Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

1.KVKK 2022 Faaliyet Raporu Yayımlanmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“KVKK/Kurum”) tarafından 2022 Faaliyet Raporu (“Rapor”) resmi sitesinde yayımlanmıştır.

Kurum tarafından gerçekleştirilen faaliyetler dört başlık altında incelenmiş olup bu başlıklar aşağıdaki gibidir;

  • Hukuki Faaliyetler
  • İnceleme Faaliyetleri
  • Veri Yönetimi Faaliyetleri
  • Kurumsal Tanıtım, Farkındalık ve Bilinçlendirme Faaliyetleri
  • Hukuki Faaliyetler :
  • 2022 yılında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) 25’inci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında, Kurum içi ve Kurum dışından gelen toplam 232 hukuki görüş talebine cevap verilmiştir. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan mevzuat taslaklarına 38 görüş bildirilmiştir.
  • Kurum’un görev alanı ve mevzuatıyla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve diğer özel hukuk tüzel kişilerince Kanunun uygulanmasına ilişkin olarak talep edilen 168 görüş talebi cevaplandırılmıştır.
  • KVKK tarafından takip edilen toplam dava sayısı 562’dir.
  • Yurt dışına veri aktarımına ilişkin sunulan 75 taahhütnameden 45’i sonuçlandırılmış; bunlardan 5’ine izin verilirken, 40’ı reddedilmiş. 30’unun ise incelenmesi devam etmektedir.
  • İnceleme Faaliyetleri:
  • Kanun’un 14’üncü maddesi kapsamında 01.01.2022-31.12.2022 döneminde Kuruma, 1.181’i posta yoluyla, 1.372’si E-şikayet modülü ve 6.506 adedi ise CİMER aracılığıyla olmak üzere toplam 9.059 adet ihbar ve şikayet intikal etmiştir. Bu dilekçelerin oransal dağılımı ise %72’si CİMER, %15’i e-Şikayet modülü ve %13’ü ise postadan oluşmaktadır.
  • Kuruma intikal eden dilekçelerin yoğun olduğu sektörler: %48 hizmet, %14 kamu, %13 telekomünikasyon, %11 medya, %4’er olmak üzere insan kaynakları ile bankacılık ve finans, %2’şer olmak üzere sağlık ve sigortacılık, %1’er olmak üzere turizm ve bilişim şeklinde gerçekleşmiştir.
  • Başvuruların; %45,68’ini “kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesi”, %19,31’ini “izinsiz SMS/arama”, %17,05’ini “kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması”, %10,56’sını “ilgili kişilerin taleplerinin yerine getirilmemesi”, %4,93’ünü “silme, yok etme ve anonim hale getirmeye aykırılık” ve yaklaşık %1’er olmak üzere “unutulma hakkı”, “yurt dışına kişisel veri aktarılmaması” ile “aydınlatma yükümlüğünün yerine getirilmemesi” konuları oluşturmaktadır.
  • 2022 yılında Kuruma intikal eden ihbar ve şikayetlerin 5.385 adedi (toplam ihbar ve şikayetin %67’si) usul şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
  • 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasında 9.059 adedi ilgili dönemde, 1.311 adedi ise geçmiş yıllardan olmak üzere toplam 10.370 dilekçe hakkında inceleme süreci yürütülmüştür. Bu dilekçelerin 8.481 adedi sonuçlandırılmış olup, 1.889 adedi ile ilgili değerlendirmeler ise yılsonu itibarıyla devam etmektedir.
  • 01.01.2022-31.12.2022 döneminde toplam 48 Kurul toplantısı gerçekleştirilmiş olup, bu toplantılar sonucunda Kurul tarafından toplam 1.415 karar alınmıştır. Alınan bu Kurul Kararlarının 11 tanesi ise özet şeklinde Kurum resmi internet sitesinde yayımlanarak kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.
  • Veri Yönetimi Faaliyetleri:
  • 31.12.2022 tarihi itibariyle VERBİS’e kayıt ve başvuru sayısı 208.500, onaylanan başvuru sayısı 174.458, reddedilen başvuru sayısı 7.211, atanan irtibat kişisi sayısı 197.101’dir.
  • Yıl içerisinde 134’ü ihbar ve şikayetler (20.738.000TL), 98’i veri ihlal bildirimi (34.955.000TL) ve 36’sı VERBİS (29.790.000TL) kapsamında olmak üzere toplam 268 veri sorumlusu hakkında 85.483.000 TL idari para cezası uygulanmıştır. Cezaların geçen seneye kıyasla iki katından fazla artış göstermesinin ana sebebinin VERBİS cezaları olduğu anlaşılmıştır.

Bahsi geçen Rapor’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

2.Bir Sağlık Hizmetleri Şirketinde Gerçekleşen Veri İhlaline İlişkin KVKK Kamuoyu Duyurusu

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“KVKK”) 13.04.2023 tarih ve 2023/640 sayılı Kararı ile aşağıda bilgilerine yer verilen veri ihlali bildirimi (“Bildirim”) KVKK’nın resmi sitesinde yayımlanmıştır.

Veri sorumlusu sıfatını haiz Beytıp Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından Kurula iletilen veri ihlali bildiriminde özetle:

  • 18.02.2023 tarihinde tıp merkezi bünyesinde işlem gören hastalar ve yakınları ile ilgili tıbbi hususlardaki tüm işlemlere ilişkin kayıtların tutulduğu program ile programa giriş sağlanan bazı bilgisayarların açılamadığı, veri sorumlusu bilgisayarları ile bu bilgisayarların bağlı olduğu ağa ve bilişim sistemine kimliği belirsiz kişilerce izinsiz olarak girildiği, bahse konu programa erişimin şifrelendiği,
  • İhlalden etkilenen kişisel verilerin kimlik, iletişim, özlük, hukuki işlem, müşteri işlem, işlem güvenliği, risk yönetimi, finans, pazarlama, görsel ve işitsel kayıtlar, ırk ve etnik köken ve sağlık bilgileri olduğu,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının tam olarak bilinmediği; ancak tahmini olarak 5000 olduğu ve son bir yıla ait kayıtların etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen ilgili kişi grubunun çalışanlar, kullanıcılar ve hastalar olduğu

bilgilerine yer verilmiştir.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

3.Rekabet Kurumu Tarafından Dijital Piyasalar Çalışma Metni Yayımlanmıştır

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından, “Dijital Dönüşümün Rekabet Hukukuna Yansımaları” başlıklı çalışma metni (“Çalışma Metni”), 18 Nisan 2023 tarihinde Kurum’un resmi sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu Çalışma Metni’ne göre:

  • Rekabet Kurumunun dijital pazarlar özelindeki tecrübeleri, bu pazarların geleneksel pazarlardan farklı karakteristik özelliklere sahip olduğunu, bu pazarlara yönelik yapılan ve yapılacak incelemelerde ilgili pazarların tanımlanmasının, bu pazarlarda teşebbüslerin pazar gücünün doğru şekilde tespitinin, bir zarar teorisi çerçevesinde ihlal konusu davranışın doğru şekilde ortaya konulabilmesinin ve ihlale yönelik uygun ve etkili hukuki çözümün tasarımının görece güçleşebildiğini göstermektedir. 
  • Çalışma Metni’nin ilk bölümlerinde de altı çizildiği üzere, dijital piyasalarda rekabete aykırı eylemlerin ortaya konulabilmesi bakımından, eylemin anlaşılabilmesi ve müdahalenin zamansal açıdan planlanabilmesi zorlanılan bir alandır. Bu pazarlarda yapılacak geç bir müdahale, pazarın kapanmasına, yapılacak erken bir müdahale ise pazardaki teşebbüslerin inovasyon ve yatırım güdülerinin baltalanmasına sebep olabilecektir.
  • Çevrim içi olarak sunulan fiyat karşılaştırma hizmeti, genel arama hizmetlerine oranla daha sınırlı sayıda ve benzer nitelikteki ürünü, fiyat veya farklı özellikleri bakımından karşılaştırabilmek amacıyla kullanılan bir arama hizmetidir. Bahse konu hizmetin alışverişe yönelik olması durumunda ağırlıklı olarak ürün arama, fiyat karşılaştırma ve/veya ürün özelliklerini karşılaştırma amacıyla kullanılan hizmet fiyat karşılaştırma hizmeti olarak isimlendirilmektedir.
  • Video paylaşım pazarında dikey entegre olan ve izleyicinin dikkatini çekme kontrolüne ve önemli pazar gücüne sahip teşebbüslerin faaliyetleri, özellikle kendi ürün ve hizmetlerini kayırma, reklam satın alma yöntemleri ve tüketicinin dikkatini yönlendirme konularında rekabet karşıtı endişeler doğurabilmektedir.
  • Dijital piyasalara yönelik yukarıda aktarılan düzenleme gereksinimleri, dünya uygulamaları ve akademik çalışmalar dikkate alınarak dijital piyasaların düzenlenmesine ilişkin temel usul ve esasları içerecek bir taslak hazırlanmasının bununla birlikte ilgili temel düzenlemelere yönelik daha ayrıntılı açıklamaların ve düzenlemelerin ikincil mevzuat aracılığıyla yapılmasının uygun olacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Bahsi geçen Çalışma Metni’ne buradan ulaşabilirsiniz.

Çalışma Metni’ne ilişkin Kurum duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurumu Tarafından Mobil Ekosistemlere Yönelik Sektör İncelemesi Başlatıldığına İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından Mobil Ekosistemlere Yönelik Sektör İncelemesi Başlatıldığına İlişkin Kamuoyu Duyurusu (“Duyuru”), 12 Nisan 2023 tarihinde Kurum’un resmi sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu Duyuru’ya göre:

  • Dijital ekonominin önemli bir bileşenini oluşturan Mobil Ekosistemlere Yönelik Olarak Sektör İncelemesi başlatılmıştır.
  • Sektör rekabet hukuku perspektifinden ele alındığında mobil ekosistemi oluşturan işletim sistemlerinin, uygulamalar, uygulama mağazaları vb. her bir bileşenin birbiriyle yakın ilişkili olması sebebiyle rekabetçi endişeler doğurabilecektir.
  • Azami katılım ve veri derinliğinin sağlanması bakımından Mobil Ekosistemler Sektör İncelemesinde, hizmet sağlayıcıların yanı sıra hizmetin kullanıcısı olan uygulama geliştiricilerinin, nihai tüketicilerin ve cihaz üreticilerinin bilgilerine başvurulması hedeflenmektedir.

Bahsi geçen Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

5.Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3) Yayımlanmıştır

Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3) (“Tebliğ”), 15 Nisan 2023 tarihli ve 32164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca kurum kazancının tespitinde dikkate alınan istisna ve indirim tutarları ile 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahlar ek verginin konusunu oluşturmaktadır.
  • Yürürlükte bulunan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları kapsamında, vergilendirme hakkının ilgili ülkede bulunması nedeniyle Türkiye’nin vergi alma hakkı olmadığı veya söz konusu kazançların Türkiye’de istisna edilmesi gerektiği durumlarda, elde edilen ve kurum kazancına dâhil edilerek beyannamenin “Diğer indirimler” ile “Diğer indirimler ve istisnalar” satırlarında matrahtan indirim konusu yapılan tutarlar ek verginin konusuna girmeyecektir.
  • 18/11/2005 tarihli ve 25997 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik” kapsamında mikro ve küçük işletme olarak sınıflandırılan kurumlar vergisi mükelleflerinin; teknoloji geliştirme bölgelerinden elde ettikleri kazançlar ile Ar-Ge ve tasarım merkezi bulunan mükelleflerin bu merkezlerdeki Ar-Ge ve tasarım harcamaları üzerinden hesaplanan Ar-Ge ve tasarım indirimleri ek vergi kapsamının dışındadır. 
  • 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek suretiyle, tespit olunan matrahlar üzerinden Kanun hükmüne istinaden %10 oranında ek vergi hesaplanacaktır.
  • 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki iştirak kazançları ile aynı fıkranın (b) ve (g) bentlerinde düzenlenen yurtdışından elde edilen ve en az %15 oranında vergi yükü taşıyan yurtdışı iştirak kazançları ve yurtdışı şube kazançları üzerinden %5 oranında vergi hesaplanacaktır.
  • Özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için 2023 yılı içinde sona erecek hesap dönemi için verilmesi gereken kurumlar vergisi beyannamelerinde dikkate alınan indirim, istisna ve indirimli kurumlar vergisi matrahları üzerinden ek vergi hesaplanacaktır.
  • 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde ticari zararı bulunanlar, istisnalar nedeniyle cari yıl zararı oluşanlar veya kurumlar vergisine tabi matrahları bulunmayan mükellefler de bu dönemde faydalandıkları indirim ve istisna tutarları üzerinden ek vergi hesaplayacaklardır.
  • 2022 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılan geçmiş yıl zararları üzerinden ise ek vergi hesaplanmayacaktır.
  • Hesaplanan ek vergi, ilk taksiti kurumlar vergisinin ödeme süresi içerisinde, ikinci taksiti ise bu süreyi takip eden dördüncü ay içerisinde olmak üzere iki eşit taksit halinde ödenecektir.
  • Mükelleflerin; tasfiye, birleşme, devir ve tam bölünme işlemleri nedeniyle 2022 yılına ilişkin olarak Kanunun yayım tarihi olan 12/3/2023 tarihinden önce vermiş oldukları beyannamelerde faydalandıkları indirim ve istisna tutarları üzerinden ek vergi hesaplanmayacaktır.
  • Hesaplanan ek vergi gider ve indirim olarak dikkate alınamayacak ve yurt dışında ödenenler de dâhil hiçbir vergiden mahsup edilemeyecektir.
  • 5520 sayılı Kanun ile diğer Kanunlarda yer alan düzenlemeler uyarınca, hak kazanılan istisna ve indirimlerin beyannamede gösterilmesi esas olup, beyannamede gösterilmeyen veya beyannamede gösterilmekle birlikte indirimler/istisnalar satırlarında yer verilmeyen indirim ve istisnalar nedeniyle eksik tahakkuk eden ek vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil olunacaktır.

Tebliğ yayımı tarihi olan 15 Nisan 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

6.TBB Tarafından Bankacılık Sektöründe Sürdürülebilirlik: Sektör Görünüm Raporu Yayımlanmıştır

Türkiye Bankalar Birliği (“TBB”) tarafından Bankacılık Sektöründe Sürdürülebilirlik: Sektör Görünüm Raporu (“Rapor”), 4 Nisan 2023 tarihinde TBB’nin resmi sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu Rapor’a göre:

  • Gelecek dönem hedeflerinin ve iyi uygulama örneklerinin ortaya konması amaçlanmaktadır.
  • Dünyada uluslararası bankalar ve banka birlikleri tarafından izlenen sürdürülebilirlik trendleri ile Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların uygulamaları rapora temel teşkil etmektedir.
  • Çalışma kapsamında, Türkiye bankacılık sektöründe yer alan Birlik üyesi bankalarla sektördeki sürdürülebilirlik uygulamalarını incelemek üzere bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir.
  • Dünyada iklim değişikliğinin etkileri ile mücadele, Paris Anlaşması kararları ve bunları takiben gelen sıfır karbon bankacılık ve finansman yaklaşımları, uluslararası finans kuruluşlarının sürdürülebilir finans gündemini şekillendirmektedir.
  • İklim finansmanı, bankaların uygulamaları arasında önde gelen temalar arasında yer almaktadır.
  • Sektör trendleri ve uygulamaları incelendiğinde sadece yeşil finansman alanlarında değil, dijitalleşme ve etki finansmanı gibi alanlarda da aktif faaliyetler olduğu görülmektedir. Dijital bankacılık uygulamalarının çeşitlendirilmesi ve desteklenmesinin Türkiye bankacılık sektörünün direncini de artıracağı düşünülmektedir.
  • Türkiye bankacılık sektörü hem ülke dinamiklerini dikkate alan hem uluslararası gelişmelerle uyumlu ilerleyen bir sürdürülebilirlik patikasına sahiptir.
  • Bankalar sürdürülebilirlik yolculuklarında Türkiye için gelecekte önemli olacak temaları da içerecek şekilde süreçlerini ilerletmektedir.

Bahsi geçen Rapor’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Rapor’a ilişkin TBB duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

7.Sosyal Güvenlik Kurumu Taşınmazlarının Elektronik Ortamda Yapılacak Satışlarına İlişkin Yönetmelik

Sosyal Güvenlik Kurumu Taşınmazlarının Elektronik Ortamda Yapılacak Satışlarına İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”), 15 Nisan 2023 tarihli ve 32164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Yönetmelik’e göre:

  • Taşınmazın açık artırma şartnamesinde; taşınmazın ili, ilçesi, mahallesi, ada ve parsel numarası, imar durumu, arsa yüz ölçümü, satışa konu taşınmaz bina ise inşaat alanı, kat adedi, inşaat tarzı ile ihalenin yapılacağı gün ve saat aralığı, tahmini satış değeri, teminat olarak kabul edilecek değerler, teminat tutarı, teslim yeri, günü ve saati, ihaleye girebilme şartları, ihaleye kimlerin katılamayacağı, Kurumun 2886 sayılı Kanuna tabi olmadığı, ihaleyi yapıp yapmamakta veya ihale sonucunu onaylayıp onaylamamakta serbest olduğu, ihaleye katılacak olanların temsil yetkileri ile ilgili belgeleri, Daire Başkanlığının yetkisi ve ihalenin onayı, devre ait işlemler, taşınmazların bedelinin ödenme şekli, taşınmazların hâlihazır ve kira durumu, vergi, resim harçlarının, satış ile ilgili değerleme ve ilan masraflarının kimin tarafından ödeneceği, uyuşmazlık durumunda hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, teminatın iadesine ilişkin şartlar ile taşınmazların özel durumuna göre şartnamede yer alacak diğer hususlar belirtilmektedir.
  • Taşınmazın açık artırma ilanı, Sosyal Güvenlik Kurumunun (“Kurum”) internet sitesinde yayımlanmaktadır. Kurumun internet sitesinden Elektronik Satış Portalına erişim sağlanmaktadır.
  • İhaleye konu taşınmazın satış ilanı ilgili mevzuat hükümleri kapsamında; Basın İlân Kurumu İlan Portalında, Kurumun internet sitesinde, Resmî Gazete’de bir defa, yerel gazetede iki defa, Türkiye genelinde yayımlanan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde iki defa olacak şekilde ilk ilan ihaleden en az on günson ilan ise ihaleden en az beş gün önce yayımlanmaktadır.
  • İhale komisyonu, artırma bittikten sonraki ilk üç iş günü içinde artırma sonuç tutanağını düzenler ve aynı gün Elektronik Satış Portalında ilan edecektir.
  • İhale yoluyla yapılacak satış işlemlerinin her biri için Daire Başkanlığı tarafından ihale işlem dosyası düzenlenmektedir. Bu dosyada, ihaleye yetkili makamın onay belgesi, tahmini satış değerine ilişkin rapor, şartname ile ekleri, ilana ilişkin belge ve gazete nüshaları ile saklanmasında yarar görülen diğer bilgi ve belgeler bulunmaktadır.
  • Taşınmazların satışı, açık artırma usulü ile yapılmaktadır.
  • Açık artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı, artırma başlangıç tarihinden en az on gün önce ilan edilecektir.
  • Artırmaya katılabilmek için taşınmazın tahmini satış değerinin %5’ini geçmemek üzere Daire Başkanlığınca belirlenecek tutardaki teminat bedelinin, ihale ilan metninde belirtilecek başvuru süresinin bitimine kadar Kurum hesabına yatırılması zorunludur.
  • Gösterilecek teminatın, teminat mektubu olması hâlinde, artırmaya katılacaklar tarafından ihale ilan metninde belirtilecek başvuru süresinin bitimine kadar ilgili taşınmazın tahmini satış değerinin %5’ini geçmemek üzere Daire Başkanlığınca belirlenecek tutardaki teminat mektubunun il müdürlüğüne veya Daire Başkanlığına elden teslim edilmesi zorunludur.
  • Açık artırmada en yüksek teklifi veren istekli, artırma süresi içinde kendisinden yüksek bir teklif verilmedikçe teklifini çekemeyecek ve teminatını alamayacaktır.
  • Açık artırma tamamlanıp sonuç tutanağının Elektronik Satış Portalında yayımlanmasını takiben, en yüksek teklifi veren istekli haricindekilerin yatırdıkları teminat bedelinin talep üzerine en geç otuz gün içerisinde iade işlemi yapılacaktır.
  • En yüksek teklifi veren istekli, ihale sonucunun yetkili organ tarafından onaylanması sonrası kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz iş günü içinde ihale bedelini Kurum hesabına ödemek zorundadır.
  • Taşınmaz, ihale sonucu kesinleşmeden resmî sicilde istekli adına tescil edilmeyecektir.

Yönetmelik yayım tarihi olan 15 Nisan 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

8.Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra No: 415) Yayımlanmıştır

Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra No: 415) (“Tebliğ”), 18 Nisan 2023 tarihli ve 32167 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • Vadesi 31/12/2022 tarihi itibarıyla geldiği halde 9/3/2023 tarihli ve 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun (“Kanun”) yayımlandığı 12/3/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş olan kullanım bedelleri ve hasılat/ticari kâr payları asılları ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer’ileri Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında yapılandırılacaktır.
  • Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası kapsamındaki borçları için yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin, EK-1’de yer alan ve anılan fıkra kapsamındaki borçlarına ilişkin dava açmayacaklarına veya açılmış davalardan vazgeçeceklerine ilişkin iradelerini de içeren dilekçe ile birlikte 31/5/2023 tarihine (bu tarih dâhil) kadar;
  1. Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar hakkında illerde çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüklerine (millî emlak dairesi başkanlığı veya millî emlak müdürlüğü) ve ilçelerde millî emlak müdürlüklerine yoksa millî emlak şefliklerine,
  2. Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüklerine,
  3. Orman sayılan yerler hakkında Orman Genel Müdürlüğüne bağlı orman bölge müdürlüklerine,
  4. Milli park ve tabiat parkları hakkında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü merkez veya taşra birimlerine,

başvurmaları gerekmektedir.

  • Ancak, 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 15 inci maddesine istinaden Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa İlleri ile Sivas İlinin Gürün İlçesinde 6/2/2023 ile 31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) mücbir sebep hali ilan edildiğinden, Kanunun 9 uncu maddesinin on dokuzuncu fıkrası gereğince bu illerdeki borçlarına ilişkin olarak borçluların 31/10/2023 tarihine kadar başvurmaları gerekmektedir.
  • Yİ-ÜFE tutarı; kullanım bedelleri ve hasılat/ticari kâr payları asıllarının, alacağın vade tarihinden 12/3/2023 tarihine kadar olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranları toplamı ile çarpılması suretiyle tespit edilecektir.
  • Yİ-ÜFE hesaplamalarında ilk aya ilişkin esas alınacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, alacağın vadesinin rastladığı ay için açıklanmış olan orandır.
  • Yİ-ÜFE tutarlarının tespitinde kullanılacak olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının eksi değer olması durumunda bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınacaktır.
  • Ay kesrine isabet eden günler için Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, ilgili ay Yİ-ÜFE aylık değişim oranı 30’a bölünmek suretiyle (Yİ-ÜFE aylık değişim oranı/100/30=) bulunacak günlük oran kullanılacaktır.
  • Yapılandırılan alacaklar peşin veya taksitler (12, 18, 24, 36 ve 48 eşit taksit) hâlinde ödenebilecektir. Yapılandırılan alacaklara ilişkin ilk taksit ödeme süresi 30/6/2023 (bu tarihin resmî tatile rastlaması nedeniyle 3/7/2023) tarihinde (bu tarih dâhil) sona ermektedir.
  • Alacak tutarının taksitle ödenmek istenmesi halinde borçlular başvuru sırasında; 12, 18, 24, 36 ve 48 eşit taksit ödeme seçeneklerinden birini tercih eder ve kendilerine tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilecektir. Borçlu tarafından taksit sayısına ilişkin bir tercihte bulunulmaması hâlinde, İdarece Kanunda öngörülen en uzun taksit sayısı olan 48 taksite ilişkin ödeme planı verilecektir.
  • Tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir.
  • Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden birinci ve ikinci taksitlerin süresinde ve tam olarak ödenmesi Kanundan yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, taksitli ödeme seçeneğini tercih eden borçluların Haziran ve Temmuz 2023 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir.
  • Yapılandırılan alacaklara ilişkin ödenecek taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 20 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmayacaktır.
  • Başvuru ve taksit ödeme sürelerinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda bitecektir.
  • Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında olan ve Kanunun yayımlandığı 12/3/2023 tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için borçluların bu fıkra hükmünden yararlanmak üzere 31/5/2023 tarihine (bu tarih dâhil) kadar başvurmaları ve Kanunda öngörülen süre ve şekilde alacaklarını ödemeleri halinde bunlar için açılan davalar sonlandırılır ve icra takipleri durdurulacaktır. 
  • Borçlular tarafından, davadan vazgeçilmesi hâlinde İdarece de ihtilaflar sürdürülmeyecektir.
  • Başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın Kanunun yayımlandığı 12/3/2023 tarihinden sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca işlem yapılmayacaktır.

Tebliğ yayım tarihi olan 18 Nisan 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

9.Araca Haksız El Konulmasından Dolayı Mahrum Kalınan Gelirin Ödenmemesi Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve 2020/215 başvuru numaralı kararı (“Karar”), 14 Nisan 2023 tarihli ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Karar’a göre:

  • Başvuru, araca haksız el konulmasından dolayı mahrum kalınan gelirin ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
  • Başvurucu, öncelikle aracın ceza dosyasında iddia edilen olayda iradesi ve bilgisi dışında kullanıldığını belirterek iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu vurgulamıştır.
  • Somut olayda ceza mahkemesinin 2011 yılında aracın iade edilmesine karar vermesine ve iadesi için mal müdürlüğüne müzekkere yazmasına rağmen yaklaşık üç yıl fiilen devam eden elkoyma süresinin somut olayın koşullarında makul olmadığı anlaşılmıştır.
  • Kamu makamları tarafından el konulan ve kısa süre içinde sahibine iadesi gerektiği anlaşılan aracın iadesinin kamu makamlarının sorumluluğunda olduğuna, araç sahibine aracın nerede ve hangi amaçla tutulduğunu araştırıp iadesini talep etme yükümlülüğünün yüklenemeyeceğine işaret edilmiştir.
  • Somut olay değerlendirildiğinde kamu makamlarınca yapılan el koyma işleminden kaynaklanan söz konusu zararı içeren tazminat talebinin reddedilmesi başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemektedir. Ancak öte yandan mülkiyet hakkı yönünden ihlalin niteliğine göre yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir.

Bahsi geçen Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

10.İnternet Sitelerine Erişimin Engellenmesi Kararlarına İlişkin İstatistiklerle İlgili Bilgi Edinme Talebinin Reddedilmesi Nedeniyle İfade Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesinin 15.02.2023 karar tarihli 2016/6815 başvuru numaralı kararı (“Karar”), 14 Nisan 2023 tarihli ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Karar’a göre:

  • Başvuru; internet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarına ilişkin istatistiklerle ilgili bilgi edinme talebinin reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
  • Başvurucu 21.12.2009 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“BTK”) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına 09.10.2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu hükümleri kapsamında bir başvuru yapmıştır.
  • Başvurucu, BTK’nın cevabına karşı 11.02.2010 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna (“Kurul”) itiraz etmiştir. Kurul 04.03.2010 tarihinde başvurucunun itirazını reddetmiştir.
  • Bunun üzerine başvurucu, BTK'ya yaptığı bilgi edinme başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. BTK ise usul yönünden davanın Danıştayda açılması gerektiğinden görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, esas yönünden ise davacının talebinin kabul edilmesinin mevzuat uyarınca mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Yargılamayı yürüten idare mahkemesi davayı reddetmiş, temyiz incelemesini yapan Danıştay bu kararı onamıştır.
  • Başvurucu, internet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarına ilişkin istatistiklerle ilgili bilgi edinme talebinin reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmiştir.
  • Başvurucunun internet hukuku ve insan hakları alanında çalışan bir akademisyen olduğu dikkate alındığında faaliyetlerinin basın özgürlüğünün sağladığı korumaya benzer bir koruma gerektirdiği, başvurucu için uyuşmazlık konusu bilgi talebinin düşüncenin açıklanması amacının bir ön koşulu olduğu ve düşüncenin oluşumu sürecinde faydalanılmak üzere ulaşılması gerekli bir bilgi olduğu kanaatine varılmıştır.
  • Somut olayda başvurucunun birinci ve ikinci talebi ile ilgili olarak; başvurucunun talep ettiği bilgiyi kamuya açık kaynaklardan kendisinin filtreleyip, derleyebileceği hâlde idareden talep ederek önemli ölçüde iş yüküne yol açtığı bir durum olmadığı gibi hâlihazırda idare tarafından seçilen parametrelere göre yayımlanan bilginin yeterli görülmeyip daha ayrıntılı parametrelere dayanan bilgi talep edilmesiyle önemli ölçüde iş yüküne yol açılan bir durum veya idarenin bile elinde olmayan bir bilginin istenmesi de söz konusu değildir. Erişimin engellenmesi istatistiklerine ilişkin ve açıkça kamu yararına olan bir konuda tartışmaya katkıda bulunmak amacıyla yapılan bilgi talebinin internette ifade özgürlüğü üzerine çalışan bir akademisyen ve internet üzerinden sansürle mücadele eden sivil toplum örgütlerinde aktif rol üstlenen başvurucunun çevrim içi alanda ifade özgürlüğü ihlallerine yönelik yürüttüğü çalışmaları için gerekli olduğu değerlendirilmiş ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia açısından yapılan incelemede Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmış, başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle başvurunun kabul edilmezliğine karar verilmiştir.

Söz konusu Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

11.TİTCK Tarafından Homeopatik Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği Taslağı Yayımlanmıştır

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“TİTCK”) tarafından Homeopatik Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği Taslağı (“Yönetmelik”), 17 Nisan 2023 tarihinde TİTCK’in resmi sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu Yönetmelik’e göre:

  • Yönetmeliğin amacı; homeopatik tıbbi ürünlerin istenen etkililik ve güvenliliğe ve gereken kaliteye sahip olmalarını sağlamak üzere, ruhsatlandırma işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar ile ruhsatlandırılmış homeopatik tıbbi ürünlere ilişkin uygulamaları belirlemek olarak düzenlenmiştir.
  • Yönetmelik hükümlerine göre Kurum tarafından ruhsatlandırılmayan hiçbir homeopatik tıbbi ürün piyasaya sunulamayacaktır.
  • Türkiye’de yerleşik bulunan gerçek veya tüzel kişiler, bir homeopatik tıbbi ürünü piyasaya sunmak amacıyla ruhsat alabilmek için ilgili kılavuza göre Kuruma ruhsat başvurusu yapacaktır.
  • Kurum tarafından gerekli görüldüğü hâller, mücbir sebepler veya zorunlu hâller dışında; ruhsat başvuruları sadece elektronik olarak kabul edilir ve ruhsatlandırma sürecindeki tüm yazışmalar sadece elektronik ortamda gerçekleştirilecektir.
  • Diş hekimliği mesleğine mensup ve Türkiye’de mesleğini icra etme yetkisine sahip gerçek kişiler de diş hekimliğinde kullanılan homeopatik tıbbi ürünler için ruhsat başvurusu yapma hakkına sahiptir.
  • Kurum tarafından aşağıda belirtilen koşulların tamamını karşılayan homeopatik tıbbi ürünlere ilişkin başvurular kısaltılmış başvuru olarak adlandırılır:

a) Homeopatik tıbbi ürünün oral veya haricen kullanılması.

b) Tek bir homeopatik stoktan elde ediliyor olması.

c) Homeopatik tıbbi ürünün tüm dosya bilgilerinde endikasyon bulunmaması.

ç) Homeopatik tıbbi ürünün güvenliliğini garanti edecek şekilde yeterli derecede seyreltilmiş olması; özellikle doktor reçetesi gerektirmeyecek şekilde bitmiş ürünün ana tentürün her 10.000’inde birinden veya etkin maddelerin literatüre göre tedavide kullanılan en düşük dozun 1/100’inden daha azını içermesi.

  • Başvuru sahibi, Kuruma başvuruda bulunurken ruhsat dosyasının kimyasal, farmakolojik, biyolojik, toksikolojik ve klinik kısımlarının her biri için ilgili uzmanlarca imzalanmış uzman raporlarını sunacaktır.
  • Homeopatik tıbbi ürün için ruhsat almak üzere Kuruma sunulan başvuru dosyasının, başvurunun niteliğine göre sunulması gereken belgeler ve elektronik ruhsat başvurusu gereklilikleri açısından eksiksiz bir başvuru olup olmadığı hususu, Kurum tarafından ön incelemeye tabi tutularak incelenecektir.
  • Başvuru dosyasının Kuruma ulaşmasından itibaren otuz gün içinde gerekli değerlendirme yapılarak sonuç başvuru sahibine bildirilecektir. Başvurunun eksik bulunması hâlinde başvuru sahibi eksikliklerini otuz gün içinde tamamlayacaktır.
  • Kurum, ön değerlendirme sırasında ruhsat başvurusunu, ruhsatlandırma kriterlerine göre inceleyecek ve başvurunun kabul edildiğini veya reddedildiğini başvuru sahibine resmî olarak bildirecektir.
  • Ruhsat başvurusunda bulunulan homeopatik tıbbi ürün analize tabi tutulacaktır.
  • Ruhsat başvurusunun esastan reddi hâlinde karar gerekçeli olarak başvuru sahibine bildirilir veya bildirim yapılamaması hâlinde Kurum internet sayfasında ilan edilebilecektir. Başvuru sahibinin karara karşı bildirim veya ilan tarihinden itibaren kırk beş gün içinde Kuruma itiraz etme hakkı vardır.
  • Kurum tarafından verilmiş olan ruhsatın zayi olması durumunda ruhsat sahibi tarafından ruhsatın zayi olduğunu gösterir gazete ilanı ile Kuruma zayi ruhsat başvurusu yapılacaktır.
  • Ruhsat sahibi, piyasada olan bir ürünü herhangi bir nedenle piyasaya veremeyecekse bu durumun oluşmasından en az otuz gün önce Kuruma ürünü piyasaya veremeyeceğini bildirmekle yükümlüdür.

Yönetmelik Taslağı’na ilişkin görüşlerin TİTCK tarafından değerlendirilmek üzere 02/05/2023 tarihi bitimine kadar, 24/2/2022 tarihli ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Ek-1'inde yer alan form doldurulmak suretiyle gbtu@titck.gov.tr e-posta adresine iletilmesi gerekmektedir.

Konuya ilişkin TİTCK duyurusuna ve Yönetmelik Taslağı’na buradan ulaşabilirsiniz.

12.Vakıflar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır

Vakıflar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 18 Nisan 2023 tarihli ve 32167 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Yönetmelik’e göre:

  • 27/9/2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliğinin ekinde yer alan bildirim ve beyannamelerin usulüne uygun verilmemesi halinde, ilgili vakfa iade edilerek eksikliklerin ve yanlışlıkların düzeltilmesi için otuz gün süre verilecektir.
  • Genel Müdürün onayı ile seçimlere ilişkin işlemleri yürütmek ve seçimi sonuçlandırmak üzere personel arasından belirlenecek yeterli sayıda üyeden seçim kurulu oluşturulacaktır.
  • Seçim Kurulu; seçimlerin yürütülmesini ve oyların açıklanmasıyla görevli olup bu görevini seçim ve sonuçların açıklanması işleri bitinceye kadar aralıksız olarak sürdürecektir.
  • Seçimler internet ortamında e-Devlet kapısı üzerinden çevrimiçi (online) olarak yapılacaktır.
  • Seçim, meclis üyelerinin görev sürelerinin sona erdiği yılın Aralık ayı içinde yapılacaktır.
  • Seçimin yapıldığı gün vakıf yöneticisi olarak görev yapanlar oy kullanabilecektir.
  • Oy kullanacak vakıf yöneticilerinin tespitinde Vakıf Bilgi Yönetim Sistemi VBYS 2.0 kayıtları dikkate alınacaktır.
  • Her vakıf adına sadece bir (1) oy kullanma hakkı vardır.
  • Adaylar; seçim kuruluna iletilmek üzere EK-27 (Vakıflar Meclisi Üye Adayı Başvuru Formu)'deki formu üçüncü fıkrada istenen belgelerle birlikte doldurarak seçim tarihinden en az on beş gün önce Genel Müdürlükte olacak şekilde gönderecek veya bizzat teslim edecektir.
  • Adaylık başvuruları ayrıca e-Devlet kapısı üzerinden de yapılabilecektir.
  • Meclis Üyesi seçilme şartlarını taşıyan adayların listesi, seçim tarihinden en az yedi gün önce Genel Müdürlüğün resmi internet sitesinde ilan edilecektir.
  • Listelere ilan tarihinden itibaren üç gün içerisinde itiraz edilebilecektir.
  • İtiraz edilmeyen veya itiraz sonucu verilen karara göre yeniden düzenlenen liste kesinleşir ve Genel Müdürlük resmi internet sitesinde yeniden ilan edilecektir.
  • Seçim, seçim kurulu gözetiminde yeni, mülhak ve cemaat vakıfları için aynı gün internet ortamında e-Devlet kapısı üzerinden çevrim içi (online) olarak yapılacaktır
  • Adayların aldığı oylar seçim sonunda Vakıflar Meclisi Üye Seçimi Platformu üzerinden alınarak tutanağa yazılacaktır.
  • Oy kullanan vakıf yöneticileri ile adaylar geçici seçim sonuçlarına ilişkin itirazlarını, ilan süresinin bitiminden itibaren bir gün içerisinde yazılı olarak seçim kuruluna yapacaktır.

Yönetmelik yayım tarihi olan 18 Nisan 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.