Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
1. Avrupa Komisyonu Tarafından Dijital Hizmetler Yasası'nı İhlal Etmesi Nedeniyle AliExpress'e 550 Milyon Avro Para Cezası Verilmiştir
Avrupa Komisyonu ("Komisyon") tarafından AliExpress'in Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle şirkete 550 milyon avro idari para cezası verildiğine ilişkin 20 Temmuz 2026 tarihinde bir kamuoyu duyurusu yayımlanmıştır.
Komisyon tarafından yapılan tespitler kapsamında özetle aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:
● AliExpress'in, kendisine ait platform üzerinden yasa dışı, güvenli olmayan veya sahte ürünlerin yayılmasından kaynaklanan riskleri gereken özenle değerlendirmediği ve bu risklerin azaltılmasına yönelik yeterli tedbirleri almadığı tespit edilmiştir.
●Hukuka aykırı olma ihtimali bulunan ürünlerin incelenmesi için yeterli sayıda personel görevlendirilip görevlendirilmediği gereği gibi değerlendirilmemiştir.
● Tavsiye ve reklam sistemlerinin yasa dışı ürünlerin yayılmasına ne ölçüde katkıda bulunduğu yeterli şekilde değerlendirilmemiştir.
● İçerik denetleme sistemlerinin etkinliğinin ölçülmesinde yeterli nicel ölçütler kullanılmamıştır.
●Bazı yasa dışı ürünler, tespit edilmelerinin ardından dahi birkaç hafta boyunca platformda erişilebilir durumda bırakılmıştır.
● Yasa dışı ürün satan satıcılara yönelik yaptırım politikası etkili bir şekilde uygulanmamıştır.
●Ürünlerin yanlış kategoriler altında sınıflandırılması yoluyla ürün uygunluk kontrollerinin aşılmasına imkân tanınmıştır.
● Sahte ürünlerin yayılmasının önlenmesi için yeterli tedbirler alınmamıştır.
AliExpress'in, ihlallerin giderilmesi amacıyla alınacak tedbirleri içeren bir eylem planını 20 Ekim 2026 tarihine kadar Komisyona sunması gerekmektedir. Karara uyulmaması hâlinde AliExpress hakkında dönemsel para cezaları uygulanabilecektir.
Kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
2. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tarafından Tip IB ve Tip II Varyasyon Başvurularına İlişkin Duyuru Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ("TİTCK") İlaç Ruhsatlandırma Daire Başkanlığı tarafından, 21/07/2026 tarihli ve E-97206445-020-322149641 sayılı Bakan Oluru kapsamında uygulanacak usule ilişkin bir kamuoyu duyurusu ("Duyuru") 21 Temmuz 2026 tarihinde TİTCK'nin resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Duyuru kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler hayata geçirilmiştir:
● Beşerî tıbbi ürün isim değişikliği varyasyonları ile endikasyon ve pozoloji değişikliği varyasyonları hariç olmak üzere, Bakan Oluru tarihinden önce TİTCK'e sunulmuş Tip IB ve Tip II varyasyonların, TİTCK tarafından uygun bulunduğuna ilişkin bildirim beklenmeksizin uygulanabilmesine imkân sağlanmıştır.
● Söz konusu uygulamaya geçiş hakkı, başvurunun uygulanmasının başvuru sahibinin talep ve sorumluluğu altında gerçekleştirilmesi şartıyla başvuru sahiplerine tanınmıştır.
● Varyasyonun uygulanması sürecinde veya sonrasında ortaya çıkabilecek her türlü teknik, idari, hukuki ve cezai sorumluluğun tamamen başvuru sahibine ait olacağı hüküm altına alınmıştır.
● TİTCK'in başvuruyu değerlendirme, ilave bilgi ve belge talep etme ve gerekli görülmesi hâlinde başvuruyu reddetme yetkisi saklı tutulmuştur.
● Değerlendirme sonucunda varyasyonun uygun bulunmaması hâlinde, uygulamaya alınan değişikliklerin başvuru sahibi tarafından derhâl durdurulması şart olarak öngörülmüştür.
Duyuru'nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
3. Yargıtay Tarafından Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin Tüketiciye Yansıtılmasına İlişkin Kanun Yararına Bozma Kararı Yayımlanmıştır
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ("Daire") tarafından tüketici kredisi sözleşmelerinde Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi'nin ("BSMV") tüketiciye yansıtılmasına ilişkin uyuşmazlık hakkında Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine verilen 2026/3962 Esas ve 2026/3361 Karar sayılı karar ("Karar") 22 Temmuz 2026 tarihli ve 33317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
İlk Derece Mahkemesi tarafından, BSMV'nin tüketici ile müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edildiği ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ("6502 sayılı Kanun") 5. maddesi uyarınca haksız şart teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ancak Daire, taraflar arasında yapılacak sözleşmeyle BSMV'nin tüketiciye yansıtılmasının mümkün olduğunu ve sözleşmedeki bu düzenlemenin haksız şart niteliğinde olmadığını kabul etmiştir.
Dosya kapsamında, davacı ile davalı Banka arasında düzenlenen Tüketici Kredisi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu ve Tüketici Kredisi Sözleşmesinde, tüketicinin gider vergileri ile sair vergiyi bankaya ödeyeceğinin taraflarca açıkça kararlaştırıldığı ve BSMV dahil toplam geri ödeme tutarlarının sözleşmede açıkça yazılı olduğu tespit edilmiştir.
● Bu tespitler ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.04.2021 tarihli ve 2019/4530 E., 2021/4133 K. sayılı ilamı ile Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin emsal kararları dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
●Açıklanan gerekçelerle, Adalet Bakanlığının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ("HMK") 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulüne ve kararın, sonuca etkili olmamak üzere HMK'nın 362/2 hükmü gereği kanun yararına bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
●Kanun yararına bozma kararı, HMK m. 363/2 uyarınca davanın tarafları yönünden (davacı tüketici ve davalı banka arasındaki) mevcut ilamın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmamakta; sadece gelecekte benzer uyuşmazlıklarda içtihat birliği sağlamak amacı taşımaktadır.
Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
4. Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın Ceza Mahkûmiyeti Kararlarının Ücret Karşılığında İnternette Erişime Sunulmasına İlişkin Kararı Yayımlanmıştır
Avrupa Birliği Adalet Divanı ("ABAD"), C-199/24 sayılı dosyada (Legal Newsdesk Sweden) verdiği kararına ("Karar") ilişkin, 9 Temmuz 2026 tarihli 100/26 sayılı basın bültenini yayımlamıştır.
Karar özetle aşağıdaki hususları içermektedir:
● Ceza mahkûmiyeti kararlarının yalnızca ücret karşılığında internete konulması, prensip olarak kişisel verilerin "gazetecilik amacıyla" işlendiği anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla, bu tür bir yayımlama, Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün ("GDPR") öngördüğü güvence ve hukuki yollara ilişkin bir istisna tanınmasını gerektirmemektedir.
● Somut olayda, İsveç'te faaliyet gösteren bir şirket, ücret karşılığında, ceza yargılamasına konu olmuş kişiler hakkında arama yapılmasına ve bu kişilere ilişkin mahkûmiyet kararlarının incelenmesine imkân tanıyan bir veri tabanı işletmektedir. 2011 yılında mahkûm edilen bir kişi, bu veri tabanından kişisel verilerinin silinmesini talep etmiş, ancak silme işlemi ancak daha sonra şirketin iç veri saklama politikası doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bu kişi, GDPR'ye dayanarak İsveç mahkemeleri önünde tazminat davası açmıştır.
● Şirket, savunmasında, söz konusu veri tabanının ifade özgürlüğü bakımından anayasal koruma altında olduğunu; İsveç hukuku uyarınca bu korumanın GDPR'nin uygulanmasını engellediğini ve ilgili kişiye yalnızca hakaret davası açma imkânı bıraktığını ileri sürmüştür. Bu düzenlemenin GDPR ile uyumluluğu konusunda tereddüde düşen İsveç mahkemesi, konuyu Adalet Divanı'na yöneltmiştir.
● ABAD, GDPR'nin üye devletlere, kişisel verilerin korunması hakkı ile ifade ve bilgi edinme özgürlüğünü (gazetecilik amaçları dâhil) kanunla uzlaştırma yükümlülüğü getirdiğini vurgulamıştır. Bununla birlikte, üye devletlerin, yukarıda belirtilenler dışındaki amaçlarla yapılan veri işleme faaliyetleri bakımından GDPR'nin uygulanmasını engelleyemeyeceğini belirtmiştir.
●Ayrıca, üye devletler, ilgili kişiyi yalnızca ceza veya hukuk davası açma imkânıyla sınırlandırarak GDPR'nin güvence altına aldığı hukuki yollardan mahrum bırakamaz. İlgili kişinin, anılan Tüzük uyarınca kendisine tanınan hukuki yolları doğrudan kullanabilmesi gerekmektedir.
●Divan'a göre, kişisel veriler, işlemenin amacının kamuoyunu bilgilendirmek veya görüş/fikir açıklamak olması, içeriğin etik kurallara veya davranış kurallarına uygun biçimde hazırlanmış, düzenlenmiş veya uyarlanmış olması ya da en azından bir yayın politikasına uygun olması ve sunulan olguların doğrulanmış olması hâlinde, "gazetecilik amacıyla" işlendiği kabul edilir.
Karar'ın tam metnine buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
5. Avrupa Komisyonu Tarafından Dijital Piyasalar Yasası'nı İhlal Etmesi Nedeniyle Google'a 890 Milyon Avro Para Cezası Uygulanmıştır
Avrupa Komisyonu ("Komisyon") tarafından 23 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan kararlar ile Google'ın Dijital Piyasalar Yasası ("DMA") kapsamındaki bazı yükümlülüklere uymadığı tespit edilmiş ve Google'a toplam 890 milyon avro tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Google Arama'da Google'ın kendi hizmetlerine öncelik verilmesi nedeniyle 460 milyon avro, uygulama geliştiricilerinin kullanıcıları Google Play dışındaki alternatif satın alma kanallarına yönlendirmesinin kısıtlanması nedeniyle ise 430 milyon avro para cezası uygulanmıştır.
Komisyon'un tespitlerine göre, özetle aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:
● Google Shopping, otel, ulaşım ve spor sonuçları dâhil olmak üzere Google'ın kendi hizmetleri, Google Arama'da benzer üçüncü taraf hizmetlere kıyasla daha görünür şekilde sunulmuştur.
● Google'ın kendi hizmetlerine, arama sonuçlarının üst sıralarında gösterilmeleri ile ek görseller ve filtreler kullanılması suretiyle daha fazla görünürlük sağlanmıştır.
● Uygulama geliştiricilerinin, tercih ettikleri dağıtım kanalları aracılığıyla alternatif teklifleri kullanıcılara serbestçe iletmeleri ve tanıtmaları engellenmiştir.
● Üçüncü taraf uygulama mağazaları veya internet siteleri aracılığıyla kullanıcılarla sözleşme akdetmek isteyen uygulama geliştiricilerine kısıtlamalar getirilmiştir.
● Google'ın, Google Play üzerinden yeni bir müşterinin ilk kez kazanılmasına aracılık etmesi karşılığında ücret talep edebilmesi mümkün olmakla birlikte, alternatif satın alma kanallarına yönlendirme kapsamında uyguladığı ücretlerin tutarı ve bu ücretlerin uygulanma süresi, Komisyon tarafından DMA ile uyumlu kabul edilen sınırları aşmıştır.
Google'ın ihlallere son vermesine ve Google Arama'da üçüncü taraf hizmetlere adil ve ayrımcı olmayan şekilde davranılmasını sağlamasına karar verilmiştir. Google'ın Komisyon kararlarına 60 gün içinde uyması gerekmektedir. Kararlara uyulmaması hâlinde, Google'ın dünya çapındaki toplam cirosunun %5'ine kadar dönemsel para cezası uygulanabilecektir.
Komisyon duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
6. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tarafından Detoks İfadesi İçeren Ürünlerin Toplatılacağına Dair Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ("Kurum") tarafından, ürün adı, etiketi veya ambalajında "detox/detoks" ifadesi bulunan ürünlerin toplatılmasına ilişkin kamuoyu duyurusu 23.07.2026 tarihinde Kurum'un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Kamuoyu duyurusunda özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
●"Detox/detoks" ifadesinin mevzuata aykırı sağlık beyanı olarak değerlendirildiği ve kullanımının uygun bulunmadığı belirtilmiştir.
● Piyasada çok sayıda ürün bulunması ve kaynak israfının önlenmesi amacıyla, ürün adı, etiketi veya ambalajında "detox/detoks" ifadesi bulunan ürünlerin kullanımına 31.12.2027 tarihine kadar devam edilebileceği belirtilmiştir. 31.12.2027 tarihinden sonra söz konusu ifadeyi içeren ürünlerin piyasadan toplatılacağı belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
7. Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından 2026 Yılı İkinci Geçici Vergi Döneminde Uygulanacak Yeniden Değerleme Oranına İlişkin Sirküler Yayımlanmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ("Başkanlık"), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinin (B) fıkrasına istinaden, 23/07/2026 tarihli ve KVK-73 / 2026-3 / Yatırım İndirimi - 59 sayılı 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri'ni ("Sirküler") Başkanlığın resmî internet sitesinde yayımlamıştır.
Sirküler kapsamında özetle aşağıdaki husus tespit edilmiştir:
● 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinin (B) fıkrası uyarınca, 2026 yılı ikinci geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı %11,51 (yüzde on bir virgül elli bir) olarak tespit edilmiştir.
Sirküler'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
8. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Kamu Kurumları İçin Kişisel Verilerin Korunması Kanununa Uyum Rehberi Yayınlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurumu ("Kurum") tarafından, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na ("Kanun") uyum süreçlerine rehberlik etmek amacıyla hazırlanan Kamu Kurum ve Kuruluşları ile Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları İçin Kişisel Verilerin Korunması Kanununa Uyum Rehberi ("Rehber") 27.07.2026 tarihinde Kurum'un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Rehber özetle aşağıdaki hususları ele almaktadır:
● Kişisel veri, özel nitelikli kişisel veri, veri sorumlusu, veri işleyen ve veri aktarımı gibi temel kavramlar açıklanmıştır.
● Kamu kurumlarının kişisel verilerin işlenmesinde uyması gereken genel ilkeler ile kişisel veri işleme şartlarının doğru şekilde belirlenmesine ilişkin esaslara yer verilmiştir.
● Aydınlatma yükümlülüğü, veri güvenliğinin sağlanması, ilgili kişi başvurularının yanıtlanması, saklama ve imha süreçleri ile VERBİS'e kayıt yükümlülüğü açıklanmıştır.
● Kurum tarafından yürütülen inceleme süreçlerinde kamu kurumlarının bilgi ve belge sunma, ilgili kişi başvurularını süresinde yanıtlama ve Kurul kararlarını yerine getirme yükümlülükleri ele alınmıştır.
● Kamu kurumları arasında gerçekleştirilen kişisel veri aktarımlarının hukuki dayanağı, ölçülülük ilkesi, güvenli aktarım yöntemleri ile alınması gereken teknik ve idari tedbirler değerlendirilmiştir.
● Kişisel verilerin yurt içine ve yurt dışına aktarılmasına ilişkin yöntemler ile uygulamada sık karşılaşılan sorunlara yer verilmiştir.
● Kanun'un kamu kurumları bakımından tamamen veya kısmen uygulanmayacağı istisnai hâller örnekler üzerinden açıklanmıştır.
Rehber'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
9. Kamu Tüzel Kişiliğini Haiz Veri Sorumluları Tarafından Kişisel Verilerin İnternet Ortamında Paylaşılmasına İlişkin KVKK İlke Kararı Yayımlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun ("Kurul"), belediyeler, il özel idareleri, üniversiteler gibi kamu tüzel kişiliğini haiz veri sorumlularının internet ortamında gerçekleştirdiği kişisel veri paylaşımlarına yönelik uyulması gereken temel esasları tespit eden 01/07/2026 tarihli ve 2026/1301 sayılı İlke Kararı ("Karar"), 28 Temmuz 2026 tarihli ve 33323 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara karar verilmiştir:
●Kamu tüzel kişiliğini haiz veri sorumlularının internet sitelerinde yayımladıkları çeşitli belgelerde ad-soyadı, T.C. kimlik numarası, adres, sınav başvuru numarası, KPSS puanı, mezun olunan okul bilgisi ve benzeri birçok kişisel veriye yer verildiği tespit edilmiştir.
●İnternet ortamında kişisel veri paylaşımının, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun ("Kanun") 5. maddesinde, özel nitelikli kişisel veriler bakımından ise 6. maddesinde düzenlenen geçerli bir kişisel veri işleme şartına dayanması gerektiği; geçerli bir işleme şartının bulunmadığı hâllerde kişisel verilerin internet ortamında paylaşılmaması gerektiği kabul edilmiştir.
● Geçerli bir işleme şartına dayanmanın tek başına yeterli olmadığı; veri sorumlularının Kanun'un 4. maddesinde düzenlenen Genel İlkelere de uygun hareket etmesinin, özellikle "amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma" ilkesi kapsamında gerekli olmayan kişisel verilere yer verilmemesi ve maskeleme/anonimleştirme tedbirlerinin uygulanmasının zorunlu olduğu değerlendirilmiştir.
● Kişisel veri içeren paylaşımların yayında kalma sürelerinin belirlenmesi, bu sürelerin sonunda kaldırma/silme/imha işlemlerinin tesis edilmesi ve Kanun'un 10. maddesi kapsamındaki aydınlatma yükümlülüğüne uyulması, aydınlatmanın yapıldığını ispat yükünün veri sorumlusuna ait olduğu kabul edilmiştir.
● Kanun'un 12. maddesi uyarınca kişisel verilerin güvenliğine yönelik idari ve teknik tedbirlerin alınması gerektiği; internet ortamındaki paylaşımların daha yüksek veri güvenliği riski taşıdığı ve sınav/kura sonuçları gibi duyurularda mümkün olduğunca yalnızca ilgili kişinin kendi sonucuna erişebileceği güvenli yöntemlerin (e-Devlet, çift faktörlü kimlik doğrulama vb.) tercih edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.
● Mevcut durumda internet ortamında paylaşılan kişisel verilerin veri sorumluları tarafından ivedilikle gözden geçirilerek geçerli bir işleme şartına dayanmayan veya genel ilkelere uygunluk arz etmeyen paylaşımların internet ortamından kaldırılması veya maskeleme işlemlerinin yapılması; kişisel verilerin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkmış olması hâlinde ise verilerin mevzuata uygun olarak imha edilmesine yönelik gerekli işlemlerin tesis edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
● Söz konusu paylaşımların yoğun olarak internet siteleri ve sosyal medya platformları vasıtasıyla gerçekleştirildiği dikkate alınarak; veri sorumluları bünyesinde bu platformların kullanımından sorumlu çalışanlar başta olmak üzere tüm personelin kişisel verilerin korunması mevzuatı hakkındaki bilgi ve farkındalıklarının artırılmasını sağlayacak eğitim çalışmalarının yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Söz konusu yükümlülüklere uyulmadığının tespiti hâlinde gerekli incelemenin yapılacağı ve Kanun'un 18. maddesi uyarınca ilgili veri sorumluları hakkında idari işlem tesis edileceği hususunda kamuoyunun bilgilendirilmesine ve Kanun'un 15. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca İlke Kararı alınmasına karar verilmiştir.
Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
info@zumbul.av.tr
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English