Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik”) 23 Ağustos 2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan Değişiklik ile:
- Mesafeli sözleşmenin platform üzerinden kurulması halinde aracı hizmet sağlayıcıların, tüketiciyi ön bilgilendirme, ön bilgilerin teyidi, eksik bilgilendirme, cayma hakkının kullanımı, tüketiciye yönelik bedel iadesi gibi yükümlülükler ile satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulacağı,
- Veri girişinin satıcı veya sağlayıcı tarafından yapıldığı durumlar hariç olmak üzere, bilgilendirmelerde bulunulması zorunlu hususlardaki eksikliklerden ise aracı hizmet sağlayıcısının sorumlu olacağı,
- Platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde aracı hizmet sağlayıcısının cayma hakkının kullanımı için gerekli sistemi kurmak ve tüketicilerin iletmiş olduğu cayma beyanlarının kendisine ve satıcı veya sağlayıcıya ulaştığına ilişkin teyit bilgisini tüketiciye derhal iletmek zorunda olduğu,
- Satıcının cayma hakkını kullanımı durumunda tüketicilerin malı satıcı veya sağlayıcıya ya da yetkilendirilmiş kişiye on dört (14) gün içerisinde göndermesi gerektiği,
- Tüketicilerin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmelerde otuz (30) günlük azami teslim süresi yükümlülüğünün daha uzun süreler için belirlenmesinin mümkün olduğu,
- Aracı hizmet sağlayıcılarının, platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülüklerin kullanım süresi boyunca tüketicilerin cayma hakkının kullanıldığına dair bildirim, bedel iadesi talebi, satıcı veya sağlayıcı ile yaptıkları işlemlere ilişkin kayıtların talebi, teslimat veya ifaya ilişkin talep ve şikayetler iletebilmelerine ve takip edebilmelerine elverişli bir sistemi kurmak, kesintisiz olarak açık tutmak zorunda olduğu,
- Tüketicinin cayma hakkı kullanımının istisnalarına, tüketiciye teslimi yapılmış olan cep telefonu, akıllı saat, tablet ve bilgisayarlara ilişkin sözleşmeler, canlı müzayede şeklinde açık artırma yoluyla akdedilen sözleşmeler, tanıtma ve kullanma kılavuzunda satıcı veya yetkili servis tarafından kurulum veya montajının yapılacağı belirtilen mallardan kurulum ya da montajı yapılanlara ilişkin sözleşmeler ve Karayolları Trafik Kanunu’na göre tescili zorunlu olan taşınırlar ile kayıt veya tescil zorunluluğu bulunan insansız hava araçlarına ilişkin sözleşmelerin eklendiği,
- Platform üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde yan sözleşmeye aracılık edilmesi halinde bu bildirimin yapılmasından aracı hizmet sağlayıcısının sorumlu olacağı,
- Aracı hizmet sağlayıcı, bu Yönetmelikte yer alan hususlardan dolayı satıcı veya sağlayıcı ile yapılan işlemlere ilişkin kayıtları üç yıl boyunca tutmak ve istenilmesi halinde bu bilgileri ilgili kurum, kuruluş ve tüketicilere vermekle yükümlü olacağı,
düzenlenmiştir.
Değişiklik’in 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddenin dördüncü fıkrasının son cümlesi 1/1/2023 tarihinde, diğer hükümleri ise 1/10/2022 tarihinde yürürlüğe girecektir.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinde (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik”) 18 Ağustos 2022 tarihli ve 31927 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır.
Değişiklik ile Yönetmelik’e tıbbi atık taşıma araçlarının atık taşıma lisansı alması, tıbbi atıkların işleme tesislerine lisanslı araçlar ile taşınması ve taşıma işlemlerinde Bakanlık çevrimiçi sisteminin kullanılmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
Diğer taraftan Değişiklik ile Yönetmelik’e geçici madde eklenmiştir. Geçiş hükmü başlıklı geçici madde uyarınca tıbbi atıkların sağlık kuruluşlarının geçici depolarından toplanması, taşınması ve tıbbi atık işleme tesislerinde işlenmesinde görevlendirilen veya görevlendirilmesi öngörülen personel için Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirilinceye kadar İl Müdürlükleri tarafından usul ve esasları Bakanlıkça belirlenecek olan eğitim programı düzenlenecektir.
Eğitim programı tıbbi atıkların yönetimi aşamasında uyulacak kurallar ve dikkat edilmesi gereken hususlar, bu atıkların oluşturduğu sağlık riskleri ve neden olabilecekleri yaralanma ve hastalıklar ile bir kaza veya yaralanma anında alınacak tedbirleri içerecektir. Tıbbi atık eğitimini başarı ile tamamlayan katılımcılara Yetki Belgesi düzenlenecektir.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Alışveriş Merkezleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmelikte (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik”) 18 Ağustos 2022 tarihli ve 31927 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Söz konusu Değişiklik ile birlikte kiracı ve kiraya veren ilişkisi çerçevesinde alışveriş merkezinin muhtelif giderlerinden kaynaklanan sorunların çözülmesi amaçlanmıştır. Buna göre, ortak kullanım alanlarına ilişkin elektrik, su, doğal gaz, yenileme niteliğinde olmayan bakım ve onarım gibi ortak kullanım alanı giderleri ile alışveriş merkezinde fiilen çalışan bordrolu yönetim personelinin göreviyle ilgili olanlar "ortak gider" olarak kabul edilmiştir. Alışveriş merkezindeki işletmelerden yalnızca bu giderler için ortak gider katılım payı tahsil edilebilecek. Söz konusu giderlerin dışında kalan giderler ile ortak gider niteliğini haiz olup belgelendirilmeyenler için işletmelerden herhangi bir bedel talep edemeyeceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, ortak kullanım alanlarından elde edilen geçici kiralama, reklam, pazarlama, kültürel ve sanatsal faaliyet, baz istasyonu, ATM ve diğer ortak kullanım alanı gelirleri ile alışveriş merkezi yönetimlerince işletmelerden alınan gider avanslarından elde edilen her türlü gelir “ortak gelir” kabul edilecektir. Bu gelirler, yalnızca ortak giderlerin karşılanmasında kullanılabilecektir. Alışveriş merkezinin ortak gideri niteliğinde olmayan ve alışveriş merkezi maliki veya yönetimine ait giderler olduğu kabul edilen reklam, pazarlama ve danışmanlık gibi işlemler için alışveriş merkezindeki işletmelerden herhangi bir bedel tahsil edilemeyecektir.
Diğer taraftan Değişiklik ile bir önceki yılın ortak gelir ve giderleriyle ilgili standart, gerçeğe uygun, şeffaflığın ve hesap verilebilirliğin sağlandığı raporlarda bulunması gereken asgari unsurlar düzenlenmiştir. Ortak gider katılım payı hesaplama ve tahsilatları ile raporlamalarının mevzuata uygun olup olmadığının kontrol ve tespiti amacıyla alışveriş merkezi yönetimlerine bağımsız denetim yükümlülüğü getirilmiştir. Bu kapsamda, söz konusu uygulamalar her yıl Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenerek rapora bağlanacak ve alışveriş merkezindeki işletmelerin bilgisine sunulacaktır.
Öte yandan bağımsız denetim kuruluşlarınca hazırlanacak raporda yönetmeliğe aykırı tüm uygulamalar ayrıntılı şekilde belirtilecektir. Böylece Bakanlıkça yapılan denetimlerle birlikte alışveriş merkezlerinin ortak gelir ve giderlerine ilişkin çifte denetim yapılması sağlanacaktır.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik”) 20 Ağustos 2022 tarihli ve 31929 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan Değişiklik ile:
- 5.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına alınacağı,
- Tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına alınan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tutarı, her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak belirleneceği,
- Üç (3) kişiden oluşan komisyonun gerek görüldüğünde Bakanlık yetkisiyle beş (5) kişiye çıkarılacağı,
- Uzlaşma talep dilekçesinin Bakanlık bilgi işlem sistemleri üzerinden elektronik ortamda yapılabileceği
düzenlenmiştir.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmıştır
Ticaret Bakanlığı tarafından Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 18 Ağustos 2022 tarihli ve 31927 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile büyük mağaza, zincir mağaza, bayi işletme ve özel yetkili işletmeler tarafından ödemenin tedarikçiye yapılması halinde, üreticiye yapılacak ödeme tutarına ilave olarak, tarife fiyatı ile üreticiye yapılacak ödeme tutarı arasındaki farkın en az yarısı, bu perakende işletmeler tarafından tedarikçiye ödeneceği düzenlenmiştir.
İlgili Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- e Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik YapılmıştırTaksitl
Ticaret Bakanlığı tarafından Taksitle Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelikte (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik”) 18 Ağustos 2022 tarihli ve 31927 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Değişiklik uyarınca Yönetmeliğin (a) bendinde yer alan “kalan borcun” ibaresi “sözleşmede yer alan bedelin”, (b) bendinde yer alan “Kalan borcun” ibaresi “Sözleşmede yer alan bedelin” olarak değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “yazılı olarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kalıcı veri saklayıcısı ile” ibaresi eklenmiştir.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Faizsiz Bankacılıkta Müşterilerin ve Kamuoyunun Bilgilendirilmesine İlişkin Tebliğ Yayımlanmıştır
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından hazırlanan, Faizsiz Bankacılık İlke ve Standartları Kapsamında Müşterilerin ve Kamuoyunun Bilgilendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde (“Tebliğ”) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (“Değişiklik”) 18 Ağustos 2022 tarihli ve 31927 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Değişiklik uyarınca bankalar, Tebliğ’in 6. ve 7. maddelerde düzenlenen fon kullandırım işlemlerinin bilgilendirilmesi ve katılım fonu müşterilerinin bilgilendirilmesi kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerin, işleyişleri ve dayandıkları akdin veya akitlerin taraflara getirdiği hak ve yükümlülükler konusunda açık, net ve anlaşılır şekilde bilgilendirmekle yükümlü olacaktır.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

- Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarına İlişkin Olarak Değişiklik Yapılmıştır
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hazırlanan, Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun (“6183 sayılı Kanun”) 48/A Maddesine Göre Tecil ve Taksitlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik”) 23 Ağustos 2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan Değişiklik ile:
- 6183 sayılı Kanun’un 48 inci maddesine istinaden yapılan tecil ve taksitlendirme işlemlerinde kullanılan yetkilerin, aynı Kanunun 48/A maddesine istinaden yapılan tecil ve taksitlendirme işlemlerinde de geçerli olacağı,
- Söz konusu yetkilerin kullanılmasında borçlunun, tahsilatla görevli o ünitece takip edilen tüm işyerlerinden kaynaklanan borçları, borç türü bazında ayrı ayrı değerlendirileceği
düzenlenmiştir.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik”) 18 Ağustos 2022 tarihli ve 31927 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Değişiklik ile Yönetmelik’e “Ticaret + Konut” kullanımlı yapılaşmış parsellerde kullanım oranlarına ilişkin geçici maddeler eklenmiştir. Geçici madde uyarınca Uygulama İmar Planlarında Ticaret + Konut olarak belirlenmiş alanlarda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ofis/büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2023 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı %80’i geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenecektir.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Dozimetri Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesine İlişkin Yönetmelik Yayımlanmıştır
Nükleer Düzenleme Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan, Dozimetri Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesine İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”), 20 Ağustos 2022 tarihli ve 31929 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik, nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyona ilişkin faaliyetlerde çalışanlara kişisel dozların izlenmesi hizmetini verecek kuruluşların yetkilendirme koşullarını, yetkilendirme sürecini, sorumluluklarını ve Ulusal Merkezi Doz Kayıt Sisteminin işletilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeyi amaçlamaktadır.

Yönetmelik ile:
- Sadece tüzel kişilerin dozimetri servisi olarak yetki belgesi alabileceği,
- Dozimetri hizmeti verecek kuruluşun hizmet vereceği dozimetre türüne uygun olarak Kurum tarafından belirlenen standartlı karşılaması gerektiği,
- Kuruluşun, Kurum’a hangi belgeleri ibraz etmesi gerektiği,
- Başvuru sonucunda eksik belge çıkması durumunda Kurum tarafından kuruluşa tamamlanması için en fazla 3 ay süre tanıyabileceğini ve yeterli süre içerisinde tamamlanmazsa başvurunun iptal edileceği,
- Başvurunun uygun bulunması durumunda “yerinden inceleme yapılacağı”
- Yetki belgesinin geçerliliğinin dolmasına en az iki ay kala yetki belgesi sahibinin gerekli belgeleri tamamlayarak Kurum’a başvuruda bulunması gerektiği,
- Dozimetri servisinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan mevzuatta yer alan usul ve esaslara uygun olarak gerekli teknik ve idari tedbirlerini alması gerektiği,
- Dozimetri servisleri akredite olduğu metoda ilişkin, IAEA/WHO SSDL Network ağ sonuçlarının raporlarını düzenli olarak Kurum’a sunması gerektiği,
- Dozimetri servisi, kişisel dozimetrenin değerlendirilmesi sonucunda doz değerinin inceleme düzeyinin üzerinde olduğunu tespit etmesi durumunda, konuyu dozimetri hizmeti alan kişiye ve Kuruma bildireceği,
- Dozimetri servisinin faaliyetlerinin Kurum’un denetimine tabi olduğu ve Kurum’un gerekli olduğunda ölçüm, analiz, muayene ve test gibi her türlü araştırmayı yapabileceği,
- Dozimetri servisinin kendi isteğiyle, şartların sağlanamaması durumunda, yetki belgesi süresinin sona ermesi ve kurum tarafından iptali hallerinde yetkisinin sona ereceği,
- Dozimetrelerin değerlendirilmesi sonucunda Ulusal Merkezi Doz Kayıt Sistemine doz sonuç raporunda yer alan verilerin aktarılacağı ve verile uygunluğunun Kurum tarafından inceleneceği
düzenlenmiştir.
İlgili Değişiklik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- TRABİS 14.09.2022 Tarihinde Faaliyete Başlayacaktır
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“BTK/Kurum”) tarafından 19.08.2022 tarihinde .tr Ağ Bilgi Sistemi’nin (“TRABİS”) 14.09.2022 tarihinde faaliyete başlamasına ilişkin basın açıklaması yapılmıştır. Basın açıklaması uyarınca;
- “tr” uzantılı alan adları yönetiminin ODTÜ tarafından Kurum’a devredilmesi ile TRABİS’in faaliyete geçirilmesine ilişkin gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında gelinen noktada açılış için gerekli çalışmaların tamamlanmıştır.
- TRABİS’in 14.09.2022 tarihinde devreye alınmasının kararlaştırılmıştır.
- TRABİS’in faaliyete geçmesi ile birlikte; İnternet Alan Adları Yönetmeliği, İnternet Alan Adları Tebliği ve İnternet Alan Adları Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması Tebliğinde yer alan ve daha önce yürürlüğe girmemiş olan maddeler yürürlüğe girecektir.
- Bahsi geçen mevzuat hükümleri kapsamında “net.tr”, “org.tr” ve “com.tr” uzantılı alan adlarının tahsisi “ilk gelen alır” ilkesi kapsamında herhangi bir belge talep edilmeden, zaman açısından öncelikli başvuru sırasına göre gerçekleştirilecektir.
- “tr” uzantılı alan adları uyuşmazlıkları için mahkemelere alternatif bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasının belirlenmiştir.
Bahsi geçen basın açıklamasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Komşu Taşınmaza Toptancı Hali Yapılması Nedeniyle Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğine Dair Karar
Anayasa Mahkemesinin 2018/32994 başvuru numaralı ve 25/05/2022 karar tarihli kararı 18 Ağustos 2022 tarihli ve 31927 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Başvurucu komşu taşınmazın balık ve su ürünleri toptancı hali yapılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Anayasa Mahkemesi başvurucunun şikayetini Anayasa’nın 20. maddesi çerçevesinde değerlendirmiştir. Buna binaen başvuru da yer alan Çevresel Etki Değerlendirmesi (“ÇED”) raporunun gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde etkili olduğu vurgulanmıştır.
Bu kapsamda Mahkeme, başvurucunun yargılama sürecinde ileri sürdüğü ÇED raporu alınmasına ilişkin iddiası hakkında derece mahkemesi kararlarında herhangi bir değerlendirmenin yer almaması ve mevzuat hükümlerine rağmen bu konuda bir gerekliliğin olup olmadığı konusunda inceleme yapılmaması, başvurucunun çevresel rahatsızlığa ilişkin iddiaları hakkında özenli bir yargılama yapılmadığı sonucuna varmıştır.
Öte yandan 5216 sayılı Kanun'da her çeşit toptancı halini yapmak, yaptırmak büyükşehir belediyelerinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. Bununla birlikte ilgili Yönetmelik'te su ürünleri hallerinin mesken, işyeri, zararlı madde üreten tesisler ve benzeri yerlere yakın alanlarda kurulamayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca somut olayla ilgili olarak açılan tespit davası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda, belediye tarafından hafriyat çalışması yapılırken herhangi bir emniyet ve kazı önleminin alınmadığı, komşu parsele ait duvarın bir kısmının yıkıldığı ve yağışlı havalarda komşu parseldeki bağımsız bölümlerin zarar görebileceği belirtilmiştir.
Netice itibariyle Anayasa Mahkemesi tarafından başvurucunun özel hayata saygı hakkı bağlamında kamusal makamların üzerine düşen pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediği sonucuna varılmış ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kamulaştırma Yapılmaksızın Enerji Nakil Hattı Geçirilmesinin Mülkiyet Hakkını ve Etkili Başvuru Hakkını İhlal Ettiğine Dair Karar
Anayasa Mahkemesinin 2019/18178 başvuru numaralı ve 25/05/2022 tarihli kararı 23 Ağustos 2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Başvurucu, taşınmazın bir bölümü üzerinden kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hakkı geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu taşınmaz malikinin, tarım arazisi niteliğinde olan taşınmazının üzerinden kamulaştırma yapılmaksızın veya kamu irtifakı tesis edilmeksizin 1956 yılından önce enerji nakil hakkı geçirilmiştir. Buna istinaden başvurucu 22/02/2012 tarihinde Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketine başvurarak taşınmazının kamulaştırılmasını ve bedelinin ödenmesini talep etmiş ancak talebi zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurusu reddedilen taşınmaz maliki 28/05/2012 tarihinde Tortum Asliye Hukuk Mahkemesinde şirkete karşı kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası açmıştır. Başvurucu dilekçesinde, enerji nakil hakkının haksız olarak geçirildiğini ve bu durumun taşınmazın kullanımını engellediğini ileri sürerek zamanaşımının da söz konusu olmadığı belirtmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesi 1/11/2022 tarihinde davayı hak düşürücü sürenin aşıldığı gerekçesiyle reddetmiştir. Karar gerekçesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 38. maddesinin 10/04/2003 tarihli ve E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararıyla iptal edilmiş ise de iptal kararının verildiği tarihte başvurucunun dava hakkının sona erdiği belirtilmiş ve bu iptal kararının geçmişe yürümeyeceği vurgulanmıştır. Hak düşürücü sürenin aşıldığı gerekçesiyle reddedilen bu karar, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nce enerji nakil hattının 1960 yılında işletmeye açıldığı ve davacı adına olan tapu kaydının da 6/12/2008 tarihinde yapıldığı belirtilerek başvurucunun mülkiyet hakkının bu tarihte doğduğu, dolayısıyla 2952 sayılı Kanun’un geçici 6.maddesi uyarınca hareket edilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesi bozma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Elde edilen raporda başvurucuya irtifak alanında kalan ağaçların bedeli ve taşınmazda oluşan değer azalışı için ödenmesi gereken miktar hesaplanmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi 25/07/2014 tarihinde davayı kabul ederek bilirkişi raporunda belirlenen miktarın başvurucuya tazminat olarak ödenmesine karar vermiştir. Ancak, Daire 11/02/2015 tarihinde bu kararı ağaçların enerji nakil hattından sonra dikildiğini gözeterek bozmuştur. Bozma kararından sonra yeniden tahkikata başlanmış ve davalı vekili 5/05/2016 tarihli duruşmada enerji nakil hattının söküldüğünü bildirmiştir. Mahkeme, 18/01/2018 tarihinde enerji nakil hattının dava tarihinden sonra kaldırılmış olması sebebiyle davanın konusunuz kaldığını belirterek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Verilen bu karara karşı başvurucu yaklaşık elli yıllık süre boyunca taşınmazından tam olarak yaralanamadığını ve taşınmazını kullanamamasından kaynaklanan tazminatın ödenmesi istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hakkı geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, başvurucunun enerji hattı sebebiyle uğradığı zararlara yönelik Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından inceleme yapılmamasının nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ve ayrıca makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Mahkemeye Sunulan İddia ve Olguların Değerlendirilmemesinin Mülkiyet Hakkını ve Makul Sürede Yargılanma Hakkını İhlal Ettiğine Dair Karar
Anayasa Mahkemesinin 2018/36546 başvuru numaralı ve 25/05/2022 tarihli kararı 23 Ağustos 2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Başvurucu, temsil yetkisini kötüye kullanan vekil tarafından gerçekleştirilen taşınmaz satışı işlemine istinaden alıcı adına yapılan tescilin iptali istemiyle açılan davada hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle, mülkiyet hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Somut olayda, taşınmaz maliki emlak işleriyle uğraşan bir kişiyi vekaletnameyle taşınmazların satışı da dahil olmak üzere birtakım tasarruflarda bulunmak üzere yetkili kılmıştır. Vekil, iki ayrı taşınmazı farklı şahıslara satmış ancak satış işlemlerinden maliki haberdar etmemiş ve satış bedelini ödememiştir. Buna istinaden, taşınmazların maliki şikayetçi olmuş ve Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından emlak işleriyle uğraşan şahsa güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır. Açılan dava neticesinde, satış bedelini malike ödememesi sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum edilmiştir. Karar, Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır.
Taşınmazların maliki tarafından vekaletnamenin taşınmazların satışı için değil taşınmazlarda inşaat yapılması için verildiği ve satış işleminin geçersiz olduğu ileri sürülerek alıcılara karşı sicilin düzeltilmesi davası açılmıştır. Alıcılar ise iyi niyetli olduklarını savunmuş ve dava Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, alıcıların iyi niyetli olduklarına kanaat getirilmiştir. Davanın tarafı haline gelen, malikin mirasçısı olan başvurucu ise bu karara karşı çeşitli olgularla istinaf yoluna başvurararak tarafların kötü niyetli olduklarını ve durumdan haberdar olduklarını ileri sürmüştür. Buna istinaden, Bölge Adliye Mahkemesi, davanın yeniden görülmesi için dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir. Dosyanın yeniden ilk derece mahkemesinde ele alınması sırasında Asliye Hukuk Mahkemesi davayı alıcıların kötü niyetli olduğunun kanıtlamaması sebebiyle reddetmiştir.
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ileri sürdüğü ve alıcıların satıcı vekilinin temsil yetkisini kötüye kullandığının işareti olarak görülebilecek iddia ve olgulara ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hiçbir değerlendirme yapılmaması neticesinde devletin pozitif yükümlülüklerini ihlal ettiğine kanaat getirerek Anayasa’da güvence altına alınan mülkiyet hakkının bu gerekçeyle ihlal edildiğine karar verilmiştir. Ek olarak, başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği kabul edilmiştir.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Sahte Fatura İçeriğindeki Katma Değer Vergisinin İndirim Konusu Yapılmamasının Mülkiyet Hakkını İhlal Etmediğine Dair Karar
Anayasa Mahkemesinin 2019/20170 başvuru numaralı ve 15/06/2022 tarihli kararı 23 Ağustos 2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Limited şirket başvurusunda, indirimlerin reddedilmesi suretiyle cezalı katma değer vergisi tarh edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür.
Başvurucu limited şirkette, gerçek şirket faaliyetleri olmayan ve düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu vergi teknik raporuyla tespit edilen bir şirketten, 2009 ve 2010 yıllarına ait alış faturaları bulunması sebebiyle başvurucu şirket hakkında vergi incelemesi başlatılmıştır. Sahte fatura düzenleyen şirket tarafından düzenlenen faturaların içeriğinde yer alan ilgili dönem beyannamelerinde indirim konusu edilen katma değer vergilerinin beyannamelerden çıkarılarak beyannamelerin yeniden düzenlenmesi sonucunda ortaya çıkan farkın vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilmesi vergi inceleme memuru tarafından önerilmiştir.
Başvurucu şirket, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin tarhiyatların iptali istemiyle Trabzon Vergi Mahkemesinde iki ayrı dava açarak söz konusu sahte fatura düzenleyen şirket ile yaptığı alışların gerçek ticari faaliyetlere dayandığını ileri sürerek bu faaliyetlerinin şirketin gerçek olduğunu gösterdiğini savunmuştur. Vergi Mahkemesi ise davaları vergi tekniği raporu özetlendikten sonra şirketin başvurucu şirket adına düzenlediği faturaların gerçek bir ticari faaliyete dayanmadığı sonucuna varıldığını ve başvurucu şirketin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek reddetmiştir.
Bu ret kararına karşı başvurucu temyiz yoluna başvurmuştur. Danıştay Üçüncü Dairesi 16/09/2015 tarihinde vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yönünden kararı oyçokluğuyla onamıştır. Başvurucu limited şirket, temyiz dilekçesindeki iddiaları ileri sürerek karar düzeltme yoluna da başvurmuş, Danıştay Üçüncü Dairesi 2009 yılına ilişkin tarhiyatın incelendiği karar yönünden karar düzeltme istemini reddetmiş ancak 2010 yılına ilişkin tarhiyatın incelendiği karar yönünden düzeltme istemini kabul ederek onama kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma kararı gerekçesinde, söz konusu sahte fatura düzenleyen şirket adına 2010 yılına ilişkin olarak yapılan cezalı tarhiyata karşı açılan davada Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinin 6/4/2017 tarihli kararı uyarınca sahte fatura tespitine ilişkin işlemin eksik incelemeye dayandığı sebebiyle tarhiyatın iptal edildiği ve bu kararın istinaf ve temyiz denetiminden geçerek kesinleştiği belirtilerek başvurucu şirketin 2010 döneminde aldığı faturaların sahte olduğunun kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Başvurucu şirket, aynı mükelleften alınan faturalardan 2010 yılına ilişkin olanların gerçek olduğu kabul edildiği halde 2009 yılına ait olanların sahte olarak değerlendirilmesinin öngörülebilirlik ilkesini zedelediğini ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında verilen düzeltme beyannamelerinin serbest iradeye dayanmadığını ileri sürmüştür.
Anayasa Mahkemesi, başvurucu şirketin mükerrer vergilenmesinin söz konusu olmadığına, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin idarece tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen cezalar yönünden ise başvurucunun uzlaşmaya varması sebebiyle uzlaşmayla kesinleşen vergilerin bir daha uyuşmazlık konusu edilemeyeceğine, sahte fatura içeriğindeki katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasının reddedilmesinin ve başvurucunun devlete ödenmeyen bu katma değer vergiden sorumlu tutulmasının başvurucuya aşırı külfet yüklemediğine ve dolayısıyla Anayasa’da düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English