Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 571) Yayımlanmıştır

Hazine ve Maliye Bakanlığı (‘Bakanlık’) Gelir İdaresi Başkanlığı (‘Başkanlık’) tarafından Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 571) (‘Tebliğ’) 19 Ekim 2024 tarihli ve 32697 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ’e göre;

  • Kayıt dışı faaliyet yürüten ve bu suretle vergi kaybına sebebiyet veren mükelleflerinin, ceza miktarını %50 artırımlı olarak ödeyeceği belirtilmiştir. İlgili mükelleflerin, kayıt dışı faaliyet gösterdikleri dönemlerdeki vergi türleri ve vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak sonraki tarihlerde yapılacak yeni tarhiyatlarda, aynı artırımların geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
  • Dijital platformlarda (internet dahil) reklam, ilan, satış ve kiralama gibi ticari faaliyetlerde bulunan ve bilgi verme yükümlülüğü bulunan mükelleflerin, bu yükümlülüklere riayet etmemeleri veya bildirimlerini eksik veya yanıltıcı şekilde gerçekleştirmeleri durumunda, her bir eksik veya yanıltıcı bilgi için ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda, kesilecek özel usulsüzlük cezasının üst sınırı, her bir bildirim için ödenecek cezanın toplam tutarı dikkate alınarak belirlenecektir.
  • Fiş, fatura, serbest meslek makbuzu gibi belgelerin 1 takvim yılı içerisinde birden fazla kez verilmemesi veya alınmaması durumunda, her bir belge için 5.000 TL özel usulsüzlük cezası kesileceği yönünde değişiklik yapılmıştır.
  • Belge düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilerin, alıcı tarafından vergi dairesine en geç 5 iş günü içinde bu durumun bildirmesi halinde, alıcıya herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacaktır. Ancak, belgeyi düzenlemeyenler, 3 kat artırımlı özel usulsüzlük cezası ile karşılaşacaklardır.
  • Ayrıca, satıcı tarafından alıcıya Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen belgeler dışında farklı bir belgenin verilmesi durumunda, alıcının bu durumu 5 iş günü içinde vergi dairesine kendiliğinden bildirmesi halinde, alıcıya ceza uygulanmayacak; ancak satıcıya 6 kat artırımlı ceza kesilecektir.
  • Mükellef veya vergi sorumlusu; ikmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısının indirileceği hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 2024 yılı için 23.000 Türk lirasını aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için söz konusu indirim oranı yüzde yetmiş beş olarak uygulanacaktır.

  Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.

  Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 459)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 572) Yayımlanmıştır

Hazine ve Maliye Bakanlığı (‘Bakanlık’) Gelir İdaresi Başkanlığı (‘Başkanlık’) tarafından hazırlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:459)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 572) (‘Tebliğ’) 18 Ekim 2024 tarihli ve 32696 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ ile getirilen değişiklikler neticesinde mevcut Tebliğin kapsamı genişletilmiş ve mükellef olmayanların da belirli yükümlülüklere tabi olması sağlanmıştır. Söz konusu değişiklikler ile vergi denetimlerinin etkinliğinin artırılması hedeflenmektedir. Tevsik zorunluluğu, hem alıcılar hem de satıcılar için yeni sorumluluklar getirmektedir.

Tebliğ’e göre;

  • Mevcut Tebliğde ‘2. Yetki’ bölümünün birinci paragrafında yer alan, “mükelleflere” ifadesinin ardından “ve mükellef olmayanlara” ifadesi eklenmiştir. Bu, mükellef olmayanların da belirli yükümlülüklerden etkileneceğini göstermektedir. Bu tanıma mükellef olmayanların da dahil edilmesiyle, yükümlülük kapsamı genişletilmiştir.
  • Vergi Usul Kanunu’nun 232. maddesi kapsamında fatura almak zorunda olmayan kişiler (örneğin, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, serbest meslek erbabı, basit usulde tespit edilen kazançlar, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, vb.) bu tanım altında değerlendirilecektir.
  • Tevsik zorunluluğu, mükellef olmayanların da dahil olduğu işlemler için, 7.000 TL’yi aşan her türlü tahsilat ve ödeme için aracı finansal kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilmesi zorunlu olacaktır. Bu ödemelerin tevsik edilmesi, aracı finansal kurumlar tarafından düzenlenen belgelerle yapılacaktır.
  • Tevsik zorunluluğu kapsamındaki ödemelerin tahsilatı yapanın hesabına, bizzat aracı finansal kurumların şubelerine gidilmek ve işleme ait açıklamalara da yer verilmek suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, tevsik zorunluluğuna uyulmuş sayılacaktır.
  • Tevsik zorunluluğu kapsamında olanların (mükellef olmayanlar hariç olmak üzere) yabancılar ve/veya Türkiye mukimi olmayan gerçek kişilerle yapacakları işlemlere ilişkin tahsilat ve ödemelerin (şu kadar ki, düzenlenecek faturalara söz konusu kişilerin pasaport numarasının yazılması ve bu bent kapsamında nakit tahsil edilen tutarların, tevsik zorunluluğu kapsamında olanlar tarafından tahsilatı takip eden ilk iş günü sonuna kadar aracı finansal kurumlarca düzenlenen belgelerle tevsikinin sağlanması zorunlu olacaktır.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Tebliğ’e ilişkin Başkanlık tarafından yayınlanan açıklayıcı bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 328) Yayımlanmıştır

Hazine ve Maliye Bakanlığı (‘Bakanlık’) Gelir İdaresi Başkanlığı (‘Başkanlık’) tarafından hazırlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 328) (‘Tebliğ’) 17 Ekim 2024 tarihli 32695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Tebliğ ile getirilen düzenlemeler neticesinde elden kira ödeme dönemi sona ermiştir.

Tebliğ’e göre;

  • Konut ve işyeri kiraya verenler ile kiracılar, kira tahsilat ve ödemelerini yalnızca bankalar veya PTT A.Ş. tarafından düzenlenen belgelerle kanıtlamak zorunda olacaktır. Bu kural, kısa süreli konut kiralamaları için yapılan ödemeleri de kapsamaktadır.
  • Tevsik işlemleri, banka veya PTT A.Ş. aracılığıyla para yatırma, havale, EFT, çek ve kredi kartı gibi ödeme yöntemleri kullanılarak yapılabilecektir. Bu tür ödemeler karşılığında alınan dekont ve hesap cetvelleri, tevsik niteliği taşıyacaktır. Ayrıca, bankaların internet şubeleri üzerinden gerçekleştirilen ödemeler de geçerli kabul edilecektir. Kiracılar, kira ödemelerini ilgili banka şubelerine TCKN/VKN ve ad-soyad/unvan bilgileriyle “kira ödemesi” şeklinde açıklama yaparak gerçekleştirdiklerinde, tevsik yükümlülüğünü yerine getirmiş olacaklardır.
  • Kısa süreli kiralamalar da tesvik kapsamında olacaktır.
  • Bu yükümlülüğe uyulmadığı takdirde, kiraya veren ve kiracı için uygulanacak cezai yaptırımlar Tebliğin 3. maddesinde belirtilmiştir. Uymayan her bir kişi için, her işlem için özel usulsüzlük cezası kesilecektir:
    • Birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı için 20.000 TL,
    • İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ve kazancı basit usulde tespit edilenler için 10.000 TL,
    • Diğerleri için ise 5.000 TL'den az olmamak üzere, işlem tutarının %10’u kadar ceza uygulanacaktır.
    • Ayrıca, bir takvim yılı içerisinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon TL’yi aşamayacaktır.
  • Tevsik yükümlülüğüne aykırı ödemelerde, ödemeyi takip eden 5 iş günü içinde idareye bildirim yapılırsa ceza kesilmeyecektir.
  • 29/7/2008 tarihli Gelir Vergisi Genel Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Tebliğ’e ilişkin Başkanlık tarafından yayınlanan açıklayıcı bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 5) Yayımlanmıştır

Hazine ve Maliye Bakanlığı (‘Bakanlık’) Gelir İdaresi Başkanlığı (‘Başkanlık’) tarafından hazırlanan Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 5) (‘Tebliğ’) 17 Ekim 2024 tarihli ve 32695 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ’e göre;

  • 18/11/2007 tarihli Genel Tebliğ’in "Kapsama Giren Mükellefler ve İşlemler" ile "Kapsama Girmeyen Mükellefler ve İşlemler" bölümlerindeki "Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına" ibaresi, "İstanbul Defterdarlığı Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğüne" olarak değiştirilmiştir.
  • Ülke bazlı rapor kapsamına giren çok uluslu işletmeler grubu üyeleri tarafından nihai ana işletme veya vekil işletme olup olmadıklarının, grup adına hangi işletmenin raporlama yapacağının ve hesap dönemi hakkındaki bilgilerin, her yıl hesap döneminin bitimini takip eden altıncı ayın sonuna kadar “ülke bazlı raporlamaya ilişkin bildirim formu” doldurularak Dijital Vergi Dairesi üzerinden bildirilmesi gerekecektir.
  • Mevcut Tebliğin “Ülke Bazlı Rapor” başlıklı bölümüne Örnek 3’ ten sonra gelmek üzere aşağıdaki örnek eklenmiştir:

“Örnek-4

Türkiye’de mukim (ABC) A.Ş.’nin raporlanacak hesap dönemi 1 Mayıs 2023 - 30 Nisan 2024 ve raporlanacak hesap döneminden bir önceki hesap dönemi olan 1 Mayıs 2022 - 30 Nisan 2023 özel hesap döneminde grubun konsolide geliri 800 milyon Avro’dur. (Türkiye’de ülke bazlı raporlama için belirlenen had 750 milyon Avro’dur.) Buna göre, nihai ana işletme olan (ABC) A.Ş.’nin ülke bazlı raporlamaya ilişkin bildirim formunu, raporlanacak hesap döneminin bitimini takip eden altıncı ayın sonuna kadar Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda vermesi gerekmektedir. Ayrıca (ABC) A.Ş. tarafından 30 Nisan 2025 günü sonuna kadar ilgili döneme ilişkin ülke bazlı raporlamanın da yapılması gerekmektedir

Tebliğ, 1/9/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurumu Tarafından Kocaeli İlinde Faaliyet Gösteren Özel Okullar Hakkında Yürütülen Soruşturmaya İlişkin Nihai Karar Açıklanmıştır

Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) 23.11.2023 tarihli ve 23-54/1061-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen Kocaeli ilinde faaliyet gösteren özel okulların 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. Maddesini ihlal edip etmediğine ilişkin soruşturma ile ilgili olarak nihai karar, 18/10/2024 tarihinde Rekabet Kurumu’nun resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.

 

Soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;

  • Arı İnovasyon ve Bilim Eğitim Hizmetleri AŞ’nin yemek ücretlerinin tespitine yönelik dosya konusu uygulamalarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine, dolayısıyla idari para cezası verilmesine gerek olmadığına,
  • Arı İnovasyon ve Bilim Eğitim Hizmetleri AŞ’nin işgücü piyasalarında çalışan ayartmama ve çalışan ücretlerinin tespitine ilişkin dosya konusu uygulamalarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,
  • Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası uyarınca 2023 yılı gayrisafi gelirinin belirli bir oranında olmak üzere takdiren Arı İnovasyon ve Bilim Eğitim Hizmetleri AŞ’ye 591.347,22-TL idari para cezası verilmesine,

 

gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Kurul’un nihai kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurumu Tarafından Koroplast Hakkında Yürütülen Soruşturmaya İlişkin Nihai Karar Açıklanmıştır

Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) 27.06.2024 tarihli ve 24-27/644-M sayılı kararı uyarınca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında 12.09.2024 tarih ve 24-37/876-MUA sayılı uzlaşma ara kararına istinaden Koroplast Temizlik ve Ambalaj Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından sunulan uzlaşma metni 26.09.2024 tarih ve 56728 sayı ile süresi içinde, Rekabet Kurum’u kayıtlarına intikal etmiştir. Uzlaşma metinlerinde ihlalin varlığı ve kapsamı ile uzlaşma ara kararında öngörülen azami idari para cezası oranları ve tutarları teşebbüsler tarafından açıkça kabul edilmiş olup Kurul tarafından şu hususlarda:

 

  • Koroplast Temizlik ve Ambalaj Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.’nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,
  • Koroplast Temizlik ve Ambalaj Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.’ye 2023 yılı gayrisafi gelirinin belirli bir oranında olmak üzere takdiren 41.612.982,61-TL idari para cezası uygulanmasına,
  • Uzlaşma usulü sonucunda teşebbüse verilecek idari para cezasında %25 oranında indirim uygulanmasına,
  • Bu kapsamda uzlaşma usulü sonucunda Koroplast Temizlik ve Ambalaj Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.’ye 2023 yılı gayrisafi gelirinin belirli bir oranında olmak üzere takdiren 31.209.736,96-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına,
  • Yürütülen soruşturmanın uzlaşma ile sonlandırılmasına,

 

OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Söz konusu kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Reklam Kurulu Tarafından Tüketicileri Aldatan Reklamlar ile Haksız Ticari Uygulamalara Karşı Yaptırım Uygulanmıştır

Ticaret Bakanlığı (‘Bakanlık’) bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu (‘Kurul’) tarafından 8 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen 350 sayılı toplantıda, tüketicileri aldatan, yanıltan, tecrübe ve bilgi eksikliklerini istismar eden reklamlar ile haksız ticari uygulamalar incelenmiştir.


Kurul tarafından;

  • Tüketicilerin alışveriş tercihlerinin belirlenmesinde son derece etkili olan reklamlar ve ticari uygulamalara ilişkin karara bağlanan 202 adet dosyadan 185’i mevzuata aykırı bulunurken söz konusu reklam ve ticari uygulamalar hakkında durdurma cezası ile birlikte toplam 16.865.937-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
  • İnternet ortamında gerçekleştirilen yasaya aykırı reklamlara ilişkin 71 adet dosyada erişimin engellenmesine karar verilmiştir.
  • Yılın ilk on ayında Kurul tarafından toplam 1.542 adet dosya hakkında görüş ve değerlendirmelerde bulunulmuş olup aldatıcı reklam veya haksız ticari uygulama olduğu tespit edilen 1.358 adet dosya hakkında durdurma cezasının yanı sıra 10.10.2024 tarihi itibariyle bu yıl toplam 204.322.410-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

 

Bakanlık’ın konuya ilişkin duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. KVKK Tarafından Lokman Hekim Üniversitesi’nin Veri İhlali Bildirimine İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum) internet sayfasında yayınlanan kamuoyu duyurusuyla Lokman Hekim Üniversitesi’nin veri ihlali bildirimi paylaşılmıştır.

Söz konusu ihlal, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumlusu tarafından Kurum’a bildirilmiştir.  

 

Veri ihlali bildiriminde özetle;

  • Veri sorumlusunun, Natro (https://www.natro.com) isimli firmadan hosting hizmeti aldığı,
  • Veri sorumlusunun kullandığı natro.com müşteri hesabının giriş bilgilerinin siber saldırganlarca ele geçirilmesi ve hesaba yetkisiz erişim sağlanması neticesinde ihlalin gerçekleştiği,
  • İhlalin 05.10.2024 tarihinde başladığı ve 06.10.2024 tarihinde sona erdiği,
  • İhlalden etkilenen ilgili kişi gruplarının öğrenciler ve çalışanlar olduğu,
  • İhlalden etkilenen kişisel verilerin; ad, soyadı, T.C. kimlik numarası, adres, telefon numarası, e-posta adresi ve şifrelenmiş (MD5) web sitesi giriş parolaları olduğu,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 2.308 olduğu,
  • İlgili kişilerin, veri sorumlusunun e-posta adresi ve çağrı merkezi aracılığıyla ihlal hakkında bilgi alabilecekleri,

 

bilgilerine yer verilmiştir.

Konuya ilişkin inceleme devam etmekle birlikte, Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 17.10.2024 tarihli ve 2024/1794 sayılı Kararı ile söz konusu veri ihlal bildiriminin Kurum’un internet sitesinde ilan edilmesine karar verilmiştir.

 

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”), mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin 2022/31465 başvuru numaralı ve 22/05/2024 tarihli, “Elif Yaylı Başvurusu” isimli kararı (“Karar”), 22 Ekim 2024 ve 32700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

 

Karar’a göre;

  • Başvuru, ortaklığın giderilmesi davasında dava dilekçesinde davalıların gösterilmeyen adreslerinin ve kimlik numaralarının bildirilmesi için verilen kesin süreye rağmen bu eksikliğin tamamlanmamasından dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

AYM tarafından;

  • 6698 Sayılı Kanun’un 3. Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendinde kişisel verinin tanımlandığı, aynı maddenin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinde de kişisel verilerin işlenmesinin düzenlendiği, dolayısıyla 6100 sayılı Kanunun 119 maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca dava dilekçesinde bulunması zorunlu olmayan buna rağmen başvurucudan tamamlanması istenen davalıların T.C. kimlik numaraları bilgisinin kişisel veri olduğu,
  • Mahkemenin, dava dilekçesinde zorunlu olmayan ve hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi halinde suç teşkil eden davalıların T.C. kimlik numaralarının bildirilmesi için başvurucuya kesin süre vermesi ve bu eksikliğin tamamlanmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermesinin kanuni dayanağının bulunmadığı,
  • Hukuk yargılamalarında her ne kadar taraflarca getirilme ilkesi gözetilse dahi tapu kayıtlarında çok sayıda hissedar olması ve tapu kayıtlarında bu kişilerin adreslerinin tamamının bulunmadığı hallerde davacıya adres bildirme yükümlülüğünün yükletilmesinin ağır külfet doğuracağı, hatta hissedarlığın imar sonucu doğması halinde hissedarlarının birbirini tanımadığının dahi gözlemlenmekte olduğu, bu anlamda mahkemenin çeşitli kurumlara yazı yazarak adres bilgilerini tetkik edebilmesinin mümkün olduğu, somut uyuşmazlıkta davacıya orantısız bir külfet yüklendiği ve davacının Anayasa’nın 36 ncı maddesi çerçevesinde adil yargılanma hakkı nezdinde mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği,

 

Belirtilerek Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE karar verilmiştir.

 

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. AYM İcra ve İflas Kanunu’nun İvazsız Tasarrufların Butlanı Başlıklı Maddesindeki “Evlat Edinenle Evlatlık Arasında Yapılan İvazlı Tasarruflar” Hükmüne Yönelik İptal Kararı Vermiştir

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”), 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (“Kanun”) 278. Maddesinin üçüncü fıkrasının birinci bendinde yer alan “…evlat edinenle evlatlık…” ibaresinin Anayasa’nın 13., 35. ve 36. maddelerine aykırılığı iddiasıyla iptaline ilişkin 2023/200 Esas 2024/103 Karar sayılı ve 09/05/2024 tarihli kararı (“Karar”), 22 Ekim 2024 ve 32700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

Karar’da;

  • Kanun’un “İvazsız Tasarrufların Butlanı” başlıklı 278. maddesinde:
  1. Mutad hediyeler ayrı olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal olmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıl olarak belirtilmiştir.
  2. Batıl olacak bağışlamaların ve ivazsız tasarrufların belirlenmesinde dikkate alınacak süre haciz veya aciz yahut iflastan önceki iki yılı geçemeyeceği hükme bağlanmıştır.
  3. Bağışlama gibi kabul edilen tasarruflar ise ayrıca sayılmıştır. Bazı hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarrufların bu kapsamda olduğu belirtilmiştir. İtiraz konusu “…evlat edinenle evlatlık…” ibaresi bu kapsamda sayılmıştır.

 

  • İtiraz konusu ibarenin etki ve sonuçları gözetildiğinde mülkiyet hakkı ve hak arama özgürlüğüne sınırlama getirildiği tespit edilmiş; Anayasa’nın 13., 35. ve 36. maddeleri gereğince mülkiyet hakkının ve hak arama özgürlüğünün sınırlanabilir bir hak olduğu ancak sınırlamanın kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerektiği belirtilmiştir.

 

  • Ölçülülük ilkesi bakımından ilgili bentte diğer hısımlar ilişkin ibarelerin iptaline yönelik AYM’nin önceki kararlarında yapılan değerlendirmelerde mülkiyet hakkı ve hak arama özgürlüğüne ölçülülük ilkesine aykırı bir şekilde sınırlama getirildiği belirlenmiş itiraz konusu kural bakımından da AYM’nin daha önce vermiş olduğu kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı belirtilmiştir.

 

AYM tarafından;

  • 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 278. Maddesinin üçüncü fıkrasının birinci bendinde yer alan “…evlat edinenle evlatlık…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
  • İptal hükmünün kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine,

 

oybirliği ile karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Anayasa Mahkemesi’nin 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”), 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da (“Kanun”) yer alan bazı ibarelerin Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla iptaline ilişkin 2021/2106 Esas 2024/101 Karar sayılı ve 09/05/2024 tarihli kararı (“Karar”), 22 Ekim 2024 ve 32700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

 

AYM tarafından:

 

18/7/2021 tarihli ve 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un:

 

  • 3. maddesiyle 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un yeniden düzenlenen 4. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin “...altı milyon Türk lirasını geçmemek üzere yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde... “bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve OYÇOKLUĞUYLA İPTALİNE,

 

  • 4. maddesiyle 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin Üçüncü fıkrasının birinci cümlesine eklenen hava ayrıştırma ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve OYÇOKLUĞUYLA İPTALİNE,

 

  • 16. maddesiyle 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na eklenen geçici 85. maddenin;

 

  1. Birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır  ibaresinin.
  2. Üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla ve İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar  ibarelerinin,
  3. Altıncı fıkrasında yer alan  İşsizlik Sigortası Fonunca ibaresinin,
  4. Dokuzuncu fıkrasında yer alan  İşsizlik Sigortası Fonu tarafından ibaresinin,

Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin OYBİRLİĞİYLE REDDİNE,

 

  • 21. maddesiyle 16/4/2020 tarihli ve 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covid-19)

Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendinin üçüncü cümlesinde yer alan üç ay ibaresinin altı ay şeklinde değiştirilmesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin OYBİRLİĞİYLE REDDİNE,

Karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Jeotermal Enerji Kaynağına Dayalı Elektrik Üretimi Başvurularının Teknik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (‘Bakanlık’) tarafından hazırlanan Jeotermal Enerji Kaynağına Dayalı Elektrik Üretimi Başvurularının Teknik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (‘Yönetmelik’) 19 Ekim 2024 tarihli ve 32697 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

Yönetmelik’e göre;

  • Yönetmelik’in amacı, jeotermal enerji kaynağına dayalı elektrik üretim tesislerinin teknik değerlendirmesi yapılırken uygulanacak usul ve esasları belirlemek olarak düzenlenmiştir. Yönetmelik, lisanslı veya lisanssız jeotermal enerji kaynağına dayalı elektrik üretimi için yapılan başvurular ile önlisans, lisans veya lisanssız üretim başvurularında yapılacak her türlü tadil taleplerini kapsamaktadır.
  • Yönetmelik, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 7 nci ve 14 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
  • Jeotermal kaynaklara dayalı elektrik üretim santrallerinin kurulmasına yönelik başvuruların ve kurulu güç değişikliği başvurularının teknik değerlendirmesinin yapılabilmesi için Yönetmelik ekinde mevcut Ek-1’de yer alan ve başvuru sahibi tarafından düzenlenen bilgi ve belgelerin tamamı; önlisans veya üretim lisansı başvuruları için EPDK tarafından, LÜY kapsamında yapılan lisanssız üretim başvuruları için ilgili şebeke işletmecisi tarafından Genel Müdürlüğe gönderilecektir.
  • Genel Müdürlük tarafından teknik değerlendirmesi uygun bulunarak EPDK veya ilgili şebeke işletmecisine bildirilen bir başvuruya önlisans/lisans verilmesi, bağlantı anlaşması yapılması veya herhangi bir sebeple sona erdirilmesi halinde EPDK veya ilgili şebeke işletmecisi tarafından Genel Müdürlüğe resmî yazı ile bildirilecektir.
  • Jeotermal enerji kaynağına dayalı elektrik enerjisi üretim tesisi kurulmasına yönelik yapılan başvuruların teknik değerlendirmesi ile ilgili diğer hususlar gerekli görülmesi halinde Genel Müdürlük tarafından hazırlanan ve Bakanlık resmî internet sitesinde duyurulan usul ve esaslar ile belirlenecektir.

 

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 17.10.2024 tarihli ve 32695 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.

 

Yönetmelik ile 2/11/1985 tarihli ve 18916 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’ne:

 

  •  43’üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “doğal eşikleri dikkate alınarak” ibaresinden sonra gelmek üzere belirlenmiş olan taşkın, heyelan, çığ ve kaya düşmesi gibi afet riski olan, dere yatağı ve sıhhi ve jeolojik açıdan üzerinde yapı yapılmasında mahzur bulunan alanlar dışarıda bırakılarak ibaresi eklenmiştir.

 

  • Geçici Madde 1- 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremlerden etkilenen yerlerde bu Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı hallerde, 31/12/2026 tarihine kadar 5/4/2023 tarihli ve 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında yapılacak başvurularda; belediye mücavir alan sınırları içinde veya dışında planı bulunmayan köy ve mezraların yerleşik alanlarında ve kırsal yerleşik alanlarda orta hasar ve üzeri hasarlı olarak tespit edilen barınma amaçlı konut yapılarının yerinde yeniden yapımında parsel sınırlarına yol cephelerinde en az 1.50 metre, diğer cephelerde en az 1.50 metre, parseldeki binalar arasında ise en az 3.00 metre mesafe bırakılır. Belirtilen mesafelerin sağlanamadığı parsellerde; yapının afetten önceki konumunu gösterir durum krokisine göre komşu, bahçe ve yol cephelerine mesafeleri takdir ve tayine ilgili idare yetkilidir. Bu Yönetmeliğin taban alanı kat sayısı ile 50 nci maddenin yapı adedine ve yapı alanına ilişkin kısıtlayıcı hükümleri 31/12/2026 tarihine kadar uygulanmaz. Ancak çevre düzeni planında daha fazla belirtilmedikçe bir parselde yapılabilecek tüm yapıların taban alanı katsayısı 0.60’ı geçemez.” geçici maddesi eklenmiştir.

 

Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.

 

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

İçişleri Bakanlığı (‘Bakanlık’) tarafından Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (‘Yönetmelik’) 22 Ekim 2024 tarihli ve 32700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

Yönetmelik’e göre;

  • 7/10/2004 tarihli ve 25606 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 43 üncü maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

“Bakanlık adına denetimler, sorumluluk bölgesi esasına göre Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatına bağlı ilgili birimler tarafından yerine getirilir.”

 

Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.