedelinin belirlenmesi ile vekâlet ücretinin tazminat bedeline etkisine yönelik iddialara ilişkin başvuru mülkiyet hakkı kapsamında incelenmelidir. Benzer nitelikte Sadettin Ekiz (B. No: 2016/9364, 9/5/2019) kararında da kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin şikâyet mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.
  • Somut olayda iptale konu taşınmaz tapu sicilinde başvurucu adına tescil edildiğinden mülkiyet hakkı sabittir.
  • Anayasa'da mülkiyet hakkına müdahaleyle ilgili üç önemli kural düzenlenmiştir. İlk kural Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten barışçıl yararlanma hakkıdır. Maddenin ikinci fıkrasında, genel olarak mülkiyet hakkının hangi koşullarda sınırlanabileceği belirlenerek mülkten yoksun bırakmanın koşullarına da yer verilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise devletin mülkiyetin kullanımını kontrol etmesine ve düzenlemesine yer verilmiştir.
  • Taşınmazın tapu kaydının yargı kararıyla iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmesi mülkiyet hakkına müdahaledir. Başvurucuya ait taşınmazın devlet ormanı vasfını koruduğundan tapusunun hukuki geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle tapu kaydının iptal edildiği gözetildiğinde müdahalenin mülkten yoksun bırakmaya ilişkin bir müdahaledir.
  • Cemile Gökhan ve Diğerleri başvurusunda belirtildiği gibi tapuya tescil edilen bir taşınmazın yargı kararıyla Hazine adına tescil edilmesi ormanların korunması bağlamında kamu yararına dayalı meşru bir amacı içerse de mülkten yoksun bırakılan başvurucuya herhangi bir tazminat ödenmemesi idarenin hatasından doğan zarara bütünüyle başvurucunun katlanmasına neden olacaktır.
  •  Başvurucu, taşınmazın değerinin dava tarihi esas alınarak belirlenmemesi ve aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle tazminat bedelinin düşük kaldığını, aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiğini iddia etmiştir.
  • Lehine tazminata hükmedilen başvurucunun somut olayın koşullarında iyi yönetişim ilkesine aykırı harekete eden idareye, adil dengeyi sağlaması gereken mahkemelerce belirlenmiş taşınmazın değeriyle uyumlu tazminat miktarını önemli ölçüde azaltacak tutarda vekâlet ücreti ödemek zorunda bırakıldığı tespit edilmiştir. Bu uygulama nedeniyle taşınmazın müdahale anındaki gerçek değerinde önemli ölçüde azalma ortaya çıkmıştır. Müdahalenin kaynağı olan kamu yararı ve mülkiyet hakkı arasındaki adil denge kurulamadığı başvurucunun mülkiyet hakkına ölçülülük ilkesine aykırı bir müdahale yapıldığı anlaşılmıştır.
  • Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE karar verilmiştir

Karar’ın tem metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Finansal Olmayan Belirli İş ve Meslekler için MASAK Yükümlülükleri Rehberi Yayınlanmıştır

 

MASAK tarafından hazırlanan Finansal Olmayan Belirli İş ve Meslekler (“FOBİM”) için MASAK Yükümlülükleri Rehberi (“Rehber”) 8.05.2025 tarihinde MASAK resmi internet sayfasında yayınlanmıştır.

Rehber’de özetle aşağıdaki hususlar düzenlenmiştir;

  • FOBİM’in kapsamında yer alanlar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir;
  • Kıymetli maden, taş veya mücevher alım satımı yapanlar ile bu işlemlere aracılık edenlerdir.
  • Ticaret amacıyla taşınmaz alım satımıyla uğraşanlar ile bu işlemlere aracılık edenlerdir.
  • Ayrıca iş makineleri dâhil her türlü deniz, hava ve kara nakil vasıtalarının alım satımı ile uğraşanlar ile bu işlemlere aracılık edenlerdir.
  • FOBİM’ler MASAK yükümlüsüdür. Bu nedenle FOBİM’ler kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele kapsamında bazı yasal yükümlülükleri yerine getirmekle yükümlüdür. Bu doğrultuda FOBİM’ler sık sık yükümlülüklerine uyup uymadıklarına ilişkin denetime tabi tutulacaktır.
  • FOBİM’lerin MASAK yükümlülükleri kısaca şunlardır;

 

  1. Kimlik Tespiti

 

FOBİM’ler; işlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı 185.000 TL veya üzerinde olduğunda, tutar gözetmeksizin bir müşteri ile süreklilik arz eden sözleşme imzalandığında son olarak da şüpheli işlem bildirimini gerektiren durumlarda tutar gözetmeksizin, müşterisinin kimliğini tespit etmekle yükümlüdür.

 

Kimlik tespiti yükümlülüğünün ihlal edilmesi durumunda her bir ihlal için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca o yıl belirlenen idari para cezası uygulanmaktadır.

metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, sayı, numara içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

 

  1. Gerçek Faydalanıcın Tanınması

 

Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler ile sürekli bir iş ilişkisinin tesis edilmesi halinde gerçek faydalanıcının tespitine yönelik olarak tüzel kişiliğin %25’ini aşan hisseye sahip gerçek veya tüzel kişi ortaklarının kimliğini tespit etmekle yükümlüdür.

 

Bu yöntemle tespit işlemi gerçekleştirilemiyor ise ticaret sicilinde kayıtlı en üst düzey icra yetkisine sahip gerçek kişi ya da kişiler üst düzey yönetici sıfatıyla gerçek faydalanıcı kabul edilecektir.

 

  1. Şüpheli İşlem Bildirimi

 

İşleme konu malvarlığının; yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair şüpheyi gerektirecek bir durumun söz konusu olması halinde tutar gözetilmeksizin bu işlemlerin yükümlüler tarafından MASAK’a bildirilmesi zorunludur.

Şüpheli işlem bildirimi yükümlülüğüne uymama halinde uygulanacak idari para cezası tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, sayı, numara içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.
 

  1. Muhafaza ve İbraz

 

FOBİM’ler yükümlülüklere ve işlemlerine ilişkin her türlü ortamdaki; belgeleri düzenleme tarihinden, defter ve kayıtları son kayıt tarihinden, kimlik tespitine ilişkin belgeleri ise son işlem tarihinden itibaren 8 yıl süreyle muhafaza ve istenmesi halinde yetkililere ibraz etmekle yükümlüdür. Muhafaza ve ibraz yükümlüğünün ihlâl FOBİM’ler kişiler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılacaktır.

 

  1. Bilgi Verme

 

FOBİM’ler Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı ile diğer denetim elemanları tarafından istenilecek her türlü bilgi, belge ve bunlara ilişkin her türlü ortamdaki kayıtları, bu kayıtlara erişim için gerekli tüm bilgileri eksiksiz ve doğru olarak vermek ve gerekli kolaylığı sağlamakla yükümlüdür. Muhafaza ve ibraz yükümlülüğünü ihlâl eden FOBİM’ler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılacaktır.

Söz konusu Rehber’e buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmıştır

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından hazırlanan, Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2025/13) (“Tebliğ”) 24.05.2025 tarihli ve 32909 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 

Tebliğ’e göre;

  • Yurt dışı bankalara ait olanlar hariç olmak üzere, mevduat/katılım fonu dışındaki zorunlu karşılığa tabi yükümlülüklerden TCMB tarafından belirlenenler için, zorunlu karşılığa tabi kalemlerin hesaplanmasında farklı bir yöntem belirlenebilecektir.
  • Zorunlu karşılık oranları Türk lirası yükümlülükler için aşağıdaki gibi belirlenmiştir:

 

metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, makbuz içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlanmıştır

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (“Tebliğ”) 21.05.2025 tarihli ve 32906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.


Tebliğ ile 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’nde yer alan aşağıdaki işyerlerinin tehlike sınıfları “tehlikeli” olarak değiştirilmiştir.

Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

 

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.