Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
1. Rekabet Kurulu Tarafından Nükleer Tıp Pazarında Faaliyet Gösteren Teşebbüsler Hakkında Soruşturma Başlatılmıştır
Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından nükleer tıp pazarında faaliyet gösteren bazı teşebbüsler hakkında soruşturma başlatıldığına ilişkin duyuru (“Duyuru”) 28 Temmuz 2026 tarihinde Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Duyuru kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:
- Nükleer tıp pazarında faaliyet gösteren bazı teşebbüsler hakkında, başta kamu hastaneleri tarafından gerçekleştirilen ihaleler olmak üzere ilgili pazardaki faaliyetlerinde danışıklı hareket etmek ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla soruşturma başlatılmıştır.
- Soruşturma, Rekabet Kurulunun 30 Nisan 2026 tarihli ve 26-16/481-M sayılı kararı uyarınca başlatılmıştır.
- Soruşturma kapsamında, ilgili teşebbüslerin özellikle kamu hastaneleri tarafından gerçekleştirilen Pozitron Emisyon Tomografisi ile Bilgisayarlı Tomografi (“PET/BT”) ve F-18 Florodeoksi-D-Glukoz (“FDG”) ihalelerindeki davranışlarının ve bu davranışların rekabet üzerindeki olası etkilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır.
- Bu çerçevede, soruşturmaya taraf teşebbüslerin teklif verme davranışları ve ihalelerdeki rekabet koşulları başta olmak üzere ilgili pazardaki faaliyetleri, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilecektir.
Duyuru'nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
2. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Tarafından Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezaları ile Cezaların Tahsiline İlişkin Yönetmelik Yayımlanmıştır
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezaları ile Cezaların Tahsiline İlişkin Yönetmelik ("Yönetmelik") 29 Temmuz 2026 tarihli ve 33324 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler hayata geçirilmiştir:
- Yabancı plakalı araçların, ücretli karayolundan geçiş yapmaları hâlinde Geçiş Ücretleri Tarifesine göre usulüne uygun olarak geçiş ücreti ödemekle yükümlü olduğu; bu amaçla geçiş ücreti toplama sistemlerinden (HGS ve benzeri) birinin abonesi olunması ve yeterli bakiyeye sahip etiket bulundurulmasının esas olduğu düzenlenmiştir.
- Karayolları Genel Müdürlüğü ("KGM") tarafından işletilen yollarda geçiş ücreti ödemeden geçiş yapan araçlara, geçiş ücretine ilave olarak bu ücretin dört katı tutarında idari para cezası uygulanacağı; ancak ödemesiz geçişi izleyen 15 gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde idari para cezası alınmayacağı, izleyen otuz gün içinde ödeme yapılması hâlinde ise cezanın bir kat olarak tahsil edileceği ve bu durumda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesindeki peşin ödeme indiriminin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
- 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda geçiş ücreti ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, işletici şirket tarafından aynı usul ve oranlarla (15 gün içinde ödemede cezasız, izleyen otuz gün içinde bir kat, kırk beşinci günden sonra dört kat) ceza uygulanacağı düzenlenmiştir.
- Sürücünün Türk vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın, geçiş ücretleri ile idari para cezalarının tebligat şartı aranmaksızın tahsil edileceği; öncelikle ülke içindeki ödeme kanallarından tahsilat yapılacağı, gümrük kapılarına gelindiğinde borçların tahsil edilmemesi hâlinde aracın yurt dışına çıkışına gümrük idaresince izin verilmeyeceği düzenlenmiştir.
- Ödemesiz geçişlere ilişkin verilerin, aracın ülkeyi terkine izin vermemek üzere KGM tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı (Muhasebat Genel Müdürlüğü) sisteminde veya bu sistem aracılığıyla Ticaret Bakanlığı sisteminde plaka bazında görüntülenmesinin sağlanacağı düzenlenmiştir.
- · Özel işletmeli otoyollarda gümrük kapılarında tahsil edilen tutarların %60'ının hizmet payı olarak genel bütçeye gelir kaydedileceği, %40'ının ise ilgili işleticiye aktarılmak üzere KGM'ye aktarılacağı hükme bağlanmıştır.
- 17 Şubat 2017 tarihli ve 29982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezalarının Tahsiline İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
3. Hazine ve Maliye Bakanlığı Tarafından Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlanmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2023/1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2026/1) ("Tebliğ") 29 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Tebliğ kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler hayata geçirilmiştir:
- Birebir fiziki karşılığı Darphane veya Borsa nezdinde saklanan, belirli bir saflık derecesinde ve ağırlıkta işlenmemiş kıymetli madenin; Borsa üyeleri arasında transferine imkân sağlayan, dağıtık defter teknolojisi altyapısına sahip bir sistem üzerinden, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında sermaye piyasası aracı veya bu araçlara özgü haklar sağlayan ya da platformlarda işlem gören kripto varlık olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlık niteliğindeki dijital kıymetli madene merkezi takas kuruluşları tarafından dönüştürülmesinin ve bunların Borsada işlem görmesinin Bakanlığın uygun görüşünün alınması şartına bağlandığı düzenlenmiştir.
- Söz konusu dönüştürme işleminin uygulanmasına ve kayıtların tutulmasına ilişkin usul ve esasların, Bakanlığın uygun görüşü alınarak Borsa tarafından yapılacak düzenlemelerle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
- Geçici 1. maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında Bakanlığa başvuruda bulunmuş ve başvuru değerlendirme süreci devam eden Türkiye'de yerleşik tüzel kişilerin, Tebliğ'in yürürlük tarihi itibarıyla Kıymetli Maden Takip Sistemi ("KMTS") kapsamında üretim yapmasının zorunlu tutulduğu düzenlenmiştir.
- Bu kapsamdaki rafinerilerin, yürürlük tarihinden itibaren 1 ay içerisinde KMTS kayıt işlemleri için Darphaneye başvurmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
- Darphane tarafından KMTS kayıt işlemlerinin onaylanmasını müteakip 1 ay içerisinde, KMTS kayıt tarihinden önce üretilen ve satışı gerçekleştirilmemiş standart işlenmemiş kıymetli madenler ile basılı kıymetli madenlerin KMTS'ye kaydedilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
- Tebliğ'in yürürlük tarihi itibarıyla gayri maddi varlık niteliğindeki dijital kıymetli madenlere dönüştürülmüş olan varlıkların Borsada işlem görebilmesi için de Bakanlığın uygun görüşünün aranacağı düzenlenmiştir.
Tebliğ, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
4. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Veri İhlali Bildirimlerine İlişkin Dört Yeni Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından bir veri sorumlusuna ilişkin veri ihlali bildirimi 22 Temmuz 2026 tarihinde, üç veri sorumlusuna ilişkin veri ihlali bildirimleri ise 29 Temmuz 2026 tarihinde Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır. Söz konusu ihlaller, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında veri sorumluları tarafından Kurum’a bildirilmiştir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) 22 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/1492 sayılı Kararı kapsamında yayımlanan, bilgisayar kontrol sistemleri alanında faaliyet gösteren bir şirkete ilişkin veri ihlali bildiriminde özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Veri sorumlusunun uygulama altyapısında bulunan bir yetkilendirme zafiyetinin siber saldırı ile istismar edilmesi sonucunda yetkisiz erişim sağlandığı belirtilmiştir.
- Yetkisiz erişimin veri tabanının tamamını değil bir bölümünü kapsadığı, ilgili uç noktada sayfalama yapılmadığı ve tek çağrıda en fazla 1.000 kayda ait temel profil bilgisinin görüntülenebildiği belirtilmiştir.
- Bu kapsamda toplam veri tabanında yer alan temel profil verilerinin %1’inden daha azının ihlalden etkilendiği belirtilmiştir.
- İhlalden çalışanlar, kullanıcılar ve hastaların etkilendiği; erişime konu olan kişisel verilerin ad-soyad, telefon numarası, e-posta adresi ve kullanıcıların sistemdeki rollerine ilişkin bilgilerden oluştuğu belirtilmiştir.
- İhlalden 1.000 standart kullanıcı ile 22 personel olmak üzere toplam 1.022 kişinin etkilendiği belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul’un 29 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/1565 sayılı Kararı ile Kurum’un internet sitesinde yayımlanan, elektromotor ve alternatör üretimi alanında faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Veri sorumlusuna ait merkezi bilgi işlem altyapısındaki bazı sistemlere erişilememesi üzerine inceleme başlatıldığı belirtilmiştir.
- Yapılan incelemeler sonucunda sanallaştırma altyapısının, merkezi depolama sistemlerinin ve birden fazla yedekleme bileşeninin şifrelenerek erişilemez hâle getirildiğinin 28 Temmuz 2026 tarihinde tespit edildiği belirtilmiştir.
- İhlal kapsamında kimlik, iletişim, lokasyon, özlük, hukuki işlem, müşteri işlem, fiziksel mekân güvenliği, işlem güvenliği, risk yönetimi, finans, mesleki deneyim, pazarlama ile görsel ve işitsel kayıt kategorilerinde yer alan kişisel verilerin etkilendiği belirtilmiştir.
- İhlalden çalışanların, kullanıcıların, öğrencilerin, müşterilerin, çalışan adaylarının, stajyerlerin, hissedarların ve ortakların, ürün veya hizmet alan kişilerin, potansiyel ürün veya hizmet alıcılarının, tedarikçi firma ile tedarikçi çalışanları ve yetkililerinin ve ziyaretçilerin etkilendiği belirtilmiştir.
- İhlalden etkilenen kişi sayısının henüz belirlenemediği belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul’un 29 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/1564 sayılı Kararı ile Kurum’un internet sitesinde yayımlanan konaklama sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- İhlalin 14 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştiği ve 27 Temmuz 2026 tarihinde tespit edildiği belirtilmiştir.
- Veri işleyen tarafından aktarılan teknik bulgular uyarınca rezervasyon motoru altyapısına ele geçirilen yetkili kullanıcı bilgileri vasıtasıyla yetkisiz erişim sağlandığı ve bazı rezervasyon kayıtlarında yer alan kişisel verilere ulaşıldığının saptandığı belirtilmiştir.
- Söz konusu kullanıcı bilgilerinin ele geçirilme kaynağı ve yöntemine ilişkin teknik incelemelerin sürdürüldüğü belirtilmiştir.
- İhlal kapsamında erişilen kişisel verilerin rezervasyon sahibinin ad-soyadı, e-posta adresi, telefon numarası, rezervasyon numarası, giriş-çıkış tarihleri, oda tipi, misafir sayısı, alınan ek hizmetler ve rezervasyon tutarı bilgilerinden oluştuğu belirtilmiştir.
- İhlalden müşteriler ile potansiyel müşterilerin etkilendiği belirtilmiştir.
- İhlalden etkilenen kişi sayısının 103 olduğu belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul’un 29 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/1556 sayılı Kararı ile Kurum’un internet sitesinde yayımlanan sağlık hizmetleri alanında faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- İhlalin 11 Temmuz 2026 tarihinde başladığı ve 20 Temmuz 2026 tarihinde tespit edildiği belirtilmiştir.
- Veri sorumlusuna ait sistemlere fidye yazılımı saldırısı gerçekleştirildiği ve sistemlerde bulunan verilerin şifrelendiği; verilerin sistem dışına aktarılıp aktarılmadığının belirlenmesine yönelik incelemelerin devam ettiği belirtilmiştir.
- İhlalden çalışanlar ile hastalara ait kimlik ve sağlık verilerinin etkilendiği belirtilmiştir.
- İhlalden etkilenen kişi sayısının tespit edilemediği belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
5. Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde Değişiklik Yapılmıştır
Gelir İdaresi Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından hazırlanan, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 531)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 594) (“Tebliğ”) 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Tebliğ’e göre özetle aşağıdaki hususlar düzenlenmiştir:
- Teminatın verileceği tarihin içinde bulunduğu yılda verilmesi gereken ve bir önceki yıla ait gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi bakımından, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121’inci maddesindeki şartları sağlayarak vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunan uyumlu mükelleflerce, verilmesi gereken teminatın beşte biri tutarında teminat verilmesi öngörülmüştür.
- Haklarında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma yönünden vergi inceleme raporu düzenlenen mükelleflerce verilmesi gereken teminatın, vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih ile raporda yer alan hususların kesinleştiği tarih arasındaki dönemde beş katı tutarında verilmesi düzenlenmiştir.
- Söz konusu vergi inceleme raporlarının vergi dairesi kayıtlarına girmesinin ardından mükelleflere yazılı bildirimde bulunularak teminatlarının 30 gün içinde tamamlanmasının istenmesi öngörülmüştür.
Tebliğ, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlanmıştır
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ("Merkez Bankası") tarafından hazırlanan Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2026/11) ("Tebliğ") 1 Ağustos 2026 tarihli ve 33327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Tebliğ kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler hayata geçirilmiştir:
- "Aracı banka" ve "dönüşüm kuru" tanımları yeniden düzenlenmiş; sermaye ve yönetim ilişkileri çerçevesinde bir firmada asgari %50 oranında hisse, oy hakkı veya yönetim kurulu üyesi seçme hakkına sahip olma hâlini ifade eden "firma kontrolü" kavramı tanımlara eklenmiştir.
- Firmaların, talepte bulunmaları ve Merkez Bankası tarafından belirlenen döviz pozisyonu oranını aşmamaları kaydıyla, Türk lirasına çevrilen tutarın %2'si oranında döviz dönüşüm desteğinden yararlanabileceği düzenlenmiş; bu kapsamda Merkez Bankasına satılan dövizlerin hiçbir şekilde iade edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
- Merkez Bankasına satışı yapılacak dövizlerin yurt dışı kaynaklı olduğunun tespitinin aracı banka tarafından yapılacağı, aracı bankaların gerekli gördükleri bilgi ve belgeleri firmalardan talep edebileceği ve firmaların destekten yararlanmadan önce döviz pozisyonu oranlarının belirlenen sınırı aşmadığını aracı bankalara tevsik etmekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
- Merkez Bankasına, firmaların destek kapsamında satabileceği döviz tutarlarına veya alabileceği destek tutarlarına üst limit belirleme yetkisi verilmiş; bu limitlerin firma kârlılığı ile iş gücü maliyetinden oluşan katma değer dikkate alınarak hesaplanacağı ve üst limitleri aşan başvuruların karşılanmayacağı hükme bağlanmıştır.
- Aracılı ihracat sözleşmeleri kapsamında Dış Ticaret Sermaye Şirketleri, Sektörel Dış Ticaret Şirketleri ve diğer aracı ihracatçılar tarafından yurda getirilen dövizlerin, bu firmalara ürün tedarik eden firmalar adına satılabilmesine imkân tanınmış; bu durumda döviz dönüşüm desteğinin doğrudan tedarikçi firmaya aktarılacağı ve uygulama bakımından döviz satışının tedarikçi firma tarafından yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
- Aracı bankaların, döviz dönüşüm desteği işlemleri kapsamında Merkez Bankası tarafından belirlenecek azami komisyon oranını aşmamak kaydıyla komisyon alabileceği hüküm altına alınmıştır.
- Tebliğ'e eklenen 4/A maddesi ile gerçeğe aykırı beyan, usulsüz veya amacına aykırı kullanım hâllerinde uygulanacak yaptırımlar ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, usulsüz yararlanılan destek tutarlarının kur farkı ve Merkez Bankasının ilan ettiği en yüksek gecelik borç verme faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte tahsil edilmesi, ilgili firmanın belirli sürelerle döviz dönüşüm desteği ve Merkez Bankası kaynaklı kredi imkânlarından yararlandırılmaması ve gerekli görülmesi hâlinde ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması öngörülmüştür.
- Ayrıca, usulsüzlük nedeniyle hesaplanan tutarın ödenmesine kadar, ilgili firmanın kontrol ettiği firmalar, ilgili firmayı kontrol eden firmalar ile aynı kontrol yapısı içerisinde bulunan firmaların da döviz dönüşüm desteği talepleri ve Merkez Bankası kaynaklı kredi başvurularının kabul edilmeyeceği; aracı bankaların bu kapsamdaki firmaları Merkez Bankasına bildirmekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
- Tebliğ'e eklenen 6/A maddesi ile Merkez Bankasına firmalardan bilgi ve belge talep etme, gerekli gördüğü firmaları incelemeye alma ve inceleme süresince destek ödemesini durdurma yetkisi tanınmıştır. İnceleme sonucunda usulsüzlük veya gerçeğe aykırı beyan tespit edilmesi hâlinde destek talebinin reddedileceği ve 4/A maddesindeki yaptırımların uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
- Geçici 1 inci maddede yer alan 31 Temmuz 2026 tarihi 31 Ocak 2027 olarak değiştirilmiş; ayrıca Tebliğ'in yürürlüğe girmesinden önce verilen döviz almama taahhütlerinin ihlali ile geçmiş dönemde usulsüz şekilde destekten yararlanılmasına ilişkin geçiş hükümleri düzenlenmiştir.
Tebliğ'in 6. maddesi Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir. Tebliğ’in diğer hükümleri ise 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
7. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.'nin Menkul Kıymet Mutabakat Sistemi İşleticiliği Faaliyetlerine İlave Olarak Yürütebileceği Diğer Faaliyetlere İlişkin Karar Yayımlanmıştır
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ("Merkez Bankası") tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.'nin ("MKK") Menkul Kıymet Mutabakat Sistemi İşleticiliği Faaliyetlerine İlave Olarak Yürütebileceği Diğer Faaliyetlere İlişkin Kararı ("Karar") 1 Ağustos 2026 tarihli ve 33327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususa hükmedilmiştir:
- 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemlerinin Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'in 17. maddesi uyarınca, MKK tarafından yürütülecek Kripto Varlık Merkezi Kayıt Sistemi (KVMKS) faaliyetinin, MKK'nın gerçekleştirebileceği diğer faaliyetler kapsamında onaylanmasına ve söz konusu faaliyetin, MKK'ya 12 Haziran 2015 tarihli ve 10160/19759 sayılı Karar ile verilmiş bulunan menkul kıymet mutabakat sistemi işleticiliği faaliyet izni kapsamına dâhil edilmesine karar verilmiştir.
Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
8. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tarafından Ruhsat Başvurusu Öncesi Katı Oral Dozaj Formlarındaki Beşerî Tıbbi Ürünlerin Seri Boyutu Değerlendirme Kılavuzu Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından Ruhsat Başvurusu Öncesi Katı Oral Dozaj Formlarındaki Beşerî Tıbbi Ürünlerin Seri Boyutu Değerlendirme Kılavuzu (“Kılavuz”) 31 Temmuz 2026 tarihinde Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Kılavuz ile seri boyutu 100.000 birimin altında olacak şekilde ruhsat başvurusu yapılması planlanan katı oral dozaj formlu beşerî tıbbi ürünlerde seri boyutunun değerlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Kılavuz’da özetle aşağıdaki hususlar düzenlenmiştir:
- Tablet, film kaplı tablet, kapsül ve benzeri katı oral dozaj formlarında seri boyutunun 100.000 birimden düşük olması planlanan ruhsat başvuruları Kılavuz kapsamına alınmıştır.
- 100.000 birimden küçük seri boyutlarının istisnai olarak değerlendirilmesi; başvuru sahibi tarafından düşük seri boyutunun kapsamlı biçimde gerekçelendirilmesi ve ürünün kalite bakımından uygunluğunun gösterilmesi öngörülmüştür.
- Değerlendirme sırasında hedef hasta popülasyonunun büyüklüğü, hastalığın epidemiyolojik özellikleri, karşılanmamış tıbbi ihtiyaçlar, beklenen yıllık üretim hacmi, ekipman kapasitesi ve proses gerekliliklerinin birlikte dikkate alınması düzenlenmiştir.
- Düşük seri boyutu taleplerinin, ürünün kritik kalite parametrelerinde oluşabilecek değişkenliklerin hasta üzerindeki klinik etkisi ile tedaviye erişim ihtiyacı arasındaki dengeyi ortaya koyan kapsamlı bir risk analiziyle desteklenmesi; bu analizin üç ardışık seriyle yapılan doğrulama çalışmalarını desteklemesi ve teknik kısıtların hasta güvenliğini tehlikeye atmadığını bilimsel olarak ortaya koyması öngörülmüştür.
- Ruhsat başvurusu öncesinde Ön İnceleme (CTD) Değerlendirme Birimi’ne “seri boyutu görüş sorma” doküman tipiyle başvurulması ve bilimsel gerekçe sunulması öngörülmüştür.
- Başvuruların Kurum tarafından doksan gün içerisinde karara bağlanması ve verilen uygunluk görüşünün bildirim tarihinden itibaren on sekiz ay içinde yapılacak ruhsat başvuruları bakımından geçerli olması düzenlenmiştir.
- Ruhsatlandırma sonrasında seri boyutunda artış meydana gelmesi hâlinde, kalite kapsamında oluşabilecek riskler nedeniyle ürünün biyoyararlanım ve biyoeşdeğerlik bakımından yeniden değerlendirilmesi gerekebileceği belirtilmiştir.
Kılavuz, 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Kılavuz’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
9. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tarafından Beşerî Tıbbi Ürünlerin İsimlendirilmesine Dair Kılavuz Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından Beşerî Tıbbi Ürünlerin İsimlendirilmesine Dair Kılavuz (“Kılavuz”) 31 Temmuz 2026 tarihinde Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Kılavuz ile beşerî tıbbi ürün isimlerinin belirlenmesinde dikkate alınacak hususlar ve isim değerlendirme sürecine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Kılavuz’da özetle aşağıdaki hususlar düzenlenmiştir:
- Beşerî tıbbi ürün isimlerinin, ilaç kullanım hatalarına ve diğer ürünlerle karışıklığa neden olmayacak şekilde belirlenmesi öngörülmüştür.
- Ticari isimlerde ürünün etkililiği, güvenliliği, üstünlüğü, bileşimi veya kullanım alanına ilişkin yanıltıcı ya da özendirici ifadelere yer verilmemesi düzenlenmiştir.
- Ticari isimlerin uluslararası tescilsiz isimlerden (“INN”) türetilmemesi ve INN köklerini içermemesi esası benimsenmiştir.
- Başvurularda öncelik sırasına göre beş adede kadar isim önerilebilmesi ve önerilen isimlerin TİTCK İsim Uygunluk ve Benzerlik Analiz Sistemi (“TİBAS”) aracılığıyla değerlendirilmesi öngörülmüştür. Benzerlik oranı %80 ve üzerinde olan isimlerin Beşerî Tıbbi Ürün İsim Önerileri Değerlendirme Bilimsel Komisyonu’na sunulmaması düzenlenmiştir.
- İsim başvurularının otuz gün içinde incelenmesi ve uygun bulunmayan isimlere ilişkin kararlara karşı otuz gün içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilmesi öngörülmüştür.
- Ruhsatı iptal edilmiş bir ürünün mevcut isminin farklı bir firma tarafından önerilen veya ticari isim olarak kullanılabilmesi için, ruhsat iptalinin Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmasından itibaren beş yıl geçmesi gerektiği düzenlenmiştir.
- Ruhsatsız ürünler bakımından uygun bulunan isimlerin bir yıl süreyle geçerli olması ve bu süre içinde ruhsat başvurusunda bulunulmaması hâlinde yeniden isim uygunluğu başvurusu yapılması düzenlenmiştir.
Kılavuz, 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Kılavuz’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
10. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tarafından Klinik Araştırma Ürünlerinin İthalatı, İadesi ve İmhasına İlişkin Kılavuz Taslağı Görüşe Açılmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ("TİTCK") Klinik Araştırmalar Dairesi Başkanlığı tarafından, "Klinik Araştırmalarda Kullanılacak Araştırma Ürünlerinin ve Yardımcı Beşerî Tıbbi Ürünlerin İthalatı, İadesi ve İmhasına İlişkin Kılavuz Taslağı"nın görüşe açılmasına ilişkin bir kamuoyu duyurusu 27 Temmuz 2026 tarihinde TİTCK'nin resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Kamuoyu duyurusu kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Beşerî Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan ve 15 Kasım 2023 tarihinde TİTCK'nin resmî internet sitesinde yayımlanarak yürürlüğe giren "Klinik Araştırmalarda Kullanılacak Araştırma Ürünlerinin İthalatına İlişkin Kılavuz"un; uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması, araştırma ürünleri ve yardımcı beşerî tıbbi ürünlerin destekleyiciye iadesi ve imhasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi ile Dünya Sağlık Örgütü tarafından yürütülen Global Benchmarking değerlendirmeleri kapsamındaki iyileştirme çalışmaları doğrultusunda güncellendiği belirtilmiştir.
- İlgili kılavuz taslağı hakkındaki görüşlerin, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yazı ekinde yer alan Görüş Bildirme Formu kullanılarak 7 Ağustos 2026 tarihi mesai bitimine kadar kad@titck.gov.tr adresine elektronik posta yoluyla iletilmesi gerektiği; söz konusu kılavuz taslağına TİTCK'nin dış görüş platformu olan https://ebs.titck.gov.tr/public/DisGorusPlatformu adresinden de erişim sağlanabileceği belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
11. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Tarafından İyi Klinik Uygulamaları Denetimleri İçin Başvuru Kılavuzu Güncellenmiştir
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ("TİTCK") İlaç Denetim Daire Başkanlığı tarafından İyi Klinik Uygulamaları Denetimleri İçin Başvuru Kılavuzu’nun güncellendiğine ilişkin kamuoyu duyurusu 28 Temmuz 2026 tarihinde TİTCK'nin resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Kamuoyu duyurusu kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- İyi klinik uygulamaları denetimleri kapsamında Denetim Hizmetleri Başkan Yardımcılığına yapılacak olan başvurular ile ilgili hususları belirlemek amacıyla düzenlenen "İyi Klinik Uygulamaları Denetimleri İçin Başvuru Kılavuzu"nun; başvuru doküman tipi ve mevzuat değişikliğinin yanı sıra uygulamanın detaylandırılması amacıyla güncellendiği belirtilmiştir.
- Güncellenen Kılavuz'un 24 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yayımlanarak yürürlüğe girdiği belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
12. 7590 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kapsamında Gerçekleştirilen Mevzuat Değişiklikleri
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 24 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7590 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Kanun ile vergi, sosyal güvenlik, ulaştırma, elektronik haberleşme, siber güvenlik, kamu ihaleleri, eğitim ve enerji başta olmak üzere çok sayıda alanda önemli değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Başlıca düzenlemeler aşağıda özetlenmektedir.
a) 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklik
- Nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretmek amacıyla önlisans ve/veya lisans alan tüzel kişilerin taraf olduğu nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin kâğıtlar, damga vergisinden istisna kapsamına alınmıştır.
b) 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda Yapılan Değişiklik
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68 inci maddesinin (B) bendinin son paragrafı yürürlükten kaldırılmış; böylece anılan bent kapsamında üst dereceli kadrolara yapılacak atamalara ilişkin son paragrafta yer alan özel düzenleme mevzuattan çıkarılmıştır.
c) Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunmasına İlişkin Düzenlemeler
- 2863 sayılı Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu belge talepleri, itiraz ve yeniden değerlendirme başvuruları ile özel inceleme gerektiren talepler bakımından (kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan plan, proje, yapım ve benzeri işler kapsamında talep edilenler hariç) hizmet bedeli alınmasına ilişkin yasal çerçeve oluşturulmuş; tahsil edilen tutarların Döner Sermaye İşletmesi bütçesine gelir kaydedileceği ve hizmet bedellerinin her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı düzenlenmiştir.
d) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda Yapılan Değişiklik
- İlk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi iptal edildikten sonra yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilmiştir.
- Aday sürücülük süresinde sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlalin gerçekleştirilmesi, 75 ceza puanının aşılması, 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanılması veya Kanun’da belirtilen bazı trafik kurallarının üç kez ihlal edilmesi hâlinde aday sürücü belgesinin iptal edilmesi öngörülmüştür.
- Aday sürücü belgesi iptal edilen kişilerin yeniden sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kursunu yeniden tamamlamaları, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden geçmeleri, idari para cezalarını ödemeleri ve varsa bekleme sürelerini tamamlamaları zorunlu hâle getirilmiştir.
e) 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
- Kazaya uğrayan, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava araçlarına gerekli hizmetin sağlanması; kolluk kuvvetleri ile diğer yetkililerin hava aracına, uçuş ekibine, yolculara ve kurtarma ve yardım ekiplerine yardımcı olması düzenlenmiştir.
- Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının hava trafik kurallarına aykırı hareket etmesi veya hava sahasını ihlal etmesi hâlinde verilen önleme talimatlarına uyması ve gerekli görüldüğünde iniş yapması zorunlu hâle getirilmiştir.
- Öngörülen idari para cezalarının alt ve üst sınırlarının tüzel kişiler bakımından beş kat uygulanması öngörülmüştür.
f) 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
- 31 Aralık 2045 tarihine kadar, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve altı aylık dönemler itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin, ilgili dönemi izleyen bir yıl içinde talep edilmesi hâlinde iade edilmesi düzenlenmiştir.
- Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki aynı yatırımlara ilişkin makine ve teçhizat teslimleri KDV'den istisna edilmiştir.
- Yatırımın tamamlanmaması hâlinde zamanında alınmayan veya iade edilen vergilerin vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte yatırımcıdan tahsil edilmesi öngörülmüştür.
- Cumhurbaşkanına, nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin KDV iadesi ile makine ve teçhizat teslimlerine yönelik KDV istisnasının uygulanacağı süreyi 31 Aralık 2050 tarihine kadar uzatma; Hazine ve Maliye Bakanlığına ise bu düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir.
g) 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
- İmalat sanayii sektöründe istihdamı desteklemeye yönelik prim desteğinin uygulanma süresi 31 Aralık 2028 tarihine kadar uzatılmış; desteğin kapsamı 2026 ve 2027 yıllarını da içerecek şekilde genişletilmiştir.
- Turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesisi işyerlerine, 2026 yılı Mayıs-Aralık döneminde tesisin faaliyette bulunduğu aylarla sınırlı olmak üzere prim desteği sağlanmıştır.
- Destek tutarının, uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 Türk lirasıyla çarpılması suretiyle hesaplanması öngörülmüştür. Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar destek kapsamı dışında bırakılmıştır.
h) 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
- Kamu İhale Kanunu’nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki istisnanın kapsamına ilişkin olarak “idarelerin bütçe içi işletmeleri hariç” ibaresi eklenmiştir.
- Yerli istekliler, yerli malı ve bu malı teklif eden istekliler lehine tanınan hak ve avantajların Avrupa Birliği üyesi devletlerde yerleşik isteklilere ve Avrupa Birliği menşeli mallara mütekabiliyet esasları çerçevesinde kısmen veya tamamen tanınması konusunda Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır.
i) 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklik
- ÖTV Kanunu’na ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan belirli taşıtlar bakımından nispi oran üzerinden hesaplanan verginin, L sınıfı araçlar için 30.000 Türk lirasından, diğer araçlar için 100.000 Türk lirasından az olamayacağı düzenlenmiştir. Kanun’da belirtilen bazı L sınıfı araçlar ile T sınıfı araçlar bu uygulamanın dışında tutulmuştur.
- Cumhurbaşkanına; motor gücü, motor silindir hacmi, çekiş sistemi, menzil, batarya kapasitesi, emisyon türü ve değeri, araç sınıfı ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi gibi kriterlere göre farklı asgari maktu vergi tutarları belirleme yetkisi verilmiştir.
j) 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
- 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış; buna bağlı olarak Devletin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primlerine yaptığı dörtte bir oranındaki katkı uygulamasına son verilmiştir.
- Yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alan hak sahiplerine dosya bazında ödenen en düşük aylık tutarı 20.000 Türk lirasından 23.552 Türk lirasına yükseltilmiştir.
k) 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklik
- Nükleer enerji santrali yatırımları kapsamında Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan %50 oranının, 31 Aralık 2045 tarihine kadar %25 olarak uygulanması düzenlenmiştir.
l) 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
- Kurum türüne uygun olmayan program uygulanması yaptırım kapsamına alınmış; milletlerarası okulların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencileri kaydetmesi veya bu öğrencilere eğitim vermesi hâlinde uygulanacak yaptırımlar belirlenmiştir.
- Belirli fiillerin tekrarı hâlinde idari para cezasının beş kat uygulanması ve üçüncü tekrar hâlinde kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi öngörülmüştür. Bazı fiillerin tekerrüre esas alınmayacağı dört ve beş yıllık süreler belirlenmiştir.
- Özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak görevlendirilecek kişilerin Bakanlıkça belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olması ve özel alan eğitimi ile öğretmenlik meslek bilgisi bakımından belirlenen nitelikleri taşıması düzenlenmiştir.
- Kanun’un yürürlük tarihinden önce işlenen fiillerin, belirlenen süreler dikkate alınarak tekerrüre esas alınacağına ilişkin geçiş hükmü getirilmiştir.
m) 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
- İnternet alan adlarına ilişkin strateji ve politikaları belirleme ile düzenleme yapma yetkisi Siber Güvenlik Başkanlığına verilmiş; ayrıca Siber Güvenlik Başkanlığının, Anayasa'nın 22 nci maddesinde belirtilen sebeplerden birinin veya birkaçının varlığı hâlinde, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya resen gerekli tedbirleri belirleyebilmesi, alınan kararların derhâl ve en geç iki saat içinde yerine getirilmesi ile bu kararların yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulması hüküm altına alınmıştır. Hâkimin kırk sekiz saat içinde karar vermemesi hâlinde ise tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı düzenlenmiştir.
- Düzenlenen görev ve yetkilere ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyen ilgililere, ihlal teşkil eden her bir eylem için 20.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanabileceği düzenlenmiştir.
n) 6085 Sayılı Sayıştay Kanunu’nda Yapılan Değişiklik
- Sayıştay savcılarının atanabileceği yükseköğretim programları ile yükseköğrenim sonrasında mali, iktisadi veya hukuki konularda kamu görevlisi olarak en az on yıl çalışma şartı düzenlenmiştir.
o) 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda Yapılan Değişiklik
- Geçici 6 ncı maddede yer alan uygulama süresi 31 Aralık 2030 tarihine kadar uzatılmış; maddede yer alan %10 oranları %30’a, %5 oranı ise %15’e yükseltilmiştir.
p) 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler
- 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında istihdam edilenler hariç olmak üzere PTT personelinin idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilmesi düzenlenmiştir.
- Personelin istihdamına ilişkin hususların Yönetim Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmeliklerle; aylık ücret, diğer mali ve sosyal haklar ile sözleşme esaslarının ise Yönetim Kurulu kararıyla belirlenmesi öngörülmüştür.
- Mevcut personelin yeni statüye geçirilmesi, belirli personelin talebi üzerine idari hizmet sözleşmesi imzalanması ve sözleşme imzalanmayan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakline ilişkin geçiş hükümleri getirilmiştir.
q) Siber Güvenlik Alanında Yapılan Değişiklikler
- Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkilere ilişkin ikincil düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilmesi; bu düzenlemelerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına ve ilgili kurul ve başkanlara yapılan atıfların Siber Güvenlik Başkanlığına veya Siber Güvenlik Başkanına yapılmış sayılması düzenlenmiştir.
- Devredilen görev ve yetkiler kapsamında kullanılan taşınırların, bilgi işlem altyapısı ve sistemlerin, veri merkezlerinin, taşıtların, araç ve gereçlerin, fiziki ve elektronik ortamdaki kayıt ve dokümanların, borç ve alacakların, hak ve yükümlülüklerin üç ay içinde Siber Güvenlik Başkanlığına devredilmesi öngörülmüştür.
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu personelinin belirli şartlarla Siber Güvenlik Başkanlığında görevlendirilmesi veya atanması düzenlenmiştir.
- Hâkim ve savcıların muvafakatleri alınmak kaydıyla geçici olarak Başkanlık emrinde görevlendirilebilmesine ve görevlendirilecek hâkim ve savcı sayısının beşi geçmemesine imkân tanınmıştır.
- Belirli kamu görevlileri ile öğretim elemanlarının, gerekli şartları taşımaları hâlinde Siber Güvenlik Başkanlığında sözleşmeli uzman personel olarak istihdam edilebilmesi düzenlenmiştir.
r) 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Yapılan Değişiklikler
- Karayolu ve demiryolu taşımacılığı, tehlikeli madde ve bozulabilir gıda taşımacılığı, demiryolu emniyeti ve yolcu hakları, takograf sistemi, taşıma işleri organizatörlüğü, deniz ve içsu ulaştırması, gemiadamları ve gemi acenteleri, özel tekneler, kıyı tesisleri, liman güvenliği, tersaneler ve gemi geri dönüşüm tesislerine ilişkin yükümlülüklere aykırılıklar bakımından uygulanacak idari para cezaları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
- Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca düzenlenen yetki belgesi, ruhsat, lisans, izin, sertifika, taşıt belge ve kartları, geçiş belgeleri, mesleki yeterlik belgeleri ve benzeri belgeler için alınacak ücretlerin Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılması hükme bağlanmıştır.
- Ayrıca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı hizmet birimlerince ücretli olarak sunulacak teknik test, kontrol, rapor, araştırma ve geliştirme, deniz dibi tarama, gemi sörvey ve denetim, deniz emniyetine yönelik acil müdahale, müşavirlik, mesleki ve teknik eğitim, kurs ve seminer hizmetlerinden alınacak ücretlerin de aynı hesaplara yatırılması öngörülmüştür.
Kanun'un KDV Kanunu'na ilişkin 9 uncu maddesi yayımını izleyen ay başında; 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesine ilişkin 15 inci maddesi 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 11, 16, 17 ve 23 üncü maddeleri bakımından ise Kanun'da ayrıca özel yürürlük tarihleri öngörülmüş; diğer hükümleri Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
13. 7589 Sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kapsamında Gerçekleştirilen Mevzuat Değişiklikleri
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ("Kanun") 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Kanun ile yargılama usulleri, icra-iflas hukuku, ceza hukuku, özel hukuk ve idari yargıya ilişkin çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler yapılmıştır. Başlıca düzenlemeler aşağıda özetlenmektedir.
a) 2004 Sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler:
- Tüm malikleri miras yoluyla edinilmiş ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırmanın, bir defaya mahsus olmak üzere, sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacağı düzenlenmiştir.
- Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklının, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine müracaat etmesi hâlinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazinenin teminat göstermekten muaf olduğu düzenlenmiştir.
- Elektronik satış portalında verilecek tekliflere ilişkin asgari teklif tutarları yeniden düzenlenmiş; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada teklifin muhammen kıymetin %100'ünü, ikinci artırmada ise %50'sini aşması gerektiği düzenlenmiştir.
- İhale bedelini süresi içerisinde yatırmayan ihale alıcısının teminatının iade edilmeyerek öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği ve ayrıca teklif ettiği bedelin %5'i oranında idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.
b) 1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili resmî makamlar tarafından noterlik evrakının onaylı örneğinin talep edilmesi hâlinde, noterin evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile imzalayarak elektronik ortamda gönderebilmesine imkân tanınmıştır.
- Elektronik gönderimin mümkün olmadığı hâllerde onaylı fiziki örnek gönderileceği; bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyeceği ve posta ile yol masrafı dışında herhangi bir ücret alınmayacağı düzenlenmiştir.
c) 2575 Sayılı Danıştay Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Geçici 27. maddede yer alan "on yıl" süresi "on dört yıl" olarak değiştirilmiş ve maddenin onyedinci fıkrasının 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
d) 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'da Yapılan Değişiklikler
- İdare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenecek davalara ilişkin parasal sınır 486.000 TL'ye yükseltilmiş ve tek hâkimle görülecek dava türleri (uzaklaştırma/ilişik kesme dışındaki disiplin cezaları, geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin, uyarma cezası vb.) yeniden düzenlenmiştir.
e) 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda kararı hukuka uygun bulması, gerekçeyi değiştirerek reddetmesi veya maddi hataları düzelterek reddetmesi hâlleri yeniden düzenlenmiştir.
- Bölge idare mahkemesinin, sınırlı sayıda hâlde istinaf başvurusunu kabul ederek dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebileceği; bu hâller dışında kararın kaldırılıp dosyanın geri gönderilmesine karar verilemeyeceği hükme bağlanmış, ancak keşif veya bilirkişi incelemesinin yapılmaması ile duruşma yapılmaması hâllerindeki eksikliklerin bölge idare mahkemesince giderilerek karar verilebilmesine imkân tanınmıştır.
- Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararların, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyiz edilebileceği; ancak tek hâkimle görülen davalar ve belirli parasal sınırın altındaki davalar gibi bazı durumlarda temyiz yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiş, ayrıca sadece vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin yeniden verilen kararlar bakımından da temyiz yolunun kapalı olduğu hükme bağlanmıştır.
f) 2659 Sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'da Yapılan Değişiklikler
- Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olarak belirlenmiştir.
- Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanabilmek için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesine ya da alanında doktora derecesine sahip olma şartı getirilmiştir.
g) 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Hâkim ve savcı yardımcılarına verilecek eğitim konuları, yazılı ve sözlü sınav usulleri ile değerlendirme kriterleri (sözlü sınavda mevzuat/içtihat bilgisi, mesleki yeterlilik, temsil kabiliyeti, Türkçeyi etkin kullanma becerisi gibi dört başlık altında 25'er puan üzerinden değerlendirme) yeniden düzenlenmiştir.
- Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacağı, mazeret nedeniyle sınava katılamayan hâkim ve savcı yardımcılarına ilişkin usul ve esaslar da ayrıca düzenlenmiştir.
- Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmanın, disiplin cezası gerektiren hâller kapsamına alındığı düzenlenmiştir.
h) 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da Yapılan Değişiklikler
- Sözleşmeyle miktarı belirlenmemiş kanuni faiz oranının, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı kısa vadeli kredi reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacağı; 30 Haziran tarihi itibarıyla söz konusu reeskont oranının önceki yılın 31 Aralık gününde uygulanan orandan beş puan veya daha fazla farklı olması hâlinde, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen reeskont oranının yüzde sekseninin uygulanacağı düzenlenmiştir.
i) 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Vesayet altındaki kişilere ait taşınmazların satışının, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacağı ve ihalenin vesayet makamının onamasıyla tamamlanacağı; onama kararının ihale gününden itibaren on gün içinde verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
j) 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına ait banka/kredi kartı ya da hesap erişim bilgilerini başkasına verme fiiliyle sınırlı olması hâlinde, verilecek cezanın yarı oranında indirileceği düzenlenmiştir. İndirim kapsamına, banka ve kredi kartlarının yanı sıra banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesi fiilleri de dâhil edilmiştir.
k) 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Beden muayenesi ve genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedileceği; kayıtların, kovuşturmaya yer olmadığı/beraat/ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde derhâl, diğer hâllerde mahkumiyet kararının kesinleşmesinden yirmi yıl sonra yok edileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, bilgisi sisteme kaydedilen kişiye, kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden kayıtların silinmesini talep etme hakkı tanınmıştır.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) ilişkin koşullar, denetim süresi (beş yıl), denetimli serbestlik tedbirleri ve istinaf/temyiz yolları yeniden düzenlenmiş; işkence, eziyet ve Anayasa m.17 kapsamındaki kötü muamele suçlarında HAGB uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır.
- Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, dosyanın kendisine tesliminden itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebileceği; sanık lehine itirazlarda süre sınırı aranmayacağı düzenlenmiştir.
- Kaçak sanık hakkında, daha önce sorgusu yapılmamış ise mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte, güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafiine savunma hakkının kullanılmasını istemesi durumunda yargılamanın yenilenmesini talep etme imkânı tanınmıştır.
l) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat tutarına haksız fiil/zarar tarihinden, bilinmeyen döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletileceği düzenlenmiştir.
- Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemelerin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat tutarından oransal olarak mahsup edileceği hükme bağlanmıştır.
m) 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
- Belirsiz alacak davasına ilişkin 107. madde yürürlükten kaldırılmış; alacağın kısmen dava edildiği hâllerde talep konusunun, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabileceği ve zamanaşımının artırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
- Duruşmalar arası sürenin üç aydan uzun olamayacağı; zorunlu hâllerde hâkimin gerekçeli olarak daha uzun süre belirleyebileceği düzenlenmiştir.
- Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşmaya katılan kişiler bakımından, kanunda sayılan bazı usul işlemleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
- Aynı yargı çevresindeki mahkemeler arasında verilen birleştirme ve ayırma kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolları yeniden düzenlenmiştir.
- Temyiz yoluna ilişkin parasal sınır ve istisnalar yeniden düzenlenmiştir. Buna ek olarak, bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararların hangi hâllerde temyize tabi olacağı ile temyiz edilemeyecek kararlar ayrıntılı olarak yeniden belirlenmiştir.
Kanun'un 3. maddesi 23/7/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde; 11, 12 ve 22. maddeleri yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra; diğer hükümler ise Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English