|
Anayasa Mahkemesi ("AYM") tarafından verilen 4/6/2026 tarihli ve 2025/216 E., 2026/128 K. sayılı 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 23. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptali talebine ilişkin kararı ("Karar") 10 Ağustos 2026 tarihli ve 33336 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Nüfus kaydının evlilik nedeniyle kocanın hanesine taşınmasına yönelik işlemin iptali talebiyle açılan davada, itiraz yoluna başvuran mahkeme tarafından kuralın kadının hukuk önünde kişi olarak tanınma hakkını ihlal ettiği, cinsiyet temelli ayrımcılık oluşturduğu ve Anayasa'nın 2., 10., 12., 13., 17., 41. ve 90. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz konusu hüküm aşağıdaki şekildedir:
"(2) Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır. Kocası ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen kocasının aile kütüğünde kalır. Ancak dilerse babasının kütüğüne dönebilir."
- İlk inceleme aşamasında, fıkranın kocası ölen kadına ilişkin ikinci ve üçüncü cümlelerinin bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmadığı gözetilerek bu cümlelere yönelik başvurunun mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, birinci cümlenin ise esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
- Kuralın, mevcut nüfus kayıt sisteminin işleyişinin belirli bir düzen içinde sürdürülmesine, kayıtların düzenli tutulmasına ve bu kayıtlar esas alınarak kamu hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesine yönelik kamu düzeni ve kamu yararı gerekleri doğrultusunda kabul edilmiş teknik bir düzenleme niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
- Nüfus olaylarının hangi sistemle ve hangi usul ve esaslar çerçevesinde kayıt altına alınacağının belirlenmesi hususunda kanun koyucunun geniş takdir yetkisi bulunduğu; nüfus kütüğünün kişisel kimliğin bir parçası olmadığı ve kuralın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir yönünün bulunmadığı değerlendirilmiştir.
- Nüfus kayıtlarının mevzuat uyarınca gizli tutulduğu ve kimlik belgelerinde aile kütüğüne ilişkin bilgilere yer verilmediği; bu nedenle nüfus kütüğünün bireyin dış dünyadaki hukuki veya toplumsal kimliğini doğrudan belirleyen bir belge niteliğinden ziyade idare bünyesinde tutulan bir kayıt sistemi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
- Kuralın evlenen kadının dış dünyadaki hukuki statüsünü, medeni haklardan yararlanma durumunu veya somut bireysel menfaatini doğrudan etkileyen bir düzenleme niteliği taşımadığı; esas itibarıyla idare bünyesinde yürütülen teknik bir kayıt yöntemine ilişkin olduğu dikkate alındığında öngörülen muamelenin ayrımcılık yasağı çerçevesinde değerlendirilmesine imkân bulunmadığı kabul edilmiştir.
- Kuralın, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına yönelik bir sınırlama oluşturmadığı ve aile hayatına ilişkin hak ve yükümlülükleri doğrudan etkileyen bir niteliğe sahip olmaması nedeniyle devletin aile kurumunu koruma yükümlülüğüyle çelişmediği değerlendirilmiştir.
- Bu nedenle AYM tarafından, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 23. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın oyçokluğuyla reddine karar verilmiştir. Kuralın Anayasa'nın 12., 13. ve 90. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
- Karşıoy gerekçelerinde ise kuralın evlilik birliği içinde aynı hukuki statüde bulunan eşler arasında doğrudan cinsiyete dayalı farklı muamele oluşturduğu, kadının hukuki kişiliğini bağımsız birey olarak değil erkek eşin hanesine bağlı biçimde konumlandırdığı; aile bağlarının birey esaslı kayıt sistemleriyle de korunabileceği ve kuralın Anayasa'nın 10. ve 41. maddeleri ile uluslararası insan hakları standartlarına aykırı olduğu belirtilmiştir.
Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
info@zumbul.av.tr
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği'nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
|